Bir abim korktuğun şeyi çekersin, hiçbir şeyin sana zarar vermeyeceğine dair saçma sapan bir inanca sığın demişti, hayatta aldığım en iyi öğütlerden biriydi.
Sana nazar değeceğini düşünürsen ona izin verir, onu çekersin. Nazar, ona korkana değer diye boşuna dememişler.
Fakirlikten, yoksulluktan, başarısızlıktan ya da diğer kötü ihtimallerden korkmam, o ihtimalleri büyütmem.
Bir işe mi girdim, sadece "iyi şeylere" odaklanırım, bir ilişkiye mi başladım tüm olumsuz ihtimalleri es geçerim.
Yeni bir şehre taşındım diyelim.
Ya yalnız kalırsam, ya ısınamazsam, ya pişman olursam? diye geceleri uykumu kaçırmak yerine, burada ne güzel şeyler keşfedeceğim, hayatım tamamen "iyi" yönde değişecek diye düşünürüm, hayaller kurarım.
Sağlık meselesinde de böyle.
Her baş ağrısında tümör düşünen adam hasta olmasa da hasta gibi yaşar. Bedenine güvenen, onu dinleyen ama ona ihanet etmeyen adam çok daha uzun soluklu gider.
Ya da bir gün kötü beslendi diye sağlığının bozulacağını insanlarda er ya da geç sağlıklarını bozar.
Ve çoğu zaman kötü olan sizi ıskalar, biz farkında olmadan sadece "boktanlıkları" hayatımıza isteyerek çekiyoruz, onu fark ettim.
Zihin, baktığın yöne doğru gider.
Tehlikeye kilitlenen göz tehlikeyi büyütür, fırsata kilitlenen göz fırsatı görür.
Bu sihir değil, dikkat meselesi.
Ve dikkat alışkanlıktır - her gün, her düşüncede az az şekillenir.
En büyük silah, hazır hissetmeyi beklememektir.
Bir arabanın aküsü, motor çalıştıkça dolar. Akünün dolmasını bekleyip sonra marşa basmaya kalkan, o arabayla hiçbir yere gidemez. Kaygı da depresyon da insana tam olarak bunu söyler: Önce enerjin gelsin, önce cesaretin gelsin, sonra başlarsın.
Oysa ruh da o akü gibidir. İstek ilk adımdan önce değil, ilk adımdan sonra gelir. Bazen o adım yalnızca yataktan kalkmak, pencereyi açmak ya da ertelenen bir mesaja cevap vermektir. Küçüktür, ama motoru çalıştıran da odur.
2022'de Deniz Hanım'ı Kayıp Zamanın İzinde bölümü yapması için darlıyordum.
Geçen gün sağolsun, dilekçemi yanıtladı:)
Burayı çok sevdiğim anlardan biriydi.
Prof. N.Ö.Kılıçeri ile yaptıkları iki bölümün ilkini dinledim, çok çok güzeldi.
Seriyi bilmeyen okur olsam almaya koşardım🌺
Tarih hikaye anlatmaktır nihayetinde. İyi hikayeler anlatanlar sevilir. Seyyahları severim bir de Claude Cahen gibi tarih anlatıcılarını.
Osmanlı öncesi Anadolu oldukça renkli ve heyecanlı bir coğrafya.
Dönüp dönüp okuduğum kitaplarda bugün…
Harari ve çoğunluğu oluşturan inekler anlamıyorlar ama anlayanlar var.
Trilyonlarca hayali paraların bir tıkla bankalara gönderilip kredilere verildiğini, yapay zeka yazılımlarının salakları mutlu etmek için, borsanın devlet kumarı olduğunu bilmeyen ineklerle birlikte yaşıyoruz.
@fatihpakdamar Bagaj kapağı kilidi bozulmuştu uzun bir süre bagajı kullanmadım, aracı genel bakıma götürdüğümde onu da yenisiyle değiştirdim artık bagajı kullanabiliyorum
Kas yapmanın temeli: gittikçe artan ağırlık/tekrar sayısıyla kasları uyarmak.
Yeni yapılan çalışmada ağırlığı artıranlar artırmayanlara kıyasla 2 kat daha fazla kas kazandı (% 6 vs. %11,3).
Ağırlığı artıranlar şunu yaptılar:
1️⃣ 8 tekrarla başla
2️⃣ Ağırlığı artırmadan önce 12 tekrara çık
3️⃣ 12'yi görünce kiloyu artırıp tekrar 8'e dön
Lafı dolandırmayacağım: Algoritmada öne çıkmak ve burayı büyütebilmek için desteğinize ihtiyacım var.
Halihazırda paylaşımlarımı beğeniyor ama henüz takip etmiyorsanız, bir takibinizi alırım. Küçük bir tık, benim için büyük destek!
Orta yaşına gelmiş ama boş zamanını geçirmek için bulabildiği en iyi yollar 17 yaşındakilerin aynı olan ne çok insan var. Orada takılmışlar. Karakter olarak da oradalar.
Niyetlenip bir türlü kitaplarına başlayamadığım Peter Watson'ın yeni kitabı Türkçeye kazandırılmış.
Ciltli ve 1000 sayfa olmasına göre fiyatı (684 TL) makul seviyede. Benim için öncelik Fikirler Tarihi'nde. Sonra devamı olan bu kitaba geçerim.
Reklam değildir.
Nefis bir sohbetti. Büyülenmiş gibi dinledim. In One Brief Moment All Eternity, edebiyata bir aşk mektubu. Cidden çok iyi bir roman. Edebiyatın yalnızlıkla olan ilişkisine de çok katılıyorum. Flaubert'i olduğu gibi, beni de kurtardı.
https://t.co/36di0VmzTl
Babamı kaybedeli bugün 2 sene oldu.
1) Aradan geçen 2 senede 3 kardeşinden bir tanesi bile bir kez olsun mezarını ziyaret etmedi. Hiçbir arkadaşı da...
2) Babamın telefon hattını kapatmayı duygusal sebeplerle reddettim, ben ek hat olarak kullanmaya başladım. Aradan geçen sürede babamı hiç kimse aramadı.
3) Babamla çekilmiş hiç videom olmadığını cenazeden sonra fark etmiştim.
4) Babam ilk seçimde iktidarın değişeceğine gönülden inanıyordu. Öldüğü güne kadar da inandı. Bugün ülkede yaşanan tabloyu görse sanırım o da inanmayı bırakırdı.