@Tulisalearns Almanca olanlar da sürekli kurs, staj planlamak, partiye ne getirelim, sen ne getireceksin içecek ve hediyeyi unutma, iş yerine öğle yemeği götürmek, hafta sonu gölde yüzmek bisiklete binmek falan
gerçekten cahil özgüveni diye bir şey var. ne kadar zaman geçerse geçsin bu tip insanlara ve o cahil özgüvenlerine alışamayacağım galiba. cahil özgüveni gerçekten var ve her gün bir başka türüyle tanışıyorum.
Zeytin ağacı 3. Sezon son bölüm beni paramparça etti ya. Ufak tefek mantık hataları bir yana, hikaye yine tokat gibi çarpan hayat dersleriyle doluydu. -Ölümden sonra hayat var gördüm, kaç kere öldüm. Kalbini mi kırmış ne yaptıysa unut.-
Sonra 3-5 dalya*rak senin gençliğine bakarak bir şey yaşamadın zannedip yetmezmiş gibi yaptığın işi de öğretmeye çalışıyor üstelik avukat bile değilken
Bir avukat olarak son on yılda çok acı biriktirdim. Hiçbiri benim değildi; hepsi emanetti.
Cezaevine girince eşi tarafından terk edilen, çocukları kendisinden koparılan insanlar…
Babası erkek çocuklara malları devrederken kandırılan kız evlatlar…
En güvendiği arkadaşına kefil olup ele güne muhtaç kalanlar…
Yirmi yıllık eşinden boşananlar…
Nişanlısıyla buluşmaya gelip sınır dışı edilen, kendi ülkesine de alınmayan kişiler…
Bütün birikimini dolandırıcıya kaptıranlar…
Bütün mal varlığını bir satırla kaybedenler…
Karı koca tutuklanınca dışarıda sahipsiz kalan çocuklar…
Cezaevindeki çocuğuna yetişmeye çalışırken kalp krizi geçirip ölenler…
Sevdiklerinin cenazesine cezaevinden gidemeyenler…
Ve daha nicesi…
Bu duygusal çöküşler hep bize de yük oldu. Ne kadar profesyonel olursak olalım, insanlar hukukla dertlerine çözüm ararken acılarını da bize emanet ediyor.
İşte bütün bu çöküntünün içinde ayakta kalıp yola devam edebilene avukat deniyor.
@sevimlicerry Evet öyle geçen gün tanıdığım zengin biri çalışanlarına bodrumdaki yazlığın havuzunu açmışlar bayramda bol bol yüzeceğim diye small talk yaptı