@Blu_Bey@Ferhatarslandr Bu dediğiniz büyük meziyet Türkiye gibi hastanın bol olduğu memlekette. Hem kifayetsiz üstlere hem de hastasız klıniğe düşmek çok fena tabii.
@Blu_Bey@Ferhatarslandr Herşeyi hocadan öğrenemezsiniz. Yeri gelir, alçıcıdan pansumancıdan da öğreneceğiniz meziyetler olabilir. Bu kaskatın en etkin yolu da kıdemliden öğrenmektir. Şanslıysanız tabii.
@evettoyledir@saglikbakanligi@drmemisoglu Bu kadar uzun yazmak yerine keşke" Şöyle yapsaydı, böyle yapsaydı" diyeceğinize sonuç göstermeye o gün gitseydiniz. Belki de herşey o gün karara bağlanırdı. Siz de bu kadar uğraşmazdınız.
@lastlungbender@tezelali Her kırık acil değildir. Bu hastanın durumunda acil olarak geçici atel yapımı acil hizmeti olarak değerlendirilebilir ve Ali Beynin dediği kapsama girebilir. Ötesi acillikten çıkmıştır.
@Yasir_hemsire Hemşireler sağlık sisteminde neye liderlik edecekler veya nasıl bir yönetici kadrosu, tanımı tasavvur ediyorsunuz bir hemşire için? Açıklar mısınız.
@egretimemur Bildiğim kadarı ile ivig endikasyon dahilinde bile binbir izin ve kağıt kürek işi ile kullanılabiliyor. O da uygun uzman kalesi ve yatan hastaya. Acilde biraz zor yani..
@YusufElmas Elektrikli araç kullanmanın zevki bir başka bence. Ses yok, sarsıntı yok. Ama sizin beklentilerinizi karşılayacak araç da yok sanırım. En azından şimdilik.
Türkiye gerçekten ilginçlikler ülkesi. Güney Koreli firma Türkiye'ye tam teçhizatlı yatırım yapacağım dedi. Teşvikleri aldı. Yetmedi Kore'den getirdiği ithal malı burada incelttiği halde yerli üretiyorum diyerek Çin'den gelen nihai hammaddeye vergi koydurttu.
Kendisi ve müşterilerinden oluşan paravan bir dernek kurdu.
Başına da Koreli adamını koydu.
2 senedir yatırım yapmak yerine kongre düzenliyor.
Ama bu sıra işte Türkiye'de doğrudan paslanmaz kullanan birçok firma üretimi bıraktı.
Şimdi üretim yaptırıp nihai ürünü Türkiye'ye getirip üzerine marka basıp satmaya başladı.
Böylece minimum seviyelerde bulunan paslanmaz mutfak eşyaları ithalatı 2 milyar dolara kadar çıktı.
Çin'den ham madde almıyoruz fakat nihai ürün alıyoruz.
Çine milyarlarca dolar ödüyoruz.
Ne için Güney Koreli firma burada kâr elde etsin diye.
Gerçekten çok ilginç bir ülkeyiz.
Karadenizde son iki gün içinde 3 Türk gemisi insansız hava araçları ile vuruldu.
Bulgaristan, açıklarında vurulan gemimiz batmış ve 10 kişilik mürettebatın tamamı hayatını kaybetmiş. .
6 Ekim'de tahıl taşıyan ikinci bir gemimiz de Bulgaristan'ın münhasır ekonomik bölgesi içinde vurulmuş. Gemideki 18 mürettebat kurtarılmış.
5 Ekim'de de Romanya açıklarında Türk sahipli olduğu açıklanan bir yük gemisi batmıştı.
Uzun süredir Ukran veya Rus kim olursa olsun sivil gemilerimizi vuruyor, gemicilerimizi öldürüyor.
Bu gemilerimizi Ukranya İHA’larının vurduğunu ve gemicilerimizi öldürdüğünü sağır sultan bile duydu.
Bir zamanlar bırakın Karadenizi Akdeniz’i Türk gölü yapmıştık. Şimdi sözde dünya lideriyiz ama Karadeniz’de gemilerimizi koruyamıyoruz. Zaten okulda, sokakta, pazar yerinde de çocuklarımızı koruyamıyoruz . Askerlerimizin, polislerimizin, koruyucularımızın , öğretmenlerimizin katillerine villa yapılıyor.
Sesimizi duyan var mı?
114 yıl önce bugün 8 Ekim 1912'de #Karadağ Prensi Danilo Petroviç'in ilk merasim kurşunuyla başlayan #BalkanHarbi sonunda “Avrupadaki bütun topraklarımızi 168 bin km kare toprak ve dere yataklarında, Hristiyan komşularının evlerinde, samanlıklarda camilerde kiliselerde saklanan;
@comoscope54@noopmedya Bir de yapılan yatırım ve vazgeçilecek ünvan çok kıymetli olduğundan 20 yaşında aklınız başınıza gelse bile geri dönemiyor sunuz canım ülkemde
@comoscope54@noopmedya Temel bilimleri temel seviyede bırakıp klıniğin gerçekleri ile 24-25 yaşında Balyoz kıvamında yumruk yemiş gibi karşılaşıyoruz. Ondan sanırım. Bu arada, 18 yaş meslek seçmek için çok erken. Bizim sistemin en kötü tarafı bu.