@m293008@nocontextogr Öğretmenliği küçümsemek, o yükü taşıyacak kapasiteye hiç ulaşamamış olmanın en net göstergesidir. Gerçi sen ve senin gibilerin kapasitesi bu yazdığımı da anlayamayacak kadar sığ düşüncelidir.
Her davete icabet etmeyeceksin, herkesle muhatap olmayacaksın, vasat arzuların peşinden ya da geçici heveslerin peşinden gidip vizyonunu düşürmeyeceksin, kalite düzeyini kendin belirleyip şahısları bilhassa buna göre seçeceksin; belki yalnız kalacaksın lakin kendin olacaksın.
İnsanların aklı başına çoğu zaman geç gelir. O yüzden hayatınızda olanın değerini bilin; ya da değerini bilmeyen, sizi yoran insanlardan arının. Bir insanda önce merhamet arayın, vicdan akıl arayın, hayatla nasıl mücadele ettiğine bakın, hayal gücüne kulak verin. Kaç kitap okuduğuna, ne yazdığına, ne söylediğini önemseyin.
İnsanların suretine değil ruhuna bakarak paylaşın; konuşun, üretin, yaşayın. Çünkü artık anlatmaktan yorulduk. Ve şunu unutmayın: Hiçbir şey tesadüf değildir.
Geç kalmış her şey anlamını yitiriyor. Bazı şeyler tam o anda, olması gerektiği zamanda olmalı. Solmuş bir çiçeğe su vermek, ölmüş birinin mezarına çiçek göndermek… Zamanında olmayan şeyler artık olmasa da olur. Hatırlayın, güzellik detayların içinde gizli. Lütfen geç kalmayın.
Birine “seni anlıyorum” demek için kavganın bitmesini beklemeyin. Sarılmak için soğumanın geçmesini, özür dilemek için kalbin taşlaşmasını beklemeyin. İnsan bazı cümleleri duyma zamanını kaçırdığında, kelimeler en doğru hâliyle bile gelse içeri girecek kapıyı bulamaz. Çünkü bazı duyguların son kullanma tarihi vardır.
Sevgi, bekledikçe çoğalan bir şey değildir her zaman. Bazen ertelendikçe küser, sessizleşir, geri çekilir. Bugün söylenmeyen bir “iyi ki varsın”, yarın anlamını yitirecektir. Bugün fark edilmeyen bir yorgunluk, yarın telafisi olmayan bir uzaklığa evrilecektir.
Hayat bize defalarca işaret verir ama biz çoğu zaman “sonra”ya sığınırız. Oysa sonra dediğimiz şey, çoğu zaman hiç gelmez. Gelirse de aynı hisle, aynı sıcaklıkla gelmez. Zaman, her şeyi iyileştirmez; bazı şeyleri sadece alışılır hâle getirir.
O yüzden seviyorsanız söyleyin. Önemsiyorsanız gösterin. İçinizden geçen iyiliği ertelemeyin. Çünkü bazı anlar bir kez gelir ve geçer. Ve kaçırılan her an, ardından sadece sessiz bir “keşke” bırakır.
Kolektife
Ruhunuzu gerçekten ateşleyen şeyle yeniden bağlantı kuruyorsunuz. Tutku sadece romantizmden ibaret değil… kariyerinizde, yaratıcılığınızda, sağlığınızda, hareketinizde, amacınızda veya hayallerinizde de yaşayabilir. Sizi heyecanlandıran şeyin peşinden gittiğinizde, ivme geri döner ve özgüveniniz yeniden inşa edilir. Son zamanlarda işler durgun veya yanlış yönlendirilmiş gibi geldiyse, enerjinizi yeniden hizalamanız ve kendinizi niyetle ileriye doğru yönlendirmeniz isteniyor. Şu anda işleri "uydurmaya" veya bir bulmacanın parçasını "çözmeye" çalışmayın.
@muratkeventr@zafersahin06 Haklısınız. Ben de 25 yıllık bir öğretmen olarak istemeye istemeye kutlu doğum haftası etkinliklerini bulunduğum okullarda hayretle izliyordum. Ve hiç bir şekilde noel ve cadılar bayramı kutlaması yapmıyorduk. Kendi kültürümüze uygun hareket ediyorduk
@ErkanBrothers@cnar_nurer Ne gibi teknikler. Öğrenip aydınlanalım hemen. Ayrıca tranva değil travma. Çok şükür herkes oturduğu yerden öğretmen oluverdi.