📍Kemal Kılıçdaroğlu, Özgür Özel ve değişimcilere “FETÖ’cü” demişti. Kendisi hakkında FETÖ suçlamasıyla kırmızı bültenle aranan Emre Uslu tarafından bomba itiraflar yapıldı:
“— Ben Kemal Kılıçdaroğlu ile görüşüyordum!
— Hatta onunla Genel Merkez’de görüştüm!
— Hatta babam vefat ettiğinde beni arayıp başsağlığı diledi!
— Hatta Kemal beyin oğlu Kore’de okumaya gittiği zaman oğlunu cemaatçilere emanet etti!..”
Bunca itiraftan sonra eğer bir “FETÖ soruşturması” açılacaksa Kemal Kılıçdaroğlu hakkında açılmalı. Tam anlamıyla skandal.
@istTakipte Ey cüceler, cüceler
Uzun boylu cüceler
Cücelerle doğrulur
Uzun uzun geceler
Uzun uzun geceler
Bazan şirket yönetir
Bazan ülkeler onun
Bazan seni beğenmez
Çalım satar, cüceler
Barlara tüneyenler
Sonradan türeyenler
Durmadan üreyenler
Ah cüceler, cüceler
Bu hocamızın yanında, onun sesi olmak zorundayız!
İsmi Deniz Yolçu. Kız İmam Hatip lisesinde müdür yardımcısı.
Özgür Özel’in İzmir buluşmasında TOMA’ya karşı direndiği için darp edilerek tutuklandı, cezaevine atıldı!
Yetmedi görevden de uzaklaştırmışlar. Yani hem özgürlüğünü hem ekmeğini elinden aldılar!
AKP’li kayyum Kemal Kılıçdaroğlu! Vicdanın rahat mı? İnsanlar senin yüzünden hem işinden hem özgürlüğünden oluyor!
Bu tweeti görüp geçmeyin, hocamıza ses olun! Ailesine de hep beraber sahip çıkmalıyız! @eczozgurozel
Partimize mahkeme tarafından atanan yönetimin bugün ortaya koyduğu tavır, en az Genel Merkezimize polis sokmak kadar ağır bir zarara neden olmuştur. Yalanlarla bezenmiş bir seviyesizlik ne yazık ki bayram gününde sergilenmiştir.
O zaman artık, sustuğumuz gerçekleri anlatmanın zamanıdır.
İdari ve Mali İşlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı olarak tüm vatandaşlarımızın bilmesini isterim ki;
1-Genel Merkezimizin bahçesinde seviyesizce sergilenen iki araç da partimizin kendi parasıyla alınmıştır, tüm faturaları mevcuttur.
2-Araçlardan biri 2022 yılında Sayın Kılıçdaroğlu döneminde alınmış ve bizzat Sayın Kılıçdaroğlu tarafından makam aracı olarak kullanılmıştır. O araçları Genel Merkezimizin bahçesine koyanlar bunu bilemeyecek kadar cehalet sahibidir.
3- Diğer araç da partimizin kendi parasıyla henüz bu yıl satın alınmıştır.
4-O araçlardan hiçbirinin Özkan Yalım ya da Aziz İhsan Aktaş ile ilgisi yoktur. Bunu iftirayı attıkları için şimdi ilk kez açıklamak zorundayım. Sayın Kılıçdaroğlu, Çubuk’ta saldırıya uğradıktan sonra, Sayın Erdoğan Toprak, İstanbul’dan, Aziz İhsan Aktaş’tan bir zırhlı araç almış ve Sayın Kılıçdaroğlu’nun kullanımıma sunmuştur. Sayın Kılıçdaroğlu, Aziz İhsan Aktaş’ın zırhlı aracını 1,5 yıl boyunca kullanmıştır. Kasım 2023’teki kurultaydan bir gün sonra ise Sayın Erdoğan Toprak o zırhlı aracı alıp yeniden İstanbul’a götürmüştür. Bunların hepsinin kayıtları mevcuttur.
Bir daha böyle seviyesiz görüntüler görmemek umuduyla söylüyorum:
Evi camdan olan başkasının evine taş atmasın!
Bu darbe CHP’nin meselesi değildir.
Mesele milletin meselesidir!
Bu akşam, ülkesini seven herkesi direnmeye, tarihi yeniden yazmaya davet ediyorum!
CHP Genel Merkezi | 20.30
Mutlak butlan kararı, YSK’yı seçimler konusunda nihai ve tam yetkili merci olarak tanımlayan Anayasa’nın 79. maddesini çiğniyor. Dolayısıyla bu kararı kabullenmek, anayasal düzenin fiilen aşındırılmasına ortak olmak anlamına gelir.
Şu noktada CHP yönetiminin elinde meşruiyet, partiye sadık kalacak siyasi kadrolar ve çok büyük bir toplumsal destek var. Ülkenin geldiği noktada, bunların dışında güvenilecek bir mecra kaldığını düşünmüyorum.
Özgür Özel’in dünkü konuşmasından çıkardığım sonuç, bu süreçte Saraçhane modelinin izleneceği yönünde. Başta Özel olmak üzere CHP yönetimi partiyi terk etmeyecek; ilk günlerde genel merkezde diğer muhalefet partileri ve toplumsal kesimlerle temas sürdürülecek, ardından YSK’nın tavrı beklenecek.
Karşı taraf ise bu anayasal tartışmayı oldu bittiye getirip toplumsal tepkiyi zaman içinde soğutmaya çalışacaktır. Parti içinde pozisyon arayan oportünist isimler “uzlaşı” çağrıları yapacak, süreç endüstrisi ise yine Bahçeli açıklamaları üzerinden “çatlak” senaryoları üretmeye başlayacaktır.
Oysa tablo çok net: YSK’nın tescil ettiği ve KK’ye yakın isimlerin yasal süresi içinde itiraz etmedikleri bir kongre, iktidarın 2024 yerel seçim yenilgisinden sonra bu konuda yetkili olmayan bir mahkeme tarafından iptal ediliyor.
Bu açık hukuksuzluğu sineye çeker ve karşı tarafa en küçük bir taviz verirseniz, yarın partiye doğrudan kayyım atanmasının da önünü açarsınız. Bu nedenle mutlak butlan kararını bir parti içi mücadele değil, anayasanın askıya alınması olarak görüyorum. @herkesicinCHP
📍Manisa-Salihli yolu üzerinde bir sürücü, yol kenarındaki çöpleri toplayan gençlere denk geliyor..
“Genelde yangın çıkıyor buralarda, çoğu da camlardan çıkıyor. Biz de arkadaşımla böyle bir karar aldık. Yangınlara sebep oluyor bunlar..”
Ayağınıza taş değmesin güzel gençler🙏🇹🇷
Varto’da JES karşıtı nöbet 19. Gününde!
Herkesin bu güçlü direnişe güç katmaya çağırıyoruz. Haydi şimdi @VartoEkoloji nin kararlı duruşunu güçlendirelim! Direne direne kazanacağız!
Tarihte İstanbul'a yapılmış daha büyük kötülük yok. İstanbul'un en verimli tarım arazileri ve su havzaları Arap ve yerli sermayedarlara peşkeş çekildi ve betona gömüldü.
“Dün Silivri’de dehşet bir şeye tanık olundu.
İddianamede İmamoğlu’nun kasası olarak görülen ve itirafçı olarak duyurulan Murat Kapki dün mahkeme salonunda adeta çığlık attı.
Dedi ki: ‘Savcılar beni karımla tehdit etti.’
Dedi ki: ‘Eşimi gözaltına alıp tutuklanacağını ima ettiler. Ben de karımı kurtarmak için ne derseniz evet diyeceğim dedim. Önüme konan her şeyi de imzaladım. Savcı o gün Roma’yı da sen mi yaktın deseydi yine evet diyecektim.
Halbuki değil Ekrem İmamoğlu’nun kasası olmak, değil suç örgütünde bulunmak, suç örgütünün yöneticisi olmak; Ekrem Bey’le hayatımda bir kere bile konuşmadım.’ dedi.
Evet İmamoğlu yargılamalarında en büyük dayanak yapılan Murat Kapki dün mahkemede bunları söyleyerek adeta iddianameyi paramparça etti, davayı bitirdi.
Şimdi anladınız mı İmamoğlu duruşmaları neden televizyonda canlı yayınlanmıyor?
Canlı yayın olsaydı ‘karımla beni tehdit etti’ ifadesi millet tarafından duyulup öğrenilecek ve büyük tepki yaratacaktı.
Bakın yakın tarih, yakın geçmiş ortada.
AKP’lilerin tamamının zulüm mahkemesi dediği 1960 Yassıada yargılamalarında bile o dönem televizyon olmadığı için radyodan naklen yayın yapıldı.
Evet, darbeciler bile mahkemede olanları milletten saklamayı düşünmediler.
Bugün ise tam tersi yapılıyor. Her şey saklanıyor. Çünkü orada edilecek sözlerden korkuyorlar.
Emin olun bilseler mahkemede İmamoğlu rezil olacak, AKP fayda sağlayacak; vallahi 15 kanal canlı yayın yapar.”
(Sabahattin Önkibar)
Seni ibret vesikası yapacağız Rasim Ozan Kütahyalı .
Yapacağız ki ; bir gün birileri senin gibi rezil bir tetikçiliğe soyunur, insanların hayatları üzerinden servet edinmeye kalkarsa, "sonum ROK gibi olur" desin.
Şerefsiz eski karın @Nagehanalci ile beraber yaşattıklarınızı yaşamadan göçmeyeceksiniz bu dünyadan.