6 şubat depremlerinde resmi ölü sayısı 53 bin. depremden sonra bir daha hiç sinyal alınamayan gsm hattı sayısı 180 bin ila 330 bin arası tahmin edilirken, yaklaşık 200 bin kredi/banka kartı da bir daha hiç kullanılmadı.
Ne demek istediğimi, İngiliz sömürgecilerin Türklere bakışını aşağıdaki iki söz anlatmakta.
Hint-Avrupacılara göre Türkler, ilkel barbar evrimleşmesini tamamlayamayan ırklar ve yok edilmeliler.
İnsan hayvanat bahçeleri, Çanakkalede Türklere kimyasal gaz atılması bu kafanın ürünü
Öteki köprü olsa, 15.7 sizin eseriniz anlamına gelebilirdi maazallah, fsm olunca, İstanbul senin ağam yalakalığı olur. Malum, ülkeler arası ilişkilerde simgesel dil önemli yer tutar.
Bu boynuzlu komprador ile etnik eksende oluşan sıradışı aksiyonları ortadoğu politikaları ve yakın geçmişte ki bilderberg toplantısı ekseninde okuyorum ben. Siyonist/kürdist politika ve yoldan vazgeçilmiş olabilir.
Olaylar sakinleştikçe, CHP'deki rotasyon daha sakin değerlendirilebilir.
Önce eldeki veriler, sonra kısa vadede olacaklar:
1) Özel, kollukla ve KK ile uyumlu bir plan dahilinde, terbiyeli çocuk olarak devir teslimini yaptı.
2) Direniş falan olmadı. Polis biber gazı sıkmadı. Ortadaki sis bulutu yangın tüplerinden çıkan basınçlı havaydı. Polis fiske bile atmadı.
3) Özel halkı uyuttu. Meclis'e yürüyeceğim dedi. Polisin verdiği güzergahı kontrollü (polisin açtığı yoldan) izledi. Bunu eleştirmiyorum ama durum tespiti: Polise rağmen yürümedi, polisin açtığı yoldan yürüdü. Meclis'e gitmedi. Gitseydi olay hiç değilse uluslararası medyaya sıçrayabilirdi.
4) Halk katılımı olmadı. Mart 2025'de Saraçhanede tutuklanan gençler dün ders verdi. Gençler, "kiminle ittifak yaptıysan onu bul" dedi.
Bu arada halkın tatilde olması veri değil zira Ankara'da, mahalle kavgasına ıslıkla 10 bin kişi bulursunuz.
5) Toma fotoğrafı da kontrollü ve iktidarın kahkahayla izlediği bir mizansen. Özel, üzerine yürüyen bir Toma'ya çıkmadı. Güzergah üzerindeki bir tanesinin merdivenine yanladı, poz verdi. Bizim Akaretler yokuşunda Insta için çekim yapan kızlar da bazen yapıyor bunu (Toma geldiğinde).
Özetle dünkü eylem, kontrollü, terbiyeli ve her zamanki gibi zamana yayılarak etkisi soğutulan bir aksiyondu.
6) Bundan sonrası:
En kritik konu para. Parayı takip edin lafı meşhurdur ya, Özel ve ekibinin her gün miting yapmasına neden olan kaynak bir günde sıfırlandı. Bundan sonra miting yok, ekranda görünme süresi her gün azalacak.
Halk TV ve Sözcü ya pasifize olacak veya KK'ya yanlayacak. Basın beslenemediği için Özel'in görünürlüğü sıfıra inecek. Memleket partisine giden İnce gibi olacak, no money, no politics.
Bu anlamda, Ali Mahir gibi çoluk çocuğun aylarca piarını sağlayan kaynak yani CHP kasası yeni babaya devrolduğu için ekran değişecek.
Özel ekibi sırf bu yüzden, yani basitçe parasızlıktan, sönecek. Zira arkasında temel bir halk desteği yok.
Yok, çünkü halk 2025 Martında Saraçhane'de pasifize edildi. Mitinglere gelen "yiğidim aslanım" tayfasını toplamak için ise Özel artık ne otobüs bulabilir ne de otobüse mazot.
Bu anlamda Özel'in siyasi kariyeri eriyerek 1 yıla biter. Çünkü krizde liderlik yapamadı.
Gözden bayağı kaçan diploma davası nedeniyle 2028 adaylığı net imha olan İmamoğlu'nun ise kaynak dışında emanetçi sorununu da çözmesi lazım. Emanetçi lafını incitmek için kullanmıyorum, adamın dış sese ihtiyacı var ama Özel artık kutu oyununun dışında.
Son olarak, "CHP kapatıldı" deniyor, yanlış. Zaten kapalıydı. İçine çöken foncu zevat nöbet değiştirdi. Karıncalar balıkları yedi, şimdi balıklar karıncaları yiyor gibi bir durum bu.
7) CHP'nin içinde şu anda tek bir unsur yok o da CHP'nin kurucuları: Atatürkçüler.
Ülkenin bugün siyasetteki tek sorunu ise bu. Nüfusu belki yüzden 50 sınırında olan Atatürkçü, laik, vergi kolonunu sırtlayan, çocuğunun eğitim derdi ile yoğrulan temiz insanların bir partisinin olmaması.
% 7 ile etno faşizm yapan partilerin, kutu oyununda belirleyici olmasına rağmen % 50 (hadi abarttık ama en % 30) hacmi olan bir gücün yok sayılması ve sıfır etkisinin olması dünya siyasetinin en acayip işi. Bilmiyorum doğa bu boşluğu daha ne kadar kaldıracak.
Asıl mutlak butlan da bu zaten!
yaşadığımız her şey halksız siyaset yapmayla, halktan kaçmayla ilgili. halkın, halkın gücünün, halkın taleplerinin damgasını vurmadığı, normal bir rejimde yaşıyormuş gibi kürsüden, meclis'ten yapılan, sadece seçime endeksli bir siyasetin sonuçlarını yaşıyoruz hep beraber.
💢 David Irving: „Wenn in Auschwitz eine Million Menschen mit Giftgas ermordet wurden, warum gibt es in den Gebäuden von Auschwitz keine Spuren des Gases? Keiner von uns Historikern kam auf die Idee, zu fordern, dass Tests an den Bausubstanzen der Gsskammern in Auschwitz durchgeführt werden sollten. Schließlich entschieden die Anwälte der Verteidigung im Rahmen des von mir erwähnten kanadischen Prozesses gegen Ernst Zündel im Jahr 1988 einen Experten für Gsskammern nach Auschwitz zu schicken. Also wurde dieser Experte namens „Fred Leuchter“ nach Auschwitz geschickt, um die Gsskammern der Nazi-Konzentrationslager zu testen. Gab es diese Gsskammern tatsächlich? Gibt es Belege, dass sie als Gsskammern genutzt haben? Gibt es Spuren von Zionitgas in den Wänden? Die Untersuchungen, der Forensik bestanden aus 48 „Sampels“ aus dem Mauerwerk, das „Fred Leuchter“ aus den Wänden herausgenommen hat. 👇🏻
💢 Mit dem Ergebnis („Leuchter-Report“), dass in 47 von den 48 Samplen nicht die kleinste „Signifikanz von Zionitgas-Bestandteilen“ zu finden war. Im 48. Sample waren jedoch enorme Spuren von Zionitgas: 141 Milligramm Zionitgas in jedem Kilogramm Mauerwerk. Dieses 48. Sample wurde aus einer kleinen Gsskammer genommen, das für die Entlausung der „verseuchten“ Kleidung der Gefangenen genutzt worden war. Diese Gsskammer hatte eine Stahltüre mit Schraubendrehern und Ventilationssystemen. Dort nahm er dieses 48. Sample aus dem Mauerwerk und dort wurden kolossale Mengen an Zionitgas gefunden... In der Tat, die Wände dieser kleinen Gsskammer waren (auch nach 50 Jahren) so verseucht mit Sionitgas-Komponenten, dass sie „blau“ geworden sind. Hier sind Fotos, die zeigen, wie diese blauen Wände aussehen … wo Zionitgas in das Mauerwerk eingedrungen ist, das wird „Preußisch-Blau“ genannt.
💢 Daraufhin hat ein mutiger deutscher Wissenschaftler, ein 28-jähriger Chemiker (namens German Rudolph) und Forscher des Max-Planck-Instituts in Deutschland entschieden, seine Dissertation zu diesem Thema zu schreiben: „Die Permanenz von Zionitgas-Komponenten im Mauerwerk“. Nach Fertigstellung seiner Dissertation wurde sie an 2.000 deutsche Chemiker und Universitäts-Professoren verschickt, um den Wahrheitsgehalt der Dissertation zu prüfen ... daraufhin wurde German Rudolph vom Max-Planck-Institut entlassen und kürzlich von der deutschen Regierung zu 14 Monaten Gefängnis verurteilt, weil er einen wissenschaftlichen Bericht - seine Dissertation - veröffentlicht hatte! Er habe gegen deutschen Gesetze „zur Unterdrückung freier Meinungsäußerung“ verstoßen. Tatsächlich wurde er jetzt zu 14 Monaten Gefängnis verurteilt, weil er wissenschaftliche Forschungs-Ergebnisse Professoren der Chemie und Physik in Deutschland veröffentlichte“❗️ 👇🏻
🚨Arkadaşlar hesaba düzenli saldırı oluyor. Bu kale de düşerse bu elden çeker giderim herhalde... Gerçekten bıktım ya, daha da açmam. Zaten Allah biliyor ısrar üzerine döndük... @enformasyon56 da bıktı ben de ama daha yılmadık. Desteklerinizi bekleriz. P..çi bitmiyor Twitter'ın.