Çanakkale'de sınıf arkadaşının ayağına basıp özür dileyen 15 yaşındaki Murat Duha Yıldız, öldüresiye dövülerek yatağa bağımlı kaldı.
- Saldırının ardından kalbi duran ve beyin hasarı oluşan Murat, artık konuşamıyor, yemek yiyemiyor ve hareket edemiyor.
- Annesi Çiğdem Yıldız: “Oğlum çok enerjik, çok sevilen bir insandı. Şimdi ise canlı bir cenazeye bakıyorum adeta.
Bazen yolda tanımadığım kadınlar beni durdurup oğlumu soruyor. Meğer mahallede onların poşetlerini taşır, yardım edermiş.”
Aile, 16 Ekim'deki karar duruşmasında öldürmeye teşebbüsten yargılanan sanığa en ağır cezanın verilmesini istiyor.
@Karavandaborsa Müteahhit in borçlarını kapatmak gibi bir durum yok, sgk vs borcu varsa müteahhit yapamıyor, ama müteahhit ten alan malik yapabiliyor, sgk borcu filen ödemiyor
@twitcihaydo@nigdelisovalye Tanıdığın arkadaşının, seni bağladığı için komisyon aldığı, bazı avukatlarla anlaşmalı olan, (anlaşmak zorunda) hasar danışmanlık şirketidir de neyse
"Evladına olan sevginin bir kısmını gizlemen gerekir. Çünkü o zaman sana hükmetmeye kalkar, malını israf eder, şımarıklığını artırır, ilim ve edep öğrenmekten uzaklaşır.”
||Seydu’l-Hâtır, 1/356||
“Kim istiğfar etmeye devam ederse; Allah ona her darlıktan bir çıkış, her sıkıntıdan bir Kurtuluş ve ummadığı yerden ona bir rızık nasip eder.”
(Hz. Muhammed s.a.v)
Tuvalete neden sol ayakla girildiğine dair zaman zaman şöyle bir gerekçe duyuyorum:
“İnsan sağ ayağını ileri attığında ölürse ileri doğru, sol ayağını ileri attığında ölürse geri doğru düşer. Bundan mütevellit kişi tam tuvalete girerken ölse, geri düşmüş olur.”
Ben bu izahı oldukça zorlama ve temelsiz buluyorum.
Sağ ve sol kullanımında sünnet olan genel perspektif, günümüz tabiriyle bir “farkındalık” halidir. Peygamberimiz (s.a.s.) yaptığı her işi dikkatle ve farkında olarak gerçekleştirir; paldır küldür, rastgele hareket etmezdi.
Nasıl ki su içerken Besmele çeker ve sağ elle yudum yudum içerse; tuvalete girerken de istiaze çekip (Eûzü okuyup) sol ayakla adım atardı.
Sağın güzel ve değerli işlere, solun ise ikincil ve sıradan işlere tahsis edilmesi, Kur’ân-ı Kerîm’in cennetlikleri “sağın adamları” (ashâbu’l-yemîn) ve kitabını sağından alanlar; cehennemlikleri ise “solun adamları” (ashâbu’ş-şimâl) ve kitabını solundan alanlar şeklinde sınıflandırmasıyla örtüşmektedir.
Pek çok sünnet gibi, gündelik işlerimizde sağ ve sol hassasiyeti gözetmek de belli çevrelerce değersizleştirildi. Küçük yaşlardan itibaren bizlere kazandırılan bu hassasiyet önemsiz görülüp yeni nesillerde ihmal edildiği için, çocuklar rastgele hareket eder, camiye dahi sol ayakla girer hale geldiler.
Halbuki bu, Peygamberimizin (s.a.s.) bizzat uyguladığı ve öğrettiği köklü bir sünnettir. Nitekim modern psikoloji de bugün farkında olarak ve yavaş hareket etmenin (mindfulness) ne kadar değerli bir yaklaşım olduğunun altını çiziyor; odağımızı ve dikkatimizi yaptığımız işe vermenin gerekliliğine vurgu yapıyor.
İşte tuvaletin kapısına gelince durup eûzü çekmek ve sol ayakla içeri girmek bizlere tam olarak bu bilinci kazandırır. Nitekim Resûlullah’ın (s.a.s.) her davranışında bu yaklaşımı görürüz. Elbisesini giyerken dua edip sağ kolundan başlaması da bunun bir başka örneğidir.
Bu vesileyle, Efendimizin (s.a.s.) tuvalete girerken ve çıkarken okuduğu duaları paylaşmak istiyorum:
Girerken:
«اللَّهُمَّ إِنِّي أَعُوذُ بِكَ مِنَ الخُبُثِ وَالخَبَائِثِ»
“Allâhumme innî eûzü bike mine’l-hubsi ve’l-habâis.”
“Allah’ım! Pislikten ve pis şeylerden (erkek ve dişi şeytanların şerrinden) Sana sığınırım.”
(Dârimî, Tahâret 8 [r: 686])
Çıkarken:
«الحَمْدُ لِلَّهِ الَّذِي أَذْهَبَ عَنِّي الأَذَى وَعَافَانِي»
“Elhamdü lillâhi’llezî ezhebe ‘anni’l-ezâ ve ‘âfânî.”
“Benden eziyeti gideren ve bana afiyet veren Allah’a hamdolsun.”
(Ahmed, el-Müsned, III, 455 [r: 15729])
İşte hızın, her geçen gün daha da başımızı döndürdüğü ve biraz yavaşlamaya ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde hayatımıza dokunacak nebevî bir reçete. Ne kadar muhteşem, değil mi?