Her gün şükredecek bir şeyler bulmak mümkün ama bugün özellikle yazabildiğim için şükretmek istiyorum. Eğer yazamasaydım kesinlikle ölürdüm. Yazarak düşünüyorum, yazarak konuşuyorum, yazarak keşfediyorum. Yazmak benim en yakın arkadaşım. Orada bembeyaz sükunetiyle beni bekliyor..
Bu ilginç çünkü kendi kendini desteklemen gerektiği fikri tersine göre daha makul geliyor. Hayat yeterince çıkmazla doluyken bunlara bir tane daha neden ekliyormuşum? Çocukluğuma falan inmedim ama kendi kendimi iyileştirmeyi öğrendim. Bazı şeyleri değiştirebilmişim, fark ediyorum
Bikaç zaman önce bi gün oturup 4 saat boyunca bazı davranışlarım üzerine düşündüm ve her şeyi yazdım. 4 saatin sonunda yazdığım onca sayfada beliren temel problemi yakaladım: self-sabotage. İçimde bana çelme takmayı çok seven bir taraf var, bu çok ilginç bir şey gerçekten.
Tivitır, insanı hayatında olmayan bir kalabalıkla oyalıyor. Bense sade ve mütevazı bir hayat sürmek istiyorum. Tüm istediğim kendi dünyamda, yazmayı planladığım metinler ile uğraşmak. Buranın kaosuna ruhum alışsın istemiyorum. Onu terbiye etmek için çok uğraşıyorum..
Hoy querria recomendar este libro de Lemanski en el cual defiende una tesis llamada representacionalismo racional la cual dice que el mundo se estructura en base a principios logicos,linguisticos y matematicos aplicados por los seres humanos.
İlk fark ettiğim şey neredeyse tüm derslerde referans gösterilen David Lewis’in aşağıdaki kitabı oldu. Soyut nesnelerle ilgilendiğim için kitap benim için zaten önemliydi ama farklı bağlamlarda aynı kitaba referans gösterilmesi kayda değer. Dünkü fizik felsefesi dersinde mesela.
Dönem biterken dönem boyunca Princeton Felsefe’de katıldığım dersleri ve deneyimlerimi kısaca paylaşacağım.
Dersler:
1) Non-Classical Logic
2) Introduction to Metaphysics and Epistemology
3) Relativity and the Metaphysics of Material Objects
4) Metaphysics: Topics in Metapysics
Dil için de şunları yaptım:
1) Cumaları akademik yazı yazma atölyesine katıldım.
2) Haftada 2 gün konuşma kulübüne gittim.
3) Her çarşamba benimle ilgilenen bir İngilizce hocası ile pratik yaptım/yapıyorum.
4) Her cuma akşamı uluslararası öğrenciler ile buluştum/buluşuyorum.
Dönem biterken dönem boyunca Princeton Felsefe’de katıldığım dersleri ve deneyimlerimi kısaca paylaşacağım.
Dersler:
1) Non-Classical Logic
2) Introduction to Metaphysics and Epistemology
3) Relativity and the Metaphysics of Material Objects
4) Metaphysics: Topics in Metapysics
Ve çok iyiyim çünkü 4-5 aydır çabasını verdiğim bazı şeylerin meyvesini toplamaya başladım. Çok motiveyim. Bissürü arkadaşım ve grubum oldu. Einstein ve Gödel’in çalıştığı İleri Araştırmalar Enstitüsü’nün cuma çayları şu an favorim. Zaman zaman düşsem de kendime inanıyorum ♥️
Gün geçtikçe teknik bilimlere daha çok ilgim artıyor, mekanikleşmek istiyorum adeta. Evet bir kaçış gibi görünüyor ki öyle. Felsefenin yakınsak cevaplarından da sıkıldım. Bir hobi olarak yapılabilirdi belki felsefe; ama gerçekten merkezi bir pozisyonu hakediyor mu?
Hakikat ya da daha az ürkütücü olanı gerçeklik hakkındaki sorulara cevap bulabileceğimize felsefe tarafından inandırıldık. Bu sorular tarafından dürtülmedik değil; ancak cevap bulabileceğimizi düşünmek fazla iyimser bir tavır olabilir.