Direnişteki işçilerin temel ihtiyaçlarının karşılanması için, bütçemize göre az ya da çok demeden destek olalım. #MadencilerKazanacak@bagimsizmadenis#MadencininEliniTut
Bağımsız Maden İşçileri Sendikası
IBAN: TR450006400000135260841437
İstanbul'da bir hafta daha yağış yok.
İstanbul'daki barajlardaki dolu oranı son 10 yılın ikinci en kötüsü: %21,38.
Mevcut suyun %10,5'i Sazlıdere barajından geliyor.
Ve o baraj konut projeleri için yok edilmek isteniyor.
Su kıtlığı büyüyecek, bunun bedelini ağır ödeyeceğiz.
Bir küçük not: İSKİ'nin elde ettiği yürütme durdurma kararı önceki gün TOKİ'nin itirazı mahkemece kaldırıldı.
Neleri unutmadık, bunları da unuturuz.
Sayın Bakanlarım,
Bu yolsuzluklar, birçok şehirde özel hastaneler ve otellerin iş birliğiyle yapılmaktadır. Yapılan yorumlar ve şikayetler ele alındığında, binlerce vaka ortaya çıkacaktır. Ülkemiz, hem turizm hem de ekonomi açısından büyük bir zarara uğratılmıştır. Eminim ki yapılacak araştırmalar sonucunda binlerce yolsuzluk tespit edilecektir. Şu anda bile yüzlerce ihbar ve şikayet mevcuttur. Devletimizin kurumlarında görevli bazı siyasi isimleri de bu yolsuzluklara alet ediyorlar.
@AliYerlikaya / @memetsimsek / @HakanFidan / @yilmaztunc / @drmemisoglu / @HMBakanligi / @TC_icisleri / @saglikbakanligi / @TCKulturTurizm / @MehmetNuriErsoy 🙏
Bundan tam 10 yıl önce 301 maden işçisi SOMA’da öldü!
O günlerde ana rahmine düşen bebekler SOMA’da babalarını hiç göremeden 10 yaşına geldiler. Ülkemizin diğer şehirlerinde 10 yaşında olan çocuklar ise şimdi 20’li yaşlarındalar.
İçine doğdukları teknolojik gelişmeler SOMA’da ya da bir başka madende 301 işçinin ölümünün engellenememiş olduğuna onları inandıramaz. İşçinin canının basit bir kontrol aletinin maliyetinden daha değersiz görüldüğü, “daha daha” sistemi ile ihaleyi alan şirketin işçileri zamanla yarıştırdığı ya da “ısınma” vb. işaretlere rağmen üretime ara verilmesinin imkansız kılındığını anlatarak ikna edemeyeceğimiz biliniyor.
SOMA maden katliamının 10.yıldönümünde ben öncelikle bu yolun baş emektarları; o eşlere, o kardeşlere, o annelere babalara, oğullar ve kızlara seslenmek istiyorum;
Buradan Silivri’den bir kez daha o emektarlara, o cefakarlara teşekkür etmeyi görev biliyorum: Elmas Teyzeye, Gülfidan Ablaya, Gülten’e, Şaban Dayıya, Şerafettin Amcaya, Senem Neneme, Seniha anneye, rahmetli Ali Dedeye, Seher Anne ve İsmail Amcaya, Ergül Kardeşime, Durmuş Amcaya, Aliye Kardeşime, Bayram Dayıya, Havva Anneye, Salih Dedeye, Hüseyin Amcaya, Davut Amcaya, Menekşe Anneye, Vesile Kardeşime, Betül ve Furkan’a, Nermin ve Berkan’a, Umut’a, Hakan ve Efe’ye selamlarımı, sevgilerimi iletiyorum. İnadımızın ve kararlılığımızın azalmayacağının bilinmesini istiyorum.
Peki 2014’te Soma’da ne farklıydı da aradan geçen 10 koca yıla karşın 301 işçi için verilen adalet mücadelesi hala bu denli güncel?
Soma, Gezi’nin toplumsal etkisi hala dipdiriyken oldu. İşçinin hakkı hukuku sadece bizim mahallelerde değil toplumsal formasyonun tam da merkezinde yankılandı.
Tüm Türkiye’nin gözü kulağı buradaydı, nabzı burada attı.
Bu toplumsal iklim içinde avukatlar atak davrandı doğrudur. Beraberinde bir avuç hak savunucusu ile birlikte emek ve demokrasi güçlerinin çabaları da önemliydi. Yokluklar içinde gecelerini gündüzlerine katarak adalet mücadelesini köy köy, gün gün örgütlediler. Soma’nın kime oy verdiği gibi anlamsız tartışmalara kulaklarını tıkayıp kendi kurtuluşlarının, memleketin feraha çıkışının ancak işçi sınıfımızın hakkının teslimi ile mümkün olduğunu bilerek ellerinden gelen her şeyi yaptılar.
Belki bütün muhalefet partilerinin gündemine girdi SOMA…
Ama bu bir avuç insan içindeki bir milletvekilini ayrıca anmak isterim. Bu milletvekili sağdan soldan fısıldananlara kulağını tıkadı; elinin ucuyla tutabilecekken dört elle destek oldu adalet isteyen ailelere… Biz avukatlara yoldaş oldu “özel” bir çabayla… Evet CHP Genel Başkanı Özgür Özel de hep adalet dedi.
Evet ve aileler…
301 işçi, eşti, kardeşti, evlattı ve babaydı…
301 işçinin eşleri, kardeşleri, anneleri, babaları, oğulları ve kızları her şeye rağmen, hiçbir şeye boyun eğmeden sadece ölmüşleri için değil gelecek kuşaklarımız için de adalet dediler.
Ve eksiği ve gediği ile; onca yalana dolana oyuna baskıya tehdide rağmen o “içtihat” ile yeni bir yol açıldı işçi sınıfımızın ve tüm yurttaşlarımızın önünde…
Soma ile başlayan yol, Aladağ’dan, Sakarya’ Hendek’e, Çorlu’ya yalnızca ölmüşlerimiz için değil gelecek kuşaklarımız için de yurttaşın canını, hakkını en yüksele, hak ettiği mertebeye çıkarma mücadelesidir.
Soma’dan Türkiye’nin geleceğine aydınlık bir yol açıldı. Bu yolun açık kalması için her hal ve şartta her birimiz ve hepimiz sorumluyuz ve sorumluluğumuzun farkındayız.
Bu yolu açan tüm emektarlara sonsuz teşekkürler…
Silivri’den selamlar.
Baki ilk selam.
Şerafettin Can Atalay
Hatay Milletvekili
Silivri 9 Nolu A-47
#somakatliamı
Yaklaşık 3 sene önce, henüz 21 yaşında ilk defa girdiğim mahkeme salonunda sesim titreyerek konuşurken Can abinin varlığının verdiği güvenle kaldırmıştım başımı. Bunca acının içerisinde beni, abimi yok sayan bu düzende yargının vermediği güveni buldum onda.Dedim ki ben bıraksam+
Ortadoğu'da yaşanan savaşın ekonomiye yansımaları çok soruluyor. Bu bir yazı konusunu oluşturacak kapsamda olmadığı için burada yazayım görüşlerimi: Dolar değer kazanır (zaten kazanıyordu, biraz daha kazanır), altın değer kaybediyordu, bu gibi
durumlarda hep olduğu gibi biraz değer kazanır, borsa düşer (zaten düşüyor.) Bunlar herkesin gördüğü şeyler. Benim eklemek istediğim konu şu: Piyasalar, son yıllarda bu tür olayları kanıksadı. Eskiden olsa kıyamet kopar piyasalar alt üst olurdu. Şimdilerde artık etkiler birkaç gün bilemediniz birkaç hafta sürüyor sonra piyasalar eski haline dönüyor. Olaylar bitiyor mu? Bitmiyor. Mesela Rusya - Ukrayna Savaşı hala devam ediyor ama piyasalar aldırmıyor. Filistin İsrail Savaşı da muhtemelen öyle olacak. Bu dediğim sanki piyasalar için iyi bir gelişme gibi dursa da insanlık açısından çok kötü bir gelişme. İnsanlar ölüyor, aç kalıyor, aileler dağılıyor kimse aldırmıyor varsa yoksa borsa, dolar, petrol. İnsanlar savaşı önlemeye değil piyasaların dalgalanmasını önlemeye uğraşıyor.
Today we welcome Mete Atatüre (@MeteAtature) as the new Head of the Cavendish Laboratory.
Read more about his journey and his vision for the Department : https://t.co/FvS0UtnqTI
Bu yeni gelişmeyi "çılgınlık" demek dışında nasıl anlatabilirim bilmiyorum.
Bu yapay zeka modeli, söylediklerinizi başka bir dile çevirirken dudak hareketlerinizi de o dilde konuşuyormuşsunuz gibi senkronize ediyor 🤯
Ekonomist Dr. Hakan Özerol'la bu kez ülke ekonomisinin şahaneliğini konuşuyoruz!
“Ekonomi Çoh Eyi” kanalımızda yayında!
https://t.co/5p3umlQF1l
@hakanozerol@ilkercanikligil@mustafaseven
Bu benim.
Söylediğim tek bir kelimede yalan, yanlış varsa atın beni zindana ama abimi bana geri getirin olur mu?
Çünkü çok özledim ve hazmedemiyorum.
Unutmayın.
#YüzYılınAdaletsizliği#Kazanıyoruz#Unutma#Hatırla
Merhaba,
03.07.2020 Hendek Havai Fişek Fabrikası katliamında hayatını kaybeden 7 işçiden biri olan Halis Yılmaz'ın kardeşiyim.
20 yılda önlenebilir sebeplerle katledilen 30 bin işçiden sadece biri olan abim adına sesimizi duyurmak için yaşadıklarımızı bu flood altında topluyorum.
📍Siz istediniz biz yayınlıyoruz!
🕘Kemal Kılıçdaroğlu'nun konuk olduğu BaBaLa TV Mevzular Açık Mikrofon söyleşisi bu akşam 21:00'de Halk TV'de
🔗https://t.co/p40bwj99ry
Seçimlere Putin ve Aliyev aktif müdahale ediyor. ABD de Erdoğan’ı hemen kabullenmeye razı. Newsweek ve CNN’in tavrı bunu gösterdi. AB zaten mültecilerden ötürü Erdoğan destekçisi. Çin’in uzantıları rejimin bizzat içinde. Körfez ülkeleri Erdoğancı. Yedi düvel Erdoğan’ın arkasında
Sevgili yoldaşlarım, değerli yurttaşlar;
Yarın seçim günü, 4 yıl 10 ay 20 gün milletvekili ve Genel Başkan olarak görev yaptım.
Maalesef milletvekilliği kimileri için makam, mevki ve kişisel ikbal veya rahat para kazanılan bir iş olarak görülebiliyor. Bu nedenle bu açıklamayı yapmam gerekiyor.
📍Göreve başladığım gün ile bugün arasında “mal varlığım”da ciddi sayılabilecek tek artış 2013 model bir otomobildir.
(Banka kredisiyle aldığım için bir miktar kredi borcum kaldı, ekte an itibarıyla banka hesap durumumu gösteren ekran görüntüsünü paylaşıyorum, başka bir banka hesabım yok.)
📍Seçildiğim gün oturduğum evde kirada oturmaya devam ediyorum.
📍Kişisel kitaplığımdaki kitap sayısında artış olduğu doğrudur.
📍Bilgisayarım ve cep telefonum var. (Dayılar sorarsa çıkarıp gösteriyorum.)
Ayrıca belirtmek isterim ki, sadece yakın akrabalarım arasında değil sülalemde hiç kimse bu dönem içinde, benim aracılığımla tek 1 lira kazanmadı.
Benim yüzümden zarar görmüşler olabilir ama sağ olsunlar böyle bir şikayeti dile getiren de olmadı.
Bu nedenle rahat rahat sülale devrini bitireceğiz diyebiliyorum.
Özetle; böyle de olabiliyormuş diyor, keyifli bir iç huzurla bilgilerinize arz ediyorum.
Başka bir Türkiye, başka bir siyasetle mümkün.
Eşit ve özgür bir ülke için #1OyKemale1OyTİPe.