Bahsettiğim İsmet Özel ve çetesi Türkiye'yi kana boyadı. Beraber çalıştığı kişilerin bazılarının adını veremiyorum. Bazıları da daha ortaya çıkmış değil.
Kanlı 1 Mayıs, darbeler, Sivas, Bahriye Üçok, Uğur Mumcu, Adnan Kahveci, Ahmet Taner Kışlalı, Gaffar Okkan, Hrant Dink, Necip Hablemitoğlu, Muhsin Yazıcıoğlu ve diğer insanlarımızı yok ettiler.
Uluslararası bir şebeke.
İnsan kendi hakkında yeterince düşünmeden başkalarını düşünecek gücü bulamaz. Bu zaruret nedeniyle ve yazdıklarım vesilesiyle benimsediğim dünya görüşünü temellendiriyor ve şairin ismiyle anılmanın getireceği gizli sevince muhatap olmayı umuyorum. Türk şiirine hayırlı olsun.
Moby Dick romanını kaleme alan Herman Melville 1856 Aralık ayında Istanbul'a gelir. Şehir hakkındaki düşüncelerini Konstantiniyye Günlüğü'nde toplar. Yazdığı pasajların birkaç tanesi şöyledir:
- Haliç'in üzerinden karşıya baktığınızda kubbeler ve minareler sislerin arasından yükselen devasa taş gemiler gibi görünüyor. Şehir sanki suyun üzerinde yüzüyor ama bu suyun altında binlerce yıllık bir yorgunluk yatıyor.
- İstanbul'un asıl sakinleri sokak köpekleri. Her mahallenin kendi köpek ordusu var. Bu hayvanlar, geceleri şehrin karanlık dehlizlerinde kendi yasalarını uyguluyorlar.
- Burada ölüler ve diriler iç içe yaşıyor. Mezarlıklar sadece keder yerleri değil, insanların kahve içtiği, çocukların oyun oynadığı parklar gibi. Selvi ağaçlarının gölgesinde ölüm, hayatın doğal bir uzantısı haline gelmiş.
- Köprünün üzerinden akan kalabalık, dünyadaki tüm dillerin ve milletlerin bir karışımı gibi. Kavuklar, fesler, şapkalar ve pelerinler ... Sanki Nuh'un Gemisi karaya oturmuş da içindekiler Galata'ya boşalmış.
“Açılmamış bir kitaptan geliyorum
Yalın bir şiirin güzelliğinden”
Şair #İsmetÖzel’in sunumuyla, şair #ÜlküTamer’in edebiyat serüvenini kendisinden dinliyoruz. 📖
Mütebahhir tarihçiye dua
Doğu’yu Batı’yı bilene dua
Bir kalem çıkıp söyledi tarih:
Rahmetli Ortaylı Bey'e Dua
1447 - Mustafa Kara / Bursa
Hat: Mahmut Şahin
Prof. Dr. Mustafa Kara'nın İlber Ortaylı için düşürdüğü tarih, Mahmut Şahin hattıyla hoca için Galatasaray Üniversitesi'nde düzenlenen anmada sergilendi.
Robert Fludd'ın ademi (yokluğu) tasviri, 16. yüzyıl. İbn Arabî, 'ilk gece'yi anlatırken "adem ilk karanlıktır, şerdir, hiçliktir" der Fütuhat'ta. Hz. Ali'nin "Allah vardı ve O'nunla beraber hiçbir şey yoktu" hadisini işittiğinde "Şimdi de öyle" dediği ve yanında bulunanlardan bazılarının sayha attığı söylenir. Velhasıl gece ve insan, ölümü çağrıştırsa da hayatidir. "İlk gece", "olan olmuştur" çünkü.
Sadece İncil'in değil uluslararası siyasetin de "ayet"i sayılabilir:
«Senin işlerini bilirim, ne soğuksun ne de sıcak; keşke soğuk yahut sıcak olaydın. Böylece ne sıcak ve ne de soğuk, ılık olduğun için, seni ağzımdan kusacağım»
İncil, Vahiy Kitabı, 3: 15-16
Bir vakitler biri zuhur etti… “Büyük adamların camını taşlamadan büyük adam olamazsın!” diye bir hikmet uydurdu. Kendi küçüklüğüne merhem niyetine… Taşı İsmet Özel’in camına attı, adını da cesaret koydu. Maskara oldu.
Aynı muhterem, İsmet Özel hastaneye düşünce dergâh kapısına ilk varanlardan oldu. Ölüm kokusu alındı ya, hemen methiye döktü. Zira bazı mahlûkat için vefat ganimettir… Hasta yatağı, kariyer basamağıdır…
Ne vakit ki Özel doğruldu, nefes aldı, o zaman o methiyeler geri çekildi, o taşlar ceplere iade edildi. Yiğitlik (!) için ölüm ilanını beklemişler meğer…
Bu memlekette camı bol, izzeti eksik çok şahıs vardır. Gidin onların camını taşlayın… Size ancak o vitrinin gürültüsü yakışır. Her canınız sıkıldığında ortaya çıkan oryantalist, kalın ve aşağılık kafalarınızı kendinize saklayın…
“Büyük” olduğunu bildiğiniz adamların camına gelince… Orası cam değildir, “ağırlıktır”. Taş işlemez. Israr edenin payına da büyüklük değil, maskaralık ve hafiflik düşer…
«Yahudilerin evrensel bir imparatorluk vizyonu ve İngilizlerin [küresel] deniz gücü, insanlık için kimsenin kaçamayacağı büyük bir projede birleşti. Bu, dünyanın [19. asrın] ruhuna uygun bir simbiyozdur: Yahudi evrenselciliği ve İngilizlerin denizlerdeki egemenliği»
Carl Schmitt
'The eyes are not here
There are no eyes here
In this valley of dying stars
In this hollow valley
This broken jaw of our lost kingdoms
[...]
This is the way the world ends
Not with a bang but a whimper.'
100 years of T S Eliot's 'The Hollow Men'
Published #OnThisDay in 1925