ABD BAŞKANI TRUMP:
Nobel ödülünü alan kişi bugün beni aradı ve “Bu ödülü sizin onurunuza kabul ediyorum çünkü gerçekten siz hak ediyorsunuz” dedi. Çok nazik bir hareketti.
Ben de “O zaman bana ver” demedim tabii.
Verebilir gibiydi çünkü.
Trump'ın sağlık raporu yayınladı:
• Bilişsel ve fiziksel olarak mükemmel durumda.
• Olağanüstü formda ve kalp yaşı gerçek yaşından 14 yıl daha genç.
• 1.90 boyunda, 102 kilo ve kolesterolu kontrol altında.
• Sağlığı, görevlerini yerine getirmek için uygun.
Beylikdüzü Belediye Başkanı Murat Çalık bir kez daha hastaneden hapishaneye geri yollandı. Murat Çalık ağır çok ağır bir kanser hastalığı geçirmiş. Hastalık her an nüksedebilir. Ailesi perişan. Annesi, kız kardeşi, eşi, çocukları. Allah yardımcısı olsun.
İşte böyle bir ortamda DEM eşbaşkanı Tuncer Bakırhan’ın şu açıklaması gündeme düştü.
"..... 3 gün içerde kalsa itirafçı olacak, salya sümük ağlayacak, beni kurtarın diyecekler, 33 yıl yatan insanlar niye bırakılıyorlar diyor..."
30 yıl yatanlar katil, toplu katliamcı, bombacı, pusucu, vatan haini olanlardır. Düşman ceza hukuku ile tutuklanan politikacılar, belediye başkanları, gazeteciler 3 gün değil 1 saat bile içeride olmaması gerekenlerdir. Üzerlerinde ceza ve eziyet için tutukluluğun kullanıldığı muhaliflerdir.
Sevgili CHP' liler,
DEM 'in eş başkanının, CHP'li belediye başkanlarına yönelik bu dalga geçer hali, bu sözlerin sarf edildiği sırada hasta oğlu Beylikdüzü Belediye Başkanı Mehmet Murat Çalık için ağlayan annesine yönelik olduğu da anlaşılabilecek “salya sümük ağlıyorlar” sözlerini içinize sığdırabiliyor musunuz?
DEM eş başkanı Tuncay Bakırhan’ın CHP’li belediye başkanlarına ve onların ailelerine yönelik bu aşağılayıcı dili içinize sindirebiliyor musunuz?
CHP nasıl “İmamoğlu’nu cumhurbaşkanı adayı göstermek” için sandık koyarak üyelerine, seçmenlerine ve halka sorduysa, bugün de TBMM’deki Öcalan Komisyonunda masaya oturmadan önce yine aynı sandıkları çıkarıp üyelerine, seçmenlerine, halka bu defa da “CHP’nin TBMM’deki Öcalan komisyonuna katılıp katılmaması” konusundaki kanaatini sorsaydı. Eminim ezici bir çoğunlukla HAYIR çıkardı. @zaferpartisi
Şu anda çocuğunuzu emanet ettiğiniz eğitiyor zannettiğiniz öğretmen, öğretmen olmayabilir.
Hastanede bir yakınınıza damar yolu açmaya çalışan hemşire, ortaokul mezunu bir sahtekar olabilir.
Tatile giderken bindiğiniz şehirlerarası otobüsün şoförünün ehliyeti sahte olabilir.
Bunların hiçbirine kesinlikle olamaz diyemezsiniz!
Böyle olmasını sandıkta siz istediniz!!
Ve buldunuz!!!
Böyle başa böyle tarak!!!
Muhalif seçmen;
- mühürsüz pusulalarla ülkenin rejiminin değiştiği gece de CHP’ye güvendi Özgür bey…
- adayınız “anayasaya aykırı ama, adaylığına itiraz etmeyeceğiz, onu sandıkta yeneceğiz” dediğinde de CHPye güvendi Özgür bey..
- partiniz “6’lı masa ittifakı ile Meclis çoğunluğunu alacağız” dediğinizde de CHP’ye güvendi Özgür bey..
Şimdi yine güvensin bakalım!!!
Umarım filmin sonunda muhalif seçmene “sende mi Brütüs” dedirtmezsiniz!!!
@herkesicinCHP@eczozgurozel
Cumhuriyet Halk Partisi'ne çağrıda bulunuyoruz;
- TBMM'deki komisyona katılmayın!
- DEM'in ahlaksız şantajına boyun eğmeyin!
- Bu komisyonu katılımınız ile meşrulaştırmayın!
- Öcalan'a siyasi meşruluk vermeyin!
Bu vesile ile komisyona katılmama kararı alan İYİ Parti'yi içtenlikle tebrik ettiğimizi ifade ediyoruz.
@herkesicinCHP@eczozgurozel@iyiparti@MDervisogluTR
Paylaştığınız cenaze merasimi;
Diyarbakır Baro Başkanı Av Tahir Elçi’nin cenazesidir.
O terörist değildir.
Tabutun üzerinde ki ise Diyarbakır Barosunun flamasıdır.
PKK paçavrasının renkleri trafik ışıklarında da var.
Bazı ülkelerin bayrakları da aynı renklere sahip.
Ayrıca videonuzdaki diğer paylaşımınız ise;
Çözüm Sürecinde, Suruç’ta 33 gencin katledildiği bombalı saldırı, İstanbul İstiklal Caddesi’nde protesto edilmişti.
Ben de bir konuşma yaparak katliamı kınamıştım.
Tekrar tekrar anlatalım:
Çözüm Süreci’nde, terör örgütü DEAŞ’ın Şanlıurfa Suruç’taki bombalı saldırısında 33 gencimiz can verdi.
Bu katliam, Taksim İstiklal Caddesi’nde protesto edildi. Burada bir konuşma yaparak katliamı lanetledim.
Malum Çözüm Süreci’ydi.
O dönem AKP, terör örgütü PKK’yla kol kola girdiği için katliamın lanetlendiği alana Öcalan posterlerini sokan Emniyet’ti, Valilik’ti, Bakanlık’tı, AKP hükümetiydi.
Posterlerden rahatsızlık duydum ve alandan ayrıldım.
O muhalefete mal etmeye çalıştığınız görüntünün sorumlusu, MHP ortağı olan AKP iktidarıdır.
O dönem için terör örgütü PKK sembollerini suç olmaktan çıkaran, terör örgütünün paçavralarının meydanlarda dalgalandırılmasına izin veren bu iktidardı.
Ütopik bir temenni ama hesabını gidip AKP’den, iktidardan soracaksınız
“Aman PKK’yı küstürmeyelim” tavrıyla valileri durduran, Habur’da teröristler için ‘çadır mahkemesi’ kuran AKP iktidarı değil miydi?
Unutmayın ki AKP iktidarının, inisiyatif alarak başlattığı Çözüm Süreci’nde, terör örgütü PKK’yı muhatap kabul edercesine yanlışlığa düşmesi sonrası neredeyse her gösteride terör örgütü PKK paçavraları ve teröristbaşı Öcalan posterleri açılır hale geldi.
Dönemin Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç’ın “Artık sayın Öcalan demek suç olmaktan çıktı. PKK'nın kendine ait bayrağını elinde taşımak, Öcalan posterini elinde taşımak suç olmaktan çıktı” şeklindeki sözleri hala tartışma konusu olmuyor mu?
protesto için Saray’ın kapısına gidin!
CHP ilkelerinden bir tanesi MİLLİYETÇİLİKTİR. Milliyetçilik kimsenin tekelinde değildir. Vatanseverlik de kimsenin tekelinde değildir.
Nerede hukuksuzluk, nerede haksızlık, nerede adaletsizlik var ise biz mağdurun hakkını ve hukukunu savunmak bizim insani, ahlaki, dini, hukuki anlamda görevimizdir. Bizi mağdurun kimliği, siyasi ve felsefi düşüncesi, dini ve milliyeti,cinsiyeti ilgilendirmez.
Ben Türkiye Büyük Millet Meclisi insan hakları inceleme komisyon üyesiyim.
Aynı zamanda insan hakları aktivistiyim.
Biz hak ve hukuku herkes için istiyoruz.
CHP VARSA,
HERKES İÇİN VARDIR.