İspanya'nın şampiyonluğunda en çok hoşuma giden şey, yıldız oyunculara dayalı bir anlayışın değil, kolektif emeğe dayalı takım oyununun kazanmış olması. Luis de la Fuente'yi böylesine etkili bir oyun sistemi kurduğu ve buna sonuna kadar inanan, sabırlı, disiplinli ve birbirine güvenen bir takım yarattığı için alkışlıyorum.
Kupayı tartışmasız en iyi olan kazandı. İspanya bu turnuvadaki yedi maçta yalnızca bir gol yedi. Hiçbir takım pas isabetinde, maç başına kat ettiği mesafede ya da ürettiği gol pozisyonlarının kalitesinde İspanya'yla boy ölçüşemedi.
100 yıl önce Ankara’da başlayan yolculuğumuzun anlamlı bir dönüm noktasında, Koç Topluluğu olarak Anıtkabir’de Ata’mızın huzurundaydık.
Koç Ailesi, çalışanlarımız, bayilerimiz ve yetkili servislerimizden yaklaşık 6 bin kişinin katılımıyla gerçekleşen ziyarette, Yönetim Kurulu Başkanımız Ömer Koç, Koç Topluluğu adına Anıtkabir Özel Defteri’ni imzaladı.
Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında da, kurucumuz Vehbi Koç’un ülkemize hizmet anlayışından ve Cumhuriyetimizin değerlerinden aldığımız ilhamla çalışmaya devam edeceğiz.
“Vurmayın. Öldüm”
Eskişehir’de bir ara sokakta vura vura öldürdüler Ali İsmail’i…
Düşlerindeki özgür dünya öldü.
13 yıldır bir anne.
Emel anne…
O sokakta, oğlunu öldürdükleri yerde defalarca öldü.
#AliİsmailKorkmaz onurumuzdur!
En derin sızılarımızdandır.
Bir bayram nasıl kutlanır?
1920’de Ankara’da bir ilkokul binasında Meclis açıldı. Yıllar sonra Atatürk o günü çocuklara bayram olarak verdi. Dünyada başka örneği yok. Çünkü 23 Nisan “çocukları sevmek” günü değil. Çocuğu özne olarak tanımak günü. Karar verilen değil, karar veren. Yetişkinin uzantısı değil, kendi başına bir birey.
Hayat müfredattır!
Köy meydanında her bahar herkes toplanır, sahneyi çocuklara bırakırdı. Şehirlerde o çocukların kaymakam, vali, hatta başbakan ve cumhurbaşkanı koltuğuna oturup karar verdiğini televizyonda görür, yeni hayaller kurardık. Hele bir de o Halit Kıvanç’ın sunduğu “TRT Uluslararası Çocuk Şenliği” vardı ki, o sayede dünyadaki farklı kültürleri, onların folklorunu, müziğini öğrenirdik. “Hayat müfredattır” deyip dururken tam kastettiğim işte budur. Yaparak ve yaşayarak öğrenmek!
Bu fotoğraftaki çocuklardan biri benim. Okul çantalı olan. O köyde benim okula gidebilmem, çantamı sırtlayabilmem, ileride bambaşka bir hayat kurabilmem, bunların hepsini ve çok daha fazlasını ben Cumhuriyet’e borçluyum. O çanta, Cumhuriyet ‘in bir köy çocuğuna açtığı fırsat kapısıdır.
Bugün o kapı eskisi kadar geniş ve herkese açık mı? Her çocuk çantasını sırtlayıp eşit bir gelecekle okula gidebiliyor mu? Sorumuz bu olmalı. 23 Nisan’ı bayram yapan şey nostalji değil, o kapının bugün de açık tutulmasıdır. Geçmişte yaptık, istersek yine yaparız. Bunu çocuklarımıza borçluyuz.
Çocuklar, Bayramımız kutlu olsun.
@esenol Bu koca yürekli aileye gönülden saygı duyuyorum, sevgili Gülistan‘ın mekanı cennet olsun değerli ailesine saygı ve sevgilerimi iletiyorum. Huzur içinde yatsın kızımız…