💥Özel | Militer Enstitü'ye konuşan Müstafi Tümamiral Cihat Yaycı: “Demokratik Türkiye” Söylemi Üzerine Sorular
Sürekli “demokratik Türkiye” talebinden söz ediliyor. Peki sormak gerekir: Demokratik olmayan nedir?
Türkiye’de vatandaşların oy kullanma hakkı mı yoktur? Seçilme hakkı mı yoktur? Siyasi parti kurmak yasak mıdır? Meclis’e girmek engellenmekte midir? Farklı etnik kökenden, mezhepten veya düşünceden vatandaşların kamu görevine gelmesi yasak mıdır? Herkes kanun önünde eşit değil midir?
Bugün Türkiye’de farklı siyasi görüşlere sahip partiler seçimlere katılabilmekte, belediyeler yönetebilmekte, Meclis’te temsil edilebilmekte ve düşüncelerini özgürce ifade edebilmektedir. Eğer mesele demokrasi ise, demokrasinin temel unsurları olan seçme, seçilme, temsil ve siyasal katılım mekanizmaları zaten mevcuttur.
Öyleyse “demokratik Türkiye” derken kastedilen tam olarak nedir?
Batı tipi demokrasilerde olup da Türkiye’de bulunmayan hangi temel demokratik hak eksiktir? Evrensel oy hakkı mı yok? Çok partili hayat mı yok? Parlamento mu yok? Seçimler mi yapılmıyor? Muhalefet mi yasak? Basın mı tamamen kapalı?
Eğer bunlar değilse, o halde “demokratik Türkiye” ifadesiyle başka bir talep mi dile getirilmektedir?
Demokrasi adı altında etnik temelli siyasi yapılanmaların meşrulaştırılması mı istenmektedir? Üniter devlet yapısının değiştirilmesi mi amaçlanmaktadır? Vatandaşlık tanımının etnik esaslara göre yeniden düzenlenmesi mi hedeflenmektedir? Yerel yönetim adı altında fiilî özerklik veya federasyon benzeri modeller mi talep edilmektedir?
Çünkü demokrasi, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünün alternatifi değildir. Demokrasi; hukuk devleti, milli egemenlik ve eşit vatandaşlık temelinde yükselir. Türkiye Cumhuriyeti’nde vatandaşlığın adı etnik kökene göre değil, anayasal vatandaşlık bağıyla belirlenmiştir. Bu çerçevede herkes eşit hak ve yükümlülüklere sahiptir.
Gerçek soru şudur:
Sorun demokrasi eksikliği midir, yoksa demokrasi kavramı üzerinden Türkiye Cumhuriyeti’nin üniter yapısını dönüştürme arayışı mıdır?
Demokrasi talebi elbette meşrudur. Ancak demokrasinin sınırı, devletin egemenliği, ülkenin bütünlüğü ve milletin birliğidir. Hiçbir demokratik sistem, kendi anayasal düzenini ortadan kaldıracak talepleri sınırsız bir hak olarak kabul etmez.
Bu nedenle “demokratik Türkiye” ifadesi kullanıldığında, kamuoyunun sorması gereken soru şudur:
Tam olarak hangi demokratik hak eksiktir ve yerine ne konulmak istenmektedir? Çünkü bazen mesele demokrasi değildir; demokrasi kavramı üzerinden bambaşka siyasi hedefler ifade edilmektedir.
Gerçek bir Atatürkçü bu tür söylemlerde bulunmaz.
Devletin temel ilkelerine ve ALTI OK’a sahip çıkar ve bu çerçevede konuşur.
Ne mutlu Türk'üm diyene!
Rumlardan 30 saat boyunca ağır işkence görmesine rağmen tek kelime etmeyen, adı bugün semtlere, caddelere ve okullara verilen kahramanımızı tanıyor musunuz