Sevgili Öğrenciler ve Aileler,
Bu yazıyı okumadan Üniversite ve Bölüm seçimi yapmayın.
Biliyorsunuz uzunca bir süredir sosyal medyada aktif değilim (yani gündem hakkında yazmıyorum), Twitter’da çok yazmıyorum, youtube videoları çekmiyorum vs vs...Ancak Üniversite seçimi gibi önemli bir konuda sizleri yalnız bırakmak istemedim. O yüzden detaylı bir şekilde size yazmak istiyorum.
Üniversite seçimi kolay olanı. Bölüm seçimi ise daha kişiye özel bir durum ancak Dünya’daki son gelişmeler orada da seçenekleri daha biz seçim yapmadan daraltmış durumda.
Gelin Madde Madde gidelim. Önce Üniversiteyi seçelim.
Bir aile ve öğrenci Üniversite’den ne ister?
1) Dünya çapında saygın olmasını ister.
2) Mezun olduğu zaman iş bulmasının kolay olmasını ister.
3) Eğer öğrencinin kendi aile işi var ve orada devam edecek ise, Üniversite’nin bu sürece yardımcı olmasını ister.
4) Öğrenci Üniversiteyi bitirdikten sonra Master veya herhangi bir Yüksek Lisans için yurtdışına gidecekse, Üniversitesindeki hocalardan alacağı referansın bu işe yaramasını ister.
Türkiye’de eskisi kadar olmasa da iyi Devlet Üniversiteleri var. Ancak maalesef sayıları çok çok az. O yüzden benim için artık bir alternatif olmaktan çıkıyorlar. Benim Üniversiteye girdiğim 1993 yılında Bilkent Üniversitesi dışında vakıf Üniversitesi yoktu. Dolayısı ile Türkiye’nin en iyi Profesörleri Devlet okullarında bulunuyordu. Yani siz Boğaziçi veya Odtü’ye girdiğinizde zaten ülkenin en iyi ve Dünya çapında tanınan hocaları tarafından karşılanıyordunuz.
Ancak sonraki yıllarda en iyi hocalar Vakıf okullarına gitmeye başladılar ve Devlet okulları EN ÖNEMLİ değerleri olan YILDIZ hocalarını kaybetti.
Peki bir saniye: Eğer amacınız Üniversiteyi bitirdikten sonra Amerika Birleşik Devletlerinin en iyi Üniversitelerinde MASTER veya Yüksek Lisans yapmak ise neye ihtiyacınız olacak:
1) Size Referans yazan Lisans hocanızın yurtdışında tanınması şart olacak.
2) O hocanızın tanınması için A SEVİYE Akademik yayın yapan bir profesör olması gerekiyor.
3) Yine o hocanızın tanınması için yurtdışındaki önemli profesörler ile ORTAK YAZAR olması gerekiyor.
4) Yani seçtiğiniz üniversitenin hocalarının EDİRNE’nin batısında tanınması gerekiyor.
İşte bu tip profesörleri Devlet Üniversiteleri artık işe alamıyor çünkü tıpkı iyi futbolcular gibi bu hocalara da yurtdışındaki maaşları kadar olmasa da iyi ücret ödenmesi gerekiyor. Tam bu noktada da Devlet Üniversitelerinin eski seviyelerinde olmadığını anlıyorsunuz.
Eskiden olsa (ve sizde derece yapan iyi bir öğrenci olsanız): Boğaziçi-Odtü-İtü gibi okullara gitmenizi önerirdim.
Ancak şu anda siz eğer BURS alabilecek bir öğrenci iseniz size önereceğim 4-5 okul var:
1) Sabancı Üniversitesi
2) Koç Üniversitesi
3) Özyeğin Üniversitesi
4) Bilkent Üniversitesi
5) Kadir Has Üniversitesi
Bunlardan Sabancı ve Koç’u en yukarıya koyuyorum. Sabancı’yı da 1 numaraya koyuyorum. Bunun nedenlerini az sonra madde madde açıklayacağım. Ben böyle sıralamalar yaptığım zaman üzülenler oluyor. O yüzden MEF-Bilgi-Bahçeşehir-Yeditepe gibi okullarında adı duyulan okullar olduğunu ekleyeyim. Ama Sabancı Üniversite’sinin BİR NUMARA, Koç Üniversitesi’nin İKİ NUMARA ve Özyeğin Üniversitesi’nin ÜÇ NUMARA olduğu gerçeğini değiştirmiyor bu...
Şimdi diyelim ki BURS alacak çok iyi bir öğrencisiniz. Kararınız tartışmanız (sırası ile) bu Vakıf Üniversiteler olmalı. Peki neden? Örneğin Neden Sabancı veya Koç?
1) Çünkü EN ÇOK kaliteli Akademik yayın yapan Profesörler bu okullarda.
2) Çünkü en çok A-SEVİYE yayın yapan Profesörler bu okullarda.
3) Çünkü en çok araştırma fonu (bu fonlara GRANT diyoruz) alan Profesörler bu okullarda
4) Çünkü en çok MAAŞ alan Profesörler bu okullarda (o yüksek maaşlarında nedeni var elbet!)
5) Çünkü en çok YURTDIŞI Profesör ile ORTAK çalışma yapan Profesörler bu okullarda.
6) Çünkü Amerika Birleşik Devletlerinin Üniversitelerinde en çok tanınan Profesörler bu okullarda.
7) Çünkü Avrupa Üniversitelerinde en çok tanınan Profesörler bu okullarda.
8) Çünkü siz 4-5 yıl sonra mezun olduğunuzda yurtdışına gidecekken size EN ETKİLİ referansları verecek Profesörler bu okullarda.
Bu maddelere günlerce devam edebilirim. Ancak KONU net.... Yıllar Yıllar önce Türkiye’de Vakıf Üniversiteleri yokken bu hocalar Devlet okullarında idi. Artık değiller.
Peki diyeceksiniz ki: “Özgür Hoca biz seni objektif bir insan olarak biliyoruz (Şu ana kadar AŞIRI TEPKİ alacağını bilsen bile her konuda doğru bildiğini söyledin). AMA Özgür hoca sen Sabancı Üniversitesi hocasısın. Acaba kendi Üniversiteni BİRİNCİ sıraya koyarken biraz duygusal mı davrandın?”
Bu soru çok güzel ve yerinde bir soru. Yanıtım son derece BERRAK:
Hayır. Sabancı Üniversitesi NET olarak Türkiye’nin en iyi Üniversitesi olmuş durumda. Peki bu bir kişisel fikir mi? HAYIR.
Sabancı Üniversitesi Yukarıda saydığım Maddelerin EZİCİ çoğunluğunda Türkiye’nin BİR NUMARASI olmuş durumda.
Zaten sanırım o yüzden de Ülkenin en PAHALI Üniversitesi durumunda. Elbette bu Okul ücreti BURSLU okuyan Türkiye çapındaki öğrenciler için geçerli değil.
Ben yaklaşık 12 yıldır Sabancı Üniversitesindeyim. Gönül rahatlığı ile söyleyebilirim ki: Edirne ve Hakkari arasındaki en ELİT en PRESTİJLİ Üniversite....
Aynı şekilde Koç Üniversitesi, Özyeğin Üniversitesi, Bilkent Üniversitesi çok prestijli Üniversiteler.
Özellikle sevgili dostum Profesör Dr. BARIŞ TAN’nın rektör olması ile birlikte Özyeğin zaten iyi olan durumunu katlayarak götürmeye başladı. Barış Tan’ı tanımayanlar için net olarak yazayım, hem alanının çok iyi araştırmacısı hem de benim gördüğüm en sıkı ve iyi yöneticilerden.
Aynı şekilde sevgili Prof. Dr. Sondan Durukanoğlu liderliğinde Kadir Has Üniversitesi her yıl üstüne koymaya devam etti.
O yüzden Üniversite seçiminizin kolay olduğunu düşünüyorum.
Eğer BURSLU girebiliyorsanız düşünmeden SABANCI ÜNİVERSİTESİ yazabilirsiniz. Orası değilse de Koç-Özyeğin şekilde devam edebilirsiniz.
Eğer BURS alamıyorsanız ama ailenizin ödeme imkanı varsa yine benim sıralamam değişmiyor. İlk sırada Sabancı Üniversitesi var. Gönül rahatlığı ile yazabilirsiniz.
Diyeceksiniz ki, Sabancı Üniversitesi için elinde CANLI ÖRNEK var mı? Size daha ne kadar CANLI örnek verebilirim ama madem istediniz ama olabilecek en CANLI örneği vereyim: CANIM kardeşim Mehmet Demirtaş.
Ailemizin en küçüğü benden 16 yaş küçük Mehmet Demirtaş:
1) Sabancı Üniversitesinden aynı anda İKİ bölümü birden okuyarak hem Mühendis hem temel bilimci oldu.
2) Yetmedi Üniversitemizin o zamanki rektörü Prof. Dr. Nihat Berker ile Bilimsel Yayın yaptı (hem de hala Lisans Öğrencisi iken)...Benim bu makaleden çok sonradan haberim oldu. Yani benim okulun hocası olmamın bunda etkisi SIFIRDI.... Nihat hocam da bilmiyormuş kardeşim olduğunu.
3) Mehmet idealist olduğu için benim gibi Finans Doktorası yerine FULL BURSLU olarak CORNELL Üniversitesinde Teorik Fizik Doktorasına gitti.
4) Cornell Üniversitesi’ni üstün başarı ile tamamlayıp Teorik Fizik Doktoru oldu.
5) Teorik Fizik sırasında aynı zamanda YAPAY ZEKA çalıştı o alanda da uzmanlaştı.
6) Cornell sonrasında HARVARD ve MIT’nin ortak kurduğu Amerika’nın en PRESTİJLİ Yapay Zeka Merkezinde POST-DOC yapmaya kabul edildi.
7) Doktora üstü çalışmalarını da üstün başarı ile bitirince Amerika Birleşik Devletlerinin EN PRESTİJLİ yapay zeka şirketinden ÜSTÜN-KABİLİYET vizesi 3 günde onaylanarak teklif aldı.
8) Şu anda Mehmet gazetelerden okuduğunuz ON-MİLYONLARCA dolara transfer edilen Yapay Zeka geliştiricilerinden biri....
Sabancı Üniversitesi ile ilgili olarak daha canlı bir örnek veremezdim heralde...
Şimdi Üniversiteyi seçtik gelelim Bölüme.
Eğer bundan 5-10 yıl önce olsa şöyle bir basit algoritma kurardım:
1) Analitik Zekası olanlar Mühendislik veya Finans seçsin
2) Sözel Yeteneği olanlar Sosyal Bilimler seçsin.
3) Yönetici olmak isteyenler Yönetim Bilimlerine yönelsin ve yine FİNANS okusun.
Ancak Yapay Zeka’nın nereye hangi hızla gittiğini görüyoruz. Bu değişimi 1. Endüstri Devrimine benzetenler var. Yani o zamanda teknolojik değişim oldu. Bazı işler yok oldu, yenileri çıktı deniyor.
Ben KATILMIYORUM. 1900’lerin başındaki teknolojik devrimler İnsanı REPLACE etmemişti. Sadece insana yardımcı idi. Ama Yapay Zeka insanın TÜMDEN yerine geçmek üzere ilerliyor.
Elbette bu hemen olmayacak. Devletler bu değişimi SOSYAL AYAKLANMALAR olmasın diye yavaşlatmaya çalışacaklar. Ama ne olursa olsun her yıl bir öncekine göre bu duruma daha yaklaşacağız.
O yüzden benim ANALİTİK GÜCÜ yüksek bir çocuğum olsa onun eskisi gibi MÜHENDİSLİK okumasını İSTEMEZDİM.
Yapay Zeka önce Mühendislik ve TEKNİK alanları bitirecek. O yüzden sizin yerinizde olsam bu alanları SEÇMEZDİM.
İlla Mühendislik seçecekseniz biraz ortaya karışık bir dal olan Endüstri Mühendisliği olabilir ama ben onun bile artık tehlikeli olduğunu düşünüyorum.
Yapay Zeka’ya karşı en azından bir 20 yıl dayanıklı alanlar nedir diye soracak olursak: İnsana dair alanlar olduğunu düşünüyorum. Örneğin:
1) Sporcu Olmak
2) Sanatçı olmak
3) Psikoloji ve Psikiyatri
4) Finans (Algoritmik yüksek frekanslı Finans değil, Uzun Vadeli Servet yönetimi)
Şimdi Sporcu veya Sanatçı olmak seçilecek bir şey değil. Sizde ya vardır ya da yoktur. Zaten çok ileride sanırım iki tür Spor ve Sanat dalı olacak: Organik ve İnOrganik.
Annesinin karnından doğduktan sonra vücut parçaları değiştirilmemiş insanların yaptığı Organik Spor veya Sanat. Ya da Vücut parçaları Robotik uzuvlar ile değiştirilmiş insanların (robotik bacaklar, son derece hassas fırça darbeleri yapabilen fırça monteli kollar ve eller) yaptığı inorganik spor veya sanat.
Bunların dışında Psikoloji gibi alanlar insana dair olduğu gibi bir parça daha devam edebilir (Yapay Zeka bu işi de insandan daha iyi yapacaktır ancak insanlar bir süre daha başka bir İNSAN ile konuşmak isteyebilirler).
Gelelim FİNANS alanına bu alanın bir kısmı Yapay Zeka tarafından öldürülecek ama diğer bir kısmı Yapay Zeka devrimine karşı tam anlamı ile ÇELİK gibi ayakta kalacak bir alan. Tane Tane anlatayım. Finans Biliminde 3 ALT-ALAN var:
1) Bankacılık (Bu alan aslında Hukuk ve Finans karışımı bir alan)
2) Corporate Finance (Bu alan Şirketlerin Optimal Finans yapıları ile ilgili. Bankacılıktan daha matematiksel)
3) Investments (Yatırım! Bu alan en matematiksek Finans Alanı)
Şimdi Yapay Zeka ilk iki ALT ALANI öldürebilir (Bankacılık ilk gidecek olan)
Ancak 3. Alt Alan yani INVESMENTS alanının iki parçası var:
1) Algoritmik Trading dediğimiz çok hızlı alım satımlar ile ilgilenen HIZLI FREKANSLI finans.
2) UZUN VADELİ Servet Yönetimi ile ilgili Finansal YATIRIMLAR.
Yapay Zeka hızı sayesinde Algoritmik Trading kısmını parçalayacak.... Ancak Servet Yönetimine Yapay Zeka’nın yapacağı bir şey yok. En fazla size hak verir...
Ben ileride artacak işsizlik ile beraber Minimum Yaşam Parasının (Universal Basic Income) devreye gireceğini düşünüyorum. O yüzden ileride SERVET YÖNETİMİNE dair Finans Bölümlerinin ÇOK DAHA ÖNEMLİ olacağını düşünüyorum.
Toparlayacak olursam. Benim şu anda bir çocuğum olsa:
1) Spor veya Sanat yeteneği varsa o alanlara yönlendiririm ama %99.9un yok. O zaman da:
2) Ya YÖNETİM BİLİMLERİ Fakültesine girip FİNANS okumasını isterdim.
3) Ya da Psikoloji okumasını isterdim.
Son olarak da ekleyeyim: Eğer İyi bir Üniversiteye Giremediyseniz bence okula gitmeyin bir kez daha sınava girin daha iyi derim. Türkiye’deki Apartman Üniversitelerinden kesinlikle uzak durun.
Şu an aslında tatildeyim ama zaman ayırıp size yazmak istedim. Hepinize sevgiler. Hayatınızda mutluluklar. Her anınızın kayda değer olmasını diliyorum. Ayağınıza bu yolculuğunuzda TAŞ değmesin.
Futbol Takımımızın Teknik Direktörü Jose Mourinho ile Acıbadem Altunizade Hastanesi Çocuk Onkoloji Servisi’nde tedavi gören çocuklarla bir araya geldik!
Sizleri çok seviyoruz çocuklar! 🫶
Her zaman yanınızdayız! 💛💙
BİR MİLLETİN KURTULUŞ VE VAROLUŞ ZAFERİNİN 102. YIL DÖNÜMÜ KUTLU OLSUN!
30 Ağustos Zafer Bayramı, sadece askeri bir başarı değil, aynı zamanda özgürlüğün, ulusal egemenliğin ve milli birlikteliğin temsilidir.
Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün önderliğinde gerçekleştirilen bu büyük mücadele, Türk milletinin bağımsızlık ve egemenlik konusundaki kararlılığını tüm dünyaya bir kez daha göstermiştir.
Bu vesileyle tarihimizin en önemli dönüm noktalarından biri olan 30 Ağustos Zafer Bayramımızı kutluyor;
Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunda ve bugünlere gelmesinde en büyük pay sahibi olan başta Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere Atamızın önderliğinde çıktıkları bu yolda canlarını ortaya koyan tüm şehitlerimizi, gazilerimizi ve milletimizin kıymetli bireylerini sonsuz minnet ve saygıyla anıyoruz.
Büyük Zaferimizin 102. yılı kutlu olsun!
FENERBAHÇE SPOR KULÜBÜ
Yönetim Kurulu olarak Odamız Üyesi Lacivert Yapı'nın ortaklarından Özgür Kendirci'yi ziyaret ettik.
Deprem bölgesine yönelik yaptığımız çalışmalara katkılarından dolayı teşekkür ederek, yeni ofislerinin hayırlı olması temennisinde bulunduk.
Çalışmalarında başarılar diliyorum.
18.03.2024 TARİHLİ YÖNETİM KURULU TOPLANTI TUTANAĞI
Yönetim Kurulu, 18.03.2024 tarihinde toplanarak aşağıdaki kararı almıştır.
1- Tüzüğümüzün 20. Maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereği Yönetim Kurulu’nun tamamının talebi üzerine, aşağıdaki gündemle Olağanüstü Genel Kurul Toplantısı yapılmasına;
toplantının, 2 Nisan 2024 Salı günü saat 17.00’da Ülker Stadyumu Fenerbahçe Şükrü Saracoğlu Spor Kompleksi, Kadıköy, İstanbul adresinde yapılmasına, gerekli çoğunluk sağlanamadığı takdirde toplantının, 9 Nisan 2024 Salı günü, aynı yer ve saatte, aynı gündemle, çoğunluk aranmaksızın gerçekleştirilmesine karar vermiştir.
Gündem:
1- Açılış,
2- Genel Kurul Başkanlık Divanı Seçimi,
3- Saygı Duruşu,
4- İstiklal Marşı,
5- 17 Mart 2024 gecesi oynanan Süper Lig müsabakasında meydana gelen olaylar ve son dönemde Türk futbolunda yaşananlara istinaden Futbol A Takımımızın Süper Lig’den çekilmesi dâhil, alınacak aksiyonların değerlendirilmesi,
6- Kapanış.
Usta sanatçı Erkin Koray’ın vefatını üzülerek öğrenmiş bulunmaktayız.
Merhum Erkin Koray’a Allah’tan rahmet; ailesine, sevenlerine ve sanat camiasına başsağlığı dileriz.
974 tır su gitti,
615.680 gıda kolisi gitti.
2911 adet yaşam konteynerı teslim edildi 2090 daha sevkiyat bekliyor.
15 prefabrik okulun 6 tanesi eğitime başladı, 9 tanesi önümüzdeki hafta açılacak.
@turmob raporunda çok daha detaylı açıklanacak.