Merkez Hakem Kurulu Başkanı Ferhat Gündoğdu’nun bugün saat 17.00’ye kadar istifa etmemesi halinde, saat 18.30’da Türkiye Futbol Federasyonu binası önünde buluşuyoruz.
📍 TFF Binası önü
🕡 18.30
Katıl, paylaş, sesimizi büyüt.
#ferhatgündoğdui̇stifa#TürkFutbolundaAdalet
4 ay önce Şampiyonlar Ligi finali oynamış adam maç sonunda şaşkın bir suratla "rakip bana tokat attı, VAR sistemi varken bu nasıl olabiliyor" diyor. Bir lig için bundan daha kötü bir reklam yok. İsterseniz Mbappe'yi getirin bu ligin kanalizasyon kokusunu örtemezsiniz. @TFF_Org
Bunu görmemiştim!
Vahşi Afrika belgeseli bu ! Futbolu biraz biliyorsan Vlahoviç gibi güçlü bir adamın öyle kolay kolay düşmeyeceğini sezersin en azından. Biri çekiyor diğeri çelme takıyor. VAR daha acayip, onlar da doğa belgeselinde olanlara müdahale etmeyen prodüksiyon ekibi gibi sessiz kalıyor. Pes vallaha kazanırsın kaybedersin sorun değil ama bu acayip bir şey…
Kulübümüzden Açıklama
Corendon Alanyaspor’la oynadığımız maçta hakemlerin sergilemiş olduğu yönetim, Türk hakemliği için bir utanç vesikası olarak tarihteki yerini almıştır.
Geçtiğimiz yıl Ziraat Türkiye Kupası yarı finalindeki skandal kararları hafızalardaki tazeliğini koruyan Merkez Hakem Kurulu başkanının prensi Adnan Deniz Kayatepe, adeta “Nerede kalmıştık” diyerek rezil yönetimlerine bir yenisini eklemiştir.
Rakip oyuncu, dünyanın gözü önünde Trossard’a tokat attı. Hakem Adnan Deniz Kayatepe pozisyonu göremedi. VAR’daki Bülent Birincioğlu ise sessiz kaldı.
Oh, karşılıklı mücadele içinde olduğu rakibinden sıyrılıp gol attı. Rakip oyuncu kendini süslü şekilde yere bıraktı diye Adnan Deniz Kayatepe golümüzü iptal etti.
Vlahovic ceza sahasına girmek isterken yaka paça düşürüldü. Hakem Kayatepe yine yaşananları görmezden geldi.
Adnan Deniz Kayatepe ve Bülent Birincioğlu gibi art niyetli hakemleri bir daha maçlarımızda görmek istemiyoruz.
Ne avantaj ne imtiyaz istiyoruz. Sadece adil ve eşit yönetim istiyoruz. Bu adaletsiz düzen değişene dek haklı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz.
Beşiktaş JK
#Vestel yan markalarıyla birlikte 2.000i aşkın mağaza ağına sahip, fabrika ve bayilerle 50 binin üzerinde kişiye istihdam sağlayan dev bir şirket.
Piyasa değeri yaklaşık 160 milyon dolar seviyesinde.
#Çitlekçi ise 50 mağaza ve 1.200 çalışanla 280 milyon dolar değerlemeyle halka arz olmuş.
Teşekkürler Spk, Teşekkürler Borsa İstanbul.
➖"Ben öğrenciyken, ders kitaplarını kırtasiyeye sipariş ediyorduk. 3-5 ay sonra geliyordu. Birinci yarıyıl bitmiş oluyordu.
➖"Ben öğrenciyken sınıflar 70 kişiydi. Sınıflarda soba bile yoktu."
💡Demiş Bakan Tekin.
👉Söylediklerin doğru değil Sayın Bakan @Yusuf__Tekin ve sen ilkokula benden beş yıl sonra başladın.
➖Ben öğrenciyken ders kitaplarımız okul açılmadan hazır olurdu.
➖Ben öğrenciyken sınıfımızda 20-25 kişi olurdu.
➖Ben öğrenciyken öğretmenlerimiz bize Cumhuriyet'i, Atatürk’ü öğretirdi.
➖Hayatı öğretirdi, ağaç dikmeyi, halı dokumayı, ahşap işlerini öğretirdi.
➖Ben öğrenciyken köyümüzde ilkokul vardı, o okulun öğretmenleri vardı, o öğretmenlerin lojmanları vardı.
➖Artık benim köyümde ilkokul yok, öğrenci yok, öğretmen yok.
➖Benim okuduğum okul harabeye döndü, lojmanlar yıkıldı.
Doktora tezini dünyadaki askeri darbeler üzerine yazan Prof. Dr. Mazıcı, katıldığı canlı yayında o dönem yaşananların klasik bir askeri darbe niteliği taşımadığını ifade etmiş ve "Bu olay kime yaradıysa fail odur" sözleriyle süreci değerlendirmiştir. Bu sözlerinin ardından uzun süre tartışılmış ve televizyon programlarından çekilmiştir
Biz söyleyince utanmaz arlanmazlar kızıyorlar😂
Ne de güzel anlatıyor değilmi...
Akp'li Mehmet Metiner'in 15 Temmuz itirafı;
"Bu darbeyi biz kendi kendimize yaptık!
Çünkü diktatörlük inşa etmemiz gerekiyordu, demokrasiyi askıya almamız gerekiyordu!"
#YeterBıktıkGündemAçlık
3900 sayfa iddianame,
142 eylem,
İstenen ceza 2500 yıla varan hapis.
16 aydır tutuklu ve esas savunması için yarım gün veriliyor.
Ekrem Başkan bunun hesabını yaptı:
"Yarına kadar kalan 11 saatten, avukatlarımızın savunması, soruları, savcının mütalaası... Düşünün, bana 6-7 saat kalıyor"
Düşünün; üç eylemle suçlanan sanıklar bir tam gün savunma yaptı ki yapmalı, doğrusu bu. Onlara kimse 'acele et' demedi.
Ama 142 eylemle suçlanana birkaç saat veriyorsunuz.
Bu matematiği hangi hukuk fakültesinde okuttular bu hakimlere?
İmamoğlu'nun savunma saati hangi saate denk getirildi?
Ankara'da NATO liderlerinin basın açıklaması yaptığı saate.
Savunma sadece kısıtlanmadı; dünyanın herhalde haber bakımından en gürültülü saatine gömüldü.
Konuşulmasın, görünmesin, duyulmasın istendi.
#SONDAKİKA | Ekrem İmamoğlu:
"Adalet Bakanı'nın göreve gelmesinin ardından tüm kadrolar değiştirildi. Mahkemeler sipariş üzerine oluşturuluyor. Hukuka bağlı kalmayı tercih eden 18 hakim görevden alındı. Bu mahkemenin hakimi de değiştirildi. Karşımdaki hakim sonradan atanan hakim."
📍Bugün İBB Davası’nda 15,5 milyon insanın oyuyla Cumhurbaşkanı adayı seçilen Ekrem İmamoğlu, ciddi bir hukuksuzluğa maruz kaldı. Sizler için özetliyorum. NATO Ankara Zirvesi’nden dolayı araya kaynamasın:
— Hakim, Ekrem İmamoğlu’ndan savunmasına başlayıp kısa bir süre içerisinde (yarın) bitirmesini istedi.
— İmamoğlu da “aylarca bekledim, 2000 küsür yıl cezayla yargılanıyorum, neden savunmamı kısıtlıyorsunuz” dedi.
— Hakim ısrar etti, Ekrem İmamoğlu da savunmasını 1 günde bitiremeyeceğini söyledi.
— Bunun üzerine Mahkeme Başkanı, “o zaman susma hakkımı kullanıyorum yazacağım, çıkın dışarı” diyerek İmamoğlu’nu salondan çıkarttı.
Bakın bir Ceza Avukatı olarak söyleyeyim: Bu savunma hakkına açıkça bir müdahaledir. 1 hafta da savunma yapsa siz sanığı bölemezsiniz.
Özellikle böylesi büyük bir davada kimseden apar topar savunma yapmasını bekleyemezsiniz. İmamoğlu’nun kısılan sesini herkese duyuralım!
🔴 İmamoğlu'nun davalarını izleyen AP Türkiye Raportörü Sánchez Amor:
🗣️ "Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değil."
🗣️ "Durumun daha kötüye gidebileceğini düşünmek istemiyorduk. Ancak iktidarın hayal gücü her defasında sınırları aşmayı başarıyor."
TSK'dan ihraç edilen genç doktor Efran Tumaris Usul:
-Kurum içinde sayısız tutanak tuttum, dilekçe yazdım, her kademeye ulaşmaya çalıştım, CİMER'e başvurdum, savcılığa suç duyurusunda bulundum.
-Erlere tarihi geçmiş ilaç vermem isteniyordu. Bu yüzden erlere ilaç veremiyordum. Yeni ilaç alındığında bile erlere bu ilaçlar verilmiyordu.
-Enfeksiyon vakaları artınca, musluk suyu içtiklerini, içme suyu temini yapılmadığını, kantinde parayla bile su satılmadığını söylüyorlardı.
-Uyuz vakaları artıyordu, erlere 15-16 gündür banyo yaptırılmadığını öğrendim.
-Uyuz olmayan bir eri 17-18 gün bir odada karantinaya almışlar, erin psikolojisi bozulmuş. Ben uyuz olmadığını söylediğimde, benim mesleki bilgimi aşağılayan cümleler kuruluyordu.
-Revirdeki oksijen tüpleri boştu. Bir atak hastasına oksijen tüpleri boş olduğu için müdahalede bulunamadım.
-Doktorun görev tanımında olmamasına rağmen erlere aşı yapıyordum, çünkü acemi birliğinde yapılması gereken aşılar 3-4 ay geçmesine rağmen yapılmıyordu.
-Er kafa travması geçiriyor, başka gün başka bir er iç kanama geçiriyor, ambulans yok. Çünkü rütbeli personel ambulansı şahsi işi için götürmüş.
-Sevmedikleri erlere sevk, rapor, istirahat verdiğimde, numara yaptıkları söyleniyor ve bu kararlarım uygulanmıyordu.
-Bulaşık yıkayan erlerin elleri egzama oluyordu, uyarıyordum ama bir eldiven bile verilmiyordu.
-Yemekhaneye gelmem istenmiyordu, yemeğimi erlerle gönderiyorlardı. Ben asker kızıyım, babam rütbeli olmasına rağmen hayatında bir ere kendi yemeğini taşıttırdığını görmedim.
“Türkiye Maden-İş Başkanı: 1.000.000 TL”
Soru: Sendikacılık Türkiye’de para kazanılan bir şey midir?
Cevap: Elbette!
Sendikacı Başaran Aksu:
“En sınırlı sendikalardan biri olan Genel Maden-İş’in yöneticileri yaklaşık 350 bin lira maaş alıyor. Türkiye Maden-İş Başkanı ise yaklaşık 1 milyon lira maaş alıyor. Ayrıca 4 yılda bir ‘hizmet ödülü’ adı altında 5 milyon, 10 milyon lira gibi ödemeler yapılıyor. Makam tazminatı alıyorlar, iki ayda bir çift maaş alıyorlar. Kendilerinin ve ailelerinin yeme, içme, tatil, giyim gibi birçok harcaması fatura karşılığında sendikaya ödetiliyor.
Bunlar zenginleşmenin sadece görünen kısmı. Büyük faturalar ve finansal işlemler üzerinden de ciddi gelir elde ediliyor. Örneğin sendika kasasından geçici olarak 10 milyon lira kullanıldığında, bunun aylık faiz getirisi yaklaşık 300 bin lira. Grev yok, eğitim yok, ciddi bir faaliyet yok; işçiler sadece aidat ödüyor.
DİSK’e bağlı Genel-İş’in başkanı da 600 bin liranın üzerinde maaş alıyor. Yönetim kurulları çift maaş alıyor, hizmet ödülleri alıyor.
Oysa Sendikalar Kanunu gereği kongre dönemlerinde hazırlanan yeminli mali müşavir raporlarının sendikaların internet sitelerinde yayımlanması zorunlu. Bu raporlar en azından sendika hesabından yapılan ödemeleri kalem kalem gösteriyor. Biz bunları inceleyip kamuoyuna açıkladıktan sonra Türk-İş, Hak-İş ve DİSK’e bağlı sendikalar, kanunen yayımlamak zorunda oldukları yeminli mali müşavir raporlarını artık yayımlamamaya başladı.”
(YouTube: İnan Demirel)
Asıl sorulması gereken soru şu: Dünya Kupası başlama tarihi belliyken Türkiye neden 2 Haziran’da gitti?
Lig erken bitseydi 2 Haziran’dan daha önce kampa gidebilirdi.
Peki lig neden erken bitmedi?
Çünkü rejimin takımının futbolcusu Osimhen Afrika kupasından olduğu için lige bir ay ara verildi. Rejimin takımını Osimhen’siz maça çıkmasın diye ligi uzattılar dolayısıyla Milli Takım Amerika’daki kampa geç gitti. En azından 2 Haziran’dan bir veya iki hafta önce kampa gidebilirdi ama rejimin takımını sözde mağdur edilmesin diye ligi uzatabildikleri kadar uzattılar.
Yine ve yeniden aynı noktaya geldik.
Sakın Ha sezonun uğruna Milli Takım sabote edildi.
Türk Milli Takımı Osimhen için feda edildi.
jetlagden şikayet eden Uğurcan bilmeli ki onun kendi takımı uğruna Milli Takım bitirildi.
@mehmetdemirkolb
Beşiktaşta 19 yaşında 12 gol atan Semih Kılıçsoyu yedi. Euro 24te Semih oynamasın diye Barış Alperi santrafor yaptı, Barış oynadığı hiçbir maçta gol asist yapamadı. Semih'i turnuvanın son maçının son dakikası oyuna aldı.
Kadronun performansla değil torpille seçildiğini söyleyen, Fransa Ligue 1 de sezonun takımına seçilen Berke Özeri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Beşiktaşın kadro dışı bıraktığı, fbde yedek olan Mert'i aldı.
Danimarka'da yılın futbolcusu seçilen, tam 12 gol 21 asist yapan Aral Şimşiri yedi. Kadroya bile almadı. Yerine Fbde kadro dışı bırakılan, Kasımpaşaya giden İrfancanı aldı.
Bundesligada oynayan 10 gol 6 asist yapan 45 milyon euro teklifi reddedilen Can Uzunu yedi. Can oynamasın diye Keremi santrafor yaptı. Semih'e yapılanın aynısı Cana yapıldı. Mağlup giden Avusturalya maçında hiç süre vermedi.
Beşiktaşın kaptanı, Dünya kupasına katılmamızı sağlayan, 10 gol 10 asist yapan Orkun Kökçüyü Beşiktaşa geldikten sonra 11 den kesti. Beşiktaşa gelmeden önce her maç 11 de görev veriyordu.
7 m euroya Bragaya transfer olan, avrupa ligi yarı final maçında gol atan, maçın adamı seçilen Demir Egeyi yedi. Kadroya bile almadı. Yerine gs'de kadroya bile giremeyen Kaan Ayhanı aldı.
Bundesligada takımında banko 90 dakika oynayan, 4 gol atan Ozan Kabakı yedi. 11 de Ozan yerine, dünya kupasına hazırlanmak yerine tik tok videosu çeken bıyık bırakan sonra bıyığı kesen Merihi oynattı.
Tsde 1 gol 5 asist yapan, sol bek ve sol açık oynayan Mustafa Eskihellaçı yedi. Kadroya bile almadı. Yeride bahis oynadığı için ceza alan Eren'i aldı.
Osimheni oynadığı her maçta sahadan silen, Beşiktaşta 11 oynayan Emirhan ile Konyasporda 2500 dakika oynayan, 2 gol 2 asist yapan ligin en güçlü stoperlerinden Adil Demirbağı yedi. Kadroya bile almadı. Onun yerine twittercı Sametle tütüncü Çağları aldı.
Barış ve Keremden santrafor icat etmeye çalıştı Milli takımı yedi.
İlk 2 maçta 1 puan bile alsa 3. maça iddialı çıkılacak turnuvada, iki maçta da mağlup olup turnuvaya veda etti. Çıkardığı takım Gol bile atamadı.
Altın jenerasyonu tenekeye çevirdi.
Tüm bunlardan sonra çıkıp, eleştirenleri kaosçu ilan etti ve onlardan daha Türküm dedi.