🔴#SONDAKİKA | İzmir Çeşme Belediyesi'nde basın danışmanı olarak görev yapan SEHER DENİZ hakkında soruşturma başlatıldı.
İlgili şahıs İzmir'deki kaçak yapıların ve sahilleri kapatan işletmelerin reklamını yapıyordu.
Çeşme Belediyesinde ise 7 yıldır görev yapıyormuş. Çeşme belediyesi şahsın belediyede basından sorumlu olduğunu ancak basın danışmanı olmadığını belirtti
Bölgedeki diğer kaçak yapılarla ilgili de ek bilgilere ulaştım. Onları da paylaşacağım.
İzmir'de Boheme Beach isimli işletme 10 sene öncesine kadar yok.
Bir anda yapılaşma başlıyor ve genişliği 300 metre olan bir alanı kapatıyorlar.
Açılış tarihi 2019 yazı. Yani 7 yıl önce. O tarihe kadar Azmak Koyu'nda köylünün, site sakininin ücretsiz denize girdiği kumsal.
Yerel kaynakların haberine göre Dernekler dava açıyor, iki ayrı yıkım kararı çıkıyor. Yıkım yapılmıyor.
Giriş ücreti için para istendiği çok sayıda vatandaş tarafından ihbar ediliyor.
Ve bu şahıslar tipini beğenmediği insanları da içeri almıyorlar. Birçok turist benzer ihbarlarda bana yazdı. Onları da paylaşacağım. Zaten şikayet sitelerinde de yer alıyor.
Yine milletin sahil alanına çökülüyor ancak yetkililer sessiz.
@laldenizlicesme@murat_kurum@csbgovtr@izmirbld
NOT: Bu işletmeleri tek tek paylaşacağım ancak UMA isimli mekanın sahibinin avukatı neden sadece biz dediği ve çevredeki diğer kaçak alanları işaret ettiği için daha fazla beklemedim. Birbirinizi ihbar edin böyle daha güzel oluyor.
İki Türk yan yana oturmuş, suyun memleketini konuşuyor… Aslında aynı dilden
aynı coğrafyanın suyundan içiyorlar.
Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Bişkek’teki ŞİÖ Liderler Zirvesi marjındaki görüşmede Türkçe konuştu:
Aliyev: “Gürcü suyundan içiyorsunuz. Azerbaycan suyundan da için. Burada ‘İstisu’ var, ben getirmişim özüm.”
Pezeşkiyan: “Sen getirmişsin?”
Aliyev: “Bu Nahçıvan sularıdır.”
Pezeşkiyan: “Sen özüne getirmişsen, bize getirmemişsin!”
Aynı dilde yapılan küçük bir su sohbeti, ama taşıdığı anlam sudan çok daha derin…
Abisinin boğulduğunu biliyor. Aklı, “Bu bir facia değil, ihmaller zinciriyse cinayet” diyor; ama kalbinin bir köşesi hala “Abim yemekleri çok severdi, şimdi açtır” diye düşünüyor. Travmatik yas tam da böyle acımasız bir şey: Akıl ölümün gerçekleştiğini biliyor ama sevgi o gerçeğe yetişemiyor. Çünkü insanın beyni “öldü” kelimesini anlayabiliyor; ama yıllarca sevdiği birinin artık acıkmayacağını, üşümeyeceğini, eve dönmeyeceğini kabullenmek başka bir şey. “Abim açtır” demesi gerçekliği bilmemesi değil; artık hiçbir şey yapamadığı abisine, seni unutmadım, unutamam demenin başka bir yolu… Bazı cümleler insanın içine taş gibi oturuyor…
Sahillere çöken hırt mafyalara göz dikti şimdi de. Eşi benzeri olmayan bi taşak koyuyor. Her mecrada her alanda bu adamı desteklemek herkesin vatandaşlık görevi olmalı.
That time at the beginning of the war against Iran when an unarmed Iranian ship was invited to take part in an Indian naval exercise alongside the United States.
Its sailors were welcomed on land and paraded before the president as a gesture of cooperation.
Then, at the last moment, the United States abruptly withdrew from the exercise,only to turn around and torpedo the very ship it had just stood beside.
What followed was even more grotesque.
After attacking an unarmed vessel, the US refused to rescue the sailors it had thrown into the sea, abandoning them to drown.
The grim work of recovering bodies was left to the Sri Lankan Navy.
This wasn’t warfare,it was treachery of the most disgraceful kind: an ambush carried out under the pretense of diplomacy, followed by a cold refusal to show even the most basic human decency to the dying.
It would represent a collapse of every norm that supposedly governs civilized conduct at sea.
And yet, instead of outrage, much of the American media response has been indifference or rationalization.
The bombing of a girls’ school is brushed aside; talk of carpet-bombing Tehran is floated as if it were just another policy option.
When atrocities are normalized and cruelty is laundered into “strategy,” the line between reporting and complicity begins to disappear.
PKK’ya karşı olan Kürt gruplar gerçekleri açıklıyor.
Kandil’e Hendek saldırılarını başlatması emrini veren Öcalan, talimatı iletmesi için Sırrı Süreyya Önder görev vermiş.
Sonra da saldırı başlatılmış.
O hani sevgi sözcüklerine boğduğunuz ve devlet töreniyle uğurladığınız ‘sevimli’ adamın gönderdiği talimatla 793 asker ve polisimiz şehit olmuş.
Sevgi sözcüklerine devam…
Bir esnaf kardeşimiz Vedat Milor ile reklam anlaşması yapıyor ve 9 bin euro ödeme gerçekleştiriyor. Vedat Milor’un tek yapması gereken işletmeye gidip video çekerek dondurmayı övmek. Ancak aylarca mekana uğramadığı gibi esnafa hiçbir şekilde dönüş de yapmıyor. Adam mağdur olunca son çareyi Şikayetvar’a yazarak sesini duyurmaya çalışmış…
Gerçekten enteresan bir ülke olduk. Ülkenin en iyi gurmesi dediğimiz insan bile ücret karşılığı mekan dolaşıp reklam yapıp, sahte lezzet övüyormuş. Ben bir daha Vedat Milor’un paylaştığı hiçbir işletmeye gitmem. Umarım aldığı o 9 bin euronun faturasını da kesip reklam bedeli olarak vergilendirmiştir.
Gebze’deki 30 Ağustos törenlerinde gerginlik.
Gebze’nin ilk terörle mücadele şehidi Numan Dede’nin ağabeyi Abdurrahman Dede, kürsüye gelerek böyle tepki gösterdi.
(Keşfet Gebze)
Bu görüntü “haksız ceza” değil. Kalabalığın polisi kuşatıp işlemi fiilen durdurma denemesidir.
Motosiklete işlem yazılıyor. Sürücü itiraz ediyor. Dakikalar içinde mahalle ve esnaf aracı kilitliyor. Mesaj net: burada ceza yazmanın bedeli vardır. Ceza hatalıysa yol mahkemedir. Yol, kamu aracının önünü kesmek değildir.
Aynı sahne batı ilinde çıksa tablo çoğu zaman değişir. Orada “barış bozulmasın” diye beklenmez; kısa sürede gaz, jop, dağılma emri gelir. Çünkü kalabalık bir kez polisi sıkıştırınca mesele trafik cezası olmaktan çıkar, kamu gücünün kimde olduğu sorusuna döner. Bir yerde bu soruya geç cevap verilirse, diğer yerde de aynı yöntem cesaretlenir.
Son özet: Kural her yerde aynıdır. Uygulama bir yerde pazarlığa açılırsa, o kuralın adı kural olmaktan çıkar. Bu sahnede test edilen motosiklet değil, devletin sokakta durup duramayacağıdır.
Şu katliam Rumların başına gelse, bu toplu mezarlardan Rum bebekler çıksa bütün dünyada yer yerinden oynardı.
Biz çok aciz kaldık.
Zamanında Yunanlıların Anadoluda işlediği soykırımları da anlatmadık.
Şimdi EOKAcı teröristlerin torunları intikam yeminleriyle Kıbrısta geziyor.
Una pianista libanesa publicaba vídeos tocando desde su casa en Khiam, al sur del Líbano. El ejército israelí localizó la vivienda y la bombardeó.
Soldados se burlaron de la destrucción imitando sus propios vídeos entre las ruinas.
El Sionismo es profundamente despreciable.
Böyle bir zulüm görülmemiştir. 14-15 yaşındaki çocukları dağa çıkar. Öldüklerini yıllarca ana-babalarından sakla, sonra da hiç bir şey olmamış gibi ihtiyaç duyduğunda şehid ilan et üzerinde propaganda yap. 5-10 değil. Yüzlercesini ölümlerini yıllarca sakla. Alçaklık bu.
⚠️ “Türk’ün töresi bunu kabul etmez!”
Emekli Albay Orkun Özeller:
• Gazilerin talebi ne olursa olsun senin buna hoşgörüyle yaklaşıp bu cefayı çektirtmemen lazım.
• Biz bunu devlet terbiyesinden de Türk’ün töresinden de böyle öğrendik.
• Devlet terbiyesi de Türk’ün töresi de buradaki bu rezilliği kabul etmez.
• Orduevleri’ne girmek istiyorlar. Girsinler ya kime ne zararı var?
• Gazilerin talepleriyle mi ülke ekonomisi çökecek?
(ANKA - Batuhan Dükel)
📌Tribündeki Sarı torba için #Kocaelispor taraftarına küfür ve hakaretler eden #Amedspor taraftarı için küçük bir not yazmak istiyorum.
⏩️Kocaeli'nin yaptığı ihracat : 35.1 milyar dolar.
👉Diyarbakır'ın yaptığı ihracat : 0.27 milyar dolar.
⏩️Kocaeli'nin ödediği vergi : 277 milyar TL
👉Diyarbakır'ın ödediği vergi : açıklanmamış.
👉Diyarbakır ödediği vergiden 88.5 Milyar TL daha fazla bütçe yatırımı alırken...
⏩️Kocaeli ödediği verginin yüzde 10'undan daha az 21.5 milyar TL bütçe yatırımı almış.
⏩️Kocaeli'nin kaçak elektrik kullanım oranı : %5'in altında.
👉Diyarbakır'ın kaçak elektrik kullanım oranı : %34 ila % 58 arasında değişiyor.
⚠️Bu demek oluyor ki Amedspor formasıyla gezen her Diyarbakırlı'nın kursağında Kocaeli'li işçinin, Emekçinin, vatandaşın lokması var. Açılım şımarığı Amedsporlular haddini bilsinler o yüzden.
‼️Bu ülkede ciddi bir TÜRK SORUNU var. Türk Sorunu çözülmeden BARIŞ yapılabileceğini kimse düşünmesin.
#Salı #ekonomi #kaçakelektrik #TürkSorunu #çerçeveyasa #HainsizTürkiye
Cüneyt Özdemir @cuneytozdemir beni programına alırsan Güneydoğuyu ve terörle mücadeleyi bir de benimle tartışmanı isterim.
Eğer görüşlerinin doğru olduğuna eminsen beni ekranlarda rezil etme imkanın olur.
Tabii ki diğer şık da var
Kendine güveniyorsan ben hazırım
Yüz binlerce dolar maaş alan MIT profesörü, servet nasıl inşa edilir mala anlatır gibi anlatmış.
İlk 10 dakikada anlatılanları, 300 dolar verip izlediğim kurslarda bile görmedim :D
Türkçe altyazılı. Bi bakın derim.
Ayıptır yahu. Bingöl katliamından sağ çıkan tek er gazi Güvenpark'ta hakkı için çabalarken hayatını kaybetti, o gazinin dökülen kanı bu kadar mı değersiz sizin için?