@phbbull@TandoganHazar Devlet mi Millet mi esas olan?
Osmanlıda bir devlet ve aklı vardı, sonuç?
Batırdı.
Ama millet ayağa kalktı ve yeniden kurdu.
Devlet aklı değil, millet aklı.
Edirnede 1915 seçimleri önçesinde Dr. Gürsel Şimşek yerel tv kanalında konuşmasında: Edirne'de 5 ysbancı şirketin 500 bin dönümden fazla toprak aldığını hatta Lalapaşa ilçesinde ekilebilir 24 bin dönüm arazinin yarısını aldıklarını söyledi. 11 sene öncesinin rakamları bu. Bende Edirne'de li akrabalarımdan bunu teyit eder şeyleri dinledim; makeme kapılarında eli çantalı adamlar tarla almak için bekliyor diuorlardı.
Çünkü maalesef çıkan bir kanun tarlaların satışını artırdı. Miras yoluyla elde edilen tarlalar 20 dönümden aşağı bölünemiyor artık. 30 dönüm bir tarlayı
2, 3, 4 kardeşin bölüşmesi imksnsız oldu. Antlaşmazlık ve inatta binince satışla sonuçlanıyor.
Hülasası dostum şehir efsanesi dediğin şey görebilene tüm çıpklaklığı ile ortada.
Ah birde üşenme araştır. Kırklarelinin Pınarhisar ilçesinin bir köyü, Avrupa birliği uyum bilmem nesinde pilot bölge seçildi. Çıkan kanun ile orda burda 5-10 dönümlük tarlalar nasıl bir araya toplanıp, köylünğn elindeki verimli topraklara el konulmuş gör. Yakın gelecekte senin Efsane Bill amcanın tarlalarıda bu şekilde bir araya gelince anlayacaksınız ne efsane ne gerçek.
Saltanat mı kalmıştı?
İstanbul 5 yıl İngiliz ve Frsnsız işgali altındaydı. Padişah halkı oyalamak ve milli mücadeleye katılımı engellemek için bir ingiliz anahtarıydı.
Ülke kurtultuktan sonra kaçtı zaten Vahdettin.
Çağırıp "aman haşmet mahım gel lütfen bizim kurtsrdığımız Anadoluyu, Trakyayı bir daha kaybet mi" diyeceklerdi.
Çok alaka! Biri yeni sisteme, Cumhutiyete zararı dokunmasınlar diye ülke dışına çıkarıyor diğeri kendi oğlunu ve onun bebesini, torununu boğduruyor, taht için.
Ülkeyi batıranlara, İngilize, Fransıza, Yunana teslim edenlere güzelleme yapmak için vatanı, İngiliz, Fransız, İtalyan Yunandan kurtaranlara sallamayı bırakın.
Siz tesisatcılıpın çok kolay, eğitim ve emek istemediğini mi düşünüyorsunuz?
Size göre doktorluk çok zor ve önemli öyle mi?
Yakın gelecekte göreceksiniz doktorluk diye bir meslek kalmayacak, Yapay Zeka bu işi yapacak. Zaten şu an bile genç doktorların çoğu yapay zekaya sorarak tanı koyuyor.
Oysa tesisatcılık gibi el becerisi isteyen işler ustalara para kazandırmaya devam edecek.
Siz istediğiniz kadar o insanların bilgi ve becerisini küçümseyin onlar sizlerin parasını almaya devam edecek.
Ekonominin asıl dayanağı güvendir.
Yer yüzünde insanlığın en güvendiği araç ise altın olmuştur tarih boyunca.
Toprak bile altının yerini tutamaz.
Çünkü taşınamaz. Çünkü bir ülke, bşr şehir hatta bir köy içinde bile bşr miktar toprağın farklı ederi vardır.
Altının yerine başka bir şey koymak yada yok saymak oluru olan bir şey değildir.
Eder kaç para maliyeti olduğuna göre değil talebine göredir.
Bu uzman (!) bile itiraf ediyor. Maliyetinin 5 katı ederi var diye.
İşte bu altının cazibesi, vazgeçilmez oluşu.
İnsanlar hakkında kati kanaatta bulunmayın.
Son demde kimin ne üzerinde bulunacağını kimse bilemez.
Yunus suresini unutmayın.
Kavminden peygamber bile umudunu kesip gitmişti ama sonunda o günahkar kavim afedildi ve peygamber ise bir nevi cezaya muhatap oldu.
Siz kimsiniz ki Tanrını bir kulunu cennete yada cehenneme koyuyorsunuz.
Öyle bir yetkiniz mi var?
Adam gayet samimi bir şekilde inancını dile getirmiş.
Bu O'nun camiasında ki bir insan için aforoz edilmek demektir.
Profesörlerinde saçmalama hakkı vardır.
Yalıya sanki zorla zincirlemişler gibi anlatıyor.
Oturma joca. Sat.
Git başka yerde otur.
Bırak oturmasını, kahve içmesini, keyfini sürmeyi bilenler otursun.
Bunca derdin içinde birde sen yalıda yaşıyorsun diye dertlenemeyeceğiz.
Boğaz manzaralı bir yalıda yaşayan profesör, “Yalıda yaşamak gerçekten rezillik” diyerek yaşadığı zorlukları tek tek anlatıyor. Dinledikçe insanın “Gerçekten ne kadar zor bir hayatmış” diyesi geliyor.
Evet haklısınız Ahmet Arif çok güzel söylemiş. "Havva anan dünkü çoçuk sayılır, Anadolu'yum ben" diyerek.
Ama Adem ve Havva tarihi tamamıyla Yahudi tarihi ve dini bilgilerine göre anlatılmış ve ezberletilmiştir. Havva adı kuranda bile geçmez. Yahudilikten kobyadır.
İşin ilginci ise, İbranice ve Arapcanın temeli olan Aramiceye göre Havva yılan demektir.
İşin aslı sevgili dost ne anlatılan tarih orijinal nede din. Herşey birer anlatı tarihi olarak kulaktan kulağa şekillenmiş.
Göbeklitepeye gelince o ve diğer Taş tepeler birer taş kütüphane.
Çok şey anlatıyorlar ama anlayana.
Yorumlarda kaplumbağları beğenmeyip heykeltraşa sallayan arkadaşlar var. Akıllarınca şaka yapıyorlar. Keşke Deniz hocanın ne dediğini iyi okusaydınız yazıda. Cin Ali kitsbı okur gibi sadece resimlere bakıp yotum yazmayın. Hiderlezde yspılan lağıda dilek yazıp gömme ritüelinden bahsetmiş hoca. Buranın ve bu dönemin insanlarıda kapıda yazmak yerine bşr kaplumbağ heykelciği yaparak bunu toprağa gömmüşler. Yani bunu heykeltraşlar değil normal halk yapıyor. Ve bir süs objesi olarak değil yapıp amacı.
Kendi Uçurumuna Koşan Tren: Modern Neokolonyalizm 🚂💥
Yoksul ülkeler topraklarını ve minerallerini üç kuruş nakit uğruna feda ediyor. Zenginler ise bu değeri son damlasına kadar çekip alıp geride kurumuş bir doğa ve tükenmiş kaynaklar bırakıyor. 🌍💸
Ama bu uzağı göremeyen, tehlikeli bir oyun.
Lokomotifini yürütmek için bindiği trenin ahşaplarını, raylarını söküp fırına atan birini düşünün... Yakıt bittiğinde veya zemin çöktüğünde eldeki o kağıt paralar kimseyi kurtarmaya yetmeyecek.
Sınırsız hırs, sınırlı kaynaklarla sürdürülemez. Temel yıkıldığında servetin hiçbir anlamı kalmaz! 🛑
#Neokolonyalizm #Ekoloji #KüreselAdalet #Gelecek #Sürdürülebilirlik