Margaret Thatcher'ın ziyareti sonrası İngilizler, Stinger füze ihalesi sürecinde ASELSAN'a sahip olmak istedi.
📍ASELSAN Eski Genel Müdür Yardımcısı Fuat Akçayöz:
▪️Kim telkin etti, nasıl oldu bilmiyorum ama ASELSAN'ı satın almaya cüret ettiler.
▪️Hâcim bey (Kamoy) makamında oturuyor; adam geldi, içeriye girdi ve son derece küstahça ayak ayak üstüne attı.
▪️"Biz çok büyük bir proje aldık ve sizin de belli imkân ve kabiliyetleriniz var. Biz sizi satın almaya geldik" dedi.
▪️Hâcim Bey'in şah damarlarının kabardığını gördüm. Gözleri hiddetten dışarı fırlayacak gibiydi.
▪️Sonra kendini kontrol ederek, sakin bir şekilde şunu söyledi:
"Beyefendi... Bu şirket, simitçisinden işadamına kadar bütün Türkiye'nin bağışlarıyla kurulmuş bir şirkettir. Burayı satın almaya kimsenin gücü yetmez!"
1927de fizikçiler laboratuvarda bir şey keşfettiler ve o günden beri hiçbir şey aynı olmadı. Bir elektron gözlemlenmediği sürece aynı anda iki yerde bulunuyor. Schrödingerin kedisi kutusunda hem canlı hem ölü. Dalga fonksiyonu çökene kadar her şey mümkün, her şey gerçek, hiçbir şey karar verilmemiş.
Ve biz bunu tuhaf fizik diye dosyalayıp rahatladık.
Halbuki bu sadece fizik değil. Bu senin hayatının da formülü.
Şu an telefonunu okuduğun, bu cümleyi gördüğün, bu ana karar verdiğin anda tam burada senin dalga fonksiyonun çöküyor. Çünkü bu tweeti okumayı seçtin. Daha binlerce olası sen var şu an: biri uyuyor, biri spor yapıyor, biri eski sevgilisini düşünüyor, biri başka birini seviyor, biri bir şehirde doğmuş. Hepsi gerçek. Hepsi olası. Hepsi senin.
Ama bu cümleyi okuman diğerlerini öldürdü.
Fizikte buna ölçüm problemi deniyor. Bilinçli bir gözlemci olmadan gerçeklik karar veremiyor. Yani sen bakmadığın sürece dünya bile tam olarak orada değil. Senin bakışın onu var ediyor, aynı anda onu sınırlıyor.
Korkunç olan ne biliyor musun? Bu geri dönüşü olmayan bir çöküş. Bir kez baktın mı diğer olasılıklar sonsuza dek kayboluyor. Geçmiş alternatiflerinin mezarlığı çoktan kazıldı bile.. Her çöküş yeni bir süperpozisyon doğuruyor. Şu an tek bir hayata mahkumsun ama o hayatın içinde bir sonraki kararın bir sonraki bulutu şekillendiriyor. Ölüm değil bu, döngü. Her seçim yeni bir sonsuzluğa kapı.
Schrödinger kedisini kutusundan çıkardığında ölü ya da canlı görüyor. Şu: sen bu hayatı hangi bakışla gözlemleyeceksin? Öldürenle mi, diriltenle mi?
Sen hayatın boyunca kafanın içindeki eski anıları toparlayıp bitmiş şeyleri düzeltebileceğini sanıyorsun ama her gece yatağa uzandığında evrenin en acımasız fizik yasasıyla kavga ediyorsun ve o kavgayı hep kaybedeceksin. Fiziğin en temel yasası olan termodinamiğin ikinci yasası çok net bir şey söyler: Evrendeki her şey amansız bir düzensizliğe, kaosa ve yıkıma doğru akar. Buna entropi denir. Masadan yere düşüp kırılan cam bir bardağın molekülleri asla kendi kendine bir araya gelip o bardağı eski haline getiremez.
Sönen devasa bir yıldızın enerjisi geriye doğru bükülüp o yıldızı yeniden parlatamaz. Zamanın sadece ileriye doğru akmasının, o meşhur zamanın okunun tek sebebi evrendeki bu geri dönüşsüz yıkım zinciridir. Fiziksel olarak geçmişe gidemezsin çünkü evren yıkılan hiçbir şeyi eski yerinde tutmaz ve her saniye her şeyi biraz daha eskitip dağıtır. Ama kısım şu, insanın en büyük trajedisi bu evrensel yasaya kafa tutmaya çalışmasıdır.
Bizler biten ilişkileri, kopan bağları, söylenen acı sözleri ve çoktan enkaza dönmüş eski anıları zihnimizde parça parça birleştirip o kırık bardağı yeniden ayağa kaldırmaya çalışırız. Zihnimiz bize bir illüzyon sunar ve yeterince düşünürsek, doğru anı beklersek her şeyin eski haline dönebileceğini fısıldar. Oysa evrenin kuralları nettir. Bir kez kırılan, bir kez yönünü kaybeden hiçbir şey kozmik düzeyde eski yerini bulamaz. Bir fincan kahveye sütü döktüğünde o süt kahveye karışır ve ne yaparsan yap o sütü kahveden tekrar saf bir şekilde ayıramazsın. İnsan ilişkileri de tam olarak böyle çalışır. Zamana karşı direnmek, kafanın içinde bitmiş bir şeyi yaşatmaya çalışmak evrenin en güçlü yasasıyla tek başına savaşmaktır. Entropi sadece yıldızları ve cam bardakları değil, senin hayatını da yönetiyor. İnsan ancak geçmişin o dağılan parçalarını serbest bırakıp o amansız düzensizliğin akışına teslim olduğu an kendi içindeki zamanı yeniden doğru yöne akıtabilir. Kırılan bardak bir daha asla su tutmayacak.
Selçuk Bayraktar'ın 3 aşamalı taarruz paketi:🔥
En önde "Sivrisinek",
arkasında 500-600 adet "Mızrak" kamikaze insansız hava aracı,
en arkada ise 300-400 adetlik K2 taarruz paketi...
Bundan sonrasını İsrail düşünsün!
Engin Noyan FETÖ terör örgütü lideri Fetullah Gülen ile tanıştırılmasını ve ilk izlenimlerini anlatıryor.
Programın tamamını izlemek için:
https://t.co/Itq8VMrimS
“Türkiye’nin ne zaman askere ihtiyacı olsa biz hazırız.”
🇹🇷Makedonya’daki Harabati Baba Tekkesi’nde konuşan bir Balkan Türkü 15 Temmuz gecesini anlattı:
▪️Türkiye’de 15 Temmuz darbe girişimi olduğunu duyar duymaz arabamı aldım,
İstanbul’a gittim.
▪️Herkes bana ‘Neden sen Türkiye’ye gittin’ diye soruyor. Önce benim dedem neden Çanakkale’de vefat ettiğini anlatsın sonra ben size neden Türkiye’ye gittiğimi söylerim.
Merhum Gazeteci Nihat Genç:
"15 Temmuz gecesi Genelkurmay önünde 48-50 kişi öldürüldü.
Ankara'da 100 bin tane cip araba vardır,
lüks büyük cipler vardır; hiçbiri evinden kalkıp yardıma gelmedi.
Elmadağ'dan yoksul bir köylü geldi o şehitleri taşımaya, traktörüyle geldi, yoksul köylü geldi."
▪️Fetöcü darbe başarılı olsaydı
📌15 Temmuz 2016
▪️Türk Silahlı Kuvvetleri adına hareket ettiklerini söyleyen darbeciler sabaha karşı 03.00’te yönetime el koyduklarını açıkladı.
▪️Gözaltılar devam ediyor. Sabah 06.00’dan itibaren sokağa çıkma yasağı ilan edildi.
▪️Darbeci askerler tarafından ele geçirilen Recep Tayyip Erdoğan ve hükümet üyelerinin nerede olduğu bilinmiyor.
📌16 Temmuz 2016
▪️Ülkede TRT haricinde hiçbir televizyon, radyo ve internet yayını yok.
▪️Sokağa çıkan halk darbeci askerlerle çatışıyor.
Ordudan bir kısım subaylar darbeye katılmadıklarını açıkladı.
Çatışmalar başladı.
📌17 Temmuz 2016
▪️Darbeci askerler ile halk arasındaki çatışmalar devam ediyor.
▪️Başkent Ankara ve darbeye direnen şehirler ağır bombardıman altında. Ölü ve yaralı sayısı hızla artıyor.
▪️DAEŞ bazı kuvvetlerini Türkiye’ye sevk edeceğini duyurdu. PKK ise Doğu ve Güneydoğu illerinin güvenliğini kendisinin sağlayacağını ilan etti.
📌18 Temmuz 2016
▪️Bombardımanlar hız kesmiyor. Ölü sayısı binlerle ifade ediliyor.
Darbe rejimi direnenlere teslim olun çağrısı yapıyor.
📌19 Temmuz 2016
▪️Birleşmiş Milletler, İstanbul ve Boğazların güvenliğini kendisinin sağlayacağını duyurdu. Askeri operasyon kapıda.
▪️Rusya, Karadeniz ülkeleri dışında hiç kimsenin İstanbul’da güvenlikten sorumlu olamayacağını söyledi.
📌20 Temmuz 2016
▪️ABD, darbe rejiminden yana tavır koyacağını, Türkiye’ye sızan DAEŞ militanlarını temizlemek için bombardımanlara katılacağını açıkladı.
▪️Güneydoğu’da PKK-DAEŞ savaşı başladı.
📌21 Temmuz 2016
▪️Ermenistan, Ağrı sınırına asker yığmaya başladı.
▪️Kıbrıs Rum Yönetimi, Kıbrıs’ın Rum toprağı olduğunu iddia edip kuzeye doğru harekete geçti.
▪️Birleşmiş Milletler askerleri İstanbul’a geldi. Bir kısım tarihi eserlerin korumaya alınması amacıyla İstanbul’daki saraylar ve müzeler boşaltılıyor. Yeni adres British Museum.
📌22 Temmuz 2016
▪️Ermeni diasporasından “Ermeniler topraklarına kavuşacak” açıklaması geldi.
Bombardımanlar devam ediyor, iç savaş büyüyor.
▪️Fransa ve Almanya darbecilere destek için Türkiye’ye asker yollama kararı aldı.
▪️Rusya: Türkiye’de istikrar sağlanmalı.
📌23 Temmuz 2016
▪️İran’ın kontrolündeki Şii milisler Türkiye topraklarında.
Bu bir kötü rüya ya da korku filmi senaryosu değil. Bu millet 15 Temmuz’da çıplak elleriyle darbeye direnmeseydi bir hafta içinde yazılanların hepsi gerçek olacaktı. 15 Temmuz kahramanlarına selam olsun. Vatan size minnettar.
"Ya Devlet Başa Ya Kuzgun Leşe!"
Kahraman binbaşı Barış Dedebağı
Ankara'da Etimesgut Zırhlı Birlikler Komutanlığından tankları çıkarmaya çalışan darbeci askerleri derdest etmişti.
#15Temmuz
Fizik yasalarının bize oynadığı en acımasız oyunlardan biri kütleçekim hızının ışık hızıyla aynı olmasıdır yani güneş şu an bir anda tamamen yok olsaydı biz bunu ancak 8 dakika sonra fark edebilirdik ama işin çılgın ve ürkütücü tarafı şu ki dünya o yok olmuş güneşin etrafında 8 dakika boyunca hiçbir şey olmamış gibi kusursuz bir yörüngede dönmeye devam ederdi çünkü kütleçekiminin yokluk bilgisi bile uzayda bir hız sınırına tabidir ve o bilgi bize ulaşana kadar evrende çoktan yok olmuş bir hayaletin etrafında dönmeye devam edersin
Her şey normal görünür güneş tenini ısıtmaya devam eder bitkiler fotosentez yapar sabah uyandığında her şey yerli yerindedir ama merkez tamamen bomboştur sadece o yokluğun haberi henüz sana ulaşmamıştır
Şimdi şunu düşün hayatımızda da bizi ayakta tutan bizi kendine çeken o çok sevdiğimiz veya hayatımızın koskoca merkezine koyduğumuz insanların içten içe bizi çoktan terk ettiğini bizi artık sevmediğini veya hayatımızdan zihnen tamamen çıktığını aylar yıllar sonra fark etmemiz tam olarak bu kozmik gecikme yüzünden midir
Birisi senden vazgeçtiğinde bu anında gerçekleşen bir patlama değildir merkezdeki yıldız aniden söner ama sen onun yörüngesinde dönmeye devam edersin çünkü o vazgeçişin kütleçekim dalgası sana henüz ulaşmamıştır aynı evin içinde yaşanır aynı masaya oturulur gülüşülür yarına dair planlar yapılır sen her şeyin eskisi gibi olduğunu sanırsın ama o insan oradan çoktan gitmiştir sadece o mesafeyi katetmesi gereken zaman henüz dolmamıştır
Biz çoktan yok olmuş hayalet sevgilerin hayalet dostlukların etrafında hiçbir şey yokmuş gibi dönmeye devam eden ve o acı çekim dalgasının bize ulaşıp bizi uzay boşluğuna savurmasını bekleyen çaresiz birer gezegen miyiz
Bazen bir ilişkinin bittiğini anladığın o yıkıcı an bitiş anı değildir o sadece yokluk bilgisinin sana nihayet ulaştığı andır ve sen o an anlarsın ki aylardır belki de yıllardır orada olmayan birinin etrafında dönüp durmuşsun dokunma diye bir şey yok yörünge diye bir şey yok sadece evrenin bize söylediği en tatlı yalanın bitişi var
📄 ARŞİV:
15 Temmuz Gecesi darbeciler tarafından kafasından vurulmasına rağmen hayatta kalan dönemin TEM Daire Başkanı Turgut Aslan, infaza götürülme anlarını anlatıyor.