“Ben Kurtlar Vadisi görüntüleri istemiyorum!”
⚠️ Bülent Timurlenk, TFF Başkanı Hacıosmanoğlu’nu topa tuttu:
• TFF Başkanı’nın eğitimi yeterli değil.
• O kitaplar zamanında okunacaktı. Bazı şeyler için çok geç. 200-300 kelime ile Türkçe konuştuğunuz zaman olmuyor.
• Fatih Terim’i bir tek öyle anlayan kendisi.
• Artı, öyle hesaplaşacağız falan…
• Ben istemiyorum kardeşim öyle Kurtlar Vadisi görüntüleri.
• İbrahim Hacıosmanoğlu, benim bir gazeteci olarak kendisinden korkmamı istiyor.
• Ben niye korkayım senden?
• Bütün halin, tavrın, bakışın, görüntün insanları çekindirmek için.
• Sokak ağzıyla her seferinde gider yapar gibi bir konuşma düzeni.
• Bu sportif başarıdan başka bir şey, insan ilişkileriyle ilgili bir rahatsızlık var.
• Bu ülkenin Don Kişot’ları bitmiyor.
• Sen, Milli Takım’ı benden daha çok sevecek kadar çok milliyetçi olduğunu nasıl kanıtlayabilirsin?
• Bunun bir barometresi mi var?
• İnsanlar, futbol gerçeklerini dile getirdiği zaman niye sırtlan oluyorlar, niye akbaba oluyorlar?
• Siz niye o kamptasınız? Milli Takım’ın turnuvaya katılmasında attığınız bir taş mı var?
• Başkasının kahraman olmasını istemiyorlar. Baş rol oyuncusu Oscar alan yönetmen otursun ağlasın o zaman.
• Uruguay gibi polis tarafından aranırsa oyuncuların, İran’ın başına gelenler sana da gelirse o ortamda söz sende olur zaten.
• Bizim Paraguay maçına Spanic konuşan hakem atandı, bunu konuşsanıza.
• 2018’de kupayı alan Fransa 400.000 euro prim dağıttı. Sen Fransa’dan daha mı zenginsin ki sadece turnuvaya giden takıma 1 milyon söz veriyorsun?
• Bu ülke insanının ağzında tat bırakmıyorsunuz ya!
✍️🏻Kendisi ta 1972'den beri çeşitli partilerden (DP, CHP, SHP, HDP) yıllarca milletvekiliģi yapmış (32 yıl)! Üstüne belediye başkanlığı! [Hangi yetenekle, hangi öğrenimle diye sormaya gerek bile duymuyorum!]
✍️🏻Kardeşi Abdurrahim de 12 Eylül öncesi Adalet Partisinden m.vekili olmuş! (Ne güzel değil mi?)
✍️🏻Dedesi, 1915'te Ermenilerin mallarına çökmüş!
Onlardan gasp ettikleri ve Kasr-ı Kanco ismi verdikleri şatoda yaşayıp, onlardan ele geçirdikleri topraklarda, pekçok köyün sahibi olarak feodalitenin zirvesine yerleşmiş!
✍️🏻Zenginliğin hepsi orada değil haliyle, Çeşme'de de bir malikanesi pardon yazlığı var!
✍️🏻Derik'teki şatosunda, Mart 1980'de, kendisi milletvekili iken, saklanmakta olan o zamanki ismi ile APOculara(PKK) yapılan operasyonda kurulan tuzakla 1'i Yüzbaşı 3 askerimiz şehit oldu!
✍️🏻✍️🏻Bugüne gelirsek;
✍️🏻Yavuz Selim sonrası İran/Zagros'lardan geldikleri bu coğrafyadan arsızca Kürdistan diye bahseden bu bölücü şahıs, şimdi kimliğini beğenmediği ülkenin her zenginliğinden, her olanaģından en azından benden daha fazla, yararlanmış!
✍️🏻Pek milliyetçi adı lazım değil bir liderin bile övgülerine mazhar olmuş!
✍️🏻İddialara göre, Suriye sınırındaki duvarın yapım ihalesinin alt yüklenicilerinden biri bunun yeğenlerinin şirketi imiş!
✍️🏻Vesselam ne verirseniz verin, daha fazlasını isteyecek arsız ve Türk devletine emperyalist devletlerin desteğiyle meydan okuyan, meydanı boş gördüğü için pervasız, bu ve bunun gibiler yüzünden ülkeye yazık olacak!
✍️🏻Ama daha çok zarar gören de, meclisin %65'ini (Edirne'de bile bir milletvekili Kurmanç [Kürt], düşünün!), işadamlarının %60'dan fazlasını oluşturan Kurmanç kardeşlerimize olacak!
ÇÜNKÜ;
✍️🏻✍️🏻✍️🏻 Bu tür arsız, doyumsuz, kışkırtıcı ırkçı etnikçilik, onları(Kürtleri) hiç de kendinden farklı görmeyen ortalama Türk insanında artan bir tepkiye sebep oluyor!
İçten içe tehlikeli bir karşıtlık birikiyor!
Şimdiden söyleyeyim!
Bu gece DC Kongo tribünlerinde maç boyu sabit duran şık bir adam görürseniz şaşırmayın. Antiemperyalist politikaları nedeniyle Belçika-ABD ittifakı tarafından katledilen kurucu önder Patrice Lumumba'yı onurlandıran ünlü taraftar Michel Nkuka Mboladinga o.
KİMLER KİMLERLE BERABER???
Gölge CIA olarak bilinen düşünce kuruluşu görünümlü istihbarat şirketi Stratfor’un bazı belgeleri Wikileaks tarafından sızdırıldığında ögrenmiştik TR705 kod’ un kim olduğunu.
1980 öncesi, Diyarbakır’da, eşi ve çocuklarıyla Dilan Sinemasına giden bir subay, ailesinin gözleri önünde vurularak şehit edilmişti. Bu terör eylemini yaptığı iddia edilen kişi, TR705 kod’un abisi Vildan Saim Tanrıkulu’ydu. Olay sonrası İsviçre’ye kaçırılmış, 6 şubat 1993 tarihli resmi gazetede ise bakanlar kurulu kararıyla vatandaşlıktan çıkarılmıştı.
TR705 buralarda fink atarken abisi de Avrupa’daki PKK terör örgütü toplantılarında boy göstermeye devam ediyor.
Satıldın ey Türk milleti. Sana düşen hala Nenni nenni….
Fener Rum Patrikhanesi sorunu bir din ve ibadet özgürlüğü konusu olmaktan çok, jeopolitik ve stratejik bir konudur.
Patriğin ısrarla "Ekümenik" sıfatını kullanmasının nedeni Türkiye'deki küçük Rum cemaatinin dini ihtiyaçlarını karşılamak değildir. Amaç, kendisini dünya Ortodoksluğunun evrensel lideri, İstanbul'u da yeniden Ortodoks dünyanın merkezi olarak konumlandırmaktır.
Tarih boyunca büyük dini merkezler yalnızca ibadet edilen yerler olmamış, aynı zamanda nüfuz ve güç üretmişlerdir. Katolik dünyası için Vatikan'ın entelektüel ve ruhani omurgasını oluşturan kurumlar, özellikle Roma'daki papalık üniversiteleri bu işlevi görmüştür. Sünni İslam dünyasında Kahire'deki El Ezher yalnızca bir eğitim kurumu değil, küresel ölçekte dini otorite üreten bir merkezdir. Protestan dünyasında ise Oxford, Cambridge, Heidelberg ve benzeri köklü ilahiyat merkezleri yüzyıllar boyunca din adamı, akademisyen ve düşünce üretmiştir.
Heybeliada Ruhban Okulu'nun açılması da bu nedenle birkaç Rum Ortodoks papazın eğitilmesi meselesi olarak görülemez. Asıl mesele, Patrikhane'nin dünya çapında kendi din adamlarını yetiştirebildiği, kendi teolojik doktrinini geliştirebildiği ve uluslararası ağlarını yönetebildiği bir merkeze kavuşmasıdır. Böyle bir okul, Patrikhane'nin ekümenik iddiasına akademik, kurumsal ve uluslararası bir temel sağlayacak, şüphesiz konumunu konsolide edecektir.
ABD ve Avrupa Birliği'nin Patrikhane'ye verdiği sürekli güçlü destek de bu bağlamda değerlendirilmelidir. Fener, özellikle son yıllarda Moskova Patrikhanesi ve Rus Ortodoks dünyasına karşı kullanılan önemli bir jeopolitik araç haline gelmiştir. Dolayısıyla konu yalnızca dini özgürlükler değil, aynı zamanda Ortodoks dünyasının liderliği üzerindeki küresel güç mücadelesidir.
Türkiye'nin kalbinde, Türk hukukunun tanımadığı bir sıfatla hareket eden ve tüm Ortodoks dünyanın lideri olduğunu ileri süren bir yapının Heybeliada Ruhban Okulunun tekrar açılması ile uluslararası meşruiyet kazanması, sadece dini değil stratejik sonuçlar da doğuracaktır.
Yunanistan, GKRY, İsrail ve ABD ekseninin Doğu Akdeniz'de Türkiye üzerindeki baskıyı artırdığı bir dönemde Ankara'nın bu konuyu yalnızca bir azınlık veya inanç özgürlüğü başlığı altında değerlendirmesi yaşamsal bir hata olur.
Karşılaştığımız sorun bir kaç din adamının eğitimi değil, İstanbul'un ve Heybeliada'nın gelecekte hangi teolojik ve jeopolitik çerçeve içinde tarif edileceğidir. Türk Deniz Kuvvetlerine 19.yüzyıldan bu yana deniz subayı yetiştiren adanın, emperyalizmin sözde ekümenik sıfatlı vassalının indoktirnasyon merkezine dönüşmesi tarihin kolay hazmedeceği bir durum değildir.
Unutumayalım ki dini kurumlar bazen yalnızca inanç üretmez, aynı zamanda tarih, kimlik, hafıza ve jeopolitik savlar üretir. Yunanın bu konuda sicili kitaplara sığmayacak kadar kabarıktır.
🇬🇷Haberi yine Yunan gazetesi eKathimerini’den öğrendik.
➖Patrik Bartholomeos ve Cumhurbaşkanı Erdoğan bugün Saray’da görüşmüş.
➖Çok sıcak bir atmosferde gerçekleşen görüşmede;
Eylül 2026'da açılması planlanan Heybeliada Ruhban Okulu konusu ele alınmış.
🇺🇸Tom Barrack’ın açıkladığı plan tıkır tıkır işliyor!
Bir düşünün; Ermenistan’da bir Türk milletvekili oluyor ve meclis kürsüsünde “ermeniler hocalı’da Türklere soykırım yaptı” diyor.. düşünemediniz değil mi?
Ama Türkiye’de ermeniler milletvekili olabiliyor, yetmiyor Talat Paşa’ya hakaret edebiliyor. Alın size özgürlükler ülkesi.
ODTÜ'nün, 85'inci sıradan 801'e,
Boğaziçi'nin, 139'dan 601'e,
İTÜ'nün, 165'ten 801-1000 bandına düşmesi...
sadece akademik bir veri değildir.
Üniversiteler batınca ülke de batar. Geri gider.
The British oil company that became BP discovered Iran's oil. When Iranians realized they were being robbed, they nationalized it — so MI6 & CIA toppled their democracy in 1953, installing a dictatorship. Iranians rose up in 1979 & the West has never forgiven them for it.
🗣️Mülakat mağduru öğretmen: Ablukaya alındım ama örtülü olduğum için tutuklanmadım. Neden biliyor musunuz? Çünkü örtülülere dokunmayın demişler. Örtülüyüm ama gömleğimi yırttılar, örtümü açtılar, buna utanmıyorlar. Örtülüyüm, gözaltına alınırsam tepki toplarlar diye utanıyorlar. Eskiden başörtü mağdurları vardı şimdi mülakat mağdurları var.
Kaş Belediyesinin antik tiyatrodaki milli maç organizasyonu tüm dünyada en çok paylaşılan görüntüler arasına girdi.
Milyarlık bütçe ayırsanız turizm için daha iyi reklam yapamazsınız.