@Akparti ortada arada gözüken futbolcular olmasa konunun dünya kupası değil de akp seçim çalışması olduğunu düşünürdük. Neyse ki 1-2 kez futbolcular gözüküyor
@Kemal190712@Akparti Bilip bilmeden ezbee cevap vermeyi kes o zaman. Bu yaptığın iftira atmak oluyor. İki gram inancın varsa bunun da allah katında günah olduğunu biliyor olman lazım. (profilinde müslüman yazıyor ya :) )
@Kemal190712@Akparti gir bak bakayım erdoğan ile ilgili kaç paylaşım yapmışım. akp yaptı diye kendini milli takımın önünde kullanmak zorunda değil. Milli takım da siyasi bir oluşum değil kemal bey
@n_o_n_a_m_e9@magicOsmann hollanda japonyayı yürüyerek yener diyen birinin futbolla ilgili bilgisinin olma ihtimali yok. zorlanarak mı yeniyor yoksa yenemiyor mu maç sonunda görüşürüz
Son iki Tokyo Game Market ziyaretimde ve Japonya seyahatlerimde satın aldığım Japon ve Kore kutu oyunları. Japon oyunlarından oluşan koleksiyonum her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Sanırım şu an tüm koleksiyonumun yaklaşık %15-20'si Japon ve Güney Koreli tasarımcıların oyunlarından oluşuyor. Özellikle ana akım dışında kalan, özgün fikirler sunan Asyalı tasarımcıları keşfetmekten büyük keyif alıyorum.
Son iki Tokyo Game Market ziyaretimde ve Japonya seyahatlerimde satın aldığım Japon ve Kore kutu oyunları. Japon oyunlarından oluşan koleksiyonum her geçen gün büyümeye devam ediyor.
Sanırım şu an tüm koleksiyonumun yaklaşık %15-20'si Japon ve Güney Koreli tasarımcıların oyunlarından oluşuyor. Özellikle ana akım dışında kalan, özgün fikirler sunan Asyalı tasarımcıları keşfetmekten büyük keyif alıyorum.
Özellikle son zamanlarda bana sık sık aynı soruyu soruyorlar:
“Neden bu kadar çok Japonya’ya gidiyorsun?”
Yeni tanıştığım insanların ilk tahmini genelde iş için gittiğim oluyor.
Oysa yaklaşık 10 yıldır çevremdeki herkese Japonya’yı öneriyorum. Son 2 yıldır da Türkiye’den Japonya’ya ciddi bir ilgi başladı.
Peki nedir bu Japonya’nın olayı?
Neden 12 saat uçmayı göze alıp tekrar tekrar aynı ülkeye gidiyorum?
Bunu son dönüşümde, havalimanında uçağımı beklerken düşündüm.
10 yılda yaşadığım yüzlerce küçük anı hatırlıyordum.
Hiç göz teması kurmayan Japonları…
Restorandan çıkarken çalışanların vedasını…
Bir şey sorduğumda yardım etmek için gerçekten çaba göstermelerini…
Japonya’ya giden herkesin ortak yorumu genelde aynı oluyor:
“Japonlar ne kadar kibar, ne kadar saygılı, hizmet ne kadar iyi.”
Ama o gün fark ettim ki aslında mesele bu değil.
Biz bazen bunu kişisel algılıyoruz.
Sanki bize özel davranıyorlarmış gibi.
Oysa davranmıyorlar.
Onlar herkese böyle davranıyor.
Taksi şoförü de, restoran sahibi de, market çalışanı da birbirine aynı saygıyı gösteriyor.
Kurallar turistler için değil, herkes için geçerli.
Özel olan ben değildim.
Sadece insanların saygı görmeyi varsaydığı bir toplumun içindeydim.
Ve galiba beni tekrar tekrar oraya çeken şey de buydu.
Çünkü dönüş günü beni bekleyen şeyleri düşünüyordum.
Verdiğim siparişin gerçekten geleceğinden emin olamamak…
Aylardır çözülemeyen banka sorunları…
İnsanların metrodan inenlere öncelik vermeden içeri dalması…
Yolda yürürken yere tükürenler…
Bağırış çağırışın sıradan kabul edilmesi…
Birkaç hafta boyunca farklı bir dünyada yaşamıştım.
İnsanlara yardım etmenin normal olduğu bir dünyada.
İyi hizmetin olağanüstü değil, beklenen olduğu bir dünyada.
Doğru olanı yapmanın alkış gerektirmediği bir dünyada.
Uçağa binerken kapıdaki görevli eğilip:
“Japonya’yı ziyaret ettiğiniz için teşekkür ederiz.” dedi.
Ben de eğildim.
“Bana ev sahipliği yaptığınız için teşekkür ederim.”
İlk kez gidenlerin yorumu:
“Japonlar çok kibar = Beni seviyorlar.”
Birkaç kez gittikten sonra anlıyorsunuz ki:
“Japonlar çok kibar = Seni sevip sevmemeleriyle hiçbir ilgisi yok.”
Japonya’daki nezaket, bireysel bir özellik değil; kültüre işlemiş bir sosyal düzen.
Arkadaş olsanız da, yabancı olsanız da…
Size aynı saygı gösteriliyor.
Ve bir süre o düzenin içinde yaşadıktan sonra, insan en çok onu özlüyor.
@Nasardae Endeavor Deep Sea, Eternal Decks, Akropolis, Project L, Castle Combo, That's not a hat, Sagrada, Nidavellir, Flip 7, Modern Art ilk etapta aklıma gelen çok iyi oyunlar