Kızımı öldürdü bu şahıs 16 yaşındaki Hiranurun toprak altında katili Hüseyin Arda Şark bu ülkenin vergileri ile paşa gibi besleniyor ağırlaştırılmış müebbet bile verilmedi adalet arayışımda lütfen bana destek olun Hira sizin kızınız da olabilirdi?
#hiranuraygariçinadalet
Cumhuriyet Halk Partimizle ilgili mutlak butlan kararı verilmiş olması; Türkiye’de hukukun, demokrasinin ve millet iradesinin nasıl ağır bir baskı altında bırakıldığının en açık göstergelerinden biridir.
Üstelik burada en dikkat çekici ve en vahim noktalardan biri şudur… Henüz ceza davaları sonuçlanmamışken, mahkemenin fiilen “seçime hile karıştırıldığı” yönünde bir kanaat ortaya koyması; ceza mahkemesinin yerine geçerek hüküm tesis etmesi anlamına gelmektedir. Oysa hukuk devletinde hiç kimse, hiçbir kurum; kesinleşmemiş bir yargılama sürecinin yerine geçemez.
Anayasa’nın 79. maddesi açıktır. Seçimlerin yönetimi ve denetimi Yüksek Seçim Kurulu’nun yetkisindedir ve YSK kararları kesindir.
Seçim süreçlerinin yönetimi ve siyasi partilerin kongre iradesi konusunda yetkinin hangi kurumlarda olduğu anayasamızda da açıkça belirtilmiştir. İl ve ilçe seçim kurullarının görev ve yetkileri ortadayken bu sınırlar aşılamaz.
Elbette ortada bir yargı kararı vardır ve hukuk devletinde hiçbir karar yok sayılmaz. Ancak hukuki süreçler; siyasi partileri zayıflatmanın, bölmenin ya da tasfiye etmenin aracı hâline de getirilemez.
Amaç; Cumhuriyet Halk Partisi’ni kendi içinde tartışmaların içine çekmek, birlik duygusunu zedelemek ve Türkiye’nin ana muhalefetini etkisiz hâle getirmektir.
Böyle bir sürecin Türkiye’ye hiçbir faydası yoktur. Tam tersine bu tablo; toplumsal kutuplaşmayı derinleştirir, siyasete olan güveni zayıflatır ve yalnızca iktidarın ekmeğine yağ sürer.
Bu nedenle yapılması gereken; gerilimi büyütmek değil, aklıselimle hareket ederek partinin kendi iradesiyle 1-2 ay içerisinde kongre kararı alacağını açıklaması ve süreci demokratik teamüller içerisinde işletmesidir.
Bu süreci birlik ve beraberlik içerisinde, sükûnetle atlatmak; bize umudunu bağlamış milyonlarca insana karşı en büyük sorumluluğumuzdur. Ben dahil bu sorumluluktan hiçbirimiz kaçamayız.
Bu süreçte birlik ve beraberliğimize zarar verecek tutum ve söylemlerden özellikle kaçınmak gerekmektedir. Aksi takdirde bu kararları alanlar ve bu tartışmaları büyütmek isteyenler amaçlarına ulaşmış olacaktır.
Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve toplumsal tablo ortadayken, iktidarın önümüzdeki dönemde baskın seçim dahil her türlü siyasi hamleyi gündeme getirme ihtimalinin de oldukça yüksek olduğu unutulmamalıdır.
Bugün ihtiyaç duyulan şey; sadece Cumhuriyet Halk Partisi’nin kendi içinde kenetlenmesi değildir. Türkiye’nin demokrasiye, hukuka ve millet iradesine inanan tüm muhalefet kesimlerinin ortak akıl ve ortak vicdanda bir araya gelmesidir.
Ben size iktidara gül bahçesinden geçerek gitmeyi vadetmiyorum.
Ben size acıya katlanmayı ama teslim olmamayı vadediyorum.
Ben size onur, haysiyet, cesaret ve mücadele vadediyorum!
Çok üzgünüm… Tarihimizi bizlere sevdiren, yeri asla dolmayacak olan kıymetli İlber Ortaylı hocamızı kaybettik. Bu ülkeye kattığın her şey için sonsuz teşekkürler Hocam.
Allah rahmet eylesin, mekanı cennet olsun.
Sene 98 . Anasınıfına başlıyorum. Okulun ilk günü. Öğretmen bize koridorda buraya yaklaşmayacaksınız dedi. Sadece 1 kez.
Ben yakınında yıllarca öğrenci görmedim. Şimdi bir okul koridorunda şunların bulunduğunu düşünebiliyor musunuz?
Ne değişti peki ???
Beyoğlu tacizcileri tahliye oldu.
Mahkeme 1 sanığı 9 yıl, diğer sanığı 7 yıl 6 ay hapis cezasına çarptırarak tutuklulukta geçirdikleri süre gerekçesiyle tahliyelerine karar verdi.
Motokurye Samet Özgül cinayeti davasında iki sanık hakkındaki beraat kararına, anne Hacer Baran isyan etti:
"Türkiye dinle beni, bir evladım öldü, iki kişi serbest kaldı."
20 ayrı suç sabıkası olan failler serbest bırakıldı!
Unutma unutturma !