"Dâsitân-ı Arslan ve cümle hikâyat, Manavgat nâm karyede vukû buldu.
Tâifetü'l Yörükân'dan yiğidü'l a'zâm bir er kişi, helâliñi ve kendü cânıñı kurtarmak içün Arslan denen heyevân-ı vahşî ile bir cenk eyledü ki, bu cenk, Zal oğlu Rüstem û Efrâsiyab cenklerinden bir cenk idü. Dirler ki, Hamzânâmelere, Haybernâmelere, Battalnâmelere ve dahi Oğuznâmelere geçse yerüdür ve on kerre yüz bin haklıdur.
Öyle bir cenk oldu ki, yedi dağın efeleri, yedi köyün yiğidleri, cümle ervâh û ins û cîn, bu cengi, hayrân ve şaşkın temâşa eylemişlerdür. Cengin sonunda ise Yörükân yiğidi, Arslan'a galebe çalmış, canıñı, hanımıñı inâyetullah kurtarmış.
Dirler ki, bu cengin ardından nice koç, koyun kurbân idildi. Kırk gün, fakir û fukaraya, garîb û gurebâya ve cümle misâfire ziyâfet çeküldü. Ak sakallı Türkmen kocaları geldüler. Ak örtülü Türkmen nineleri geldüler ve bilgeler dedüler ki, "Ey Arslan cenginin pehlivânı, yiğitler kocası, koca Yörük! Hanlık senündür. Beğlik senündür. Bundan sonra size Arslanlıoğulları desünler. Desünler ki, nâmın, şânın ve soyun, bu topraklarda hüküm sürsün."
Destânını biz dedük, hükmü Allah versün."
Sosyal medyada bugünlerde herkesin karşısına Alman Devleti’nin verdiği ilanlar çıkıyor. “Almanya’ya geliniz. Almanya’da kalifiye elemanlar için çok iyi maaşlar var.” En başta hedef hekimler ve sağlık personeli. Çok yakın bir gelecekte Almanya gibi birçok ülkenin yüzlerce sağlık personeli açığı olacak. Bu açığı kapatabilecekleri ülkelerden biri Türkiye.
Türkiye’de ise adamın birinin kafası atıyor, doktora saldırıyor, yaralıyor, öldürüyor, sakat bırakıyor. Bazı insanlar 80 yaşındaki dedeleri öldüğü vakit duasını okur gibi öldüğü hastanenin hademelerine, hemşirelerine, doktorlarına saldırmayı, kapanan kapıların camlarını kırmayı âdet hâline getirdiler. Nihayet vatandaşın birisi çıkıyor, “Eskiden doktorlar bize hakaret ederdi, sıraya gir, derdi. Şimdi biz onları dövüyoruz” diyor. Zavallının bu dövülen doktorlar dolayısıyla başına geleceklerden haberi yok. Çoluk çocuğu hangi memlekette yaşayacak, bir ağır hastalık halinde yurtdışına gitme ihtimali var mı? Hayır, olmayacak. Bazı insanların parmağı kanasa yan memlekete gidebilirler. Birtakım Arap şeyhleri memnu olmasına rağmen İsrail’in hastanelerinde soluk alıp tedavi ediliyorlardı. Ama kitlenin büyük çoğunluğu için böyle bir şey olmayacak.
PEKİ NE YAPILMALI?
Maaşların arttırılması gibi miktarlara çocuklar güler. Kediye yüklenecek zamlarla kimseyi ikna edemezsiniz. Ama asıl önemlisi, çalışan doktorun, mühendisin, öğretmenin haysiyetinin ve onurunun korunmasıdır.
Türkiye bugün tıpta Nobel düzeyine gelmiştir. Verilen Nobel’in çok daha ötesinde ödüller alabilecek durumdadır. Böyle bir kaynağı kimse kaçırmaz. Batı ülkelerinde insanlar avlayacak kitle arıyor. Tembelleşen kitleler böyle ağır mesleklerde çalışmak istemiyorlar. Bunun bir faraziye değil, bir gerçek olduğunu pandemi faciasında gördünüz.
Türkiye’de ise birtakım kitleler büyük başarılar göstermiş bu insanlara hâlâ şiddet uygulamakta. Gelecek nesiller buna sebep olanları adamakıllı suçlu tutacaklar. Çünkü Türkiye, bir anda çıktığı yüksek mevkiden hak etmediği yere düşen bir ülke olacak. Probleminiz varsa bu ülkeden siz gidip başka bir ülkede yaşayınız. Ama burada yaşamak isteyen insanların haklarını ve huzurunu gölge altına almayınız.
#ilberortaylı
Sağlıkta şiddetin önünü alamazsak Türkiye tıbbının gelişmekte olan yapısını koruyamayız ve uzmanlarımız kaçarlar. Tabiplerin kalktığı bir cemiyette kimsenin yaşam şansı yoktur. Bu konuyla ilgili etraflıca ilgilenmemiz, gerçeklerle yüzleşmemiz ve tüm sağlık çalışanlarına sahip çıkmamız gerekiyor.