“Biz vurgun ülkesi olduk. Zam vurgunu, milli irade vurgunu, asrın soygunu fon vurgunu...
Ve son olarak medya vurgunu, Halk TV operasyonu. Güzelim ülkemizi operasyon sahasına çeviren akıl, Halk TV'ye el koyup, yayınlarını kesti. Neymiş? İhaleye fesatmış, aklamaymış(!)
Türkiye'nin en çok takip edilen haber kanalını yok etme çabası da bir akıl tutulmasının, bir zehirlenmenin sonucudur.
Bir televizyon kanalının yaşayıp yaşamamasına siyasi iktidar değil, izleyiciler, yani millet karar verir. Millet beğenirse izler, beğenmezse izlemez.
Yani siz benim anacığıma hangi kanalı izleyeceksin diye baskı mı kuracaksın? 80 yaşındaki anacığımı kandıracaksınız! Hadi oradan!
Siyasi saiklerle milletin teveccüh gösterip izlediği Halk TV'ye yapılan bu zulmü, zalimliği şiddetle kınıyorum.
Bir sözüm de Halk TV için halkımıza:
Halk TV ve onun nezdinde kanallara ve gazetecilere bu gözle bakmasını diliyorum. Sizlerin haber alma hakkı için adeta kelle koltukta cesaretle çalıştılar. Onlar sizi nasıl yalnız bırakmadıysa aziz milletim, kıymetli halkım çok önemlidir.
Lütfen Halk TV'yi yalnız bırakmayın.”
📍 Silivri
401,2 MİLYAR TL’LİK DEV FON SOYGUNU! 🚨
1-16 Eyl��l arasında Tera ve Pusula fonlarından operasyonu haber alıp milyarları kaçıran 440 KİŞİ KİM?
📌 Bakanlar mı?
📌 Bürokratlar mı?
📌 Yandaş iş insanları mı?
Bu halkın parasını kim peşkeş çekti?
Bilgiyi kime sızdırdınız?
Gizlilik kılıfıyla bu fon vurgununun üzerini örtemezsiniz! Kamuoyu yanıt bekliyor: İSİMLERİ AÇIKLAYIN! 📢
Milyarlarca liral��k fon vurgunu yapanların isimlerini açıklamama gerekçesi olarak en yetkili ağızlar, "Lekenlenmeme hakkını" ileri sürüyor!
Halen süren diğer soruşturmalarda neler yaşandığını herkes görüyor!
Somut yüzlerce olaya girmeyeceğim ama 25 yıl önce ve sonrasındaki yıllarda bizi; gitmediğimiz toplantıda, yapmadığımız "darbe planından", "cami bombalamaya" kadar suçlayıp, yazamayacağım kadar çok yüz kızartıcı aşağılık iftirayı üzerimize boca ederken, bizim lekelenmeme hakkımız aklınıza gelmemişti değil mi?
O gün yapılan aşağılık linç kampanyaları, atılan vicdansız, ahlaksız ve hukuk dışı adımlar bugünler içindi diye düşünüyorum.
Cezaevine girerken söylediğim gibi asıl hedef bizim üzerimizden Türk Milleti idi!
Çünkü biz onun, bunun, şunun askeri değil, mensubu olmaktan gurur duyduğum Türk Milleti'nin askeriydik!
Bizim de kimseyle kıyaslanamayacak bir onurumuz, bir ailemiz, sevenlerimiz vardı!
Suçsuz olduğumuzu ispatlamamıza rağmen yıllarımız, özgürlüğümüz çalındı!
Kul hakkı sadece ağzınızda olduğu için, bunları umursamadınız bile...
Umursamayanlar, size son olarak şunları ifade edeyim;
Şu ülke için verdiğim her hizmet, katlandığım her zorluk, çektiğim her çile, akıttığım her ter damlası ve dökülen kanımın her zerresi size haramdır!
Harama alıştığınız için bunu da umursamayacağınızı biliyorum...
Ama ben umursuyorum!
Lekelenmeme hakkını kullanmaya devam edin!
Allah büyük!
Devlet Denetleme Kurulu SPK ve Borsaİstanbul’u denetleyecek ve “yol gösterecekmiş”
Borsa İstanbul’un başkanı Erişah Pekcan. Aynı zamanda Türkiye Varlık Fonu Başkanı (Erdoğan adına)
Borsaistanbul Başkan vekili aynı zamanda DDK başkanı (kendisini denetleyecek)
SPK yönetim kurulunun tamamının Erdoğan tek imzayla atıyor.
Bir YK üyesi ise soruşturma yapan Adalet Bakanı’nın eşi. Bariz bir çıkar çatışması var. Bakan eşini soruşturacak!
Bitmedi bu bireysel ilişkiler ağıydı. Bir de tüzel kişiler ağı var
Konuda kusurlu kurumlardan birisi Merkezi Kayıt Kuruluşu ve Takasbank
Takasbank ve MKK’nın ana büyük ortağı İstanbulBorsası
İstanbul Borsası’nın da sahibi ise Türkiye Varlık Fonu
Haliyle fon krizinin ilk günlerinde Türkiye İşçi Partisi bir basın toplantısı yapmış yapılması gerekenleri maddeler halinde Parti sözcüsü @serakadigil sıralamıştı
Bu taleplerden 1 ve 2 maddeler gerçekleşmeden etkin bir denetim yapılamaz sadece kendilerini aklayacak sonuç çıkartabilirler.
Dünyanın hiçbir yerinde , krizi haber alıp ( kimden acaba?) milyarlar kaçıran yakın arkadaşıyla fotoğrafını paylaşan gazeteciyi tutuklatıp, ertesi gün böyle pişkin pişkin yorum yapan bir siyasi göremezsiniz ama
Ucu nerelere gidiyorsa artık!
Ana muhalefet partisini böl, kayyum ata, belediyelerini polis ve yargı zoruyla gaspet, gazetecileri tutukla, hesapları sansürle. Tr'nin en büyük borsa soygun ve yolsuzluklarından elestirilince "siyasi linç" de.
Tarihin en büyük yüzsüzlüklerinden bu açıklamalar. Her gün yeni rekor
@dw_turkce Hapishaneye girmekten korkmaya gerek yok. Aslında bu alternatif bir yaşam biçimi. Bunu sadece bir yaşam deneyimi olarak görün. Bir gün, tüm hapishaneleri doldurmaya kararlı olduğumuzda, işte o zaman suç örgütleri için en korkunç zaman olacak.
AK Partili arkadaşlar: Mağduriyet seansınız ve fon vurgunu için verdiğimiz araştırma önergesini reddetmenizin rehaveti bittiyse okuyabilirsiniz:
-Otoriter rejimlerin sonunda hep yağma baş gösterir. Haramiler kontrol edilemezler. Bu fon vurgunu da bir tür yağma… Biz de bir yılı aşkın bir süredir bu vurgunun sorumlularını araştırıp bu milleti soyanları açığa çıkarmaya çalışıyoruz.
-Herkes biliyor ki AK Parti, siyasetçisiyle, bürokratıyla, iş insanlarıyla bu yağmanın tam ortasında. Neredeyse her zanlının AK Partiyle bir bağı var. Ayrıca bu vurgunun karanlıkta bırakılmak istenen isimleri var. Biz bu isimlere ulaşmayı bir ölçüde başarıyoruz. Bu süreçteki kaynaklarımızdan biri de AK Parti’nin içinden uçurulan belgeler.
-Bize belgeler geldiğinde kamuoyunun önünde sorular soruyoruz. Dün TBMM’de, bugün de Parti Genel Merkezi’nde kabinedeki iki mevcut Bakana ve Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na sorular sordum. Dün Sayın Cevdet Yılmaz sorumuza yanıt verip bizdeki bilginin doğru olduğunu teyit etti ve bir açıklama getirdi.
-Bugün de iki bakan ile ilgili sorularımızı MKK işlem kayıtları üzerinden sorduk. Üstüne basa basa söylüyorum: Bu MKK belgeleri sahte değil. İsimler de meblağ da doğru. Sayın Mahinur Özdemir Göktaş “geçmiş olsun” dileklerini kabul ettikten sonra AK Parti’nin içinden kendisiyle ilişkilendirilen bir dosyanın neden hazırlanıp bize ulaştırıldığını düşünebilir.
-Bir başka dikkat çekici nokta ise sorumuzu yönelttikten on dakika sonra iki kişinin TCKN bilgilerini de içeren bir açıklama yapılabilmesidir. Demek ki Sayın Bakan, dolayısıyla ilgili bakanlıklar ve tabii ki Cumhurbaşkanı, fon vurgunu yapan kişileri yaptıkları işlemler ve TCKN detayında biliyor. Bu kişilerin içinde AK Parti ile bağlantısı olanlar hakkında Sayın Cumhurbaşkanı’nda bir klasör olduğunu da biliyoruz. Bizim de derdimiz bu klasördeki isimlerin kamuoyuyla paylaşılması ve suçluların cezasını çekmesi. Aslında basit ama AK Parti için yapması bir o kadar da zor.
-Sayın Özdemir Göktaş ile ilgili bir mağduriyet kampanyası başladığını görmek şaşırtmadı. Kimse kusura bakmasın ama aileleriyle beraber 2 milyon vatandaşın mağdur edildiği bir fon vurgununda Sayın Bakana sorduğumuz soruların yaşattığı mağduriyet kocaman bir hiç kalır. İki senedir çirkin iftiralarla tutukladığınız arkadaşlarımıza ve onların ailelerine yaşattığınız zulmün, mağduriyetin yanında Sayın Bakana PR yapma fırsatı da veren bu bir günlük incinmenin esamesi okunmaz. Sayın Bakanın da çok iyi bildiği Yunus Emre’den alıntılayacak olursak “Sen sana ne sanırsan, ayrığa da onu san”. Yani, kendin için ne istiyorsan başkası için de onu iste. Bizden özür mü bekliyorsunuz, o zaman ilk önce gerçekten mağdur ettiğiniz hak sahiplerinden, sonra da yıllardır hak mahrumiyeti yaşattığınız, zulmettiğiniz arkadaşlarımızdan özür dileyin. Gerisi kolay.
-Ben bir yıldan beri bu fon vurgununu çalışıyorum ve halkımı dolandıranları ve nasıl dolandırdıklarını ifşa ediyorum. Vicdanım rahat, veremeyeceğim bir hesap da yok. Partimle, çalışma arkadaşlarımla ve bu konudaki hassasiyetimizle de gurur duyuyorum.
-Son söz: Biz bu soygun çetesini ifşa etmeye ve bu vurgunun siyasi ayağını temize çıkarmaya ilk günkü heyecanımız ve enerjimizle devam edeceğiz. Bu halkı soyanlardan, onları koruyanlardan ve denetim görevini yerine getirmeyenlerden de hesap soracağız.
Usanmadan hergün !! 1339
Sayfanız kirlenmez hanımlar & beyler…
📢 Lütfen bir RT yapın.
Sesimizin ulaşması gereken yerlere ulaşması için sadece 1 RT istiyoruz.
Sizin için 2 saniye…
Sonra kaydırıp geçeceksiniz.
Ama biz…
Biz her gün aynı acıyla yaşıyoruz.
Siz belki aynı fotoğrafları görmekten sıkılıyorsunuz.
Ama biz, sevdiklerimizin bir parçasına, bir toprağına, bir mezarına hasretiz…
Ve ömrümüzün sonuna kadar bekleyeceğiz.