Devrimciliği, lüks mekânlarda lüks sofralarda bir azınlığın yiyip içmesi sanıyorlar.Oysa devrimcilik,herkesin istediği sofraya kolayca erişebilmesini sağlayacak bir düzen kurmaktır.
İşte bu yüzden devrimcilik konusunda anlaşamıyoruz.Rol yapmaya gerek yok.
Bolu Belediyesi davasında savunma yapan Tanju Özcan:
Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım.
İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım.
🔴 Bolu Belediyesi davasında savunma yapan Tanju Özcan:
🗣️ Serbest kalmak istiyorum. Oğluma kız istemek istiyorum. Suya sabuna dokunmadan evde kedi gibi oturacağım.
🗣️ İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım
🔗 https://t.co/3KAKN2B3Z4
⬇️https://t.co/zd2RrtgT98
⬇️https://t.co/EVuqivHroy
Tanju Özcan, hayatı zorluklarla ve bedel ödemekle geçen sığınmacılara ve Kürtlere demediğini bırakmazdı. Şimdi kendisi bedel ödemeye başlayınca "İsterse Öcalan’ı çıkarsınlar, isterlerse mültecileri doldursunlar umurumda değil. Evimde kedi gibi hiçbir şeye karışmadan oturacağım" noktasına geldi.
Tabii bir yandan cezaevi zor, ortada hukuk yok, "boyun eğdim" mesajı verip çıkmaya çalışıyor. Ama diğer yandan, siz hiç Selahattin Demirtaş'tan, Can Atalay'dan, hatta Osman Kavala'dan bu tür bir beyan duydunuz mu? Bedel ödemezken atıp tutmak kolay ama dava adamlığı bedel ödemeye başlayınca ortaya çıkıyor.
Yılmaz Erdoğan’ın niteliksiz işlerinden ne zaman kurtulacağız? Snatch’ten beceriksizce araklamalar, sersem şebelek diyaloglar. Yine hikayeyi Sarı Saruhan’ın üstüne yıkıp geçmiş.
Organize İşler harika bir filmdi. ‘Organize İşler: Sazan Sarmalı’ hayal kırıklığı yaratsa da Kıvanç Tatlıtuğ faktörü sayesinde bir nebze olsun sineye çekilebilen bir devam filmiydi. Ancak ‘Organize İşler: Karun Hazinesi’ serinin ruhundan uzaklaşmış, ticari kaygılarla hazırlanmış yetersiz bir yapım. İlk filmde Yılmaz Erdoğan’a Erdal Tosun, Tuncer Salman ve Öner Erkan gibi harika isimler eşlik ediyordu, sonraki yapımlarda Rıza Kocaoğlu, Ersin Korkut ve Okan Çabalar gibi isimlerle devam edilmesi, oyunculuk performanslarından senaryonun niteliğine kadar yaşanan düşüşü net bir şekilde gösteriyor maalesef. İlk filmin kendine özgü atmosfer ve karakter derinliğini giderek kaybettiler.
İlk filmde yan rolde izlediğimiz Ezgi Mola’nın ikinci filmde Yılmaz Erdoğan’ın sevgilisi olarak karşımıza çıkması, Demet Akbağ’ın ise ilk filmdekinden farklı bir rolle yeniden hikâyeye dâhil edilmesi, serinin kendi geçmişiyle kurduğu bağı zayıflatan tercihler. Bu tür değişiklikler, karakterlerin ve hikâyenin inandırıcılığını da olumsuz etkiliyor.
Karun Hazinesi’nde Kıvanç Tatlıtuğ’un karakterini Uraz Kaygılaroğlu ve Sermet Yeşil gibi isimlerle destekleyerek iyi bir iş ortaya çıkarma çabası da Uraz ve Sermet Yeşil’in iyi performanslarına rağmen beklenen sonucu vermiyor. İlk Organize İşler kült bir filmdi. Devam film/projeleri ise bu kültün ruhunu yaşatmak yerine yavaş yavaş tükettiler. Yılmaz Erdoğan umarım Vizontele kültünü de benzer bir hayal kırıklığıyla gölgelemez.
Uraz kaygılaroğlu’nun oyuncu olup şu performanslardan milyonlar kazandığı dünyada herkes her şeyi başarabilir ne olursa olsun hayattan ümidinizi kesmeyin
Yaparsın lüks konutları, avmleri, şık ofisleri vadiye... adını "vadi" de koyarsın hatta "doğa sever proje gibi dursun vitrinde" diye... Hiç demez misin vadi neydi? Coğrafya dersini hatırla, vadiler nasıl oluşur? Akarsuyla! Aşınmayla!!! O su ki hep yatağını bulur.