Kur'an'dan uzak kalan kalp unutur:
Kim olduğunu unutur
Niçin var olduğunu unutur
Nimetleri vereni unutur
Verdiği sözleri unutur
Ölümü ve hesabı unutur
Cenneti ve cehennemi unutur
Ve sonunda unutulur.
Cumamız mübarek olsun.
#langistemiyoruz
“Dün 'Devletten büyük güç yoktur, suyunuz ısındı' sözlerinin akabinde sabah saatlerinde #AdanaEmniyeti Alparslan Kuytul hocaya operasyon yapıyorsa, bizim de söyleyecek birkaç kelamımız vardır elbet…
Kimseyi yahut hiçbir kurumu tezkiye edecek değiliz; lakin bir Müslüman olarak yaşananlara da sessiz kalamayız.
Gelelim tezat meseleye: Kendi beşeri kanunlarının icra edildiği mekanlarda, TBMM Genel Kurul Salonu'nda kalın ve süslü harflerle “Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir” yazıyor.
Sizin düşünce yapınıza göre milletin olan bir yetki, nasıl olur da devlete devredilebilir? Millet; her kişinin, her kurumun üzerindeki asıl güç değil midir? Bu yapılanlar ile kendi fikri temeliniz arasında açık bir tezat yok mu?
Bizler içinse asıl olan şudur: “Egemenlik/hakimiyet kayıtsız şartsız Allah’a aittir.”
O’nun üzerinde ne bir otorite ne de bir hükümran vardır; Allah’ın mülkünde yalnızca O’nun hakimiyeti geçerlidir.
Bu hakikatten soyutlanıp kendini yüceltenlerin tarih sahnesindeki akıbetlerinin ne olduğu, gören gözler için gizli değildir.”
Mekke Anlaşması ve İslam Birliği tartışmaları bağlamında ümmetimizin yaşadığı çoklu organ yetmezliğini, birbirine yetememesini ve başlıca sebebini konuştuk:
KÜLTÜREL ZEHİRLENME
#pazar
https://t.co/JzKoxEDh4J
Biz hiç kimseyi, hiç bir cemaati Allah adına tezkiye edecek değiliz. Ancak şu kimsenin inkar edemeyeceği bir hakikat ki CB Bürokratı dün tehdit etti bugün Furkan Cemaatine operasyon yapıldı. Demek ki yargı bağımsızlığı, kuvvetler ayrılığı sadece bir şehir efsanesi imiş.
Türkiye bu hukuk sistemi ile nereye gidebilir?
Milletvekilliği yapmış CB Danışmanının tehdit paylaşımın sabahında bir vakfa ve yöneticilerine sabah operasyonu yapılıyorsa artık emniyet ve yargı kurumlarının işleyişin hukukiliğinden bahsedilemez. Bu ülkede kolluk kuvvetlerinin yanında zafer işareti yaparak "Sayın Öcalan'a Özgürlük" diye slogan atan amigoya kelepçe takılmıyor da İslami camiaların hocalarına, vakıf yöneticilerine bu muamele reva görülüyorsa 28 Şubat yeni rengiyle hortlatılıyor demektir.
Aysbergin Görünmeyen Kısmı
Şimdi aysbergin görünmeyen kısmı da ortaya çıktı...
Trump, dün yaptığı açıklamada şöyle diyor:
"Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzalamış olmalarını görmekten büyük mutluluk duyuyorum.
Söz konusu üç ülkenin büyük liderlerini tebrik ediyorum. Bu büyük, cesur ve önemli bir ilk adım. İnanılmaz.”
Pakistan Başbakanı Şahbaz da Trump'a takdiri için teşekkür ediyor.
Hocam, aysbergleri karıştırdın sanırım...
Kültürel zehirlenmeden kaynaklı çoklu organ yetmezliği...
İslam ümmetinin neden bir vücudun azaları gibi olamadığının çok yerinde bir tespiti.
Allah razı olsun @abdurrahimsen hocam
Hizb-ut Tahrir’in kurucusu, değerli alim ve hareket önderi, Şeyh Takiyyuddîn en-Nebhânî’yi ölümünün 40. yılında rahmetle anıyoruz.
#TakiyyudinEnNebhani#Hilafet#HizbutTahrir
Batı’nın Putları İle İmtihanı
🖊Batı, propaganda ve bilgi savaşında başarı olmayınca “putları yemeye” sıra geldi.
🖊İngiltere, Gazze kamuoyunun oluşmasına en büyük katkıyı sağlayan #HizbutTahrir’i yasaklamak için kendince fırsat buldu.
#GazaStraving
https://t.co/ZiiAUwPr6a
Basın Açıklaması
Hiçbir Gerekçe, Suriye Hükümetinin Rusya’nın Müslümanlara Yaptıklarını Görmezden Gelmesini Haklı Çıkaramaz
#HizbutTahrir
Merkezî Medya Ofisi
https://t.co/DWDztiOpNZ
Trump'ın Mekke Anlaşması hakkında yaptığı açıklama:
"Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan’ın nihayet Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nı imzaladıklarını görmekten büyük mutluluk duyuyorum. Bu, Orta Doğu’nun nasıl bir araya geldiğini ve ülkelerin nihayet kendilerini daha etkili bir şekilde savunabileceklerini gösteriyor. Üç ülkenin büyük liderlerini tebrik ediyorum. Bu, büyük, cesur ve önemli bir ilk adım."
Açıklamadaki "nihayet" ifadesi bile Amerika'nın bu anlaşmayı uzun zamandır planladığını ve çok memnun olduğunu gösterir. Trump'ın anlaşmanın önemli bir "ilk adım" olduğunu vurgulaması ise anlayanlar için çok şey ifade ediyor.
Soruyorum; Mekke Anlaşması işgalci varlığın güvenliği ve Ortadoğu'daki Amerikan çıkarları için mi imzalandı yoksa bu anlaşmayla temelleri atıldığı söylenilen "İslam Birliğini" Trump'ta mı istiyor!
Şimdi Trump'ın övdüğü Mekke Anlaşmasını bir de aşağıdaki videoyu izleyerek yorumlayın.
Kimse kimseyi kandırmasın. Süleymancılar cemaatine yönelik operasyon devamlı altı çizildiği gibi sadece mali suç kapsamında değildir.
Bu siyasi bir operasyondur. Devlete beyat etmemekle alâkalı da değildir. Zira bu cemaatin devlet ile sorunu hiç olmamıştır.
Ancak hükümete muhalif olmanın bedelini ödemektedirler.
Düşünce ve metodları konusunda her ne kadar farklı düşünsekte, bugüne kadar zulme uğrayan Müslümanların yanında yöresinde göremesekte, Gazze gibi esasi konularda dahi meydanlarda bulamasakta İslami camialara yapılan her baskı karşısında direnç göstermek gerekir.
Sonra birileri sarı öküzü vermeyecek idik diye çok hayıflanır.
#SuçumuzNe
CB Başdanışmanı Oktay Saral'ın İslâmî bir vakfın başkanına yönelik sarfettiği sözler kapıldıkları büyük kibrin alametidir.
Bu sözler 28 Şubat sürecinde askerlerin söylediği sözleri anımsatmaktadır.
Saral: "Devletten büyük hiçbir güç yoktur."__"Bu ülkede son sözü din tüccarları değil devlet, şahıslar değil millet, karanlık yapılar değil hukuk söyler!" demiş.
Normal bir hukuk devletinde bunu sosyal medyadan yazabilir mi? Hayır.
Sırtını dayadığı yerden güç almasa bu yaptığının hukuki bir karşılığı olur mu? Evet.
İnsanlara parmak sallamak, tehdit etmek ve had bildirmeye kalkmak bürokratik görev tanımı içerisinde yer alıyor mu? Hayır.
Anlaşılan odur ki yüksek rakımlı Çankaya'nın yerini tepeden bakan Beştepe almış.
Hâlbuki Allah Azze ve Celle Lokman süresinde şöyle buyurmuştur:
"Kibirlenerek insanlardan yüzünü çevirme ve yeryüzünde böbürlenerek yürüme. Çünkü Allah, kibirle kasılan, kendini beğenmiş, çokça övünüp duran hiç kimseyi sevmez.
Ama öyle kınama mesajları yayınlayan, Trump ile iş tutup Gazze edebiyatı yapan bir devlet değil! Allah'ın pak ve güzide nizamına göre kurulan bir İslâm Devleti.
Basın Açıklaması
Mekke Anlaşması Ümmetin Değil ABD’nin Çıkarlarını Korumaktadır
"Bu ülkelerin yönetimleri, ortak tarihi bağı, Müslümanların kardeşlik ilişkisini ve İslami dayanışma ruhunu gerçekten önemsemiş olsalardı Gazze’yi yüzüstü bırakmazlardı. Elbette biz onları bir araya getiren şeyin Allah rızası olmasını isterdik, ittifakı kurduran iradenin kendilerine ait olmasını, böylece bu güçleriyle Gazze’yi işgal eden Yahudi varlığını mübarek topraklardan söküp atacaklarını söylemelerini beklerdik. Ama ne anlaşmada ne de yaptıkları açıklamalarda böyle bir şey görmedik, aksine bu ittifakın NATO’nun bir alternatifi olmadığını ve ABD’nin menfaatleriyle de çelişmeyeceğini söylediler..."
Basın Açıklamasını okumak için yorumdaki linke tıklayın 🔻
Ahmet Davutoğlu siyaseti bırakmış Gelecek Partisi'ni de kapatmış.
Gerekçe olarak da "Kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz."demiş.
Türkiye'de siyaset yeni kirlenmedi daha önce de kirliydi.
Davutoğlu en başından beri bu seküler düzen içerisindek kirli siyasetin parçası oldu. Ak Parti'deyken de Gelecek Partisi'ni kurduğunda da.
Bu zeminde siyaset yapıp temiz kalmak mümkün değil zira siyasetin dayandığı laik demokratik düzenin kendisi kirlidir.