"You shouldn't listen so much to so many people. You're going to fill your head, and you're going to fill it then with doubt." — @dhh
🎙️ Listen to the full episode: https://t.co/tc6BoA1xnZ
Kişinin heyecanını ve hevesini kontrol etmesi de tecrübesinin bir göstergesidir. Yeni katıldığı bir takım ya da şirkette hemen bir şeyleri değiştirmeye çalışanların ve işleyişleri, yapılmış işleri, alınmış kararları sağda solda eleştiren insanların tecrübeleri ya çok dar bir alanda oluşmuş ya da hiç oluşmamış olabilir.
Bir de bu hevese, insanın kendisini kanıtlama hırsı da eklenirse, o zaman işler hiç istemediği şekilde evrilecek demektir ve gidilen yol hevesini kıracak, kendisini sahte birisi hissetirecek şekilde sonuçlanabilir.
Peki ne yapmak lazım?
1. İhtimallerin farkında olmak lazım. Yani gözlemlediğiniz işleyiş, içinde bulunulan şartlar içinde en iyisi de olabilir. Alınmış kararlar, şartlar göz önüne alındığında en mantıklı karar da olabilir. Eleştirdiğiniz şeyleri, farkında varmadan kendilerine anlattığınız kişiler de yapmış olabilir. Yazılan kodlar, geçmiş göz önüne alındığında en doğru kodlar da olabilir. Hatta onları yapanlar sizden çok daha fazla bilgili ve tecrübeli de olabilir. İnsanların kariyerlerinde başkaları gibi ilerlememesi illa da beceriksiz oldukları manasına gelmez. Bazıları orada bilinçli kalmak isterler. Belki işe sizin kadar önem vermiyor olabiller. Ya da daha sakin bir hayat sürmek istiyor olabilirler. Ya da politika ile uğraşmak istemedikleri için ellerindekiler ile yetinmeyi daha uygun görmüş olabilirler. Ama doğru tanımadan asla insanların dıştan bakarak daha becerikli ya da beceriksiz oldukları hükümlerini vermeyin. Bu hükmü kendinize saklasanız bile, bu inanış dışarıya davranışlarınız olarak yansıyabilir. Beceriksiz gördüğünüz bir insanı daha az dinleme eğilimi gösterebilirsiniz mesela.
2. İhtimallerin farkında olmak en önemli adım. Sonrasında, gördüğünüz sorunları not alın. Hemen bir aksiyon almayın. Hemen bir şeyler söylemeyin. Sadece not alın. Sorun nedir, nerede ve hangi durumlarda bu sorunları gözlemlediğini içeren notlar. Orada kimler vardı ve kimler bu kararları aldı. İleride neydi acaba bu dedirtmeyecek derinlikle notlar olsun. Çünkü unutma ihtimaliniz var.
3. Notlar alırken, bir yanda da insanlar ile tanışmaya ve onlar ile yakın ilişkiler kurmaya başlayın. Hüküm vermeden, insanları tanıyormuş gibi davranmadan, açık görüşlü ve meraklı bir şekilde insanların hikayelerini ve düşüncelerini öğrenmeye çalışın. Karşınızdaki sizden çok daha bilgili de olabilir bilgisiz de, ama bunun hükmüne ancak onları yakından tanıyarak varabilirsiniz. Ama tabi bu hüküm bir işinize yarayacak mı bu da önemli bir soru. Yaradığı durumları yaramayacağı durumlardan ayırt etmek gerekiyor. Karar alıcı mekanizmayı oluştururken lazım olabilir, ama her zaman değil. Bu hükme göre insanlara duyacağınız saygıyı değiştirmeyin. O başka bir şey. Burada insanlar ile ilişkiler kurmak önemlidir. Zaman harcayın. Bunlar insan, çok fazla mekanik davranmayın…
4. İlişkileri bina ettikten sonra, gördüğünüz sorunların, sorun olarak etiketlemeden, nedenlerini süreçlerini geçmişini insanlardan öğrenmeye çalışın. Eğer gözlemlerinizi sorun olarak etiketleyip insanlara bu şekilde sorarsanız, o zaman insanların savunmaya geçtiklerini görür ve her şeyi insanlar savunma önyargıları ışığında öğrenmeye başlarsınız. Zaten, insanlar sorunların sorun olduğunu biliyorlardır çoğu zaman. Önemli olan bu noktada rıza ile buluşmak.
5. Eğer başkalarının da kabul ettiği sorunları yine onlara danışarak çözmeye çalışırsanız, siz onlara yardım etmeye çalışan birisi olursunuz. Aksi halde, çok bilen, başkalarını kötüleyen birisi olarak görülmeniz çok ta imkansız değil. Evet, yaptığınız şeyler aslında yardımcı oluyor olsa bile, maalesef insanların algıları sonuç odaklı değil, süreç odaklı çalışır çoğu zaman. Emin olun, benzer durumdan siz de çok farklı davranmayabilirdiniz. Bu sadece başkalarında olan, ama siz de olmayan bir gariplik değil. Hiç kimse, aldığı kararlar mantıklı da olsa mantıksız da olsa kendisine bu şekilde saygısızlık yapılmasını kaldıramaz.
Daha fazla Twitter almadı… Ama bundan sonra işler daha pürüzsüz gider…
Kolay gelsin.
Girisimcilik hayatina adim attigim 1995 yilinda bu yana sirket ortaklari olarak kendimize, ailemize ve butun calisanlarimiza saglik sigortasi yaptiriyoruz.
Ilk defa bu yil, saglik sigortasi yaptirmamayi, bunun yerine sirket olarak kendi icimizde bir saglik fonu yaratarak butun saglik giderlerimizi bu fondan karsilamayi ciddi olarak dusunmeye basladik.
Cunku artik saglik sigortasinin adina sigorta denmesini tamamen yanlis buluyorum, onun yerine saglik finansmani gibi bir isim verilmesi gerektigini dusunuyorum.
Ornek olarak kendi sirketimi verecegim. Toplam 59 kisilik grubumuzun saglik sigorta primi gecen yil kisi basi 9500 TL'dan toplamda 560.000 TL idi. Bu surecte bir safra kesesi ameliyati, bir meme kanseri tedavisi olmak uzere iki masrafli rahatsizlik yasandi ve toplamda yil icinde 950.000 TL'lik hasar olustu. Bu arada bizim odedigimiz primler ilk 5 ayda taksitle odenirken, hastaliklar 12 aya yayildi. Yani enflasyon olan bir ulkede aslinda sadece bu bile sigorta sirketinin cok da zarar etmemesini saglar.
Simdi sigorta sirketleri diyor ki, hasar/prim oraniniz yuksek oldugu icin bu yil kisi basi 55.000 TL'den 3.245.000 TL odeyeceksiniz. Bu arada bazi sigorta sirketleri teklif bile vermiyor, gecen yil primden cok hasar olustugu icin. 30 yildir sigorta sirketleri bizim uzerimizden ne kadar kar etmis onemi yok, o karlari geri odemiyor, ama bir kez zarar edince misliyle geri istiyor.
Bize en iyi teklifi almaya calisan araci firma da diyor ki bize, sigorta sirketlerinin bir onceki yildaki hasar icin odediklerinden daha az tutarli teklif vermeleri devlet tarafindan yasaklanmis. Bu nasil bir devlettir ki, halkinin sagligini degil sigorta sirketinin karliligini daha cok onemser.
Bir ulkede saglik ve egitim gibi iki temel konu ticari mal olarak gorulup metalastirilirsa sonuc bu olur. Devlet butcesinin acik ara en buyuk kalemleri bu iki konu olmak zorundadir. Insanini yetistiremeyen ve tedavi edemeyen bir devlet var olsa ne olur olmasa ne olur. Bir beka sorunu varsa en temelde bu iki konuda vardir.
The next generation of Spring Framework is here!
Spring Framework 6.0.0 has been released, see @springjuergen's blog post for more details
https://t.co/aLTBkGSO4c
I'd like to use the opportunity to thank again our awesome community!
Releases follow-up: the Release Candidate of @springframework 6 is around the corner! It is scheduled for mid-October, followed by a Release Candidate for @springboot 3. We will also release 2.6.13 and 2.7.5.