@kusmeyenakpli Ne kadar demokratik ve özgürlükçü bir ülkeyiz.
Adamlar çıkıp müslüman ülkede ramazan genelgesine itiraz edebiliyorlar. Bu kadar özgürlük bence çok fazla.
Dün ilk kez yayınlanan "Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeselinde Hakkari'den arayan Aydın Üsteğmen'in hikayesi yer alıyor. Özdemir Bayraktar'ın nasıl bir karakter olduğunu anlamak için bu gerçek hikayeyi okumak yeterli.
2007 yılında Yarbay Melih Gülova terör örgütünün uzaktan kumandalı el yapımı bombasıyla şehit edildi. Bu olay Özdemir Bayraktar'ın moralini altüst etti. Melih Yarbay, Şırnak'ta yürütülen İHA ve helikopter çalışmalarında birçok alanda yardımcı oluyor, yakın bir çalışma arkadaşıydı.
Şehit olayının ardından terör örgütünden uzaktan kumandalı bir mayın cihazı ele geçirildi ve o dönem Şırnak'ta proje geliştiren ekimize destek talebiyle getirildi. Cihaz incelendiğinde seri imalata girmiş, şifreli, teröristler için ileri teknoloji kriptolu, TSK'nın kullandığı jammer cihazların bastıramadığı bir sistem olduğu anlaşıldı. İsmi Tol Qazi.
Selçuk Bayraktar gece gündüz bu cihazı kırmak için çalışmaya başladı. Saatler süren mesaisi sonrası cihazların şifresini kırdı. Bu cihazlar teröristlerce birçok noktaya kurulduğu için buna bir çözüm geliştirmek gerekiyordu. İHA'lar için geliştirdiğimiz otopilot sistemi ile teröristlerden ele geçirilen cihazlar entegre edilerek tüm cihazların şifrelerini gökyüzüne yollayan bir sistem geliştirdik.
Kurulan sistemle askerler hiç hareket halinde değilken mayınları kontrollü şekilde patlattılar. Eğer bunu başarmasalardı, belki oradan geçen askerler patlatılacaktı.
Ancak bu başarı beklenmedik bir şekilde sonlandırıldı.
Ortalık ayağa kalktı. Bu cihazlar bir yıl önce ele geçirilmiş, kimse bir şey yapmamış, rafta duruyormuş. Bizim ekibin bunu çözüyor olması, bazılarının bu konuda nasıl gevşek davrandığını açığa çıkaracağı için rahatsızlık yarattı. Daha sonra bu cihazlar bizden komple geri alındı. Bu bir anlamda şu demekti sahada teröristler tarafından o dönem kurulu tüm uzaktan kumandalı mayınların geliştirdiğimiz cihazlarla patlatılması yerine birilerinin açığı ortaya çıkmasın diye üstünü örtme teşebbüsüydü.
Bu olay Özdemir Bayraktar'ı derinden sarstı. Kendini çok sorguladı. Bırakma noktasına geldi.
Düşünün: Asker şehit oluyor. Askeri şehit eden teröristlerden ele geçirdiğin cihazların şifresini kırıyorsun. Onu kırdıktan sonra bunları her yere yayıp o mayınları kimse yokken patlatıp engelleme şansın var. Ve bu durduruluyor.
Bu olay Özdemir Bayraktar'ın kilometre taşlarından bir tanesiydi. Çok morali bozuldu. Bölgeden ayrıldı, İstanbul'a geri döndü, tüm umutlarını yitirmişti, havlu atma noktasına gelmişti. Melih Yarbay'ın şehit olmasına neden olan uzaktan kumandalı sistem de buydu.
Tam bu dönemde, Özdemir Bayraktar bir gün Sarıyer'deki evinin balkonunda oturmuş, İstanbul Boğazı'na doğru düşüncelere dalmıştı. Her şeyi bırakmayı, bu mücadeleden çekilmeyi düşünüyordu belki de.
Birden telefonu çaldı.
Terörün yoğun olduğu Hakkari'deki dağ karakollarının birinden Aydın Yiğit adlı bir üsteğmendi arayan. Telefonunu nasıl bulmuştu, bilinmez...
"Özdemir Bey, biz burada teröristlerle mücadele ediyoruz. İmkânlarımız da sınırlı. Kantin paralarını topladık, sizin yaptığınız uçaklardan almak istiyoruz."
O an Özdemir Bayraktar'ın içinden geçenler, belki tüm mücadelesinin özeti gibiydi: Allah Allah, biz Boğaz kenarında otururken, adam bize Hakkari'den tokat atıyor.
Bu telefon bir tokat gibi çarpmıştı Özdemir Bayraktar'a. Sahada, en zor şartlarda, teröristlerle göğüs göğüse mücadele eden bir teğmen, kantin parasını toplayarak milli İHA almak istiyordu. Bürokrasinin engellerine takılıp bırakma noktasına gelirken, asıl değişime ihtiyaç duyanlar - sahada görev yapan askerler - ona sesleniyordu.
Özdemir Bayraktar Aydın Yiğit'e dedi ki:
"Kantin parasını falan bir tarafa bırak. Siz şunu yapacaksınız: Bizi çağıracaksınız, 'gelin Mini İHA'yla bize bir sunum yapın' diyeceksiniz. Biz de geleceğiz, size Mini İHA'yla sunum yapacağız. Bize diyeceksiniz ki, 'biz bunları millileştirdik ve bunlara el koyduk.' Sonra bizi oradan sepetleyeceksiniz."
O telefon her şeyi değiştirdi. Bir dönüm noktası oldu.
TOL Qazi krizinde çıkan bürokratik duvarlar önemli değildi artık. Asıl önemli olan, Aydın Yiğit gibi askerlerin sesi, sahadan gelen ihtiyaçtı.
Ve Özdemir Bayraktar o günden sonra hiç bırakmadı.
https://t.co/w7CcncgMNA
https://t.co/5YpCKMTr1q
“Nefsin izzeti yoktur, yaptığın işin izzeti vardır.”
İnandığı değerlerden ödün vermeyen, imkansız denilenin üzerine inançla giden tutkulu bir mühendis ve hayalleri sınırları aşan bir Akıncı...
Özdemir Bayraktar’ın ilham veren mücadelesini anlatan "Özdemir Bayraktar | Bu Dünyadan Bir Akıncı Geçti" belgeselimiz şimdi Baykar YouTube kanalında.
İzleme linki: https://t.co/xqdot1g4Dt
@furkanakinfx@temmuz1919 Niye pişman olsun ky? Her ay lot alacak zaten ev almak için. Ucuza almış olacak fiyatı düşünce.
Ev alma hayaliyle biriktiren kişi seninle aynı fikirde değildir.
@borsaninizinden Bu kadar da yüzyıllardır sahip olduğumuz toprakları küçük görme biraz fazla gelmeye başladı. Seni severiz de bana bu kadarı yeter. Orta doğu hariç lunaparklar çok güvenilir. Amerika’da ve Avrupa’da lunapark kazası olmuyor. Tamam hocam.
@AltayCemMeric Gün geçtikçe milletin “ACM bana bulaşmaz inşallah” diyeceği kıvama geliyorsun. Allah cc yolunu açık etsin, seni ehli sünnet yolundan ayırmasın .
@nurisevgen@iriscibre İris Hanımı’ ı sadece finansçılar değil her kesimden vatandaş takip ediyor. Halk fiyata bakar orana değil. Finansçı olan da bir zahmet hesap yapıp oranını bulsun. Kadın zaten yazmış gelen zammı.
@borsaninizinden Bir nevi güç zehirlenmesi. Takipçi sayısının çokluğu kendisini güçlü hissettiriyor. Aslında altta yatan gerçek karakter ortaya çıkıyor. Bence faydalı bir şey. O kişiyi tanımamıza fırsat veriyor. Engelleyip geçebiliyoruz.