Sevgili dostlar, adını ne burada ne yayınlarımda anmaya tenezzül ettiğim bir şey(!) "CHP'den para aldığımı ve bunun için yaşanan kayyım rezaletini eleştirdiğimi" yazmış. Gazeteci görünümlü çantacı- iş takipçileri de bunu alıntılamış. Elbette dava açıp hesabını çatır çatır soracağım.
Hayatım boyunca hiçbir siyasi partiden, partiliden, para almadım. Bu, bunu iddia eden paralı ahlaksızların asla anlayamayacağı ama benim için olmazsa olmaz bir kuraldır: Çünkü, siyasiden para alan, talimat da alır. Bana o talimatı verecek kişi daha doğmadı!
Çıtayı daha da yükseğe koyayım hatta; bırakın para almayı bir tane -herhangi bir siyasi görüş ya da partiden- siyasetçi "Ben O'na yemek ısmarladım" desin ve ispatlasın gazeteciliği bırakırım!
Haysiyetimi, adımı sokakta bulmadım kimseye de çiğnetmem!
Hukuk önünde hesap vereceksiniz!
ÖNEMLİ NOT: Okuyan sevgili dostlarım, bu pek yaptığım bir şey değil ama hepinizden bu açıklamayı RT yapmanızı rica ediyorum.
NOKTASINDAAA…
Dün “için” yerine “adına” kullanılmasına takıldığımı yazmıştım. Gelen yorumlar gösterdi ki bu meseleye dertlenen yalnız değilim. Epey kişi aynı şeyi hissediyormuş. Tabii klasik itiraz da gecikmedi: “Dil polisliği yapmayın.”
Ama en çok şu yoruma güldüm: “Seks hayatı bitmiş edebiyatçıların sözlük takıntısı adına bir kitap yazıyorum, yakında çıkacak.”
Gelelim bir diğer takıntıma: NOKTASINDA.
Son yıllarda hayatımıza iyice sızdı. “Barışı sağlamak noktasında…” “Bu projeyi büyütmek noktasında…” “Gençlerle iletişim kurmak noktasında…”
Çoğu zaman “noktasında” kelimesi cümleden çıkarıldığında anlam kaybolmuyor, aksine cümle rahatlıyor: “Barışı sağlamak için”, “Bu işi yapmak konusunda”, “Ekonomiyi düzeltmek için” gibi…
“Noktasında” belirli bir aşamayı, kritik bir eşiği anlatmak için kullanılabilir. Her düşüncenin sonuna eklenen bir dolgu sözcüğüne dönüştüğünde dili hantallaştırır.
Sanırım plaza dünyası bu tip dolguların havalı olduğunu düşünüyor. Onlara kötü haber verelim; havalı değil komik oluyor. Amacınız bizi güldürmekse, teşekkür ederiz.
ADINAAA!
Dün başladığım çeviri kitabın daha ilk sayfasında “adına” sözcüğünü görünce bıraktım okumayı. Peki neden?
Türkçede son yıllarda “için” yerine giderek daha sık “adına” kullanılıyor. “Derdin bu mu, bırak dil polisliğini” diyenlere açıklayayım derdimi.
“İçin”, amaç, yarar veya neden bildirir. “Adına” ise temsil eder, birinin yerine konuşmayı veya hareket etmeyi ifade eder.
“Senin iyiliğin için söyledim” deriz. “Senin iyiliğin adına söyledim” demeyiz.
“Aile adına teşekkür ederim” derken de “adına” doğru olur. Bu cümlede bir temsiliyet var çünkü.
“Adına” dile nasıl yerleşti, bilmiyorum. İngilizcedeki “in the name of” ve “on behalf of” gibi yapıların mekanik biçimde çevrilmesi neden olabilir. Okuduğum kitap Fransızca çeviriydi, orada nasıl oluyor bilmiyorum.
Bir de şu var “yarın sizi arıyor olacağım” diyenlerin çoğu “adına” diyor. Herhalde daha havalı geliyor öyle konuşmak…
“İnsanlık adına bu konuyu dert ettiğim için, benim adıma üzülmeniz için bir neden yok diyor olacağım.”
Orhan Veli’nin evi seksen milyona satışa çıkmış. Eğer kamu otoriteleri seksen milyonu bulamıyoruz diye bu evi yazarın anısına bir müze yapma imkanını kaçırırsa Türk edebiyatı ve İstanbul çok şey kaybeder.
Konuyu gündeme getiren @adilbali kardeşime teşekkürlerimle
Orhan Veli'nin doğduğu ev satılıyor. Bu evin müze olması gerek. Şairlerine sahip çıkmayan ülkeler kendi dillerine ve kültürlerine de sahip çıkamazlar. Yazık, çok yazık.
Mecbur kaldığım için Akhisar’dan İstanbul’a giden Metro Turizm’e ait 353402 numaralı otobüse bindim. Otobüs, Bursa Otogarı’na gelince muavin ‘45 dakika bekleyeceğiz’ dedi. 45 dakika sonrasına bilet satmışlar. Otobüste cenazesi olan, uçak bileti almış yolcular var. Yolcularla itiraz için yazıhaneye gidince görevliler kaba, tehditkar sözlerle ‘Bekleyeceksiniz’ diyor. İnsanların haklarını aramamasına alışmışlar. Açıklama yapan tek yetkili yok. Metro Turizmi mecbur kalmasam asla kullanmazdım. Kimse kullanmamalı.
Güneş altında susuz bekletilmekten iki asker hayatını kaybetti bu ülkede. İki haftalık er Halit Karaman telefonla konuştuğu annesine her gün “Çok susuzuz anne” diyordu. Anne ifadesinde son konuşmalarını anlattı: ‘Anne dolabı su ile doldur. Gelince kana kana içeceğim’ dedi.’
İstanbul Başsavcılığı’na ve İstanbul Emniyeti Siber Suçlarla Mücadele Birimi’ne sesleniyorum:
Bir gazeteci olarak değil, bir baba olarak sizden yardım istiyorum.
Bu ve benzeri hesaplar hakkında suç duyurusunda bulundum.
Tespit edebildiğim kişi ve hesap bilgilerini savcılığa resmi başvurularla ilettim.
Ancak iki yıldır bana diş geçiremeyen; buna rağmen çocuklarıma tecavüz edeceğini söyleyecek kadar alçalan, kendisini “Galatasaraylı” olarak tanımlayan ve anonim hesaplar arkasına saklanan bu şerefsizlerin bulunmasını talep ediyorum.
Bu kişilerin WhatsApp grupları ve Telegram kanalları bulunmaktadır ve buradan organize şekilde yönlendirilmektedirler.Bu tehditler görmezden gelinemez.Bu durum açık ve ağır bir suçtur.
Okumadan, dinlemeden, bilmeden ve bilerek, izlenme uğruna yayınlarında beni hedef gösteren korkak yayıncılara sesleniyorum:
Ben bu şerefsizi elbet bulacağım.
Ancak sizin; sırf izlenme uğruna, reklam verenlerinize yalakalık yapmak adına gazetecileri hedef göstermeniz nedeniyle bu durumu defalarca yaşadım.
Hakkım size helal değildir. Artık kendinize gelin. Haddinizi bilin.Sizleri son kez uyarıyorum.
Şimdi çıkıp “kınıyoruz, mınıyoruz” gibi samimiyetsiz açıklamalar yapmayın.
Yaşananlar, bizzat sizin beni yalan ve yanlış bilgilerle hedef göstermenizin bir sonucudur.
Yasa dışı bahis baronlarının çocuklarını kırmızı halıyla seremonilere çıkarırken gösterdiğiniz hassasiyet,
konu rengine göre mi değişiyor?
Kızım ve oğlum; sizin aptal futbol tartışmalarınızın, egolarınızın ve içinizdeki çirkefliğin tarafı değildir.
Yetiyorsa gücünüz bana yetsin .Çocuklarımdan uzak durun.
@istanbulCBS@TC_icisleri@SiberayEGM
9 yaşında
Felçli bir kız çocuğu.
Zatürre nedeni ile Çam ve Sakura Hastanesi’ne yatırılıyor.
Durumu ağırlaşıyor ve yoğun bakıma alınıp entübe ediliyor.
Hemşireler vajinal bir kanama olduğunu fark ediyorlar.
Muayenede küçük kızın vajinasında yırtılma ve parçalanma tespit ediliyor.
Bir devlet hastanesinin yoğun bakımında
#9Yaşında bir çocuğa tecavüz eden kim?
@saglikbakanligi
Barcelona’nın bir işçi semtindeki Gabriel García Márquez Kütüphanesi, devlerin arasından sıyrılıp “dünyanın en iyi kütüphanesi” seçildi. Küçük, yerel, iddiasız ama insanları zahmetsizce bir araya getiren bir mekân. Evlerinin salonunda gibi. Bugünkü yazı. https://t.co/AcdkGGVssq
Akdeniz havzası orman yangınlarıyla boğuşuyor, bizim devletimiz en kıymetli ağaçlarını şirket eliyle kestiriyor! Iklim degisikligiyle böyle mi mücadele edeceksiniz? @csbgovtr@TCTarim@Mbirpinar
Seçim öncesi denizlerimizden, topraklarımızdan fışkıran doğalgaz bir işe yaramamış olacak ki, seçimden bir ay sonra doğalgazda ÖTV'ye %224 zam geldi. Yoruma gerek var mı?
İzmir'in Karabağlar ve Konak ilçelerindeki iki okulda, seçmenlere verilen ve boş olması gereken zarfların içinden Recep Tayyip Erdoğan'a evet mührü vurulmuş oy pusulaları çıktı.
@EAksunger