Sonra kaldı ki böyle bir fıkrada yok.
Ben hiç duymadım,böyle bir fıkra.Bu sarf edilen cümle fıkra değil çünkü fıkraların etik ve estetik eşikleri yani ölçüleri var.Kendi içinde bir mantığı ve tutarlılığı var.Bu cümlede böyle bir şey yok.Salt uydurma ve yakıştırmadır.
Biz, farklı fikirlerimizle zenginleşerek büyüyen ve aynı amaç etrafında kenetlenen dev bir aileyiz.
Birbirimize rakip değiliz; bizler, Cumhuriyet Halk Partisi’nin omuz omuza yürüyen evlatlarıyız.
Hedefimiz net: Cumhuriyetimizin ikinci yüzyılında adaleti, demokrasiyi tesis etmek ve milletimizin çağdaş uygarlık hedefini gerçekleştirmektir.
11 Haziran Perşembe günü yapacağımız ilk Parti Meclisi toplantısıyla kurultay sürecimizi başlatıyoruz. Tüm örgütümüzü yarınki grup toplantımızda tek yürek olmaya, sağduyu ve yoldaşlık bağıyla kenetlenmeye davet ediyorum.
Demem o ki
O beyniniz o fıkra kadar
o fıkra dünyanız sizin
Her kes kendisine yakışanı söyler
Kötü söz sahibine aittir
Adam zengin ama
Beyni fakir
Entelektüel bilgisi
Bu fıkra
Başka anlatacak fıkra bulamamış
Kürt kadını 21. y.yılda insanlık adına
Onurlu bir tarih yazıyor
Buda size çok dert olmuş ki
Bu derdin ve hazımsızlığın
Bilinç-altı yasımalarını görüyoruz
Bütün bunlar,tarihse ve toplumsal prangalarında kurtulmuş özgür bireyin-bireylerin var ettiği,
zaman-mekan içindeki toplumlarda mümkün olur
Özgür bireyin olabilmesi içinde çok derin ve kapsayıcı reform ve rönesansın olması gerekir
Her hakikat dilema askısında asılı kalıyor
Bu yıl 60 yaşına giriyorum.
Yaş almanın herkes için aynı şey olmadığını daha iyi anlıyorum artık.
Ben de iki kız çocuğu babasıyım.
Hayatın en büyük armağanlarından birinin, çocuklarının büyümesine tanıklık etmek olduğunu biliyorum. Onların değişen yüzlerini, büyüyen hayallerini, sevinçlerini ve kırgınlıklarını yaşayarak görmek…
Bu satırları yazarken, iki kız çocuğu babası Selahattin Demirtaş’ı düşünüyorum.
53 yaşında.
Hayatının yaklaşık son on yılını cezaevinde geçirdi.
Bir baba olarak bunun ne anlama geldiğini hissedebiliyorum. Çünkü zaman, en çok çocuklarımızın hayatında görünür. Kaçırılan her yıl, geri getirilemeyen bir hatıradır.
Ama mesele yalnızca bir babanın çocuklarından uzak kalması değildir.
Mesele aynı zamanda hukuk, adalet ve özgürlüktür.
Demokratik toplumların gerçek gücü, farklı düşünen insanların da kendilerini özgürce ifade edebilmesinden gelir. Hukuk, yalnızca sevdiğimiz ya da katıldığımız insanlar için değil; herkes için gerektiğinde anlamlıdır. Adalet de ancak herkes için işlediğinde adalettir.
Bugün dünyaya baktığımızda görüyoruz ki, hukukun zayıfladığı yerde kutuplaşma büyüyor, adalet duygusunun aşındığı yerde toplumsal barış yara alıyor.
Bir insanın özgürlüğünden mahrum bırakılması, yalnızca onun hayatını değil; ailesinin, çocuklarının ve yakınlarının hayatını da etkiler.
Bu nedenle Selahattin Demirtaş’ın durumuna yalnızca siyasi bir mesele olarak değil, aynı zamanda vicdani ve insani bir mesele olarak bakıyorum.
On koca yıl... Çok uzun bir zaman...
Bir insanın hayatından, bir babanın çocuklarından, bir ailenin birlikte yaşayabileceği yıllardan alınmış çok uzun bir zaman…
60 yaşıma girerken şuna inanıyorum:
Hukuk intikamın değil, adaletin aracıdır.
Özgürlük bir lütuf değil, temel bir haktır.
Ve adalet geciktiğinde, yalnızca bireyler değil, toplumlar da zarar görür.
Bu nedenle, hukukun evrensel ilkeleri ve adalet duygusu çerçevesinde, Selahattin Demirtaş’ın bir an önce özgürlüğüne kavuşması ve serbest bırakılması gerektiğine inanıyorum.
Çünkü bazen bir insanı özgür bırakmak, yalnızca o insan için değil; hukuk devleti, toplumsal vicdan ve ortak geleceğimiz için de doğru olanı yapmaktır.
#SelahattinDemirtaşaÖzgürlük
Feto ve hırsız arıyorsan önce akp ye bak.13 yıl nasıl hesap sorduğunu gördük.CHP nin başına normal koşullarda demokratik yol ve yötemlerke gelmedin.Baykalı belden aşağı vurarak seni oraya oturttular,şimdede iktidarın emrinde olan yargı darbesiyle oturttular.
Bu toplum iki üç kişinin elinde madara oldu.Kurumsal marka siyaset olmayınca sonuç bu olur.Bizi bizim seçtiklerimiz yönetsin günahıyla sevabıyla,atanmışlar değil.Tanımıyoruz,red ediyoruz hükmü yoktur.
Bunlardan biri kötü polis biri iyi polis rölünü üstlemiş Ancak sahada hep kötü pilisin dediği oluyor.
İyi polisin dediği olmuyor.Bud a son derece ince ayarlanmış çok bilinçli bir
Planlamadır
Neresinde tutarsan tut rezillik kepazelik elle tutulur bir tarafı yok Akılla mantıkla vicdanla açıklanacak hiç bir tarafı yok
Çağdaş toplumlarda böyle bir görüntü yok bulazmazsınız
Çok bağnaz ve ilkel bir zihniyettin
Yansımasıdır bunlar
Utanç verici insan olarak utanıyorum
1.selo Selahattin Demirtaş
2.selo Ekrem İmamoğlu
3.selo Özgür özel
Türkiye'yi iyi kötü her konuda düze
çıkaracak adamlardı
Üçünüde abd ve işbirlikçileri bitirmeye çalışıyor
Bu halk bu çocuklarına sahip çıkmalı
İktidara getirmeli bu ülkeyi bu vampirlerin elinden kurtarmalı
İnsanlık Tarihinde demokrasi sokaklarda mücadele verilerek kazanılmıştır
Ve sokaklarda mücadele verilerek korunmuştur
Saraylarda kazanılmamış ve saraylarda korunmamıştır
Tam aksine Saraylar demokrasinin pan zehiridir
Yıllardan beri kürt partilerine ve siyasetçilerine yapılan şimdi chp ve siyasetçilerine yapılıyor
Toplumsal muhalefetin lüksü kalmamıştır.Bir arada ve dayanışma içinde olmak zorunda.Bu artık tarihsel bir zorunluluktır.
Alın size Türkiye yüz yılı.
Dedikleri yüz yıl bu olmalı.
Alın size dermokrasi
Bunun adı zorbalıktır,Faşizimdir,Anti demokratik bir uygulamadır
Kabul etmiyoruz kınıyoruz
Gar,suruç,gezi ve diğer patlamalar,Süriye iç savaşında yaşananlar son 25 yıldır siyasi oyunlar.Tarih bilimine konu olacak olay ve olgulardır.Bir gün tarih bilimi bunları tarafsız ve objektif olarak elle alıp yazacaktır.