1950’li yılların başından bugüne insanın ve toplumun gelişimine dokunan Psikolojik Danışmanlık ve Rehberlik Hizmetleri; eğitimden sağlığa, aile ve sosyal hizmetlerden adalete, spordan insan kaynaklarına kadar pek çok alanda büyüyerek gelişmeye devam ediyor.
Alan araştırmacısından öğrencisine, insan hayatına dokunan tüm Psikolojik Danışmanların 30 Eylül Ulusal Psikolojik Danışmanlar Günü’nü kutlarız.
@kaskkonf
Meslektaşlarım, kendinizi asla yalnız hissetmeyin. Hak arama mücadelenizde HEP-SEN her zaman yanınızda. Çünkü biliyoruz ki gücümüz birliğimizden, mücadelemiz dayanışmamızdan gelir.
@hepsenistanbul
Atama Bekleyen Gençliğin Sesi Ankara’dan Yükseldi!
Sağlık Bakanlığı önünde HEP-SEN ve ÖHDER ve SADEP olarak yüzlerce kişi ile güçlü bir irade ortaya koyduk!
2024 KPSS ile atama bekleyen binlerce gencimizin alın teri, emeği ve umudu için Ankara’daydık.
Gençlerimiz yıllarca çalıştı, sınavlarda başarı gösterdi.
Artık beklemek değil, hizmet etmek istiyorlar!
Sağlık ordusu hazır, görev bekliyor. Atama bir lütuf değil, haktır!
@ohder2006@sadeplatformm@saglikbakanligi@ynsmsek@kivancorc@omerdogny@yasinaldemiir@neslihan_komser@ozandenizkacar@erdem_omer
KAMUOYU DUYURUMUZDUR!
Gaziantep’te faaliyet gösteren bir özel hastanede yaşanan ve kamuoyuna yansıyan üzücü olaya ilişkin Genel Başkanımız Sayın Yunus Şimşek çeşitli açıklamalarda bulundu.
“Gaziantep’te faaliyet gösteren özel bir hastanenin yoğun bakımında gerçekleşen üzücü durum ile ilgili haberlere yansıyan içeriklerin gerçeği tam olarak yansıtmadığı kanaatindeyiz.
Sağlık Bakanlığı’nın, yetkililerin ve mahkeme heyetinin dikkatine:
1- Mesleği hemşire olmamasına rağmen, hastane yönetimi tarafından yoğun bakım biriminde hemşirelik yaptırılan ve hekim tarafından diğer hemşirelere ‘Sizin kıdemliniz/sorumlunuz budur, ne derse yapacaksınız’ söyleminin kullanıldığı doğru mudur?
2- Dört günlük bir hemşirenin, yoğun bakım gibi kritik bir birimde oryantasyon eğitimi almadan görevlendirilmesi doğru mudur?
3- Yoğun bakım biriminde yoğun bakım hekiminin olmaması doğru mudur? Süreç ile ilgili yoğun bakım hekiminin sorumluluğu nedir?
4- Hekim istemi olmaksızın, kıdemli olarak tabir edilen fakat hemşire olmayan çalışanın direktifi ile yapılan ilaç uygulaması ve alınan kan örnekleri ile ilgili olarak uzman görüşünün dikkate alınmadığı doğru mudur?
5- Üzücü olaya ilişkin detayları bilmeden kamuoyunu yanlış bilgilendiren haber ve paylaşımların yapılması doğru mudur? Ayrıca, ilgili özel hastanenin tüm ihmallerine rağmen Sağlık Bakanlığı tarafından herhangi bir idari yaptırım uygulanmış mıdır?
Öncelikle, ilgili yoğun bakımda hemşire olmamasına rağmen hemşirelik hizmetlerinin hangi koşullarda yürütüldüğünün, personel görevlendirmelerinin ve görev dağılımlarının nasıl yapıldığının tüm yönleriyle açıklığa kavuşturulması gerekmektedir.
Kovuşturma süreci boyunca adil yargılama ilkesinin gözetilmesi, konunun tüm boyutlarıyla ele alınması ve olayın gerçeklerinin ortaya çıkarılması için elimizden geleni yapacağımızı beyan ediyoruz.”
@drmemisoglu@saglikbakanligi@gaziantepism@ynsmsek
SAĞLIK BAKANLIĞI’NA ÇAĞRIMIZDIR: SAĞLIK ALANINDA ACİL ATAMA YAPILMALIDIR!
Bugün İstanbul’da Sağlık Bakanlığına bağlı hastanelerde görev yapması gereken hemşire sayısı 38.903 iken, sahada aktif olarak görev yapan hemşire sayısı yalnızca 23.553.
Bu tablo, hemşire ihtiyacının yalnızca %60,5’inin karşılanabildiğini gösteriyor.
Başakşehir Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nde ise 4.000 hemşirenin görev yapması gerekirken, sahada yalnızca 2.873 hemşire görev yapmaktadır. Buradaki karşılanma oranı %71,8 seviyesindedir.
Bu rakamlar, sağlık hizmetlerinde ciddi bir personel açığının oluştuğunu açıkça ortaya koymaktadır.
Hemşire açığı; çalışanların iş yükünü artırmakta, çalışma koşullarını ağırlaştırmakta ve sunulan sağlık hizmetini doğrudan etkilemektedir.
Buradan Sağlık Bakanlığı’na çağrımızdır:
Sağlık hizmetinin sürdürülebilirliği ve çalışanların üzerindeki iş yükünün azaltılması için sağlık alanında acil ve yeterli sayıda atama yapılmalıdır.
Sağlık çalışanlarının daha fazla yıpranmasına, hastaların ise personel eksikliğinin sonuçlarından etkilenmesine izin verilmemelidir.
Sağlıkta personel açığı daha fazla ertelenmemeli, acil atama takvimi açıklanmalıdır!
@saglikbakanligi
#atama #sağlıkatama #memuratama
@iletisim Borsada işlem gören şirketlerin çoğu son 3 yılda yüzde 50 den fazla değwr kaybetti. Burada bir yanlışlık yok mu? Değerleme mi yanlış? Aşağı yönlü spekülasyon şüphesi var. Örneğin #Naten Bir hissenin değeri son 3 yılda neden dörtte birine düşer? Bunlar denetliyor mu eyy @spkgovtr
🔸“Memurlara 2023’te verilen 8 bin 77 liralık seyyanen zam, memur emeklilerinin aylıklarına yansıtılmadı. Bugün bu ödemenin tutarı yaklaşık 25 bin liraya ulaştı.”
🔸"Yargıtay’dan emekli bir yüksek yargıç bunun yasalara aykırı olduğu gerekçesiyle bireysel dava açtı."
🔸“Kararın memur emeklileri lehine çıkması halinde kişi başına 600 bin lirayı aşan geriye dönük fark ödemesi gündeme gelebilir. Bu tutara faiz de eklenebilir.”
🔸“Karar yaklaşık 4 milyon memur emeklisini doğrudan ilgilendiriyor. SSK ve Bağ-Kur emeklileri açısından da emsal oluşturması talep edilebilir.”
🎙️Gazeteci Zülfikar Doğan, Radyo Sputnik’te hazırlayıp sunduğu Ankara’dan Haber Var programında emeklilere seyyanen zam için Anayasa Mahkemesi'ne taşınan başvuruyu ve olası kararın milyonlarca emekliye etkisini değerlendirdi
#EmekliMemur
#MemurEmeklisineAdalet
YOĞUN BAKIM HEMŞİRELERİNİN DİNLENME ALANLARI BİR LÜKS DEĞİL, İHTİYAÇTIR!
Yıllardır birçok hastanede yoğun bakım hemşireleri; uygun, güvenli ve insani koşullara sahip dinlenme alanlarından yoksun şekilde görev yapıyor.
Yoğun bakım; kesintisiz dikkat, yüksek sorumluluk ve ağır fiziksel/psikolojik iş yükü gerektiren bir çalışma alanıdır. Saatler boyunca kritik hastaların bakımını üstlenen, vardiyalı ve nöbetli çalışan hemşirelerin temel ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri uygun alanların bulunması çalışma koşullarının ayrılmaz bir parçasıdır.
Pamukkale Üniversitesi Hastanesi’nde gündeme gelen görüntüler de bu sorunun yeniden değerlendirilmesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır.
Çalışandan sürekli fedakârlık beklenirken; dinlenebileceği uygun bir oda, temel ihtiyaçlarını karşılayabileceği erişilebilir alanlar ve insan onuruna yakışır çalışma koşulları sağlanması göz ardı edilmemelidir.
Bu mesele yalnızca bir oda meselesi değildir. Çalışana verilen değer, çalışma ortamının niteliğinde de karşılık bulmalıdır.
Hastane yönetimleri ve ilgili kurumlar yoğun bakım başta olmak üzere tüm özellikli birimlerde personel dinlenme alanlarını yeniden değerlendirmeli; fiziki yetersizlikleri tespit ederek kalıcı ve somut çözümler üretmelidir.
Hemşireler ayrıcalık değil, insanca çalışma koşulları istiyor.
Yoğun bakım hemşiresinin dinlenebileceği uygun bir alanın olması çok şey istemek değildir; çalışma yaşamının en temel gerekliliklerinden biridir.
Artık geçici çözümler değil, SOMUT ADIMLAR istiyoruz.
@pauedutr@YuksekogretimK@erolozvar
MEMURUN EMEKLİLİK REHBERİ: Bölüm 2
Emekli aylığınızı belirleyen şey unvanınız mı, yoksa yıllarca ödenen primleriniz mi? Cevap, hangi kanuna tabi olduğunuza göre tamamen değişiyor! ⚖️
HEP-SEN Sosyal Güvenlik Kurulu'nun hazırladığı 9 bölümlük serinin 2. bölümünde, Sosyal Güvenlik Uzmanı Ozan Bardakçı maaş hesaplama sistemlerinin perde arkasını aralıyor.
Eğer 5434 sayılı kanuna tabiyseniz; derece-kademe, ek gösterge ve kıdem aylığı sizin için her şey demek. Ancak 5510'a tabiyseniz oyunun kuralları bambaşka: Çalışma hayatınız boyunca bildirilen prime esas kazançlar ve prim günleri emekli maaşınızı doğrudan belirliyor.
Sizin emekli maaşınızı unvanınız mı belirleyecek, yoksa primleriniz mi? Haklarınızı eksiksiz öğrenmek için videoyu kaydedin ve serinin devamı için bizi takipte kalın!
@ynsmsek@sgubardakci@hepsen_hukuk
#HepSen #HepSenSosyalGüvenlikKurulu #MemurEmekliliği #5434SayılıKanun #5510SayılıKanunı #KamuÇalışanları
PAMUKKALE ÜNİVERSİTESİ HASTANESİ’NDE HEMŞİRELERE VERİLEN DEĞER!
Görseller 3 farklı yoğun bakımın hemşire odalarına ait.
Yoğun bakım hemşiresine uygun dinlenme odası yok.
Bazı birimlerde erkek personel tuvaleti bile yok.
Çalışan, en temel ihtiyacı için alt kata inmek zorunda kalıyor.
Bunlar iddia değil. Fotoğraflar ortada.
Üstelik bu sorunlar daha önce idari başvuruyla yönetime bildirildi.
Sonuç? Değişen hiçbir şey yok.
Sağlık çalışanından fedakârlık bekliyorsunuz.
Peki insanca çalışma koşulları ne zaman sağlanacak?
Biz uyardık. Başvurduk.!
Şimdi soruyoruz:
HEMŞİRELERE VERDİĞİNİZ DEĞER BU MU?
SOMUT ÇÖZÜM İSTİYORUZ!
@pauedutr@YuksekogretimK@erolozvar@Hepsen_Denizli@ynsmsek@yasinaldemiir
KAMUOYUNA DUYURU
25.09.2026 tarihinde saat 15.00’te Anayasa Mahkemesi önünde yapılacak basın açıklaması öncesinde hepimizi derinden sarsan acı bir olay yaşandı.
Basın açıklamamıza katılan 60 yaşındaki emekli polis memuru Ali ŞEKEROĞLU, elinde “Para için değil, onurumuz için!” yazılı döviziyle aramızdaydı. Olay öncesinde çevresindekilere geçinemediğini ve ailesinin yaşadığı ekonomik sıkıntıları anlatmış; “Torunum oldu, altın bile takamadım… Geçinemiyorum…” sözleriyle içinde bulunduğu durumu dile getirmişti.
Ali ŞEKEROĞLU, daha sonra yaşamına son verme girişiminde bulunmuş, kaldırıldığı hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen hayatını kaybetmiştir. Kendisine Allah’tan rahmet; ailesine, yakınlarına, sevenlerine ve tüm emeklilerimize başsağlığı ve sabır diliyoruz.
ARTIK BIÇAK KEMİĞE DAYANMIŞTIR!
Bir ömür bu ülkeye hizmet etmiş hiçbir emeklimiz geçim sıkıntısı ve ekonomik çaresizlik içerisinde yalnız bırakılmamalıdır. SON ÇARE İNTİHAR DEĞİL, İNSANCA YAŞAM OLMALIDIR!
Emeklinin sesini duymayanlara buradan bir kez daha açıkça söylüyoruz: “EMEKLİ SEÇİME KADAR SABREDER; SEÇİMDEN SONRA İSE SİZE SABIRLAR DİLER!”
Bunu bir köşeye yazın.
Emeklinin sesini duyun. Geçim mücadelesini görün. Seyyanen zam mağduriyetini giderin.
BU MÜCADELE BURADA BİTMEYECEK!
Seyyanen Zam Mağdurları Platformu ve
Seyfettin ÇİLESİZ Vekili
Av. Ali Erdem GÜNDOĞAN
Bitlis Tatvan Devlet Hastanesi Yönetimine Sesleniyoruz,
Uzun süredir devam eden ve çalışanların motivasyonunu olumsuz etkileyen sorunları çözmenin zamanı gelmedi mi?
Zorlu çalışma koşullarında nöbet tutan sağlık çalışanlarının baskı ve denetimlerle karşı karşıya bırakılması, meslekler arasında ayrım yapıldığı yönündeki uygulamalar, şikâyeti bulunan çalışanların dilekçelerinin evrak kaydına alınmaması ve nöbet listelerine uyulmayarak “Bugün sana ihtiyacımız yok, evine git” denilmesi gibi iddialar ciddi soru işaretleri oluşturmaktadır.
Çalışanların haklarının, çalışma düzeninin ve kurumsal huzurun korunmasını; söz konusu uygulamaların incelenerek gerekli adımların bir an önce atılmasını talep ediyoruz.
Bu kurumda huzur, adalet ve eşit uygulama istiyoruz. Sorunlarımıza çözüm bulunmaması hâlinde, yasal ve demokratik tüm haklarımızı kullanacağımızı kamuoyuna saygıyla duyuruyoruz.
@bitlistatvandh@Bitlisism@hepsen_2020
Yurdun dört bir yanında, gece gündüz demeden fedakârca görev yapan Adalet Bakanlığı çalışanlarımız ve tüm kamu personelimiz, devletimizin en büyük güvencelerindendir.
Ulaşım desteği ayrıcalık değil, emeğin ve alın terinin karşılığıdır. Büyükşehir-taşra ayrımı yapılmaksızın 81 ilde görev yapan tüm kamu çalışanlarını kapsayan, adil ve günün ekonomik şartlarına uygun bir ulaşım yardımı hayata geçirilmelidir.
Adaleti ve kamu hizmetini omuzlayan çalışanlarımız, kendi haklarında da adalet bekliyor.
#AdaletseHerkese
@adaletsendikasi@kaskkonf
Afyonkarahisar Devlet Hastanesi’nde usulsüz rapor ve reçetelere yönelik gerçekleştirilen operasyon kamuoyuna yansımıştır.
Beş buçuk yıldır faaliyet gösteren bir sendika olarak defalarca beyan ettik:
Kurumlar, sarı sendika eliyle liyakatsizliğe, hırsızlığa ve yolsuzluğa teslim edilmiş; bilgi ve belge güvenliği ciddi biçimde tehlikeye atılmıştır.
Afyonkarahisar münferit bir örnek değildir. Tüm illerde sağlık hizmetleri yönetimi teknik ve yakın takibe alınmalı; benzer yapı ve ilişkiler bütün yönleriyle mercek altına alınmalıdır.
Çetelere, usulsüzlüklere ve kamu düzenini bozan yapılara karşı topyekûn temizlik artık bir zarurettir.
Yetkililere açık çağrımızdır:
Bu durumlar münferit değil, genel bir sorunun işaretidir. Tabandan tepeye ahtapot operasyonu yapılmalı; kamu sağlık hizmetlerinde liyakat, hukuk ve denetim yeniden tesis edilmelidir.
Artık seyretme değil, gereğini yapma zamanıdır.
@hepsen_2020
Manisa’nın Turgutlu ilçesindeki İnci Üzmez Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi önünde meydana gelen silahlı saldırıyı üzüntüyle öğrendik.
Yaralanan öğrencilerimize acil şifalar diliyor; öğrencilerimize, velilerimize ve tüm eğitim camiamıza geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz.
Şiddetin bir halk sağlığı sorunu olduğunu bir kez daha vurguluyor; çocuklarımızın ve gençlerimizin güvenli bir ortamda eğitim alabilmesi için şiddetin her türüne karşı toplumun tüm kesimleriyle topyekûn mücadele edilmesi gerektiğini ifade ediyoruz.
@kaskkonf
Malatya İnönü Üniversitesi Turgut Özal Tıp Merkezi…
25 yılda 4.400 karaciğer nakli!
63 ikili, 38 üçlü, 16 dörtlü, 6 beşli, 8 altılı ve 2 yedili çapraz karaciğer nakli…
Türkiye’nin ve Avrupa’nın en önemli karaciğer nakli merkezlerinden biri. Dünyada sağlık hizmetleriyle adından söz ettiren bir üniversite hastanesi.
Peki bu başarıyı, emeği ve fedakârlığı ortaya koyan çalışanlara verilen teşvik ek ödeme birimlere göre; 1500-4000-7000TL!
Üniversite hastaneleri arasında çalışanlarına en düşük teşvik ek ödeme yapan kurumlardan biri!
Bunca emek, bilgi, birikim ve ağır sorumluluğun karşılığı gerçekten 1.500 TL mi?
Bu teşvik mi, emeğe reva görülen bir haksızlık mı?
@hepsen_2020@profsezaiyilmaz@RektorAkpolat@YuksekogretimK
Namusuyla üç kuruş kazanmaya çalışanın tezgâhının dağıtıldığı; “Mesele para değil, onur meselesi” diyerek intihar edenlerin olduğu, ama aynı zamanda milyonlarca lirayı fona yatırıp milyarlarca lira kazananların zerre kadar yüzünün kızarmadığı bir ülkedir benim ülkem.
Kahrolsun bu düzen!
Sağlık Bakanlığına Bağlı Sağlık Kuruluşlarında Çalışan 190 Bin 113,
Yükseköğretim Kuruluna Bağlı Üniversite Hastanelerinde Çalışan 37 Bin 307,
Özel Sektörde Faaliyet Gösteren Sağlık Kurumlarında Çalışan 37 Bin 437 Hemşireye Çağrımızdır:
Bir hastaya tedavi uygulanabilmesi için, hekim tarafından düzenlenmiş ve kesinleşmiş (imzalanmış) bir istemin bulunması esastır.
Hemşire, sağlık hizmetini hekimin verdiği istem doğrultusunda yürütmekle yükümlüdür. Başka bir ifadeyle, istem önce verilmeli, tedavi ise bu isteme uygun olarak uygulanmalıdır.
Bunun istisnası, hastaya derhal müdahale edilmesini gerektiren acil durumlardır. Bu gibi hallerde, hastanın yaşamını veya sağlığını korumak amacıyla hekimin sözlü olarak verdiği istem derhal uygulanabilir; ardından verilen istemin yazılı hale getirilmesi sağlanır.
Bu nedenle tüm hemşirelerimizi; yazılı ve kesinleşmiş hekim istemi olmaksızın tedavi uygulamama, verilen istemin kapsamına uygun hareket etme ve acil durumlarda ise hastanın güvenliğini önceliklendirerek ilgili mevzuat çerçevesinde hareket etmeye davet ediyoruz.
Not: Yukarıdaki çerçeveyi aşanları, baskı kuranları bize bildiriniz.
@hepsen_2020