Delikanlı yasin tutuklandı
Serdar Ali Çelikler
Elinizdeki en iyi hakem tutuklandı
@yagosabuncuoglu
Çok iyi hakem tutuklandı
@Ahmetercanlar
Haberiniz olsun.
@oktay_saral Hayır aksine halk olarak üzerine gideceğiz. Kimin ne olduğu ortaya çıksın. Sizde tehtit içerikli bi Twit atın buradan ‘’ Fatmaaaaa sıraa Sanada gelecekkk’’ diye belki adalet bakanlığı bişeyler yapar.
Evet. TFF ve MHK özelinde anlatalım tabi; Galatasaray’ın şampiyon olduğu 2019 yılında sezon sonu Nihat Özdemir tarafından harcama limiti getirildi. Canlı yayında Galatasaray’ın ceza alabileceği iddia edildi, gözdağı verildi. Şahidi burda; @RidvanDilmen8 Ancak bir gece yarısı kulübünüzün isteğiyle limitin sapma oranı değiştirildi. Akabinde Galatasaray her transferi için KAP bildirisi paylaşırken kulübünüz tüm transferlerinde yalan beyanlar verdi, bunlardan en bilineni mevcut başkanınızın itiraf ettiği İrfan Can Kahveci transferiydi. Ancak TFF tarafından herhangi bir cezai yaptırım uygulanmadı. Yapı mı bu? Devam edelim… Şu an bahsi geçen MHK başkanı o gün kulübünüzün eski ikinci başkanı Nihat Özdemir federasyonu tarafından göreve getirildi. Devamında Galatasaray tekrar şampiyon olduğunda bu sefer Galatasaray aleyhine transfer ihtilafı uydurulduğu için mevzu TFF’nin başka bir kurulu olan UÇK’da ele alındı. Dönemin UÇK başkanı @mehbaykan ile ilişkiliydi ve ŞL eleme müsabakası öncesi Galatasaray’ın transfer tahtası kapatıldı. Türk futbolu cart curt. Yapı mı lazım? Devam edelim… Galatasaray, Konyaspor maçı sonrası müsabaka hakemleri hakkında TFF’ye çağrıda bulunmasının ardından @kulupler birliği tarafından türlü ayak oyunlarıyla Galatasaray aleyhine KORSAN BİLDİRİ paylaşıldı, bu bildiriyi paylaşan bazı kulüplerin metni okumadan paylaştığı ortaya çıktı, metnin dönemin Tahkim Kurulu başkanı tarafından kaleme alındığı ortaya çıktı, metnin Beşiktaş ve Fenerbahçe başkanlarının başını çektiği konsorsiyum tarafından hazırlatıldığı da ortaya çıktı. Tabi sonra canı yanan diğer kulüpler hemen KORSAN BİLDİRİYİ satmak zorunda kalmışlardı. Yapı mı lazım? Buluruz…
Galatasaray Okan Buruk’la devam ederken Büyükekşi Federasyonundaki İbanoğlu MHK’sinden Fenerbahçe yönetimine MHK hakem eğitim semineri görüntüsü SIZDIRILDI. Bu görüntüden Fenerbahçe kısmı KIRPILARAK ilgili görüntü @ugurdundarTV’a ulaştırıldı ve @fatihportakal tarafından canlı yayında Galatasaray aleyhine bir propaganda amacıyla kullanılmaya çalışıldı ancak Fatih Portakal amatör olduğu için mevzunun TFF-MHK-FB tezgahı olduğunu sonradan anladı ve Galatasaray kulübünden özür dilemek zorunda kalmıştı. Üzülme Porti :(
Devam edelim… Sezon başı @TFF_Org - @kulupler toplantısında Galatasaray temsilcisi Eray Yazgan sezona yabancı hakemlerle başlanması önerisinde bulundu ancak bu öneri TFF tarafından reddedildi. Sonraki günlerde hakem konularıyla ilgili Galatasaray aleyhine propaganda yapılırken aylar sonra bir sempozyumda konuşan Beşiktaş eski başkanı Hasan Arat yabancı hakem önerisinin Galatasaray yönetiminden geldiğini itiraf etmişti. Yapı mı lazım? Buluruz… Yine Hacıosmanoğlu federasyonu döneminde Galatasaray aleyhine bildiriler paylaşılırken kapalı kapılar ardında Sami Yen’deki bir maça TFF ve Fenerbahçe tarafından ORTAKLAŞA yabancı hakem ataması gerçekleştirildi. Kendisine sorulmadan yapılan bu atama sonrası Galatasaray yönetimi diğer kulüplerin yabancı hakem isteğine destek verdiği sırada TFF; bu tek seferlikti açıklaması yaptı. İlginç tabi. Aynı Hacıosmanoğlu federasyonu döneminde bu sefer transfer usülsüzlükleri yapıldığı ortaya çıktı… Kulübünüz harcama limitine takılmamak için Kerem Aktürkoğlu’na bir yöneticiniz aracılığıyla çift sözleşme yaptı, bu durum TFF başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu tarafından yalanlandı ancak mevzu sözleşmeyi yapan taşeron yönetici tarafından itiraf edildi. Akabinde hem UEFA’nın hem de TFF’nin uyguladığı finansal kurallar kulübünüz tarafından hunharca ihlal edilirken UEFA kulübünüze ceza vermesi sonrası @TFF_Org tek bir yaptırım dahi uygulamadı. Yapı yok mu yapı? Son olarak, gelişen bunca hadise silsilesi arasında ligi 13. sırada bitirip devamında 4 sene üst üste şampiyon olan Galatasaray’ın kimlere karşı şampiyon olduğu açıkça belliyken üstüne söyleyebileceğiniz fazla bir söz düşmüyor size. Bu arada Aykut, Talisca ve Acun’dan helallik almadan işiniz zor. Hayırlısı tabi :)
Bu gece çoğu AKP içinden biraz kulis bilgisiyle vaktinizi alacağım.
Soygunun ortaya çıkmasından sonra bilgi sahibi olmadığı konuyu anlamaya çalışan Erdoğan’a ekonomi kurmayları sistemin nasıl işlediğine dair sunumlar yaptı. Adalet Bakanlığı en tepe bürokrasisi tarafından yapılan sunumda da Fatma Betül Sayan Kaya’nın sistemin içine nasıl dahil olduğunu ve neler yaptığı belgeleriyle anlatıldı. Çekirdek ailesinden sonra gelen halkada bulunan değer verdiği ailelerden gelen bir isim olan Kaya’nın adının karışmasına çok sinirlenen Erdoğan öylece Sayan’ın üzerini çizdi. “Bir rezilliğe bulaştık yakalandık” diye değil neden kendisinin kurban seçildiğini düşünen ve kendi mahallesi tarafından vebalı muamelesi gören Fatma Betül Sayan Kaya’nın görüşme talebi de Recep Tayyip Erdoğan tarafından reddedildi.
Adalet Bakanlığının sunumunda Nihat Zeybekçi’nin adı da “şüpheli” olarak gündeme getirildi. Ancak Erdoğan’a yakın bazı isimlerin uyarısı üzerine konunun araştırıldığı, kendisiyle görüşülmesinin ardından Zeybekçi’nin dolandırılanlar arasında olduğu anlaşıldı. Ancak kısa süre sonra oğlu Mustafa Yazıcı’nın şüpheliler arasına katılmasıyla konu Hayati Yazıcı’ya uzandı. Mustafa Yazıcı’nın malvarlıklarına tedbir konulması kararı alınmadan önce Adalet Bakanı Akın Gürlek’e sorularak onay alındığı ancak uygulanan tedbir kararının birkaç saat içinde kaldırılmasında ise Gürlek’e sorulmadan yapıldığını da ekleyelim.
Fatma Betül Sayan Kaya’nın fonlardan vurgun yaptığının belgesinin sızdırılmasının Adalet Bakanlığı bürokrasisi üzerinden olunduğunda ortak kanaat var. Aynı şekilde yine Adalet Bakanlığı bürokrasisinin sızdırmaları olduğu düşünülen Nihat Zeybekçi’nin fonlarda dolandırılanlar arasında olduğu ve Hayati Yazıcı’nın oğlu Mustafa Yazıcı’nın mal varlığı üzerinde tedbir kararı alınması gibi uygulamaların da AKP içine mesaj verme amaca taşıdığı düşünülüyor.
Fon soygununa bulaşanlar arasında AKP ve devlet bürokrasisi içinden önemli isimlerin de olduğu bilgisi Recep Tayyip Erdoğan’a iletildi. Sorunu temizlemenin ve kontrolünü ele almanın çok zor olduğu düşünülüyor. Bugüne kadar konuşulanlar dışında AKP ve devlet bürokrasisinin tepsine doğru uzanan çok sayıda isim belirlenmiş durumda. Mesela kendi adıyla değil bir yakını üzerinden fon soygun sistemine dahil olan bir üst düzey AKP’linin ismi, o yakınının kendisine yaptığı yüklü miktarda EFT havaleler üzerinden tespit edildi. Bazı isimlerin yurtdışına para aktardığı ya da elde ettikleri kazancı başta Almanya olmak üzere çeşitli ülkelerde yatırıma dönüştürdüğü de belirlendi.
Fon vurgununda bazı Yargıtay üyelerinin de ismine ulaşıldı. 400 bin ile 160 milyon TL bandında kâr elde eden Yargıtay üyelerinin isimleri tespit edildi.
Fon soygununa adı karışan şirketlerden Bulls Yatırımın, Enver Çevik ve Kemal Akkaya ile birlikte ortakları arasında eşi Neslihan Mumcu’nun da olduğu eski Kültür Bakan Yardımcısı ve şimdiki BTK üyesi Batuhan Mumcu da AKP’de dikkatlerin üzerinde toplandığı isimlerden. Her ne kadar kurulan sistem içinde “alt kadro” olarak görüldüğü belirtilse de Mumcu’nun üzerine gidilmesi halinde konunun nereye varacağı ve hangi üst düzey isimleri kapsayacağı bilindiği için ciddi endişe var. Bu şekilde ne kadar kontrol altında tutulacağı da belirsiz. En çok çaba harcanan konu AKP’li üst düzey isimlerin sızmamasıyla ilgili.
AKP ve devlet bürokratlarının para zaafları görerek iştahını açıp sisteme dahil eden kişi olarak Erdin Özel’in simi telaffuz ediliyor. “Konuşmaması gerekenler arasında” diye kodlanan Erdin Özel, Tera’ya ait şirketlerde yönetim kurulu başkanı olmasına rağmen tuhaf biçimde adli kontrol kararı uygulanarak serbest kalmıştı. Erdin Özel’e sağlanan bu koruma Fatma Betül Sayan Kaya ifşa olana dek sürdü ve ardından tutuklandı. Erdin Özel’i kim ya da kimlerin korumaya çalıştığı ise hala ortaya çıkmadı. En son Mersin operasyonunda gördüğümüz üzere muhalefete yönelik her türlü operasyonun görüntü ve bilgileri Mehmet Kap sahte kimliğiyle Furkan Torlak’ın yönettiği trol+medya organize suç şebekesine sızdırılırken Erdin Özel’in ifadelerine ise hâlâ kimse ulaşamadı.
Fon soygununun, Erdoğan’ın “Atlatalım” dediği kaybettireceği görüşü hakim. Bu yüzden çeşitli örtbas etme girişimleriyle seçimlerin olabilecek en geç zamanda erkene alınarak yapılması fikri daha belirginleşmiş halde. Ülke gündemini belirlemek (Fon soygunu uluslararası finans kuruluşunun raporuyla patladı) konusunda olduğu kadar değiştirmek konusunda da hayli mahir olduğunu iktidarı süresince çeşitli biçimlerde kanıtlayan AKP’nin ne tür hamlelerle bunu gerçekleştirip gerçekleştiremeyeceğini zaman içinde anlayacağız.
Fethulahçı çete, AKP ile iktidara ortak olduğu zamanda kumpas soruşturmalarında önlerindeki engelleri temizlemek için Recep Tayyip Erdoğan’ı, kendisi ve ailesine ilişkin çok sayıda sahte suikast raporlarıyla rehine haline getirmişti. Akın Gürlek’te bu Fethullahçı çete taktiğini, Adalet Bakanı koltuğuna oturtulmasından sonra AKP’li olarak bilinen bazı isimlere karşı yapılan operasyonlarla uyguladı. Erdoğan’ın etrafını “temizleyerek” güç kazandı. Kendisinden önce de “En sıkı ve güvenilir Erdoğancı görünen” aralarında bakanların da olduğu birçok ismin şu an esamisi okunmuyor. Gürlek de kendisinden öncekilerin başlarına gelenlerin deneyimiyle hareket edip kendini sağlama aldığını düşünüyor olabilir ama AKP ve bürokrasi içinde Erdoğan’ın belirlediği alanın sınırları içinde ve onun tanıdığı süre kadar güce sahip olunabileceğini zamanla anlayacaktır.
NOT: Şurada; https://t.co/PpHOzh5Q0L
Akın Gürlek’e, “Tutuklu şüphelilerden Emre Tezmen ve Muhammed Yarız ile tutuksuz Erdin Özel (sonradan tutuklandı) ile Adalet Bakan Yardımcılığı döneminden bugüne kadar 2024, 2025, 2026'da İstanbul’daki belirli otellerde kaç kez görüşmüştür? Görüşmelerin tarihleri, yerleri, amaçları ve içerikleri nelerdir?” diye sormuştuk.
Elbette sessiz kalındı. Bu kez görüşmelerin yapıldığı otel Shangri La İstanbul ve Hilton Bomonti olabilir mi diye otel adlarını vererek soralım bakalım yanıt gelecek mi?
Fon soygunu soruşturmasında hakkında yakalama kararı bulunan isimlerden biri olan Bilal Çalışkan’la birlikte göründükleri fotoğrafla ilgili “Adalet Bakanlığı kaynakları” adıyla yapılan açıklamalarda Gürlek’in “Çalışkan’ı şahsen tanımadığı ve fotoğrafın program sırasında anlık olarak çekildiği” belirtilmişti. Emre Tezmen, Muhammed Yarız, Erdin Özel ve eğer gerçekten yakalanıp Türkiye’ye getirilirse Bilal Çalışkan’ın kullanımında olan telefonların yapılacak HTS incelemelerinde Bakan Gürlek’le herhangi bir görüşme trafiği olup olmadığı da belirlenecektir. Öyle ya, “Ucu nereye kadar giderse gitsin” denilen bir fon soygunu soruşturması var.