Manchester City have been found guilty on almost all of the charges relating to breaches of the Premier League’s financial regulations.
The sanctions have not been decided, with all possibilities remaining on the table, and City are expected to appeal.
@SamLee and @David_Ornstein join @mjshrimper in a live episode of the The Athletic FC podcast here ⬇️
https://t.co/R8WsrYTLgI
@OzgurPoint Bu sezonun en iyi transferi açık ara Braxton Key, parkede gereken tüm hamallık işlerini büyük bir titizlikle yapıyor. Bu tarz oyuncular kadronun çimentosudur.
"Bu olayı çözse çözse Sayın Cumhurbaşkanımız çözer."
Fon mağduru bir yatırımcı, SPK önünde açıklamalarda bulundu:
"SPK bizleri mağdur etti. İçerisinde 500.000’den fazla yatırımcının bulunduğu ve 1.1 trilyon kadar parasını emanet ettiği 131 fonu tasfiye ederek bizim haklı mücadelemizi elimizden alıp paramızı 3 kuruşa teslim edecek bir tasfiye sürecine girdi.
SPK'nın derhal bu tutumundan vazgeçmesini ve mağduriyetleri gidermesini Sayın Cumhurbaşkanımız’dan talep ediyoruz.
Çok fazla insan şu anda intiharın eşiğinde. Bu olayı çözse çözse Sayın Cumhurbaşkanımız çözer."
Turkanime kapatılmış. İçimizi burkan bir gelişme, gençliğimin daha az sıkıcı geçmesinde önemli payı var ve bu hususta yalnız olmadığıma eminim, emeği geçenlere teşekkürü borç bilirim.
Aziz Yıldırım:
"Uzaktan bakmak gibi değil Fenerbahçe'nin şu anki durumu, içeri bir girmek lazım. 3 Temmuz'un travması hâlâ sürüyor, ölmüş gibi gözükseler de canlı duruyorlar."
(Yeni Açık)
Aramızda
Baştan söylüyorum, ‘sorun, futbolcu kadrosu yada teknik ekip değil’. Bunu size yüzlerce örnekle anlatırım, gösteririm. Bunu da yapacağım zamanlar olacak. Ancak şimdi bu sezon başlangıcındaki sorunu yazalım, mevcut yönetim.
Yönetim deyip işi transfer politikasına yada kadro yapılanmasına getirmeyeceğim. Çünkü herkesin aksine ben, beni aklı başında Fenerbahçe taraftarı da okuyor, diye varsayıyorum. Bugün herhangi bir spor yayınını açtığınızda ‘Fenerbahçeli’, ‘duayen’ yorumcuların nitelikleri ne olursa olsun aynı şeyleri tekrarladığını görürsünüz. Bu yorumlar genelde ‘Talisca gönderilir mi’, ‘iyi bir 8 numara alınmalıydı’, ‘Lukaku bitmiş, Vlahovic neden alınmadı’, ‘Asensio küsmüş hocaya’, etrafında dönüyor. Belli bir kitleye hitap ediyorsanız, bunları söyleyip konfor alanından çıkmadan 1-2 saat yayın yapıp konuyu kapatabilirsiniz. Ancak inanın bunların hiçbiri problem bile değil.
Bir keresinde, ‘Fenerbahçe Fenerbahçeli olmayanlar tarafından yönetilirse ne olur’u yaşıyoruz’ demiştim. Aslında durum budur.
Önce mevcut yönetimin kimlerden oluştuğuna bir bakalım;
- Bunlardan bazıları yönetime gelmeden önce takımın futbolcularını küçümseyici, değersizleştirici açıklamalar yapmış.
- Bazıları rakip topçuları yüceltici açıklamalar yapmış.
- Bazıları Fenerbahçe’nin siyasilerle olan mücadelesini eleştirmiş.
- Bazıları Fenerbahçe’nin hak arayışına sallamış.
- Bazılar mevcut teknik direktörü alaya almış, küçümsemiş.
- Bazıları Fenerbahçe’nin bir önceki teknik direktörü aleyhine medyada algı operasyonu yapmış.
- Bazıları Fenerbahçe’nin hakem tarafından doğrandığı maç sonrası ‘hakem Fenerbahçe kazansın diye her şeyi yaptı’ demiş.
- Bazıları Fenerbahçe yöneticisini haksız yere illegal işlerle suçlamış, iftira atmış.
Ve bunların hiçbiri Fenerbahçe’de yönetime gelmeden önce tek kuruş katkı yapmamış, geldikten sonra yaptılar mı, şüpheli. Hatta bunların arkadaşları Fenerbahçe şampiyon olamasın diye her şeyi denemiş.
Düşünün böyle bir yönetim ekibi şu an görevde. Daha saymadıklarım da var, mutlaka sizin de aklınıza gelecektir. İşin tuhaf kısmı da şu, bunların bu düşmanlıkları yönetime gelmek için değilmiş. Görüyoruz ki bunlar hala bu düşmanlıklarını sürdürüyorlar.
Yalandan 2 tane basın açıklaması yaptılar, yalandan hakeme salladılar. Bir de sonrasında ‘biz iyi top oynayana kadar hakemlere sallamayacağız’ dediler. Bu takım senin takımın değil mi? Kötü oynadığında hakemler hakkını yiyebilir mi? Bu nasıl bir bakış açısı, kimin işine gelir bu? Ayrıca bu söylem genelde rakiplerin senin yenen hakkını geçiştirmek için yaptığı bir kıvraklık değil mi?
Böyle bir yönetim görevdeyken içinde bulunduğumuz durumun çok sürpriz olmadığını düşünüyorum. Keşke İsmail Kartal’ı rahat bıraksalar ama o adamı da kendileri istedikleri gibi manipüle etsinler diye getirdiler, zamanı gelince de günah keçisi ilan edilip, kovulacak. Bu durumda futbolcuların da sezonu kafalarında bitirmeleri bir ihtimal. Allah’tan CL’ye kaldık da en kötü orada konsantre bir takım izleyeceğiz. Bir de bu yönetimin bakışı en başından ‘CL’ye kalmasak da olur bizim şampiyon olmamız lazım’ falandı. Onlara da büyük ‘sürpriz’ oldu CL’ye kalmamız. Bir de bu sürekli eleştirdikleri, gömdükleri futbolcu ve teknik ekibin bunu yapması eminim bu adamları çok mutlu etmiştir.
Sonuç olarak hiç Fenerbahçe’nin arkasında durmamış, herhangi bir davada aramızda görmediğimiz, kıskanç, kötü niyetli, kendini beğenmiş bir topluluğu yönetime getirirseniz olacak olan şeyler sürpriz değil. Daha kötüsü de olurdu da zamanları ve çapları yetmedi. Son 4-5 yılda güçlendirilerek gelen kadro sayesinde çok iyi bir durumdayız hatta.
Murat Zorlu: "Semedo'yu yollayıp Talisca'yı tuttun ya da Lukaku'yu almayıp Talisca'yı tuttun başka kimi yollayıp kaç kişi alabilirsin? Bir de diyorlar 50 milyon da verip Can Uzun'u alacaktın..
İnsanlar ya mahsus yapıyorlar, biz mümkün olduğu kadar eleştirelim ki iş çıkmaza girsin diyorlar. Eleştirmekte bir şey yok ama bu derece eleştirmek..
Bugün Aziz Yıldırım gelmiş vay efendim.. Aziz Yıldırım gelmiş 18 sene sonra takımı ŞL'ye sokmuş mu? 3-4 tane önemli futbolcuyu ilk 11'e monte etmiş mi? Bir seneliğine geldim demeyip stadı yapıyor mu, Maltepe'yi yapıyor mu, Metin Aşık tesislerini yapıyor mu? Cebinden milyonlarca euro veriyor mu?
Ha Talisca'yı değil Semedo'yu yollasaydı, tamam. Başka şeyler de sayılabilir keşke yapsaydı denebilecek. Ama noluyor kardeşim ya?" (SD)