Neden dünyada ortalamada enflasyon %3 civarında da Türkiye'de %3 olamıyor diye hiç düşünmüyor musunuz?
Allah'ın size verdiği aklı kullanıp neden Türkiye'de enflasyon Ruanda, Malawi gibi ülkelerden daha fazla diye sormuyorsunuz?
Bu artan petrol fiyatları sadece Türkiye'de mi artıyor?
Ondan önce COVID sadece Türkiye'de mi vardı?
Neden sadece "malum şer odakları yüzünden oluyor", "siyonistler yüzünden oluyor", "dış güç odakları yüzünden oluyor" gibi saçma sapan şeylerle kendinizi kandırıp verileri görmezden geliyorsunuz?
Allah size akıl vermiş.
Kullanmak istemiyorsunuz.
Sonunuz iyi değildir.
Bloomberg'de fon krizinin anatomisi yayınlandı.
"Şubatta Tera içinde kriz büyümüş ve yumruklu kavgaya ve bazı görevlilerin yapılan işlemleri onaylamamasına varmıştı
SPK'dan, kimliğinin gizli tutulmasını isteyen üst düzey bir yetkili, bazı yetkililer arasında Tera’ya zarar verecek düzenlemeleri uygulamaya koyma konusunda bir isteksizlik olduğunu belirtti.
İsimlerinin açıklanmaması koşuluyla konuşan borsa müfettişleri, olağandışı piyasa hareketlerini, üstlerine defalarca bildirdiklerini söylüyorlar,
Ayrıca, Bakan Şimşek de bu durumdan o kadar endişeliydi ki, Kasımda “Piyasa, oyun parkı değildir.” diye uyarmıştı
OMG Capital Advisors’ın genel müdürü Murat Gulkan, “Bu fonlarla ilgili endişelerini dile getirmeye cesaret edenlerin çoğu susturuldu ya da tehdit edildi”
“Bu durum, sorunun çok daha derinlere uzandığını ve düzenleyici denetimde daha temel bir başarısızlığa işaret ettiğini gösteriyor.” dedi.
Bu haber, 25'ten fazla yatırımcı, hükümet yetkilisi ve Tera'nın sahip olduğu şirketlerin çalışanlarıyla yapılan röportajlara dayanmaktadır. Bunların birçoğu, gizli ve şirket içi konular hakkında serbestçe konuşabilmek için kimliklerinin açıklanmamasını talep etmiştir."
https://t.co/8WTtkAPkUB
Google DeepMind’da Boston Dynamics ortaklığını yöneten Ceren Cura Eraslan ile bir yıl sonra yeniden konuştuk.
Robotlar evimize ne zaman girecek? Ceren’e göre asıl darboğaz veri. Kendi kendine giden araba yolda veri toplayabiliyordu, robotun bir işi öğrenmesi için ise önce bir insanın o işi yapıp göstermesi gerekiyor.
Konuştuklarımızdan bazıları:
• Gemini Robotics nasıl çalışıyor? Bir model ortamı görüp işi planlıyor, ikincisi harekete döküyor, üçüncü katman robotun hızını ve gücünü sınırlıyor.
• Yapay genel zekâ ne zaman? Silikon Vadisi’nde “10 yıldan fazla” diyen yok.
• Ceren’in anlattığı Hugging Face olayı ve eylemcilerin insan gibi davranması.
• Apple neden insansı robot yapmıyor?
• Robot elleri ve kaç parmak gerektiği.
• Türkiye bu yarışta model, yonga ya da veri merkezinden hangisini yakalayabilir?
Robotik alanında çalışmak isteyen gençlere de önerileri var.
https://t.co/icUunIRroj
İnanılmaz bir rüşvet hikayesi.
Bursa'da bir sanayici borsaya girmek ister ama bürokrasiyi bir türlü aşamaz. Durumu Saadet Partisi Bursa Milletvekili Mehmet Atmaca'ya anlatır.
Mehmet Atmaca dönemin SPK Başkanı Ömer Gönül'ü arar. Gönül "Belgelerinde birkaç eksik var, tamamlasınlar halledelim" der.
Atmaca "hevesle" firma sahibini arar, "Senin iş tamam, eksik evrakı tamamla yeter" der. Ama sanayici daha önce bu yollardan geçmiştir. Konunun evrak olmadığını, rüşvet olduğunu söyler.
Atmaca bir süre bekledikten sonra tekrar Ömer Gönül'ü arar. "‘Bu adam diyor ki başvurduktan birkaç gün sonra gelip benden rüşvet istiyorlar. Eğer bu dosya Kurul’a alınmazsa siz de bu işin içindesiniz iddiasıyla TBMM’ye önerge vereceğim" der.
Her hafta salı günleri toplanan SPK bu telefon üzerine cuma günü toplanır ve bu dosya gündeme gelir. 2 SPK üyesi "firma FETÖ ile ilintili" diyerek başvurunun reddi yönünde karar verir.
Sonra SP Milletvekili Mehmet Atmaca, AK Parti Bursa Milletvekili Refik Özen'e gider ve durumu anlatır.
Aradan bir süre geçtikten sonra Özen arar ve yanında Ekonomi Bakanı Mehmet Şimşek'in olduğunu söyler, firmanın bilgilerini ister.
Tekrar aradığında "‘Sayın Bakanımız SPK Başkanı ile görüştü. FETÖ iddiası bir kez daha gündeme geldi. Belgeleri gönderir misin?’ der.
Belgeler gönderilir, araya zaman girer ve sonrasında basında söz konusu şirketin borsaya açıldığına ilişkin haberler yayımlanır.
Atmaca'nın telefonu çalar. Arayan AK Partili Refik Özen "Senin iş hallolmuş, insan bir teşekkür eder" der.
Mehmet Atmaca bu telefon üzerine firma sahibini arar ve aynı sözleri söyler. Ancak sanayici "O iş öyle değli yüz yüze konuşalım" der.
Sonra Mehmet Atmaca, Refik Özen'i de alıp sanayiciye gider.
Sanayici yüz yüze görüşmede şöyle der:
"Siz Bakan’la görüştükten sonra SPK Başkanı aradı, sen dosyalarını toparla, senin işini göreceğiz dedi. Hemen apar topar dosyayı güncelledim, içeri verdim. Bir gün sonra telefon geldi. Biri aradı, ‘Yarın şu saatte orada olun, geleceğim.’ Randevu almıyor, talimat veriyordu. ‘Kimsiniz?’ ( Bir milletvekilinin ismini verdi Mehmet Atmaca.) Adam geldi. ‘Bu işin kuralı budur. Vereceksin.’ Ben de gelen kişiye, ‘Kardeşim, ben borsaya girmekten vazgeçtim’ dedim ama adam, ‘Hayır, girmek zorundasın’ dedi."
Yazıda anlatılanlara göre sanayici 600 bin dolar rüşvet ödemiş. Dahası Ömer Gönül firma sahibini çağırmış "Sayın Bakan bana bu işi halledin demedi, sadece bilgi aldı" demiş. Bir de sanayicinin rüşvet parasını helal etmesini istemiş.
Sanayiciye giden milletvekili kimdi? Yazıda yanıtı yok. Ayrıca hikaye burada bitmiyor, Yüksel Baysal'ın yazısında dahası da var.
https://t.co/tIJxIBe9gz
Almanya hiperenflasyon yıkımını yaşadı ve hiperenflasyonu yendi.
Almanya II. Dünya Savaşı yıkımını yaşadı. O yıkımın üzerine Alman Ekonomi Mucizesi ile destan yazdı.
Nasıl yapılacağı bellidir. Eskiden "Alman yapmış" denirdi.
Mali kurallara bağlı olmak, serbest piyasayı etkin çalıştırmak, hukuk sisteminin düzgün ve hızlı bir şekilde çalışması, mülkiyet hakkının korunması, rekabetin gözetilmesi ve özellikle devlet eliyle tekellerin oluşmasına izin verilmemesi, kaynakların büyük kısmını tüketen kamuculuk anlayışı yerine daha küçük devlet anlayışının hakim olması ile bu sorunların hepsini çözmek mümkündür.
Mümkündür ama üzgünüm ne iktidar partisinden ne de ana muhalefet partisinden ümidim vardır. Kamuculuk anlayışıyla çözüm bulunacağına inancım yoktur.
Nasıl olsa beni dinleyip "evet ya bak biz de Almanya gibi yapsak da ülkemizin ekonomisini daha iyi bir hale getirsek" diyeceklerini de hiç sanmam. Herkes kendi bildiğinin en iyisi, en doğrusu olduğuna inanıyor.
Oysa tarih çözümü göstermiştir. Ders almak yerine aynı hataları tekrar etmek tercih edilmiştir ve korkarım tercih edilmeye de devam edilecektir.
✈️IMF zirvelerinin demirbaşı Mehmet Şimşek bu kez uçağa binemedi!
😳Utancından toplantılara gitmedi!
Karşısına çıkamadığı kim?
💰3 yıldır peşinden koştuğu yabancı fonlar!
Ama içeride "vurguncular utanmasın" diye parayı kimin götürdüğü hala açıklanmıyor!
Ya da Açıklanamıyor!!!
Ben 11 ay adli kontrol aldım, sonunda beraat ettim.
Ali Çagatay 3 aya yakın cezaevinde yattı, beraat etti.
Bunun gibi bir sürü örnek var.
Sonunda tek bir şey söylenebilir; PARDON!
Bugün de haksız yere cezaevinde olduğuna inandığımız birçok insan var.
Hukuk böyle olmaz.
Yorum yapmadan bu yazıyı mutlaka okuyun diyorum...
Diyarbakırlı tarihçi @muhittincacan öyle güzel anlatmış ki tarihi gerçekleri!
Ezberleri dağıtmış bırakmış!
Kerpiç kalınlıģında bir kitaptan alamayacağınız bilgiyi, kısa bir makaleye boca etmiş!
Emeğine sağlık!
CETVELİN YALANI, TAŞIN HAFIZASI: DİYARBAKIR TÜRK YURDUDUR – Ajans News Haber https://t.co/ZcS42VNdR0
Ankara’da kalabalık bir aile ziyaretindeydik. Konu elektrik faturalarına geldi. “Eskiden ne ödüyorduk, şimdi ne ödüyoruz?” derken rakamlara baktık; asıl şaşkınlığı o zaman yaşadık.
⚡ Aynı 230 kWh tüketim:
2021: 183,4 TL
2026: 744,7 TL → %306 artış
Ama asıl dikkat çekici olan şu:
🔌 Enerji bedeli: 91,2 → 113,6 TL → %24,5 artış
🔴 Dağıtım bedeli: 56,9 → 557,7 TL → %880 artış!
Yani faturadaki büyük sıçramanın önemli kısmı elektriğin kendisinden değil, dağıtım bedelinden geliyor. EMO’nun hesabına göre bugün faturanın yaklaşık %75’i dağıtım bedeli.
Bir de yüksek tüketim sınırı 2025’te 5.000 kWh’den 2026’da 4.000 kWh’ye indirildi. EPDK’ya göre yaklaşık 2,5 milyon hane bu düzenlemeden etkileniyor.
Şimdi 3.000 kWh konuşuluyor. Bu olursa sıradan bir ailenin yıllık tüketimi bile sınıra dayanacak.
Asıl soru şu: Faturayı hangi kalem büyütüyor?
Tarifeye “zam yapmadık” demek yetmez; limiti düşürerek daha fazla haneyi yüksek fiyatlı tarifeye taşımak da faturayı büyütür.
Enerji temel ihtiyaçtır; tarife sistemi dar ve orta gelirliyi koruyacak şekilde açık, öngörülebilir ve sosyal olmak zorundadır.
Rusya ve Çin’in uzun süredir öncülük ettiği silahlı insansız sualtı sistemleri yarışında ABD ve İngiltere de önemli bir eşiği geçti.
İngiliz insansız sualtı aracı XV Excalibur’dan Amerikan Mk-48 ağır torpidosu ilk kez ateşlendi.
Sistem henüz klasik bir torpido kovanından atış yapmıyor ancak torpido haricî bir düzenekle taşınıp bırakılıyor.
Böylece büyük insansız sualtı araçlarının artık yalnızca keşif ve gözetleme değil, ağır silah taşıyan ve kullanabilen taarruz platformlarına dönüşmesi hızlanıyor.
Türkiye MİLDEN Projesine ağırlık verirken, insansız sualtı araçlarından torpido ve suüstü hedeflerine karşı kullanılabilecek diğer taarruz silahlarını kullanma yeteneğini de acilen geliştirmelidir.
Her zaman vurguladığımız gibi: “GELECEK SUYUN ALTINDADIR.”
Ege ve Akdeniz’deki mücadelenin nihai kararı suyun altında verilecektir.
Türkiye vakit kaybetmeden insanlı ve insansız sualtı sistemlerine ağırlık vermeli, ABD ve İngiltere’nin bugün gösterdiği ağır torpido taşıma ve kullanma kabiliyetinin benzerini millî imkânlarla geliştirmelidir.
Bu çerçevede AKYA ağır torpidosunun gelecekte büyük insansız sualtı araçlarından taşınması ve kullanılmasına yönelik teknik çalışmalar şimdiden başlatılmalıdır.
MİLDEN ,AKYA, İnsansız Sualtı Araçları yeteneklerinin bütünleşmesi, Mavi Vatan’ın gelecekteki sualtı caydırıcılığının temel sütunlarından biri olacaktır.
The German PATRIOT unit in Malatya took over the mission from the United States, while a Spanish PATRIOT system remains deployed at Adana/Incirlik.
Look at the map and the question is simple:
Who and what are these systems really protecting?
Malatya/Kürecik hosts the critical early-warning radar that monitors Iran as part of the US/NATO ballistic missile defence architecture.
Incirlik, meanwhile, remains one of the most important bases used by US forces in the region.
So this is not merely about “contributing to Türkiye’s air defence.” Reinforced in response to the conflict involving Iran, these deployments also protect key elements of the US/NATO regional military infrastructure thus contributing the Israeli air defense.
And there is another reality that should not be hidden behind NATO terminology which is the wider US-led missile-warning and air-defence architecture directed against Iran is also deeply connected to the protection of Israel.
Early warning of Iranian ballistic-missile launches from this geography inevitably contributes to that broader regional defence picture.
So NATO assets on Turkish soil help protect NATO/US infrastructure while simultaneously feeding a regional architecture that contributes to Israel’s protection — and then the whole deployment is marketed simply as “protecting Türkiye.”
Quite a PR exercise.
Perhaps this is what “burden-sharing” really means.
#TurkeyWatch🇹🇷: Turkey blocked 194 X accounts, including economists and journalists, for posting about the $18.3 billion fund scandal.
One economist's account was blocked for asking: "Who allowed this to happen?"
PRES. ERDOĞAN'S TURKEY = NO FREE PRESS = NO PROBLEM.
📌Ahmet Hamdi Çamlı... Nam-ı diğer YELİZ...
"Koca imparatorluğu, Musul'u, Kerkük'ü, bu ülkenin doğalgaz kaynaklarını kumarda veren adamlar..."
⏩️Yeliz'e göre Köprülerin satılması, Mazotun 100 lirayı geçmesi normalmiş.
‼️Şimdi Yeliz, senin hakkında suç duyurusunda bulunuyorum. Musul'u Kerkük'ü kumar masasında kim vermiş, doğalgazı, mazotu kumar masasında kim kaybetmiş anlatırsın.
Ayrıca benim suç duyurumdan ziyade senin bu yaptığın TCK 217-A Yalan Bilgiyi Alenen Yayma Suçu ve bu üslubun da TCK 216 Halkı kin ve düşmanlığa tahrik, bu sebepten dolayı da savcılıklarımızın resen soruşturma başlatması gerek sana.
#cumartesi #pazar #Motorin
Herkesin kafasındaki o sorunun cevabı ile geldim.
Portföy şirketi battı, fondaki parama ne olacak?
Hadi cevaplayalım, herkes öğrensin 🌸
Bankalardaki mevduatlarınız 2026 yılı için 1.200.000 TL’ye kadar güvence altındadır.
Fonlar ise bu kapsamda değildir.
Ancak, bu demek değil ki fon yönetim şirketi battığında paranız batar, fonun yönetimi farklı bir konudur, fon şirketinin mali durumu farklı bir konudur.
Çünkü, bir portföy şirketinden fon aldığınızda:
📌Bakiyeniz fon şirketinin malı olmaz.
📌Bakiyeniz fon şirketinin bilançosuna, kasasına girmez.
📌Fon şirketinin alacaklıları bakiyenize dokunamaz, haczedemez.
Peki fon şirketi kapıya kilidi vurup gitti ise neler olur bakalım;
📌Fonun nakde dönmesi gecikir, ama bakiyeniz Takasbank’ta saklıdır, SPK devreye girer.
📌 Fon yönetimi başka bir şirkete devredilir ya da tasfiye edilir.
📌Bakiyenizi tasfiye sürecinde yada yeni yönetimden geri alırsınız.
Devlet ödeme yapmaz.
Fon yönetim şirketi fonunuzu zimmete geçirmedi ise bakiyeniz zaten Takasbank’tadır.
Zimmet söz konusu olursa TMSF değil Yatırımcı Tazmin Merkezi devreye girer, ancak o da yatırımcıya belli bir tutarda ödeme yapar.
2026 yılı için bu tutar 2.065.145 TL’dir.
Böyle endişeleriniz var ise MKK’dan fon bakiyelerinizi aralıklarla teyit edebilirsiniz.
Fonun riski olması ve fonun kötü yönetilmesinden kaynaklı fonun zarar ettirmesi, anaparanızın azalması başka bir konudur.
Umarım faydalı olmuştur.
Sorularınız varsa alırım 🌸