Kendilerine tutulan her mikrofonda Trabzonspor taraftarına akıl verenler; kulübün stadyumunun, kültürünü yaşatan halısahalarının ardından tesislerinin yıkılmasına da ses çıkarmamış. Koca Trabzonspor'u bir şehire sığdıramayan, buna ses de çıkarmayan herkese yazıklar olsun.
Avni Aker'in tadilata girmesi planlanmıştı Atay Aktuğ zamanında. Hatta maçlar Akçaabat Fatih Stadyumunda oynanacaktı. O yüzden Fatih Stadyumuna kale arkası tribün eklenmişti. Ne olduysa 2006 senesinde Nuri Albayrak damdan düşer gibi geldi ve başkan oldu.
Ucube Akyazı Projesi ortaya çıktı. Pazarlanan proje ile yapılanın alakası dahi olmadığı gibi en güzel denize girilecek yerlerden biri de katledildi. Üstüne herkes kardeşim burada hastane olmaz başka yere yapın dediler inadına yine oraya yaptılar. İnadına.
Sonra Akçaabat Fatih Stadyumunu alıp yerine bahçe yaptılar. Söğütlü'de 4 tane futbol sahasını alıp yerine atletizm pisti yaptılar sanki başka yer yokmuş gibi, sonra 19 Mayıs'ı alıp Hayri Gür'ü şehrin iki dolmuşla ulaşım sağladığı yere yaptılar. Avni Aker'i de gafulluk yaptılar. Şimdi de sıra tesislere geldi. Onu da vergi borcumuza karşılık alıp zaten kullanımı bizde olan ve bizim gibi bir takıma oldukça yetersiz ve güvenliksiz kalacak bir yeri bize bahşediyorlar.
25 senedir her şeyimizi alıp bize bir döner ısmarlıyorlar çayı da dışarıda içersiniz diyorlar.
Şehrin muhalifi, STK'sı bilmem nesi herkes nasıl daşak kaparım derdinde. Aman aramız bozulmasın siktir et çorba kaynasın.
Benim çocuklarım benim sahip olduğum sportif ortama sahip olamadan büyüyor. Artması gereken tesis azalıyor. Spora ulaşım zorlaşıyor. Bunu dert edinen kimse yok.
Bu her konuda aynı.
Trabzonspor şu an şehri ayakta tutuyor yarın Rize veya Giresun olacaksın. 4000 yıllık maziye saygı duyduğum için dertleniyorum yoksa bu şehrin şu ortamında hala daha mücadele etmek delilik.
Bunlar da benim gibi bir kaç delinin kendi adıyla ettiği mücadeleyle olmaz.
İktidarın bürokrasisinin bu şehre faydası olmadığı daha önce defalarca test edildi artık onlar gündemim bile değil. Peki ya Muhalefeti, STK’ları, Dernekleri nerede?
Trabzon şehrine ait ne bir kültürel değeri ne bir sportif faaliyeti ne bir sokağını ne bir değerini bilmeyen adamların Trabzon Şehrinin değerlerini tahrip etmesi artık beni boğuyor.
Trabzon insanının sessiz kalması, olan bitene isyan etmemesi, şehrin elimizden değersel olarak kayıp gitmesi ayrıca çıldırtıyor.
Avni Aker ve Hayri Gür sırtında kaya taşıdı bu şehirde futbol varolsun diye. Onların hatırasına bile sahip çıkamadık tesislere mi çıkacaktık bizimkisi de boş konuşuk.
Avni Aker, 19 Mayıs, Yavuz Selim, Söğütlü’de 4 futbol sahası, MAY Tesisleri, Fatih Stadyumu hepsini aldılar hepsini. Yerine verdikleri de bir avuç leblebi
Şu metinde Fatih Tekke’ye teşekkür edilmemesi de Fatih Tekke’nin sürecin buralara gelmeden olayı çözememesi veya belki bu noktaya sürüklemesi de çok talihsiz. İkisi de geçirdikleri sezondaki başarı için aslan paylarını birbirlerine borçlular. Eren Bey’in yolu açık olsun.
Tarih boyunca her Dünya Kupası, kendi içinde bir hikaye üzerine inşa edilmiştir. Bu Dünya Kupası da daha ilk maçta dünyanın gözü önünde Messi’ye verilmeyen kırmızı kart, Trump’ın turnuvaya dahil olması, Müslüman ülkelere yönelik muamele ve rakip olarak görülen takımlara uygulanan çifte standartlarla, 4-5 kişiyi mutlu etmek için düzenlenen bir tiyatrodan ibaret olmuştur.
Kabul et Süleyman; dünya bir hayaldir!
Soluduğun hava, bastığın toprak, içtiğin su, yandığın ateş hayaldir;
Daim sanma!
Kabul et; her kim dalmışsa bu hayale uyanacaktır bir gün
Sultan olsan kar etmez;
Hakikatin ırmağında herkes üryandır!
Sevan'ı gören 1915'i ufak bir hayal etsin. Sonra Talat Paşa'nın ruhuna bir Fatiha okusun.
Kadın, çoluk, çocuk herkesi katledip üstüne soyumuzu kırdılar masalı uydurdu adamlar. Yusuf Halaçoğlu bunu Haber Türk'te madara etmişti onu da izlemeyen izlesin. Onca acıya rağmen kimsenin soyunu kırmadan tehcir etti Talat Paşa onları. Başka bir millet sağ hayvanını bile bırakmazdı.
Talat Paşa, Atatürk'ün başarısında ki en büyük arka plan oyuncusu. Milyonlarca Sevan'dan kurtardı memleketi. Hizmete bak. Sana sadakat beslemeyelim de ne yapalım.
Vatanseverlik.
Formada Türk Bayrağı varken yavşak yavşak saçıyla, sakalıyla, sigarasıyla, manitasıyla gündem olanlar yerine vatanını daha çok sevenler kazanacaktır.
Bayrağın önemini bilmeyen şaklabanlarla büyük bir utanç yaşadık
İran onlarca derde rağmen kusursuz mücadele ediyor. Futbol sadece yetenek değil yürek de ister. Özellikle milli maçlarda. Bir milleti temsil ediyorsun, ona göre oynamalısın.
Gördüğüm takımlar için en ukala, düşük karakterli oyuncu grubu bizde vardı. Bu milli takımda yer alan hiç kimse bir daha milli takıma çağrılmamalı.
Trabzonspor ve Berkan Kutlu isimleri isimleri yan yana geldiğinde bile mide bulantısı başlıyor. Yaptığımız güzel işlerin üstüne gölge düşürmeyelim, kaldıralım bu işi
Bana kalsa Onana'yı almadan Aral'la beraber 1 tane de yabancı kanat alırım.Savunma tarafımız müthiş zaten. Hücumda güçlü olduğumuz sürece her hedefi sonuna kadar kovalarız.
Tsygankov ve Savioloyla gönül rahatlığıyla rotasyona sokabileceğimiz en az 1 kanat oyuncusuna daha ihtiyaç var. Bu adamlar sezon içinde bir sıkıntı yaşadığında benzer performans beklentisinde olacağımız kimse yok elde. Yabancı kuralı olduğu için bence Aral Şimşir mutlaka alınmalı
Canlı izleme imkanı bulduğum en büyük Trabzonsporluydu. Bizlere yaşattığı her güzel şey için minnettarım. Var ol koca adam. Torunlarımız bile seni anlatacak.