Farklı bölüm mezununu Okul Öncesi Öğrt olarak atamak,
ayrı meslekleri keyfî biçimde aynılaştırmak;
OÖ öğretmenlerinin emeğini & çocuğun nitelikli eğt hakkını yok saymaktır
Her uzman kendi alanında atanmalı.
Okul Öncesi Öğretmenliği alan dışı atamalara kapatılmalıdır!
#ttk9revize
Okul öncesinde en ünlü uzem çıkıp auzef mezunu 2. Oldu bu da bu tartışmalara en güzel cevabı vermiştir diye açıklama yapmış. Alacaktım ama vazgeçtim bizde siz olmadan atanırız o zaman engüzel cevabı alırsınız
Artık okul öncesi öğretmenleri bi kendine gelip destek versin seçim de olsa bu düzende atanamayacaksınız ! Atansanız da iş bilmez insanlarla aynı mesleği paylaşacaksınız . Destek verin
ags nin yorgunluğunu atamadan bu surecte kendi hakkını savunan canım zümrem, sizinle gurur duyuyorum.💓 umarım güzel sonuçlar elde edeceğiz. #ttk9#ttk9revize
Şu konuya da değineyim, özel eğitim öğretmenliği birçok disiplini içinde barındıran bir alandır. Biz bu bölümde 4 yıl boyunca çok ağır dersler görüyoruz, sınav haftalarında canımız çıkıyor. Kimse 80-90 saat eğitim alıp sertifika alıp özel eğitim öğretmeni OLAMAZ.
Çocuk Gelişimci genel mantık;
4 yıl auzef : Okul Öncesi Öğr.
2 ay özel eğitim sertifika: Özel Eğitim Öğr.
Sağlık dersleri aldıkları için: Ebe-Hemşire
Psikoloji dersleri aldıkları için: Psikolog
Yakında kendilerini çocuk doktoru da ilan edecekler :) #TTK9REVİZE#ttk9revize
Çocuk Gelişimci genel mantık;
4 yıl auzef : Okul Öncesi Öğr.
2 ay özel eğitim sertifika: Özel Eğitim Öğr.
Sağlık dersleri aldıkları için: Ebe-Hemşire
Psikoloji dersleri aldıkları için: Psikolog
Yakında kendilerini çocuk doktoru da ilan edecekler :) #TTK9REVİZE#ttk9revize
Okul öncesi öğretmenleri olarak sesimizi duyurduğunuz ve yaşadığımız mağduriyete yer verdiğiniz için çok teşekkür ederiz Edip Bey 🙏🏻💐
Bizler Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları olarak, alanımıza yapılan alan dışı alımlara karşıyız. Okul öncesi eğitiminin; bu alanda uzmanlaşmış, öğretmenlik eğitimi almış okul öncesi öğretmenleri tarafından verilmesi gerektiğini savunuyoruz.
TTK-9 sayılı karar kapsamında, okul öncesi öğretmenliği mezunlarının yanı sıra farklı programlardan mezun olanların da okul öncesi öğretmeni olarak atanabilmesi, alan yeterliliği ve eğitimin niteliği açısından yeniden değerlendirilmelidir. Çünkü bizler YKS sınavında yüksek puanlar ve dereceler ile girdiğimiz Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünde, çocuk gelişimi ve eğitiminin yanı sıra eğitim bilimleri, öğretim yöntemleri, sınıf yönetimi ve öğretmenlik mesleğine yönelik kapsamlı bir lisans eğitimi alıyoruz.
Bugün 60.000’i aşkın aday, okul öncesi öğretmeni olabilmek için aynı sınava girmiş ve kendi alanında atanabilmek için emek vermiştir. Ancak Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları olarak, doğrudan öğretmen yetiştiren bir programdan mezun olmamıza rağmen, alan dışı mezunlarla aynı öğretmenlik kadrosu için rekabet etmek zorunda bırakılıyoruz. Bu durum hem yıllarca verdiğimiz emeğin hem de öğretmenlik alanındaki uzmanlığımızın karşılığını bulmasını güçleştirmektedir.
Bizim talebimiz herhangi bir meslek grubunu hedef almak değildir. Her bölüm mezununun kendi aldığı eğitim ve uzmanlık alanı doğrultusunda değerlendirilmesini istiyoruz. Çocuk gelişimi alanında eğitim alan bireylerin kendi alanlarında istihdam edilmesine karşı değiliz; ancak okul öncesi öğretmenliği kadrolarının, öğretmen yetiştirmek üzere kurulmuş Eğitim Fakültelerinin Okul Öncesi Öğretmenliği mezunlarına ait olması gerektiğini düşünüyoruz.
Üstelik söz konusu olan yalnızca atama ve istihdam meselesi değildir. Okul öncesi dönem, çocuğun gelişimi açısından kritik bir dönemdir ve çocukların eğitimi ihmal edilemeyecek kadar değerlidir. Çocuklarla ilgili tüm uygulamalarda çocuğun üstün yararı gözetilmeli ve çocuklara nitelikli eğitim sunulmalıdır.
Bu nedenle TTK-9 sayılı kararın, alan yeterliliği, öğretmenlik mesleğinin niteliği ve çocukların üstün yararı temelinde yeniden ele alınmasını istiyoruz.
TTK-9 ivedilikle revize edilmeli, alan dışı atamalar sonlandırılmalı ve okul öncesi öğretmenliği kadrolarında Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları esas alınmalıdır.
Çocuklarımızın geleceği, nitelikli eğitim ve öğretmenlik mesleğinin itibarı için:
TTK-9 REVİZE EDİLMELİ,
ALAN DIŞI ALIMLAR SONLANDIRILMALI VE OKUL ÖNCESİ EĞİTİMİ OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLERİ TARAFINDAN VERİLMELİ!
#TTK9REVİZE
#ttk9revize
📣 MİLYONLUK BAŞARI SIRALAMASINDAN OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİNE: BU ADALET Mİ?❗
Okul öncesi öğretmenliği; doğrudan öğretmenlik eğitimi, alan bilgisi ve pedagojik yeterlilik gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Ancak bugün farklı eğitim süreçlerinden geçen mezunların aynı okul öncesi öğretmenliği kadrosuna yönlendirilmesi ciddi bir adalet ve liyakat sorunu oluşturmaktadır.
Üniversiteye giriş verileri arasındaki fark oldukça açık:
🎓 OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİ – SÖZ
📍 Boğaziçi Üniversitesi – 1.364
📍 Bayburt Üniversitesi – 21.410
🎓 ÇOCUK GELİŞİMİ – LİSANS / EA
📍 İstanbul Arel Üniversitesi – 868.691
📍 Mudanya Üniversitesi – 876.909
📍 Biruni Üniversitesi – 953.863
🎓 ÇOCUK GELİŞİMİ – ÖN LİSANS / TYT
📍 Iğdır Üniversitesi – 1.138.672
📍 Şırnak Üniversitesi (İdil) – 1.141.553
📍 Şırnak Üniversitesi (Silopi) – 1.174.062
📍 Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi – 1.272.818
📍 KTO Karatay Üniversitesi – 1.351.975
📍 Yakın Doğu Üniversitesi – 1.357.710
📍 Lefke Avrupa Üniversitesi – 1.361.327
📍 Avrasya Üniversitesi – 1.377.139
📍 İzmir Ekonomi Üniversitesi – 1.590.369
📌 Buradaki itirazımız kişilere değil, sisteme yöneliktir.
Soru çok açık:
❓ Üniversiteye girişte yüz binlerce, hatta milyonlarca sıra farkı bulunan; farklı puan türleriyle öğrenci alan ve farklı mesleki eğitimlerden geçen programların mezunları nasıl oluyor da aynı okul öncesi öğretmenliği kadrosunda eşdeğer kabul edilebiliyor?
Bizler Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunlarıyız. Dört yıl boyunca doğrudan öğretmenlik mesleğine yönelik alan eğitimi, öğretim yöntemleri, sınıf yönetimi, ölçme-değerlendirme ve öğretmenlik uygulamaları eğitimi alıyoruz.
Üstelik kendi alanımızın ÖABT sınavına giriyor ve aynı kadro için yarışıyoruz.
📌 Mesele “kim daha değerli?” değildir.
📌 Mesele, hangi mesleğin hangi eğitim ve yeterlilikle yapılacağıdır.
Çocuk gelişimi elbette değerli ve kendine özgü bir alandır. Ancak çocuk gelişimi mezunu olmak ile okul öncesi öğretmeni olmak aynı mesleki eğitim değildir.
TALEBİMİZ NET:
❗ Okul öncesi eğitimini, okul öncesi öğretmenliği eğitimi almış öğretmenler vermelidir.
❗ Alan dışı atamalara son verilmeli, öğretmenlik kadrolarında ilgili öğretmenlik lisans programı esas alınmalıdır.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Kendi alanımızda, aldığımız eğitim ve uzmanlığımız doğrultusunda adil bir istihdam istiyoruz.
TTK-9 REVİZE EDİLSİN❗
ALAN DIŞI ATAMALARA SON VERİLSİN❗
@TalatAtilla@meb_ttkb@TalipGeylan06@yilmaznazif@bdonmez44@tcmeb@Yusuf__Tekin@edipuzen@erolozvar@meb_ttkb@CelileErenOKTEN@yilmaznazif@YuksekogretimK@kursatkarasolak@leventkuruoglu@oguzozat
#ttk9revize
#AlanDışıAtamayaHayır
📣 MİLYONLUK BAŞARI SIRALAMASINDAN OKUL ÖNCESİ ÖĞRETMENLİĞİNE: BU ADALET Mİ❓
Okul öncesi öğretmenliği, çocukların eğitim hayatının temelini oluşturan; doğrudan öğretmenlik eğitimi, alan bilgisi ve pedagojik yeterlilik gerektiren bir uzmanlık alanıdır.
Ancak bugün karşı karşıya olduğumuz uygulama, bu alanın niteliği ve öğretmen yetiştirme sistemi açısından ciddi bir adalet sorunu ortaya çıkarmaktadır.
Üniversiteye giriş verilerine baktığımızda aradaki fark açıkça görülmektedir:
Okul Öncesi Öğretmenliği (SÖZ)
📍Boğaziçi Üniversitesi-2026
1364 başarı sırsı
📍 Bayburt Üniversitesi – 2026
21.410 başarı sırası
Çocuk Gelişimi Lisans (EA)
📍 İstanbul Arel Üniversitesi – 868.691
📍 Mudanya Üniversitesi – 876.909
📍 Biruni Üniversitesi – 953.863
Dahası, çocuk gelişimi önlisans programlarında başarı sıralamaları 1 milyonun üzerine çıkmaktadır.
Örneğin 2026 verilerinde;
📍 Iğdır Üniversitesi – 1.138.672
📍 Şırnak Üniversitesi – 1.141.553
📍 Şırnak Üniversitesi – 1.174.062
📍 Uluslararası Kıbrıs Üniversitesi – 1.272.818
📍 KTO Karatay Üniversitesi – 1.351.975
📍 Yakın Doğu Üniversitesi – 1.357.710
📍 Lefke Avrupa Üniversitesi – 1.361.327
📍 Avrasya Üniversitesi – 1.377.139
📍 İzmir Ekonomi Üniversitesi – 1.590.369
Bu öğrencilerin elbette eğitim alma ve meslek sahibi olma hakkı vardır. Buradaki itirazımız kişilere değil, sistemin kendisinedir.
Çünkü asıl soru şudur:
Üniversiteye girişte birbirinden yüz binlerce, hatta milyonlarca sıra fark bulunan; farklı puan türleriyle öğrenci alan ve farklı mesleki eğitimlerden geçen programların mezunları, nasıl oluyor da aynı okul öncesi öğretmenliği kadrosunda eşdeğer kabul edilebiliyor?
Bizler Eğitim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları olarak dört yıl boyunca doğrudan öğretmenlik mesleğine hazırlanıyoruz. Alan eğitimi, öğretim yöntemleri, çocuklarla eğitim süreçlerinin planlanması, sınıf yönetimi, ölçme-değerlendirme ve öğretmenlik uygulamaları gibi doğrudan öğretmenlik mesleğine yönelik bir eğitimden geçiyoruz.
Üstelik bu alanın kendi ÖABT sınavına giriyor ve aynı öğretmenlik kadrosu için yarışıyoruz.
Buna rağmen farklı eğitim süreçlerinden geçen kişilerin aynı kadroya yönlendirilmesi, yıllarca öğretmenlik eğitimi alan mezunların emeğini ve uzmanlaşmasını değersizleştirmektedir.
Mesele “kim daha değerli?” meselesi değildir.
Mesele “hangi eğitim, hangi mesleki yeterlilik için gereklidir?” meselesidir.
Bir mesleğin adı öğretmenlikse, o mesleğe yönelik lisans eğitiminin ve öğretmenlik yeterliliğinin esas alınması gerekir.
Çocuk gelişimi alanının kendine özgü ve değerli bir uzmanlık alanı vardır. Ancak çocuk gelişimi mezunlarının okul öncesi öğretmeni kadrolarına yönlendirilmesi, Okul Öncesi Öğretmenliği bölümünün mesleki sınırlarını ve mezunlarının istihdam hakkını doğrudan etkilemektedir.
Bugün binlerce okul öncesi öğretmeni atanmayı beklerken, alanımıza farklı programlardan mezunların dahil edilmesi nedeniyle oluşan rekabet eşit koşullarda gerçekleşen bir rekabet değildir.
Bizim talebimiz son derece açık:
Okul öncesi eğitimini, bu alanda uzmanlaşmış ve öğretmenlik eğitimi almış Okul Öncesi Öğretmenliği mezunları vermelidir.
Alan dışı atamalara son verilmeli, öğretmenlik kadrolarında ilgili öğretmenlik lisans programı esas alınmalıdır.
Çünkü çocukların eğitim hakkı kadar, öğretmenlerin de emeğinin, uzmanlığının ve mesleki hakkının korunması gerekir.
Milyonluk sıralamalardan öğretmenlik kadrosuna uzanan bu sistem sorgulanmalıdır.
Biz ayrıcalık istemiyoruz.
Kendi alanımızda, kendi eğitimimizle, hakkımız olan kadrolarda adil bir istihdam istiyor❗
@tcmeb@Yusuf__Tekin@edipuzen@erolozvar@meb_ttkb@CelileErenOKTEN@yilmaznazif@YuksekogretimK@kursatkarasolak@leventkuruoglu@oguzozat
#ttk9revize
#AlanDışıAtamayaHayır
Okul öncesi için mücadele eden her tweetin altına yorum atan 5-10 kişi var. Diğerleri nerede? kendi Twitter’ınız kullanamıyorsanız yeni açıp destek verin. Masa başında çürümek daha mı kolay geliyor size? Seçim de gelse ATANAMAYACAKSINIZ. Bunu idrak edemiyor musunuz?
#TTK9REVİZE
“Asıl okul öncesi bizim alanımızı gasp etti”
“Verilen hak geri alınamaz”
Hani ilkokulda bi arkadaşınızla tartışınca aynı şeyleri söyleyip laf soktuğunu sanarlar ya hah bunlar onlar işte. 😂😂#TTK9REVİZE
60 bin içinden yarısı bile okul öncesi öğretmenliği bölümünden değil bu haksızlığa dur denilmeli. ÇOCUK GELİŞİMCİ ÖĞRETMEN DEĞİLDİR. EĞİTİM FAKÜLTESİ MEZUNU ÖĞRETMENDİR.
#ttk9revize