Sayın ahalimiz, dün Silivri’de çok ağır şeyler yaşandı. Mahkeme heyeti 9 Temmuz’da duruşmayı bitireceğim diye ateş saçtı.
15 aydır tutuklu olan Ekrem Başkan’ın ifadesini ve dolayısıyla savunma hakkını kısıtlıyor, sorgu sırasını değiştiriyor.
Davanın Ekrem Başkan’dan sonra en çok suçlanan isimlerinden ve dinlenecek son tutuklu olan Fatih Keleş’in sorgusunu 10 Ağustos’ta başlayacak olan 2. celseye atıyor (Bu son derece marjinal bir durum).
Öyle ki Ekrem Başkan’ın “9 Temmuz’da değil de 14 Temmuz’da bitirirseniz hepimiz ve avukatlarımız hazırladığımız savunmalarımızı yapabileceğiz” demesine ve 5 gün gibi kısacık bir süre talep etmesine rağmen Heyet -asla anlayamadığımız bir şekilde- 9 Temmuz’da bitireceğim diye adeta gözü dönmüşçesine Ekrem Başkan dahil bir kısım meslektaşımızı, milletvekillerimizi ve izleyicileri duruşmadan men etti.
Bizler de duruşmayı terk ettik. Bir avuç insan dışında.
Bunun üzerine, Murat Ongun’un avukatının kalan savunması dinlenmedi, kesildi, sıradaki tutuklu alındı, onun da tansiyonu 19’a çıktı hastaneye kaldırıldı, ardından bir sonraki tutukluya geçildi.
Şimdi hepimiz kara kara düşünüyoruz; kalan son 1 tutukluyu dinlemeyecek kadar, 15 aydır bugünü bekleyen 2500 yılla yargılanan tutsaklarımızın hepi topu 2’şer 3’er günlük savunmalarını bile dinlemeyecek kadar, savunma haklarını ellerinden alacak kadar, savunmanın bütünlüğünü paramparça edecek kadar ne oldu?
9 Temmuz’dan sonra ne olacak?
Deniz Göktaş’ı hepimiz çok seviyoruz, yaşadıkları, her birimize yaşatılan her haksızlık kadar bizleri etkiledi fakat dikkati azıcık da Silivri’ye çevirmenizi rica etsem ayıp etmiş olur muyum?
Çünkü çoğunlukla farkında olmasak da fırtınanın gözündeyiz fakat en zifiri kısmına henüz girmedik. Bunu yazmaktaki amacım ise olan bitene dair farkındalığı uyandırmaktan ibarettir.
Başkanım popülizm kurbanı olmadığın tuzağa düşmediğin için çok teşekkür ederim. Teslim olmayan birilerini görmek çok iyi hissettiriyor @eczozgurozel ♥️
Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pahalı. Her şey inanılmaz pa
YALANLAR VE GERÇEKLER
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin bağlı kurumu İETT, 154 yıllık geçmişi ile Türkiye’nin en köklü ulaşım kurumudur ve alanında dünyanın en büyük 2.filosunu işletmektedir.
Bir kamu kurumu olan İETT’nin tüm iş ve işlemleri, İçişleri Bakanlığı ve Sayıştay gibi kurumlarca denetlenmekte ve onaylanmaktadır.
Son günlerde İETT’de çalıştığını iddia eden bir şahsın, kamuoyunda maksatlı olarak dile getirdiği ve bazı medya kuruluşlarında tekrar tekrar yayınlanan yalanlar nedeniyle, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına 4 ayrı başlık altında hazırladığımız yalanlar ve gerçekler bilgilendirmemizi ilginize sunarız:
❌YALAN 1: “Cihan D. İsimli şahıs İETT ile ilgili usulsüzlük iddiaları sebebiyle İETT tarafından işten çıkartıldı.”
✅GERÇEK 1: Söz konusu şahıs hiçbir zaman İETT’nin bir çalışanı olmamıştır.
İETT’nin hizmet alımı yaptığı yüklenicilerin birinde bir dönem çalışmış, çalıştığı firmadan usulsüz talepleri ve iş ahlakına uymayan davranışları sebebiyle 4 Aralık 2024 tarihinde işten çıkartılmıştır.
Daha önce çalıştığı firma hakkında iftira ve hakaret içeren davranış ve paylaşımları sebebiyle de ilgili firma tarafından 26 Aralık 2024 tarihinde savcılığa suç duyurusunda bulunulmuştur.
İftira ve hakaretlerini İETT üzerinden sürdürmesi sebebiyle İETT tarafından da, 3 Ocak 2025 ve 14 Mart 2025 tarihlerinde suç duyurusunda bulunulmuştur.
❌YALAN 2: İETT otobüslerine, eski ve ikinci el parça takılıyor.
✅GERÇEK 2: İETT’nin filosundaki tüm otobüslerinin bakımları, ulusal standartlardaki 18 farklı garajda gerçekleştirilmektedir.
Tüm bakımlara ek olarak değişimi gereken parçalar, orijinal ve sıfır parçalar ile değiştirilmektedir.
Bunun aksinin olması mümkün değildir.
Ayrıca İETT’nin tüm otobüsleri periyodik olarak ulusal araç muayene sistemi olan TUVTÜRK tarafından da onaylanmaktadır.
❌YALAN 3: Otobüslere, eski parça takılması sebebiyle firmaya ek ve haksız kazanç sağlanıyor.
✅GERÇEK 3: İETT’nin bakım onarım hizmeti kapsamında hiçbir firmaya yedek parça bazında bir ücret ödenmemektedir.
Bakım, onarım hizmeti içerisinde; arıza onarımı, hasar onarımı, temizlik, yol yardım gibi bir çok kalem iş bulunmakta olup, firma ödemeleri İETT araçlarının yaptığı km üzerinden hesaplanarak ödenmektedir.
İETT araçlarının sefere çıkmasını engelleyecek herhangi bir iş durumunda ilgili bakım-onarım firmasına cezai yaptırım uygulanabilmekte olup, İETT’nin yıllık sefer gerçekleştirme oranı tarihi rekorla %98’in üzerine çıkmıştır.
❌YALAN 4: İETT araçlarına eski parçalar takıldığı için arızalar arttı.
✅GERÇEK 4: İETT araçlarında, değişimi gereken tüm parçalar, marka ve modeline uygun olarak sıfır parçalar ile değiştirilmekte ve işlemler ilgili tüm mühendisler ve amirler tarafından da kontrol edilmekte ve onaylanmaktadır.
İETT’nin geçmiş yıllara göre kaza ve arıza oranlarına bakıldığında da %55’e varan oranda iyileşme gerçekleştirilmiştir.
2018 yılında Metrobüste 10 bin km başına 5.37 olan arıza oranı 2024 yılında 2.41’e gerilemiştir.
Otobüs filosunda ise 2018 yılında 3.43 olan arıza oranı 2024 yılında 2.9 seviyesine gerilemiştir.
Tüm bu gerçeklere ek olarak;
Söz konusu iddialarda bulunan şahıs, 10 Mart 2025 tarihinde bindiği bir İETT aracında, İETT Kaptanına söz konusu iddialarını İETT’nin itibarını zedelemek için yaptığını ve İstanbul’da bir ilçe belediye başkanı tarafından iyi şartlarda bir işe yerleştirildiğini beyan etmiştir.
Söz konusu itiraf videosu da İETT tarafından savcılığa ek olarak sunulmuştur.
YALANLAR VE GERÇEKLER
İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından şeffaf ve mevzuata uygun şekilde yürütülen açık ihale sürecine yönelik kamuoyunda maksatlı olarak dile getirilen yalanlar nedeniyle, kamuoyunu doğru bilgilendirmek adına 5 ayrı başlık altında hazırladığımız yalanlar ve gerçekler bilgilendirmemizi ilginize sunarız:
❌Yalan 1:
“İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB), İstanbul’da bu işi yapacak firma bulamayıp Hakkari’den firmaya ihale verdi.”
✅Gerçek 1:
İhale, 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’na göre herkese açık şekilde yapılmıştır. Kanun gereği, il bazlı kısıtlama getirilemez. Türkiye Cumhuriyeti sınırları içerisindeki tüm firmalar, şartları karşılamak kaydıyla ihaleye katılabilir.
❌Yalan 2:
“İBB, sürekli aynı firmaya iş veriyor.”
✅Gerçek 2:
Kazanan firma Eylül İnşaat Gıda Kozmetik San. ve Tic. Ltd. Şti., İBB ile ilk defa iş yapmaktadır. Firma, daha önce Hakkari, Van, Antalya ve Tuzla gibi yerel yönetim ve kamu kurumlarıyla çalışmıştır. Şartnameye uygun İşdeneyim belgesi mevcuttur.
❌Yalan 3:
“İBB’nin bu ihaleye özel bir firmayı seçtiği bellidir.”
✅Gerçek 3:
İhale 24.02.2025 tarihinde açık ihale yöntemiyle gerçekleştirilmiş, toplam 4 firma katılmış, en düşük geçerli teklif olan 141.942.208 TL + KDV ile Eylül İnşaat ihaleyi kazanmıştır. Yaklaşık maliyet 231.957.420 TL olarak belirlenmiştir. Firma, usule uygun olarak 11.03.2025 tarihinde sözleşme imzalamış, işin süresi 296 gün olarak belirlenmiştir.
❌Yalan 4:
“İBB, sadece şerbetli tatlı alımı için bu dev bütçeyi harcıyor.”
✅Gerçek 4:
İhale yalnızca şerbetli tatlıyı değil; unlu mamuller, taze börek, dondurulmuş pasta gibi ürünleri de kapsamaktadır. Yani bu ihale, İBB tesislerinde yıl boyunca sunulacak geniş kapsamlı gıda ürünlerini içeren bir alımdır.
❌Yalan 5:
“İBB bu ihaleyi Ekrem İmamoğlu’nun gözaltına alınacağından haberdar olduğu için aceleye getirdi.”
✅Gerçek 5:
Bu tür iddialar tamamen spekülatiftir.
•Hakkari merkezli şirketin kazandığı ihale: 24.02.2025
•Sözleşme tarihi: 11.03.2025
•Muş merkezli firmanın kazandığı ihale: 28.02.2025
•Ekrem İmamoğlu’nun gözaltı tarihi 19 Mart’tır: Mart ortası
İhalelerin her biri standart kamu ihale takvimi çerçevesinde planlanmıştır.
Bir ihalenin yapılması öncesinde, yaklaşık maliyet hesaplanması, ihale kayıt numarası alınması, idari ve teknik şartnamelerin hazırlanması, ihale ilanının hazırlanması, ilanın KİK’e gönderilmesi, ilanın yayımlanması ve ihalenin yapılması gibi aşamaları vardır. Bu aşamaların tamamlanabilmesi için de en az iki aylık bir süreye ihtiyaç bulunmaktadır.
Boykot, Anayasa’nın düşünceyi açıklama ve yayma özgürlüğü ile toplantı gösteri yürüyüşü hakkı kapsamında değerlendirilebilecek bir protesto biçimidir.
Anayasamızın 25., 26. ve 34. maddeleriyle güvence altına alınmıştır.