AKP’li kayyum Kemal Kılıçdaroğlu, bu videosundan ötürü gazeteci Timur Soykan hakkında hapis cezası talepli suç duyurusunda bulunmuş.
Bu yönteme başvurduğuna göre videoda anlattığı her şey doğru demektir.
Kayyum Kemal’e inat elden ele paylaşalım.
***
1- Eğer Tayyip gözlerimi kaparım , işimi yaparım dese bile;
2- SEÇSİS ile seçim hileleri önlenebilecekse,
YENİ ANAYASA VE BAŞKANLIK HEVESLİLERİNE ONURSAL CUMHURİYET BAŞSAVCISI
SABİH KANADOĞLU'NDAN UYARI
***
Kimse kendi kendine gelin, güvey olmasın!
***
YENİ ANAYASA
***
Onursal Cumhuriyet Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun Yeni Anayasa konusundaki görüşleri:
***
1. Bu meclis; dört yıl için yasama yetkisi almıştır.
2. Meclis üyeleri mevcut anayasaya sadakat yemini etmiştir.
3. 1. ve 2. maddelerde belirtilen nedenlerle bu meclisin bir yeni anayasa yapma yetkisi yoktur.
4. Yeni bir anayasa yapma şartları oluşturmak için,
a. Önce halkın yeni bir anayasa isteyip istemediği halkoylamasına sunulur.
b. Nitelikli çoğunlukla kabul edildiği takdirde barajsız bir seçimle bir kurucu meclis oluşturulur.
c. Bu kurucu meclisin hazırlayacağı yeni anayasa taslağı yeniden referanduma sunulur.
***
EĞER; ÜLKENİZİ SEVİYOR VE KORUMAK İSTİYORSANIZ , BU YORUMUN YAYILMASINA PAYLAŞARAK YARDIMCI OLUNUZ ...
(ALINTÍ)
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na ihbar ediyorum!
AKP dönemi İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde;
AKP Genel Merkezi’ne, İstanbul halkına ait kaynaklardan, 2019 yerel seçim sürecini de kapsayacak şekilde;
264 gün boyunca 34 DH 4336 plakalı aracın tahsis edildiğini tespit ettik.
Aracı sahibi: İBB
Aracı kullanan: AKP Genel Merkezi
Aracın markası: Renault
Modeli: Megane
Motor No: K9KG657R040076
Şase No: VF17RFB00059780066
Araç tahsis ve teslim tarihleri:
19.07.2018 - 09.04.2019
Aracın tahsis süresi: 264 gün
Ayrıca bu süre boyunca aracın aylık kirası, HGS/OGS masrafları ve akaryakıt giderleri de İBB kasasından ödeniyor.
Haydi bakalım, gereğini yapın da görelim❗️
İşte belgesi⬇️
İBB AKP’deyken…
Kadir Topbaş ve Mevlüt Uysal dönemlerinde İBB’den AKP’ye tahsis edilen araçlar listesi.
AKP Genel Başkanlığına 15, AKP İstanbul İl Başkanlığına tam 54 araç. Bu araçların bakım, yakıt, köprü, yol vb geçiş ücretleri dahil tüm giderleri de İBB bütçesinden. Liste 👇
CHP’li bir belediye tarihi bir camiyi yıksaydı, bugün televizyonlar sabaha kadar yayın yapar, savcılar anında harekete geçer, bakanlar peş peşe açıklama yapardı.
Ama yıkan AKP’li belediye olunca herkes susuyor.
Demek ki mesele tarih, kültür, ibadet mekânı değil; mesele siyasi kimlik.
Hukuk parti rozetiyle çalışmaz. Tarihi mirası kim yıkarsa yıksın, hesabını aynı şekilde vermelidir.
Gerici Misvak'ın takipçisi 604 bin.
Atatürkçü Dürbün'ün takipçisi 138 bin.
El, birbirine nasıl da sahip çıkıyor.
Yüklenin dostlar, Dürbün'ün takipçisi Misvak'ı geçsin.
Senin yüzünden AKP❗️
AKP’nin 6 şubat depremlerindeki kriz yönetimi⬇️
🔴Askerleri 3 gün sahaya indirmedi
🔴Arama kurtarmacı madencilerin deprem bölgesine sevkini geciktirdi
🔴AKP’li siyasiler gelecek diye deprem bölgesindeki otoyolları trafiğe kapattı
🔴 İnsanlar enkaz altında yardım beklerden sela okuttu
🔴Bant daraltması yaparak interneti yavaşlattı, bu nedenle enkaz altındaki vatandaşlarla iletişim tümüyle koptu
🔴Canlı arama kurtarma çalışmaları sürerken, iş makinalarıyla enkaz kaldırmaya başladı.
Sonuç⬇️
Onbinlerce vatandaşımız enkaz altında kurtarılmayı beklerken can verdiler.
Yazıklar olsun❗️
Değerli dostlar,
Geçtiğimiz hafta boyunca⬇️
AKP’nin, 15 Temmuz Şehitler Köprüsü
Fatih Sultan Mehmet Köprüsü ve kamunun ücretli işlettiği 7 Otoyolu;
25 yıllığına özelleştirmek için fizibilite çalışması yaptırdığını kamuoyuna belgeleriyle açıklamıştım.
AKP, bugün itibariyle Amerikan Bloomberg’e uçurduğu habere göre;
Bu iki köprü ve otoyolların özelleştirilmesi için İngiltere merkezli Ernst&Young'a yetki vermiştir.
Teknik fizibiliteyi ise Amerika-Kanadalı BTY Construction şirketi yapıyor.
Haberin Bloomberg’e servis edilme amacı; toplumu bu peşkeşe psikolojik olarak hazırlamak ve rıza üretmek.
Ayrıca;
🔴Yap-İşlet-Devret projelerinde araç geçiş ücretlerini amerikan dolarına göre belirleyen AKP;
Kamunun işlettiği köprü ve otoyolların özelleştirilmesine ilişkin açıklamayı da Amerikan basınına yaptırıyor❗️
🔴Yap-İşlet-Devret projelerindeki sözleşmeler için İngiliz mahkemelerini yetkili kılan AKP;
Köprü ve otoyolların özelleştirilmesi için İngiliz ve Amerikan danışmanlık şirketleriyle çalışıyor❗️
15 Temmuz Şehitler Köprüsü 1973’te, Fatih Sultan Mehmet Köprüsü 1988’de yapılmıştır. Köprülerin maliyeti zaten vatandaşlarımızın vergileriyle defalarca kez ödenmiştir.
İki köprünün 2024 yılı gelir-gider verilerinin dolar karşılıklarına göre;
🔴Gelir toplamı: 117 Milyon 113 Bin Dolar
🔴Gider toplamı: 5 Milyon 172 Bin Dolar
🔴Net kârı: 111 Milyon 940 Bin Dolar
Devletin iki köprüdeki toplam kâr oranı %96’dır❗️
Her iki köprünün giderleri yıllık olarak sadece %4’tür❗️
Yani bu köprülerin araç geçiş ücretleri 4 TL olsa, köprülerin tüm giderleri karşılanabilmektedir.
AKP, buna rağmen, köprülerden 59 TL araç geçiş ücreti almaktadır.
Eğer AKP’nin bu özelleştirme peşkeşi gerçekleşirse, araç geçiş ücretleri %100 zamlanacak, iki katına fırlayacaktır.
Zira Üçüncü boğaz köprüsü olan ve yandaş şirketin işlettiği Yavuz Sultan Selim Köprüsünün (YSS) araç geçiş ücreti halihazırda 95 TL’dir.
Bu özelleştirme planına göre;
Önce bu iki köprünün araç geçiş ücreti YSS geçiş ücretiyle eşitlenecek, ardından toplu olarak yükseltilip, zamlı fiyatlar vatandaşlara dayatılacaktır.
AKP’nin asıl amacı yaklaşan seçimler öncesinde önden toplu para tahsil etmektir.
AKP’nin, 25 yıllık bu özelleştirme planıyla yaratacağı rant tutarı⬇️
🔺İki köprü için: 5 Milyar 597 Milyon Dolar
🔺Otoyollar için: 17 Milyar 663 Milyon Dolar
🔺Toplam: 23 Milyar 260 Milyon Dolar
Güncel kurla 1 Trilyon 12 Milyar Liradır❗️
Bunun adı vatana ihanettir❗️
Kaynak: Karayolları Genel Müdürlüğü Resmi Maliyet Tabloları⬇️
Kahramanlarımızı yedirmeyiz!
İstanbul İtfaiyesi sadece İstanbulluların değil Türkiye’nin gözbebeğidir!
2023 Maraş depreminde yüzlerce canımızı enkaz altından çıkartan onlar.
Türkiye’nin orman yangınlarını herkes endişeyle takip ederken, alevlerin arasında savaşan onlar.
Günlerce uykusuz kalan, taşların üzerinde yarım saat uyuyup göreve devam eden onlar.
Maden göçer itfaiye gider, dükkan yanar itfaiye söndürür, biz onlarla gururlanırken, aileleri yürekleri ağzında görevden dönmelerini bekler.
Yaralanırlar, şehit olurlar, yangın biter, ateş düştüğü yeri yakar, bir ömür evlat, kardeş, baba acısı çeken insanlar geride kalır.
Tüm bu nedenlerle, bir afet ülkesi olan Türkiye’mizde itfaiye, 86 milyonun gururudur, kahramanıdır.
Ancak, insanlıktan nasibini almamış, adına gazete demeye bin şahit isteyen bir paçavra, tüm saygısızlığı ve çirkefliği ile kahraman itfaiye erlerimize iftira atan bir manşet attı.
Kürtçe şarkı eşliğinde halay çektikleri için “terör” ile suçladılar.
Oysa, o etkinlikte her yöreden türküler çaldı. Horon da oynandı, halay da çekildi, oyun havası da çalındı.
Türkçe, Kürtçe, Lazca yöresel şarkılar eşliğinde her sene olduğu gibi mezuniyet töreninden sonra ömür boyu canını riske atarak çalışacak genç itfaiye erleri bir günlüğüne moral buldular.
Türkiye büyük bir coğrafyada, büyük bir ülke, büyük bir kültürel birikimi var.
Trabzonlu ve Diyarbakırlı itfaiyeci tehlikelere karşı birlikte savaşıyor, bizi birlikte koruyor, herkesin yöresinden türkülerle birlikte halay çekiyor. Biz İstanbul’da Anadolu’nun dört yanından gelen insanlarla komşuyuz, birlikte yaşıyoruz!
Üç kuruşluk pespaye siyasetiniz için halkı birbirine düşürmeye çalışan BÖLÜCÜLÜĞÜNÜZDEN BIKTIK ARTIK. Buna tahammül etmeyeceğiz, bunu sürdürmenize müsaade etmeyeceğiz.
Buradan ilan ediyoruz:
Biz o paçavraya dava açacağız.
İtfaiyemize iftira atanlarla sonuna kadar hukuk önünde uğraşacağız, bu çirkinliğin hesabını soracağız.
Öyle sembolik değil, yüklü bir tazminat talep edeceğiz.
Alacağımız tazminatları da şehit itfaiyecilerimizin ailelerine bağışlayacağız.
İtfaiye personelimiz hiç canını sıkmasın, arkalarında milyonlar var, halk var, biz varız!
İsrail ile ticaretin devam ettiğini belgeleriyle açıklayan Metin Cihan'ın hesabına erişemezsiniz artık çünkü birileri öyle istiyor! Metin Cihan'ın mesajını elden ele ulaştıralım👇
Ankara’da "su krizi" yaygarası koparan iktidar trolleri ve medyası iyi okusun! Ortada bir "beceriksizlik" değil, iktidarın DSİ eliyle Ankara halkına kurduğu bir kumpas ve yaşamsal bir tuzak var.
Millete yıllarca "Gerede Tüneli ile Ankara’nın 2050’ye kadar su sorunu olmayacak" masalını anlattınız. Sonuç? 21 Mayıs-11 Ekim arası Gerede’den gelen su miktarı SIFIR metreküp!
Büyükşehirlere su getirmek DSİ’nin görevidir.
ASKİ, Koyunbaba Barajı’ndan su istedi, "Tarımsal sulama" dediniz vermediniz. Kesikköprü’den istedi, "Enerji üretiyoruz" dediniz vermediniz. Enerji rantını, milletin can suyuna tercih ettiniz.
Siz köstek olurken Mansur Yavaş ne yaptı? Çamlıdere hattını kendi bütçesiyle yaptı. Barajların dibindeki suyu almak için yüzer pompalar kurdu. Polatlı’ya su getirdi; dış finansman buldu.
Sizin ihmalinize rağmen Ankara’yı susuz bırakmamak için büyük çaba harcıyor.
Gölge etmeyin, engel olmayın, kanunun size yüklediği görevi yapın!
@mansuryavas06@ankarabbld
Denizli Belediye Başkanı Bülent Çavuşoğlu'ndan AKP'li Meclis üyesine:
“22 yılın sonunda insanlar sosyal yardım kapılarında duruyorsa, bu memleket uyuşturucu bataklığına döndüyse, herkes sanal kumara girdiyse, ben sizin yerinizde olsam utanırım.
Sen gittiğin yere seni alkışlasınlar diye otobüsle yalaka taşırsın, 87 yıldır hayatta olmayan bir adam her #29Ekim'de milyonları böyle sokağa döker...
Ne yaparsan yap, O'nun kurduğu laik demokratik Cumhuriyete yenileceksin!..