@evrimcotul @mahir_gra haklısın da gezi'de birileri uzaydan gelip kurmadı o komünleri, herkes emek vererek beraber kurdu. örgütlerden çok bişi beklememeni öneririm, birkaçı hariç onlar o zaman da böyleydi.
Bir teşekkür ve veda da benden…
Gazete Duvar’ın vedası içimi öyle acıttı ki, hem genel yayın yönetmeni Barış Avşar’dan hem de gazetenin sahibi Vedat Zencir’den gelecek açıklamayı bekledim vedalaşmak için.
Her ikisi de o kadar duru ifade etmiş ki! Kuruluşunda emeği olan biriyim ve tanığıyım, evet Duvar ilkeli gazetecilikten taviz vermeden bugüne kadar olağanüstü bir emekle yaşadı/yaşatıldı ve çok güzel işlere imza attı, hep iyi örnek oldu.
“Yazacak yer bulamazsak duvara yazarız” diyerek çıkmıştık yola. O duvar hepimizin Duvar’ı oldu. Duvar, internet gazeteciliğinde çıtayı çok yükseğe taşıdı.
Duvar, bir güç odağının sözcüsü olmadan ilkeli duruşunda ısrar ettiği için yaşayamadı. Google’ın algoritmalarla oynamasıyla kaybedilen gelirin en çok da güvenilir mecraları vurması meselesinde ise bir bit yeniği aramakta haklıyız ama bunu nasıl ispatlarız bilmiyorum.
Yaklaşık 10 yıl önce böyle bir iş yapacağını anlatıp benden de görev almamı isteyen Vedat Zencir’e demiştim ki, “Ben ve benim gibi gazeteciler haberciliğin nasıl yapılacağını biliriz ama bu işten alacağımız maaş dışında nasıl para kazanılacağını bilmeyiz. Haberin reklamı haberdir. Bu kuruma itibar kazandırırız ama habercilik hep para götürür, bunu karşılayabilecek misiniz?”
Demek ki buraya kadar dayanılabildi.
Bir siyasi partiye, bir belediyeye, siyasette söz sahibi olmak isteyen bir sermayedara sırtını dayasaydı yaşayabilirdi Duvar. Bunu yapmadı. İyi ki de yapmadı!
Bir seçim dönemi Duvar’ın Ankara temsilcisi olarak mitingini izlediğim bir genel başkan benim yanımda, o dönemin medyadan sorumlu parti yöneticisine, “Tüm kurumlara seçim reklamı veriyoruz, Duvar’a da veriyoruz değil mi?” diye sormuştu. Yanıtı ben verdim, “Hayır, vermiyorsunuz”…. Yanımda o yöneticiye talimat verdi. Peki ne kadarlık reklam geldi o seçimde biliyor musunuz o partiden? Tamı tamına On bin TL… Rakamla 10. 000… Nedenini biliyordum. Onlar da koşulsuz biat istiyordu çünkü. Etmedik…
İktidarından muhalefetine hiçbir partinin iç işlerine dalmadık, devletin âli menfaatleri safsatasına gerçekleri kurban etmedik, parti içi alavere dalaverelerle uğraşmadık, kimseye ağam paşam demedik, hiçbirine, “başkanım, bakanım” diye hitap etmedik. Gazeteciliğin temel ilkesi olan temas-mesafe ilişkisini hep gözettik. Patrona da “editöryal bağımsızlığın” önemini anlattık ve sağ olsun o da buna uygun davrandı. Hiç hak etmediği sözleri işitti ve haksızlığa da uğradı bu süre zarfında. Yazı işlerinde de yönetim kurulunda da itişmelerimiz, anlaşmazlıklarımız oldu zaman zaman ama hepsi daha iyi gazetecilik yapmak içindi.
Gazetecinin görevi ne iktidarın sözcüsü olmak ne de muhalefetin. Ona uygun davrandık, sadece işimizi yaptık.
“Dönemin ruhu” denilerek popülerlik peşinde koşan meslektaşlarımıza da mesafeli durduk. Bizden pop star olmaz deyip güldük ve sessizce çalışmaya devam ettik. Halka parmak sallayan da akıl veren de olmadık. Yalnıza halkın haber alma hakkını savunduk ve meslektaşlarımızla omuz omuza kamu yararına gazetecilik yaptık Duvar’da.
Başta eski dostum Vedat Zencir’e, ardından en zor günlerde Duvar’ın yükünü omuzlayan meslektaşım Barış Avşar’a, Duvar’a geçmişte ve son ana kadar emek veren herkese minnettarım. Duvar’ın Ankara bürosunun sadece kuruculuğunu değil muhabirliğinden şoförlüğüne ve temizlikçiliğine kadar her işini keyifle yapmış bir arkadaşları olarak Duvarcılara çok teşekkür ediyorum. Sadık bir okuru olduğum Duvar’ı çok özleyeceğim...
Türkiye medya tarihinin en kirli dönemlerinden birine tanıklık ediyoruz. Duvar bu süreçten pırıl pırıl çıktı. Özlük haklardan meslek etiğine kadar azami hassasiyetle hem de. Bir parçası olmanın onuru hepimize yeter.
Naçizane bir talebim de var. Geçmişte Radikal’de yaşandı. Dijital arşivin kaybolması gazetecisinden haber kaynağına ve okuruna kadar milyonlarca kişi için büyük kayıp olur. Her haberimiz tarihe düşülmüş birer nottu, öyle de kalmalı. Lütfen arşivi her isteyenin ulaşabileceği şekilde koruyunuz.
Güle güle Duvar… Duvarcıların yolu açık olsun…
Cankurtaran mevkiinde yapılması planlanan orman alanı projesi kapsamında bu sabah orman alanına giren kepçeleri durduran yurttaşlara silahlı saldırı gerçekleşti. Yaşanan saldırı da 3 kişi yaralandı. Yaralanalar arasında olan Reşit Kibar hayatını kaybetti.
DÖNE KAYA İNSAN HAKLARI ANITI ÖNÜNDE:
"ADALET İSTİYORUM!"
6 Şubat depreminde yakınlarını kaybeden Döne Kaya, bugün saat 11-12 arasında İnsan Hakları Anıtı önünde depremin sorumlularının bulunması ve suçluların yargılanması için adalet nöbetini sürdürdüğü sırada polis müdahalesi ile karşılaştı.
(Haber: Canberk Sönmez)
#DepremiUnutmaUnutturma
#DepremKayıplarıArastırılsın
#deprem
@dk_donekaya
"BAHÇELİEVLER HALKI AVM DEĞİL MEYDAN İSTİYOR!"
Emek Bahçelievler Eski Dostlar(EBED) İnisiyatifinin çağrısı ile bugün düzenlenen eyleme katılanlar, yıkılan Bahçelievler Semt Halinin ardından açığa çıkan 4000 m2'lik alana AVM değil Cumhuriyet Meydanı yapılması isteklerini dile getirdi!
Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkanı Mansur Yavaş'a çağrıda bulunan semt sakinleri şunu söyledi:
"Alsın karşısına konuşsun, bir dinlesin önce. Ondan sonra karar versin! Tek başına, tek yönlü karar vermesin!"
***
(Haber: Mehmet Onur Yılmaz, Aykut Alyanak, Ali İhsan Başgül)
@mansuryavas06@ankarabbld@abbbasin
Aynı saatlerde #Ankara'da ise @genismerdiven'in sevgili kemanîsi Savaş Sami Kündüroğlu, Ankara'da birlikte müzik yaptığımız sevgili dostum @11incitez ve Tersname'nin ve nice Ankara grubunun gitaristi @ulasakyol "Size Söyleyeceklerimiz Var" diyecek.
📍Kül Meyhane & Restoran
Özel Halk Otobüsçülerinin meydan okumasına Belediyeden ilk tepki: “Biz kuralları ve kanunları uygulamaya devam edeceğiz”
Solfasol: Kurala uymayan tüm ÖHO’lar parka mı çekilecek?
ABB Yetkilisi: “Kanun net, kanunları uygulayacağız”
@ankarabbld@AnkaraOho@mansuryavas06
Belgesel yönetmeni Sibel Tekin’in “örgüt üyeliği” suçlamasıyla yargılandığı davanın yarınki yeni duruşması öncesinde mahkemeye ulaşan ikinci bilirkişi raporunda da ilk rapor gibi Tekin’in polis ve cezaevi araçlarını özellikle çektiğine yönelik bir bulgu bulunmadığı kaydedildi.
Akbelen ormanında müdahale sürüyor. Kesimi engellemek isteyen yaşam savunucuları jandarmanın sert müdahalesi ile karşılaştı.
Benim de çekim yapmam engellenip doğrudan gözlerime biber gazı sıkıldı. Ormanı savunmak da fotoğraf-video çekmek de suç değildir!
#AkbeleneDokunma
Bütün engellemelere rağmen kesim alanına girdik. Haksız hukuksuz bir şekilde ağaçlarımızı kesen ekiplerin önünü kestik. Bu talanı durdurun! Kesimi durdurun! #AkbelenOrmanınıVermeyeceğiz#AkbeleneDokunma