Edebî yankılar!
"İnsanoğlu; insan, hayat, kâinat ve bunların dünya hayatının öncesi ve sonrası ile olan alakaları hakkındaki fikriyle kalkınır."
(Takiyüddin en-Nephani, İslâm nizamı)
Sözün analizi için yanıtlara bakınız ⬇️
Bize düşen küçük hadiselerin büyük değişimlere vesile olabileceğine inanmak ve çalışmaktır.
Bize düşen Muhsin olmaktır, sabır ve sebat etmektir. Gayret bizden, başarı Alemlerin Rabbi olan Allah'tandır.
Eğitim yanlızca fenni ilimler hakkında bilgi vermek değil, hayata yönelik kapsamlı bir fikirden neşet eden bir şahsiyet kazandırmak olmalıdır.
İşte bu fikir insan, hayat ve kainatın öncesi ve sonrası ile ilişkisi hakkında esaslı ve kapsamlı, akli esasa dayanan, kalbe güven veren ve fıtratauygunb tek fikir, yani İslâm olmalıdır.
HER 100 GENÇTEN 19'U EĞİTİMDEN ERKEN AYRILIYOR!
Türkiye'de 18-24 yaş grubundaki gençlerin %18,7'si eğitimden erken ayrılıyor.
Bu oran, Avrupa Birliği ortalaması olan %9,3'ün yaklaşık iki katı.
Neslimiz Tehlikede, Kurtuluş İslami Eğitimde..!
#GeleceğimizİslamiEğitimde
#ŞahsiyetliNesil
Siyaset yalnızca seçim kazanmak mıdır?
Siyaset; toplumun işlerini gözetmek, sorunlarını çözmek ve insanların maslahatlarını korumak yerine, iktidarı elde etme ve elde tutma mücadelesine dönüştüğünde sandık amaç haline gelir.
▶️ Sandık Siyaseti | Siyasi Vizyon
İngiltere devlet erkanından yapılan bu açıklamanın hedef saptırmaktan başka bir niteliği olamaz.
Filistin'deki işgal 1948 El Nakba (Büyük Felaket) ile başlamış; 1967 Altı Gün Savaşı ile Doğu Kudüs, Batı Şeria ve Gazze’nin askeri olarak işgal edilmesiyle devam ederek günümüze kadar gelmiştir.
Sanki yaşanan katliamlar, yerinden edilmeler ve işgaller Netanyahu ile başlamış ve işin tek sorumlusu oymuş gibi lanse ediliyor.
Aslında hakikat Netanyahu gibi azılı bir kafir değil İsrail’in devlet sorunu, insanlık sorunu olmasıdır.
Bu açıklamaların diğer bir yönü ise ABD menşeli olan iki devletli çözümü hayata geçirmek istemeleri İsrail’i bir devlet statüsünde tanıtma girişimleridir.
Yaklaşan İsrail seçimlerinde belli ki Netanyahu yerine daha "uzlaşmacı" birini getirme çabaları devam ediyor.
Bu hususları doğru bir şekilde analiz edip okumazsak, zalimi mazlum edasıyla savunmamızı sağlayacaklardır.
Bu çıkışlar İngiltere veya ABD gibi sömürgeci ülkelerden ya da Türkiye, Mısır, Pakistan gibi İslam beldeleri yöneticilerinden bağımsız düşünülemez.
Açıklama hangi ülkeden gelirse gelsin kazanan Gasıp Yahudi varlığından başkası olamaz.
İngiltere İslam'a ve müslümanlara düşmanlığı ile tanınmaktadır.
Ancak onlar ikiyüzlü ve omurgasız olduklarından sözlerinin zıttına siyaset gütmeye alışıklardır.
Sizin ve sizin siyasetinizi örnek alanların değersiz sözleri islam ümmeti nezdinde asla güvenilir karşılanmayacaktır.
İngiltere Dışişleri Bakanı Ed Miliband:
Bugün Filistin'in işgalini yasadışı ilan ettik.
Netanyahu hükümetinin Gazze'de yaptıkları, dünya vicdanında bir lekedir.
Seyirci kalmayacağız. Doğru olanı savunmada daha güçlü ve atacağımız adımlarda daha cesur olacağız.
Küstah ve bozguncu Trump’ın Ortadoğu’daki sömürge valisi rolünü üstlenen, söz ve fiilleriyle bu vasfını her daim kanıtlayan Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi sonrası açıklama yaptı:
“Türkiye ve ABD, NATO müttefikleri, ekonomik ortaklar ve on yıllara dayanan ortak tarih boyunca birbirlerine destek olmuş dostlar olarak derin bağlara sahiptir.
Bu ittifak hiç bu kadar güçlü olmamıştı.”
Amerika’nın siyasi literatüründe dost ve müttefik kavramının ABD’nin dayatmalarına boyun eğen devletleri tanımlamak için kullanıldığı feraset sahiplerinin malumudur. ABD’nin diğerleriyle kurduğu ilişki biçimi yatay düzeyde değil, dikey ve tahakküm şeklindedir. Çünkü ABD’nin dostları yoktur, sadece çıkarları vardır. Çıkarları değiştiğinde dost dediklerine düşmanlık yapmaktan asla çekinmez.
Yahudi kökenli ABD eski dışişleri bakanı Kissinger’ın deyimiyle Amerika’nın düşmanı olmak tehlikelidir ancak dostu olmak ölümcüldür.
Allahu Teala, siyasi bir öğreti olarak mü'minlere sağlamlık ve üstünlük katsın diye bu gerçeği bize 1400 yıl önce haber vermiştir.
“Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi açıkladık.” (Âl-i İmrân 118)
Dolayısıyla Allah’ın âyetleri hakkında düşünenler, O’nun emrini yerine getirerek sözünü yüceltenler mutlaka kazanacak; din ile devletin ayrılmasından rahatsız olmayarak reel politiğin ve dünya menfaatlerinin pe��inden gidenler ise kaybedecektir.
Küstah ve bozguncu Trump’ın Ortadoğu’daki sömürge valisi rolünü üstlenen, söz ve fiilleriyle bu vasfını her daim kanıtlayan Tom Barrack, Cumhurbaşkanı Erdoğan’la görüşmesi sonrası açıklama yaptı:
“Türkiye ve ABD, NATO müttefikleri, ekonomik ortaklar ve on yıllara dayanan ortak tarih boyunca birbirlerine destek olmuş dostlar olarak derin bağlara sahiptir.
Bu ittifak hiç bu kadar güçlü olmamıştı.”
Amerika’nın siyasi literatüründe dost ve müttefik kavramının ABD’nin dayatmalarına boyun eğen devletleri tanımlamak için kullanıldığı feraset sahiplerinin malumudur. ABD’nin diğerleriyle kurduğu ilişki biçimi yatay düzeyde değil, dikey ve tahakküm şeklindedir. Çünkü ABD’nin dostları yoktur, sadece çıkarları vardır. Çıkarları değiştiğinde dost dediklerine düşmanlık yapmaktan asla çekinmez.
Yahudi kökenli ABD eski dışişleri bakanı Kissinger’ın deyimiyle Amerika’nın düşmanı olmak tehlikelidir ancak dostu olmak ölümcüldür.
Allahu Teala, siyasi bir öğreti olarak mü'minlere sağlamlık ve üstünlük katsın diye bu gerçeği bize 1400 yıl önce haber vermiştir.
“Ey iman edenler! Sizden olmayanlardan hiçbir sırdaş edinmeyin. Onlar size fenalık etmekten asla geri kalmazlar. Hep sıkıntıya düşmenizi isterler. Onların kinleri ağızlarından taşmaktadır. Kalplerinde gizledikleri ise daha büyüktür. Eğer düşünürseniz size âyetlerimizi açıkladık.” (Âl-i İmrân 118)
Dolayısıyla Allah’ın âyetleri hakkında düşünenler, O’nun emrini yerine getirerek sözünü yüceltenler mutlaka kazanacak; din ile devletin ayrılmasından rahatsız olmayarak reel politiğin ve dünya menfaatlerinin peşinden gidenler ise kaybedecektir.
"Amerika’nın düşmanı olmak tehlikelidir ancak dostu olmak ölümcüldür."
Ümmetin dinamiklerini harekete geçirerek Amerika'nın düşmanı olmayı tercih etmeyen yönetimler dostluğu/ölümü tercih ediyor. Bu tercih, ölümle de bitmiyor. Daha tehlikeli olan ölüm sonrası, Allah'ın gazabı ve çetin hesap; haktan kendilerine inen ve hatırlatılan ayetlerden iman edenlerin kalplerinin ürpereceği an ne zaman gelecek?
Yıllar geçti, bakanlar değişti.
Sınav sistemleri değişti.
Müfredatlar değişti.
Eğitim modellerinin adı değişti.
Ama gençliğin yaşadığı fikrî ve ahlâkî buhran değişmedi.
İsimler değişiyor, müfredat değişiyor; fakat gençliğe verilen laik kapitalist istikamet değişmiyor.
#GeleceğimizİslamiEğitimde
#ŞahsiyetliNesil
Milyonlarca evladımız yeni ders dönemine adım atarken; evlatlarımız kaygılı, karamsar ve umutsuz.
Yarınlarımız; rant kapısına dönüştürülen okul masraflarıyla, inançsızlık ve savrulma bunalımlarıyla, batıyı merkeze alan hayat tarzıyla planlı şekilde tahrip ediliyor.
Sistem, bu çöküntüyü “gündem oyunlarıyla” örtbas ediyor.
Yayın organları yaşanan manevi ç��rümeyi “modernizm” maskesiyle sunuyor.
Fakat şunun farkındayız:
Bu, evlatlarımızın kimliğini ve duruşunu silme planıdır.
Gençlerimizi ve yarınlarımızı muhafaza edecek tek kale İslami Eğitim Modeli’dir.
Rabbimizden kampanyamızı, kardeşlerimizi İslami kimlik ve şahsiyetine kavuşturan, geleceğini imar eden nesiller yetiştirmeye vesile kılmasını niyaz etsin.
#GeleceğimizİslamiEğitimde
#ŞahsiyetliNesil
Milyonlarca evladımız yeni ders dönemine adım atarken; evlatlarımız kaygılı, karamsar ve umutsuz.
Yarınlarımız; rant kapısına dönüştürülen okul masraflarıyla, inançsızlık ve savrulma bunalımlarıyla, batıyı merkeze alan hayat tarzıyla planlı şekilde tahrip ediliyor.
Sistem, bu çöküntüyü “gündem oyunlarıyla” örtbas ediyor.
Yayın organları yaşanan manevi çürümeyi “modernizm” maskesiyle sunuyor.
Fakat şunun farkındayız:
Bu, evlatlarımızın kimliğini ve duruşunu silme planıdır.
Gençlerimizi ve yarınlar��mızı muhafaza edecek tek kale İslami Eğitim Modeli’dir.
Rabbimizden kampanyamızı, kardeşlerimizi İslami kimlik ve şahsiyetine kavuşturan, geleceğini imar eden nesiller yetiştirmeye vesile kılmasını niyaz etsin.
#GeleceğimizİslamiEğitimde
#ŞahsiyetliNesil
İnsanlığın sonunu getirmeye uğraşan kapitalizm, vatandaştan aldığı vergiyle yapmış olduğu yapıları yine vatandaştan para alarak kullandırır, sonra da bunları sanki bir lütufmuş gibi lanse eder. Bizim vergilerimizle palazlanan kapitalist aç gözlüler gelip bir de halka cakas atarlar. Kapitalizm hi��bir zaman insanlığa fayda getirmemiştir getirmeyecek de. Çünkü onun derdi sermaye sahiplerini daha çok zengin yapmak, adil bir paylaşım değil.
https://t.co/gx1KIMruA0
Tarih bilmemek ayıp değil lakin tarihi araştırmamak özellikle tarihle ilgili konuşacaksanız ve geçmişi bugünlerle kıyas yapacaksanız ayıp olur. İyilikten kasıt ne, kendileriyle ilgili ise evet doğru. Ama İslam ümmeti bırakın 75 yılı 25 yıldır İslam'dan fersah fersah uzaklaştı, yozlaştı, parçalandı. Milyonlarca hafız olsa ne olur olmasa ne olur. O mushaf hayatta yoksa laik seküler kanunlar ile ifsat ediliyorsak hiçbir anlamı yok. Mushaf Kur'an olmadığı sürece hiçbir şey değişmeyecek.
İslam bir ideoloji midir?
Kavramlar bir vakıayı anlatmak için konulmuş kelimelerdir. Dolayısıyla o kelimeyi duyan kişinin zihninde bir vakıa canlanır.
Mesela demokrasi, aslı itibariyle egemenliğin insana ait olduğu, kanun koyucunun insan olduğu bir sistemi ifade eder.
Birinin ben demokrasiden onu değil şunu anlıyorum demesi bir şey ifade etmez.
İdeoloji de bir kavramdır ve bir vakıayı tanımlamak için kullanılmıştır.
İdeoloji genel olarak; insan, toplum ve hayat hakkındaki fikirler bütünü olarak tarif edilmiştir.
Yani; insandan, insanın içinde yaşadığı bu kainattan ve hayattan önce ne vardı? Sonrasında ne var? sorularına cevap verecek ardınan bu cevabı esas alarak hayatın her alanını kuşatıcı fikir ve hükümler ortaya koyacak.
İşte bu vasıfları taşıyan fikir ideolojik fikirdir.
Dolayısıyla yeryüzünde üç ideolojiden başka bir ideoloji yoktur. Kapitalizm, Komünizm ve İslam.
"İnsan aklından çıkıyorsa ideoloji, Yaratıcı tarafından gönderilmiş ise dindir" denilemez.
Hıristiyanlık ve Yahudilik yaratıcı tarafından gönderilmiş dinler olmasına rağmen ideoloji vasfını taşımazlar. Ancak İslam hem ideoloji vasfına sahiptir hem de dindir.
"İslam bir ideolojidir" dediğimizden onun Yaratıcı taratından gönderilmesinin yanında akide ve hayatı kuşatan nizamlara sahip olduğunu söylemiş oluruz.
@MrslGLR21@refikkibri