Marmara Türkiyat Araştırmaları Dergisi’nin Haziran 2025 sayısında yer alan kitap incelemem yayımlanmıştır. Bu süreçte katkıları ve akademik yönlendirmeleriyle destek veren değerli hocalarıma teşekkür ederim.
@ilteris034@EbubekirErasla
Makale bağlantısı:
https://t.co/JHL1EL2trS
Bir halkın topraklarından sürüldüğü, köylerinin yakıldığı, çocuklarının denize gömüldüğü, yaşlılarının yollarda öldüğü gündür.
Bir halkın vatanından silinmek istendiği, binlercesinin kıyıya vurduğu, yüzbinlercesinin isimsiz mezarlara gömüldüğü gündür.
Soykırımın adıdır bu tarih.
Bugün hâlâ tanınmadı.
Bugün hâlâ inkâr ediliyor.
Ve bu inkâr sürdükçe adalet yerini bulmuyor.
Ben bu çağrıyı, yalnızca geçmişte yaşanan bir acı için değil, hâlâ devam eden bir adaletsizlik için yapıyorum.
Çünkü bu sessizlik, sadece Çerkes halkına değil, insanlığa karşı işlenmiş bir ayıbın üzerini örtüyor.
Artık yeter.
Çerkes Soykırımı’nı tanıyın.
Gerçeği söyleyin.
İnkârı bırakın.
Bu çağrım, vicdanı olan herkesedir.
Devletlere, kurumlara, tarihçilere, yazarlara, öğretmenlere, öğrencilere…
Sessiz kalan herkese:
Ses verin.
Geçmişle yüzleşin.
Tarihin bu kara sayfasını görün.
Çerkes Soykırımı, insanlık suçudur.
Tanındığı gün, sadece bizim değil, bütün insanlığın onuru biraz daha doğrulacaktır.
Şimdi konuşun.
Şimdi tanıyın.
Şimdi adaletin yanında durun.
#remember1864 #çerkessoykırımı
Ceketini hiç sevmezdi.
"Çıkarmak istiyorum, sevmediğim hâlde bana siyaset için giydirdiler." derdi.
Çıkardı, gitti..
Üzerinde hücum yeleğiyle, askerlerinin en önünde..
"Jilet gibi ütülü ceketler sizin olsun, bana kan ve toza bulanmış şehadet gömleğini verin." dercesine;
Ceketini, kendisini cihad meydanında yapayalnız bırakan tüm miskin kravatlı/ceketlilerin hantal suratlarına çarpıp gitti.
Bir ceket uğruna kamburu çıkanlardan olmadan;
Cekete tamah etmeden,
Ceketlilerden pervâ etmeden izzetiyle, şerefiyle;
Bu kirli dünyadan çekti gitti..
Bu çirkef dünyaya eyvallahı olmadan;
Ceketsiz, minnetsiz, tavizsiz gitti..