Biz çocukken akşam 18:00 sularında telefon çalardı; eş, dost, komşu ya da akraba “Müsaitseniz oturmaya gelelim” derlerdi, “Müsaitiz” deyince yaklaşık bir saat içinde gelirlerdi. Çay içilir, yanında meyve kurusu, çerez vs ne varsa ikram edilirdi, saat 22:00 gibi kalkılırdı. Peşpeşe birkaç gün biri gelmese biz çocuklar olarak bir yere gitmek isterdik.
Şimdi eve misaafir davet etmek ne mümkün? Sanki evi denetlemeye geliyorlar gibi temizlik yapılacak, bilmem ne kadar çeşit pasta börek yapılacak... Her şeyi ne kadar zorlaştırdık!
İnsanların çok ciddi edep, görgü sorunları var. Bu yaptığım ayıp mı, haddimi aştım mı, kalp kırar mıyım, kul hakkı mıdır gibi sorular tarih oldu. Bencillik çağı ama bunu bireyselleşme diye sattılar. Oysa bu anam babam kötülük. Kötü biri olmak. Sıfır empati, zaman/emek hırsızlığı
95-98 arasi oyle bi cocukluk yasadi ki en iyisi bizde sanirim… bin cesit hobimiz vardi, hem sokakta oynadik, hem kitap okuduk, atari, bilgisayar falan da oynuyoduk, cd ve dvdye denk geldik ama elektrik kesilince oturup konusuyoduk da hem teknoloji vardi hem de esiri olmamistik
Tepkisizliğin pasiflik değil, duygularını yönetebilmenin en ileri hali olduğunu geç fark ettim. Sessizlik bazen savunma değil; artık o seviyede oynamıyorum demenin en net yolu ve en zarif statü göstergesidir.
Sevdiğiniz birisine kırıldığınızda ve o kırgınlık telafi edilmediğinde aranızda derin bir duygusal mesafe oluşur. Ve zamanla artık hiçbir şey eskisi gibi olmaz. O yüzden size karşı sevgi ile bağlı olan insanları kaybetmeyin.
sıradan birisi olmanın müthiş büyüsü. yeni pijama alırsın sevinirsin, kredi kartı ekstren azalır sevinirsin, balkonda çay içersin rüzgar eser sevinirsin. bu zamana kadar kazandığın her şey kendi el emeğin olmuştur. bir yarışı üçüncü olarak bitirmeye benziyor tüm bu hayat. normal
Birinin hayatında kötü karakter olmam umrumda değil. İyi bir insanım ve iyi bir kalbim var. Eğer senin hikayende kötü bir karaktersem, muhtemelen bunu hak etmişsindir.
artık biri bana nasıl davranıyorsa ona öyle davrandığım için çevremde çok az kişi kaldı. benimle buluşma ayarlamaya çalışmadın mı? asla buluşmayız öyleyse. bana mesaj atmadın mı? ben de atmam ve hiç konuşmayız. doğum günümde yanımda değil miydin? ben de seninkinde yokum.
Bu yıl bitmeden kendinize şunu hatırlatın; Öz saygı her şeydir. Hiçkimse izin vermediğiniz sürece sizi değersiz hissettirmez ve en önemlisi “hayat mutsuz bir ilişkide kalacak uzun değildir.”