Camels being abused in the tourist ‘trade’! 😡
They push these poor animals into every promotion for #Lanzarote, but forget to mention how they treat them 🙄.
SIGN! ➡️ https://t.co/Wwfuc79igF
🎦 Credit: Rubén Pérez.
İki cihan da iki yakanız bir araya gelmez inşallah. Bahçeleriniz bahar görmesin. Ocağınıza Şivan düşsün. O mazlumların ahı tutsun sizi. Lokmanız boğazınıza Dursun...
Bu drone işi giderek çirkinleşiyor. Aşağıdaki görüntülerde kuşun uçması için dibine kadar defalarca gidiyorlar. Bunu beğeni alır diye yapıyorlar. Beğenmek yerine tepkinizi belirtirseniz sanıyorum yapmazlar. @milliparklar ‘ın bu konuda da bir caydırıcı tedbiri alması önemli zira günden güne artıyor bu görüntüler
Animals are not ours to use and abuse!
Look at the baby tethered to keep her apart from her mother who is restricted with shackles around her feet.
The ‘man’ carries a bull hook to ensure the Elephants comply 😡.
Tourists ~ #DontBuyATicket 🎟️ EVER!! 🚫
Sürekli dövüştürülen ve sonunda ayağı sakat kalan bir Kangal, damızlık olarak tutuluyor. İstedikleri kadar yavru aldıktan sonra işlerine yaramadığı anda ise onu sokağa atacaklar.
Türkiye’de köpekleri üretip dövüştürenlere adeta ödül gibi cezalar veriliyor.
📣Manisa Şehzadeler'de Elektroşokla İşkence Edilen Can İçin Adalet: Failler Cezalandırılsın!
Bu dilekçeyi göndererek ve dilekçe kampanyasını paylaşarak bana destek olur musun?🙏
https://t.co/IEmX2x26xD
Yaban Hayatı Tehlike’de
Yaban hayatındaki yavru hayvanları “beğeni” uğruna yuvalarından koparmak, doğaya ihanettir.
Sevimlilik değil bu; bir yaşamı çalmaktır.
Yaban hayvanı evcil değildir. Dokunma, sahiplenme, mahvetme.
Doğa geri ister.
@milliparklar@tctar
Polis gelsin, jandarma gelsin” diye kahkaha atarak video çekiyorlar…
Çünkü korkmuyorlar.
Kolluk kuvvetinden çekinmeyen insanlar, suç işlemekten hiç çekinmez.
Türkiye’de sokak güvenliğinden bahsediliyor ama insanlar göz göre göre köpek dövüştürüyor,videolarını paylaşıp eğleniyor
Patara plajının kumlarını çaldılar.
Öyle üç beş kürek değil, 2 bin 168 kamyon dolusu çaldılar.
Göz göre göre talana herkes göz yumuyordu. Bir kişi hariç… Namuslu bir orman muhafaza memuru, sessiz kalmadı, hırsızlığı yargıya taşımak üzere zabıt tuttu.
Akp'nin Kaş ilçe yöneticisi müdahale etti, sakın zabıt tutma, biz bölge müdürünü aradık, sen burnunu sokma dedi.
Orman muhafaza memuru kabul etmedi, “değil bölge müdürü, cumhurbaşkanı bile gelse ben bu zaptı tutarım” dedi.
Vay sen misin bunu diyen…
Kaş kaymakamı derhal devreye girdi, orman muhafaza memuru derhal görevden alındı, cumhurbaşkanına hakaretle suçlandı, apar topar lojmanından bile atıldı.
E yok öyle tabii… Bu defa, Tarım Orman İş Sendikası'nın namuslu yöneticileri müdahale etti, Kaş kaymakamı geri basmak zorunda kaldı, orman muhafaza memuru görevine iade edildi.
Olay medyaya yansıdı.
Patara kumlarının nereye götürüldüğüne dair, hangi özel plaja döküldüğüne dair haberler çıktı.
Vay sen misin bu haberlere sebep olan… Hadi bakalım, müfettiş raporu bile olmadan, orman muhafaza memuru yine görevden alındı.
Bölgedeki diğer muhafaza memurları tehdit edildi, "sesinizi kesmezseniz, sizin sonunuz da aynı olur" filan denildi.
Namuslu orman muhafaza memuru geri adım atmadı, sendika aslanlar gibi direndi. Kaş kaymakamı hakkında suç duyurusunda bulunuldu, olay iyice dallanıp budaklandı, üstü örtülemez hale geldi, mecburen savcılık soruşturması açtılar.
Böylece, hırsızlığın çok daha büyük boyutlarda olduğu ortaya çıktı.
Depolanmış halde 3 bin kamyon kum ele geçirildi.
Namuslu orman muhafaza memuru ikinci defa görevine iade edildi.
Bu memur olmasaydı,dünya varolduğundan beri duran, mitoloji hazinesi, antik çağın başkenti, insanlığın mirası, Türkiye'de eşi olmayan yer, carettaların evi Yağmalanıyordu.
Bu memurun yüreği sayesinde her şey duyuldu ve durduruldu.
Tek başına başkaldıran bu namuslu orman muhafaza memurunun ismi ne biliyor musunuz?
Umut!
Umut Utku.
Vatana millete hayırlı evlat olsun temennisiyle yetiştiren annesi babası, geleceğe dair beklentilerini isim olarak vermişler oğullarına… Oğulları da isminin hakkını vermiş.
Hani bazen karamsarlığa kapılıp soruyorsunuz ya, umut var mı diye? Var dostlarım.
Umut'ları var bu ülkenin. Böyle yiğit, onurlu şerefli insanları hala var bu ülkenin.
Bir kişi bile kalsa, her şeyi değiştirmeye gücü yeten Umut'ları var...
“Denize, ufalanmış şekilde plastik çöp boşaltıyorlar!”
Sanatçı Akın Kemal, en önemli sahillerimizden Antalya Olimpos Sahili’nde bir skandalı ortaya çıkardı!
“Şu vatan size haram olsun. Hainsiniz!!
Bilir kişilerden aldığım bilgiye göre; evet bu plastik çöpler teknelerden, gemi ve yatlardan ufaltılarak denize boşaltılıyor!!
Denetim yok, bir şey yok.
Turizmi öldürüyorlar, balıklarımızı zehirliyorlar, onları biz yiyoruz bizi zehirliyorlar, geleceğimizi yok ediyorlar, paralarını İsviçrelerde biriktiriyorlar; çöplerini buraya bırakıyorlar; batan geminin malları görüyorlar.
Dünyanın en önemli sahillerinden biridir Olympos. Deniz kaplumbağalarının ürediği, dünyaca ünlü Likya Yolu’nun geçtiği sahildir.
Kaç haftadır buralardayım; dünyanın diğer ucundan turistler gelip bu yolu yürüyor.
Bu ülkenin değerini bizden çok daha iyi biliyorlar, altına yeminli imza atarım.
Ben bu tür içerikler üretmek zorunda kaldığım için çok üzgünüm… Her gün yeni bir şok yaşamaktan yoruldum.
Lütfen bildiğiniz bakanları, milletvekillerini etiketleyin, bu tür görüntüler gördüğünüz zaman çekip sosyal medyada paylaşın, duyurun, şikayette bulunun. Çünkü bunu başka türlü düzeltemeyeceğiz.
Herkes susmuş, tepkisiz.”
Fransa’da endüstriyel kaz ciğeri üretimi yapılan bir çiftlikte, kazların daha hızlı büyümesi için kursaklarına kadar uzatılan makinelerle zorla yem basılması izleyenlerin içini burktu.