ÇIKTI...POSTNORMAL ZAMANLAR TEORİSİ, belirsizliğin hâkim olduğu ve cehaletin değerli bir meta haline geldiği bu hızla değişen dünyayı anlamayı amaçlar. Postnormal Zamanlar Seçkisi, bu çelişkili, karmaşık ve kaotik dönemi ele alan öncü bir derlemedir.
This investigation by the Financial Times is staggering in its findings and in its scope and methodological rigor. Some of the findings, backed up by incredible levels of forensic evidence:
1) Israel completed much of its systematic destruction across Israeli-occupied southern Lebanon after Israeli forces took control of already-emptied villages in mid-April, and after the April 17 ceasefire. The ceasefire was used to make these areas completely uninhabitable.
2) The scale of destruction is incredible. Roughly 85,000 housing units damaged or destroyed (likely an undercount); 62 villages and farms inside the "yellow line" occupation zone, covering ~6% of Lebanon and extending ~10km inland, with ~270,000 residents barred from returning. Over 20% of the south's farmland and forest destroyed, ancient olive groves worst hit. All Litani river bridges destroyed; at least 2,500km of water infrastructure gone.
3) This is stated policy and an intentional plan to make an entire area uninhabitable and never allow the population to return. Defence minister Israel Katz explicitly invoked the "Rafah and Beit Hanoun model" and later boasted of destroying "24 Lebanese villages… not house by house, but entire villages."
4) This is without a doubt a war crime. Destruction of property requires immediate military necessity and not speculative ideas that Hezbollah may use a building some day. Not allowing the return amounts to the ethnic cleansing of the area.
The lack of any real consequences for Gaza, meant that Israel felt free to do the same in Lebanon. It is now doing the same in the West Bank. This will stop unless we stop it.
112 members of the Hassaniya & Abu Sharia families (related to one another) were given one of the biggest funerals in Palestinian history today. They were all killed in a single Israeli airstrike in 2023, with their bodies having just been recovered from under the rubble.
44 children, 38 women, and 7 people with disabilities. 112 members of a family, gone in a single airstrike backed, supported and funded by the U.S. govt under the Biden-Harris administration with no resistance from their party.
I don’t know if anyone still cares, but today alone 14 people were killed, among them my friend and his family, without any guilt. This is no longer breaking news, but a scene that repeats itself every day. They talk about a ceasefire, yet what we live through is continuous death, continuous lies, and deadly silence.
We are living the worst days of our lives, literally. No safety, no mercy, and no end in sight. How long will we keep counting the dead and being buried with them psychologically every single day?
What is more brutal than the killing itself is that when we went to bury my friend and his family, we couldn’t even find a stretcher to carry the bodies. There is no medical equipment in hospitals, and no building materials to make a grave. A human being is killed for no reason, and after death there is no grave, no dignity. Even saying goodbye has become impossible.
Our lives here are turning into a real hell, day after day. What is called a ceasefire is nothing but a trick to numb the world and calm the headlines. Speak about what is happening to us. Write. Share. Your posts make a difference and create real pressure.
We woke up to a major catastrophe in Gaza. Last night, the medicine storage warehouse inside Al Aqsa Hospital was bombed!!
The warehouse was dedicated to kidney patients and was one of the last major medicine storage facilities remaining in Gaza. Medical supplies are running out completely. Over the past few weeks, hospitals across Gaza have issued urgent warnings that their kidney units could soon shut down because essential medicines were beginning to run out. Then, just hours before dawn, the medicine warehouse itself was bombed.
Since when has medical treatment become a weapon against us? In what religion, or under what law anywhere in the world, are medicines treated this way? How can the medicines that patients depend on to stay alive become a target?
Gaza’s healthcare system is collapsing faster than you can imagine. We are literally on the brink of a massive humanitarian and medical catastrophe. Medicines are disappearing, hospitals are losing the ability to treat patients, and the attacks have not stopped for days. No one knows how much worse this collapse will become.
Doğu Türkistan'a giden gazeteciler "Satılmış kalemler gerçeği yazamaz!" sloganlarıyla Türkiye Çin Dostluk Vakfı önünde protesto edildi! Protestoda düzenlenen basın açıklamasında bu ziyarette önceden kurgulanmış yerlerin ve kişilerin bulunduğu söylendi. Protestoda söz konusu vakıf da geziyi düzenlemesi sebebiyle hedefteydi.
🔴 Taha Kılınç:
Bugün Çin’in dezenformasyonlarına gönüllü biçimde yataklık edenler, dün Suriye’de Baas rejimine övgüler düzüyor, enkazların altından kadınların ve çocukların çığlıkları yükselirken, katliamları “ayrılıkçılarla savaş” olarak temize çıkarıyordu.
Şehirler varil bombalarıyla harabeye dönerken, “Şam’da bütün gece kulüpleri açık, hayat normale dönmüş” videoları çekenler de aynı kafa ve aynı kadroydu.
Taha Kılınç'ın bugünkü yazısı İsmail Saymaz'ın da aralarında olduğu bir grup "gazeteci"nin geçtiğimiz haftalarda Çinli bir kurumun finansmanıyla Doğu Türkistan'a yaptığı seyahati değerlendiriyor. https://t.co/zJ6zFmySvs
@ismailsaymaz İsmail Bey, sizin de aralarında olduğu bir grup "gazeteci"nin geçtiğimiz haftalarda Çinli bir kurumun finansmanıyla Doğu Türkistan'a yaptığınız seyahate dair Taha Kılınç'ın bir yazısı yayımlandı. Siz ve okurlarınızın gözünüzden kaçmasın.🙂https://t.co/zJ6zFmySvs
What is happening now is the ultimate humiliation and an insult to our intelligence.
This yellow cube is not just a mark on a map. It is a death sentence for an entire neighborhood. The moment it appears, everyone is forced to leave, and the area comes under military control.
Every day, another yellow cube appears. Every day, another part of Gaza is taken. The city is disappearing piece by piece before the world’s eyes, while the space where more than two million people are forced to live continues to shrink.
And these children… standing beneath the drones flying overhead, taking what could be the last photo of their neighborhood before they are forced to leave it, before it disappears as they once knew it.
The dismissal of Karim Khan KC as the ICC Prosecutor is perhaps the most significant event in the 24-year-long institutional history of the ICC — and the greatest setback so far to its efforts to pursue justice in situations implicating major powers and their allies not
1/10
Human Rights Watch doesn't have a single Palestine researcher (out of 500 people!) because the entire "Israel/Palestine" team quit in disgust, due to censorship of their reports.
Bu twiti, elden ele, 20 gündür "sinjang"da şöyle özgür geziyoruz böyle özgür yuvarlanıyoruz diye diye çin güzellemesi yaparak dolaşan @RnaudBertrand kardeşimize uzatalım. https://t.co/0tyB8vYwUV
Bugün Çin’de doktora yaptığım üniversiteden bir mesaj aldım.
Mesajda Çin’le ilgili çok sayıda eleştirel yazılar yazdığıma dair çok sayıda ihbar aldıklarını söylemişler. Bu sebeple de Shanghai Üniversitesi’nde doktora yaptığıma dair ünvanı artık kullanmamı istemişler.
Ünvan kullanıp kullanmamak çok da umrumda değil açıkçası ama kazanılmış hakkımdan vazgeçmem gerekiyor mu bilmiyorum.
Ayrıca anladığım kadarıyla da Çin kapıları bana sonuna kadar kapanıyor. Bir daha beni Çin’e alırlar mı bilmiyorum. Açıkçası evlendiğim ve oğlumun doğduğu yerleri tekrar görmeyi çok isterdim. Bu duruma üzüldüm mü evet.
Ancak kimsenin kalbini kırmadan bildiğim doğruları yazmaya da devam edeceğim.
Taha Kılınç’ın geçtiğimiz yıl Uygur şehirlerine seyahati sonrası kaleme aldığı Doğu Türkistan Seyahatnamesi adlı kitabını “merak ettim, okuyacağım” diye paylaştığınız twitinizi aynı gün sildiğinizde zaten kaygılarınız olduğunu anlamıştık Nurettin Bey.
Bugün Çin’de doktora yaptığım üniversiteden bir mesaj aldım.
Mesajda Çin’le ilgili çok sayıda eleştirel yazılar yazdığıma dair çok sayıda ihbar aldıklarını söylemişler. Bu sebeple de Shanghai Üniversitesi’nde doktora yaptığıma dair ünvanı artık kullanmamı istemişler.
Ünvan kullanıp kullanmamak çok da umrumda değil açıkçası ama kazanılmış hakkımdan vazgeçmem gerekiyor mu bilmiyorum.
Ayrıca anladığım kadarıyla da Çin kapıları bana sonuna kadar kapanıyor. Bir daha beni Çin’e alırlar mı bilmiyorum. Açıkçası evlendiğim ve oğlumun doğduğu yerleri tekrar görmeyi çok isterdim. Bu duruma üzüldüm mü evet.
Ancak kimsenin kalbini kırmadan bildiğim doğruları yazmaya da devam edeceğim.
Hanımlar bütün işlere aynı anda yetişemiyor, çocuklarınızı da yetiştirirken bunalıyor iseniz bu yakınlarınızdan (eşlerinizden) yeterli ve gerekli desteği alamadığınızdan değil, yeterince dua etmediğinizdendir 🙂
Bekarlık günlerini özleyen, çocukları olduktan sonra bunalan ve hiçbir şey yapamadığını düşünen annelere bazı hatırlatmalar yapmak istiyorum:
Nerede tıkanıyorsunuz biliyor musunuz? İbadeti sadece namazdan ibaret görmekte ve ilimle meşgul olduğunuz bekar günlerinizle kendinizi kıyaslamakta…
Her halinizle Allah’ın kulu olduğunuz ve niyetinizle çok büyük sevaplar kazanabileceğiniz halde şeytan kısır bir noktadan baktırarak sizi ümitsizliğe düşürüyor.
Çocuksuz dönemlerle mukayeseler yaptırarak sizi depresyonla baş başa bırakmaya çalışıyor. Sanki kulluktan çıkmışsınız gibi vesvese veriyor.
Hayır, öyle değil! Siz, evlatlarınız olgunlaşıncaya kadar onlarla geçirdiğiniz her vakitte Allah rızası için sabrediyor, emek veriyor ve ibadet sevabı kazanıyorsunuz.
Üstelik hem çocuğunuzla ilgilenmenin sevabını hem de onunla meşgul olduğunuz için yapamadığınız nafile ibadetlerin ecrini alıyorsunuz niyetinizle.
İşte bu, çok büyük bir müjdedir. Böylece anne olmak, başlı başına cennete vesile olabilecek büyük bir kulluk vazifesidir.
Sakın aynı anda onlarca işi yapamadığınız vehmine kapılmayın.
Anne olmak ve insan yetiştirmek için çabalamak, onlarca işten fazlasını yapmak demektir. Allah’ın sizi, bu büyük vazife için seçtiğini düşünerek şükredin.
Emanetiniz olan çocuklarınıza sahip çıkın ama şunu da unutmayın: Siz ne yaparsanız yapın, Allah’ın dediği olacak. Bu sebeple de kendinizi üzmeyin.
Şimdi şu notlara kulak verin ve gücünüz kadar uygulayın:
1. Önce kendi sağlığınızı korumalısınız. Ruhunuz ve bedeniniz afiyet içinde olmalı. İmanınıza ve bünyenize gerekli takviyeyi yapın. Siz ayakta duramazsanız aileniz de yıpranır. İyi beslenmeye çalışın.
2. Farz ibadetlerinizi önceleyerek yaşayın. Asıl olanın haramdan kaçınmak olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Allah’a güven, umut ve saygı hislerinizi kalbinizin dayanıklılığı için canlı tutun.
3. Eşinizle aranızdaki muhabbet hiç azalmamalı. Gizli bir enerji olarak onunla ilişkinizi istikrarlı hale getirmeniz çok faydalı olur. Özel bakımınızı da ihmal etmeyin. Bunlar hep ibadet seviyesinde işlerdir.
4. Evde çocuklarınızla yalnız kaldığınız zamanları bir plana oturtmak için kendinizi zorlamayın. Çocuğunuz ilgi beklediğinde onunla olun. Bu sırada Kur’an dinleyin, ders dinleyin. Hem çocuklar da Allah kelamıyla büyümüş olsun. Müsait oldukça ev işlerinize yönelin. Bunlar da ibadettir.
5. Yorgun olduğunuzda yeteri kadar uyuyun, dinlenin; bu bile zikir gibi ibadet olabilir. Çünkü daha iyi olmak için dinleniyorsunuz.
6. Yemek yaparken, ev işleri ile meşgul iken de bir yandan Kur’an dinlemenizde, salavat getirmenizde, istiğfar etmenizde sakınca olmaz. Diliniz Allah dedikçe sevap bulursunuz.
7. Çocuklarınız sizin bu doğal ve namazlı, Kur’anlı halinizi gördükçe; babasını evde edebiyle, nezaketiyle izledikçe otomatik olarak kayda başlayacaktır. Örneklik doğallıktadır. Bizim tabii halimiz de İslam üzere olduğu için kaygılanacak bir durum yoktur.
8. Mümkün olduğu kadar telefon konuşmalarınızı erteleyin. Hem kendi sağlığınız hem de çocuklarınız için böylesi daha iyidir. Muhtemel boş görüşmelerden de uzak olursunuz böylece.
9. Rahat olduğunuz zamanlarda Kur’an okursunuz. Tam başladığınızda çocuğunuz ağlayabilir. Olsun, onu sallarken, emzirirken de okuyabilirsiniz. Okuyamazsanız ezberden bildiklerinizi okursunuz. Ezberiniz yoksa, niyetinizle, okur gibi kazanırsınız. Ne de olsa o uyanmasa idi okuyacağınızı Allah biliyordu.
10. Dua etmek için bir engel var mı? Diliniz hep dualı olsun. Abdest şartı da yok. Ne kadar dua ederseniz o kadar huzur bulursunuz.
Allah size salih çocukların annesi olmayı nasip etsin.
Evlatlarınıza güzelce sabredebilmeye sizi muvaffak eylesin.
Ailenize huzur, bereket ve afiyet versin.