“Bu ülkeyi sevenler devrimcilerdir.
Kürt sorunu, adalet, gelir dağılımı, yüzlerce temel sorunumuz var. Ama bence en önemlisi, bu ülkede kardeşçe yaşamak istiyorsak, birinci sırada Kürt sorunu var. Herkes elini taşın altına koyacak, ezilecek o eller. Elimden geleni yapıyorum ama bunu yaptığım için kendimi ayrıcalıklı biri gibi görmüyorum. Böyle yapılması gerekiyor.”
Yattığı yer incitmesin. Saygı ve minnetle.
Şimdi ben ne diyeyim be abi?
Nasıl kabullenelim sensizliği?
Kalakaldım olduğum yerde.
O kadar üzgünüm ki…
İyi ki vardın Kadir abi… Ne mutlu bize ki iyi ki vardın ve kalbimizde, zihnimizde, mücadelemizde hep var olacaksın… Hoşçakal canım abim 🙏🏻
Kadir İnanır'ı kaybettik.
Sinemamız onun oyunculuğuyla zenginleşti. Dünya görüşüyle bir entelektüel duruşu vardı. Kendi düşüncelerinden ödün vermedi.
Sanat dünyasının ve sevenlerinin başı sağ olsun.
Sevgili Deniz Göktaş sayesinde uzun zamandır ilk kez bu kadar güldüm, onun için “endişelenerek” yazılan yorumlara bakınca da bir o kadar üzüldüm.
Kendi korkularını “inşallah şöyle olmaz, böyle olmaz” gibi içten ve fakat son derece faydasız biçimde yaygınlaştırarak, yani
içinde yaşadığımız rejimi ve yapabileceklerinin sınırsızlığını çoktan kabullendiğinizi itiraf ederek hayıflanmak sadece o korku duyduğunuz odağı beslemeye ve Anayasal haklarımıza karşı işlediği suçları normalleştirmeye yarar.
Ağzına, aklına, düzenle derdine sağlık, hayıflandığım tek şey canlı izleyememiş olmak.
@idgoktas 💜
Deniz Göktaş ile ilgili atmanız gereken tweet “kesin tutuklayacaklar” değil; “Deniz Göktaş’ı alamazlar” olmalı.
Başkasının haysiyetini kendi sinikliğinize siper etmeyin.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
Deniz'i alırlarsa, "Deniz'i maalesef alırlar" demenize güvenerek alırlar zaten, onun yerine "Skkimin başını alırlar" denir ve bu sözün altı eylemle doldurulursa Deniz ve diğerlerinin artık alınamayacağı bir sürecin çarkları işlemeye başlar.
İkinci gösterim Ölü Deniz, bugün 20:00’da, youtube kanalımda yayında.
Harbiye’de çektik, 90 dakika, olduğu gibi, size emanet. sevgiler.
tam şurada olacak: https://t.co/uynn4dJQL5
Eski solcu, Marksist, sosyalist Gün Zileli:
"Sol artık bitmiştir. Kirlenmiş berbat bir şey. 100 yıllık tarihi dökülüyor. Bu gün sol iddia etmek biz solcuyuz demek boştur.
Biri sol diye çıksa insanlar enayi değil, yaşanmış şeyler var.
Parti kursam hiç soldan bahsetmem. Başta Lenin olmak üzere, bu işin savunulacak tarafı yoktur. Bırakın solu artık."
Murat Bey, 2002 senesi IEL mezunu olarak yaziyorum. Bizim zamanimizda bir kere full cekmek diye birsey yoktu, ben 90 net ile asil listeden okula girmistim, once bunu duzeltsinler, tam puan yapip istedigi okula giremeyen cocuklar var, tam bi rezalet.
Bu cocuklarin hemen hepsinin Almanya'ya gitme sebebi bu ulkede adam gibi yasama sanslarinin oldukca azalmis olmasi.
Benim donemimde cogunluk Turkiye'de okumaya devam ediyordu.
Ayrica dersler Almanca oldugu icin Turkiye'de sinavda basarili olmamizin cok zor oldugunu soylemissiniz😄🤣🤣
Ciddi ciddi bunun boyle oldugunu dusunen yetkililer varsa, her kim ise bir dakika bile oturdugu yerde kalmasin.
Matematik, Fizik ve Kimya'nin bir bolumu zaten sayisal degerler uzerinden ilerliyor. Bizim donem 4 tane Fen-Matematik sadece 1 tane Turkce-Matematik sinifi vardi. Ben TM sinifinda olmama ragmen istedigim okulu rahatca kazandim, hemen hepimiz de kazandik. Kimse de beni devsirmedi.
Lisem ile alakali ciddiye alinacak tek elestiri 'hiyerarsi' ile alakali olanlar. Buraya el atmak gerekiyorsa atilmali, bizim donemde de elbette vardi, ama bu bircok devlet okulunda olan bir anlayis. Yatili ogrenciler bundan daha fazla etkilenirdi ama gundeme gelenler seviyesinde asla degil idi.
Gerisi tamamen ekonomik sebeplerden dolayi sekillenmis konular. Bu cocuklari neden Almanca ogrenip yurtdisina gidiyorsunuz diye elestirmek ve bunun uzerinden devsirme senaryolari yazmak cok acinasi. Gunes balcikla sivanmaz.
Kesinlikle yanlış bilgi.
3 sene kadına yönelik şiddet araştırması yaptım. Şiddetle ilgili çalışan tüm kurumlarla görüştük.
1- Kadının değil, mağdurun beyanı esastır.
2- Uzaklaştırma kararı aldırmış pek çok erkek vardır. Bunların başında Boğaziçi Üniversitesi'nin atanmış rektörü Naci İnci bile var.
3- Kadınlar eğer bu konuda iyi eğitilmiş personele denk gelmezlerse, 'şikayetçi misiniz' sorusuna genelde hayır diye cevap vermeye teşvik edilirler. Mahkemeye gitmek konusunda teşvik edilmezler. Böylece ceza davası açılmaz. Konu, kadını koruma kararları seviyesinde kalır.
4- Koruma kararları hiçbir ceza içermez. 2-3 kere ihlal edin, şikayet üzerine en fazla birkaç gün zorlama hapsi olur. O kadar. O arada kadın öldürülebilir bile.
Ozan Güven'in 6 yıl düşünerek bulamadığı gerçekler bunlardır.
@erolhoca@istanbulilmem@MucahitYentur Hiç uğraşma protestonun tek nedeni müdür. 6 ayda çocuklara yapmadığı kalmadı. Araştırmadan klavye delikanlıligi yapma. Eğer M.E.Mudurlugunun bunlarda bilgisi ve etkisi varsa protesto tam yerine ulaşmış demektir. Yok bunları sadece okul müdürü yaptıysa arada MEMuduru kaynamıştır.