Kulübümüzden Açıklama
Futbolcumuz Dusan Vlahovic’in Trendyol Süper Lig’de Fenerbahçe ile oynadığımız müsabakada rakibiyle girdiği tartışma nedeniyle Türkiye Futbol Federasyonu Hukuk Müşavirliği’nce Futbol Disiplin Talimatı’nın 41. maddesi uyarınca Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu’na sevk edilmesi, Türk futbolunun adalet ve eşitlik ilkelerinden ne kadar uzak bir şekilde yönetildiğinin somut bir göstergesi olmuştur.
Eylem ve söylemleriyle maç boyunca futbolcumuzu tahrik eden rakip takım oyuncusunun disipline sevk edilmediği yerde futbolcumuz Dusan Vlahovic’in disipline sevk edilmesi kabul edilemez.
Türkiye Futbol Federasyonu ve kurulları, kulübümüze karşı hasmane tutumunu bu olaydan da anlaşılacağı üzere bir kez daha göstermiştir.
Türkiye Futbol Federasyonu’na soruyoruz;
Eğer bu sevk kararı yayıncı kuruluş görüntüleri doğrultusunda verildiyse yayıncı kuruluştan tarafınıza sadece bizim oyuncumuzun görüntüsü mü servis edilmiştir?
VAR, sahada yaşanan olayda her iki oyuncuyu da tüm açılardan takip edebiliyorsa niye maçın hakemini çağırma gereği duymamıştır?
Objektif ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda yayın yapması beklenen Trendyol Süper Lig’in yayıncı kuruluşu da söz konusu pozisyonu ekrana getiriş biçiminde sınıfta kalmıştır.
Futbolcumuzu ekrana getiren yayıncı kuruluş, rakip takım oyuncusunu ekrana taşımayarak yayıncılık ilkeleriyle ters düşmüştür.
Beşiktaş JK olarak, kulübümüzün ve futbolcumuz Dusan Vlahovic’in hakkını korumak amacıyla ilgili mercilere gerekli itirazlarımızı yapacağımızı kamuoyunun bilgisine saygılarımızla sunarız.
Beşiktaş JK
Fenerbahçe derbisinin ardından Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Hukuk Müşavirliği tarafından yapılan sevkler, Türk futbolunda uzun süredir özlemini duyduğumuz adalet ve eşitlik ilkelerine bir kez daha gölge düşürmüştür.
TFF’nin temel varlık amacı; saha içinde ve dışında tüm kulüplere eşit mesafede durmak, adil bir rekabet ortamı sağlamak ve futbolun marka değerini korumaktır. Ancak son sevk kararları, adaleti sağlamaktan ziyade taraflı bir yaklaşımın ürünü olduğunu gözler önüne sermiştir.
Saha içerisinde yaşanan gerginliklerin ve olayların faturasının adeta sadece oyuncumuz Dusan Vlahovic’e kesilmeye çalışılması kabul edilemez.
"Adalet Herkese Eşit Uygulanmalıdır"Bizler, "oyuncumuz ceza almasın" demiyoruz; futbol disiplin talimatlarında karşılığı neyse, hukuk çerçevesinde onun uygulanmasını savunuyoruz. Ancak adaletin temel şartı tarafsızlık ve tutarlılıktır.
Emsal Kararlar Nerede? Geçmişte saha içerisinde hakeme yönelik hakaret içeren ifadeleri yayıncı kuruluş görüntülerinden açıkça tespit edilen ve emsal cezalar alan futbolcular (Caner Erkin örneğinde olduğu gibi) hafızalarda tazeyken, benzer eylemlerin bu maçta görmezden gelinmesi çifte standarttır.
Tahrik ve İlk Hareket Neden Yok Sayıldı? Rakip futbolcu Milan Skriniar’ın Avrupa arenalarında dahi ağır cezalarla karşılık bulan, gerilimi ilk başlatan ve tahrik unsuru içeren hareketlerinin sevk raporlarında yer dahi bulmaması, niyetin adalet olmadığını açıkça göstermektedir. Olayı başlatan, tahrik eden ve benzer eylemleri gerçekleştirenlerin görmezden gelinip sadece Beşiktaşlı bir futbolcunun cezalandırılmaya çalışılması, kamuoyu vicdanını derinden yaralamıştır.
Maç içerisindeki hakem yönetimlerinin eyyamcılık barındıran, "idare etme" mantığına dayalı kararları bu gerginliklerin ana kaynağıdır.
Penaltıysa tereddütsüz verilmesi, kırmızı kartsa çıkarılması, nizami gollerin geçerli sayılması hakemlerin asli görevidir. Hakemler sahada adaleti dağıtamayıp kulüpleri ve camiaları karşı karşıya getirdikten sonra, futbolun "dostluk ve kardeşlik" olduğuna dair içi boş söylemler üretmek samimiyetten uzaktır.
TFF, ürettiği bu adaletsiz kararlarla camiaları birbirine düşman eden, futbol iklimini zehirleyen bir yapı olmaktan derhal sıyrılmalıdır. Adaletin olmadığı yerde kurumların meşruiyeti sorgulanır. TFF, tüm kulüplere eşit mesafede duran adil bir yönetim sergilemediği sürece, Beşiktaş camiası nezdinde güvenilirliğini ve hükmünü tamamen yitirecektir.
TFF yetkililerini ve kurullarını, taraflı sevk politikasından vazgeçerek futbolun kurallarını herkes için eşit ve objektif şekilde uygulamaya davet ediyoruz.
🚨 Beşiktaş üzerinden ekmek yiyen, tüm takipçisi Beşiktaş’lı olan, tüm iyi günlerde Beşiktaş konuşan ama Beşiktaş’ın hakkı gasp edilirken ağzını açmaya korkan muhabir bozuntuları.
Allah şahit olsun peşinizdeyim.
#YandaşTffTaraflıSevk
@ardanzenturk@trt ye verdiğim her kuruş benim istemim dışında kullanılıyor benim paramla bana iktidar partisinin propogandası yapıyor helal etmiyorum !
@ismail_TURK55@NusretAcurTc İsmail bey selamlar ORDU Karadenizin İncisi Boztepe güzel yer oradan kiraz limanına doğru bir çay içmissinizdir umarım keşke çambası yaylasınada çıksaydınız fırsat varken
Mazlum Abdi, entegrasyon diye yutturulmaya çalışılanın aslında özerklik olduğunu anlatmış.
“Biz bu devlete katılıyoruz derken kendi bölgemizde devlet adına kendimizi yöneteceğiz. İdari ve askeri işleri devlet adına devletin bir parçası olarak kendi bölgemizde kendimiz yürütüyoruz. Entegrasyon bu esaslar üzerinde kurulmuştur.”
Öcalan’ın“Demokratik Cumhuriyet” adı altında Türkiye’ye dayatmak istediği de budur. Geçen yıl da yazmıştım.
DEM Parti, EMEP, HÜDA-PAR gibi siyasi partiler ve DİSK, KESK adlı işçi ve memur sendikaları 30 Ağustos Zafer Bayramımızı bu yıl da kutlamayarak yaşadığımız toprakları vatan yapan Büyük Atatürk’ün ve on binlerce şehit ve gazimizin aziz hatıralarına da, kadını, erkeği ve çocuğuyla tarihin ilk antiemperyalist ulusal bağımsızlık savaşını zaferle sonuçlandırıp Cumhuriyetimizi yoktan var eden Türk Milletine de saygısızlık eden bu kurumlar ne demokrasinin vazgeçilmez unsuru siyasi partiler olarak görülebilirler, ne de emeğin ve emekçinin hak mücadelesinin demokratik kitle örgütleri…
Çok yazık!
#LaikÜniterUlusDevletimizDilBirliğimizBölünmezBütünlüğümüzTartışılamaz
#AtatürkteBirleşmeZamanı
#YenidenAtatürkCumhuriyeti
@add_genelmerkez
Baba Eftim'in torunu
Sevgi Erenerol'un Türk Tarifi Muhteşem
Milli Mücadele de Hırıstiyan Türkler ve Ön Türkler söyleşisi harika 🧿
👇🏾👇🏾👇🏾
https://t.co/5TLczn7Jrc
Geçmiş olsun
Girne #Kıbrıs Sahil Güvenlik
Prof Dr Emin Gürses osmanlıcılık yapıp yüzbinlerce köpeği topluca katlettiren yasaya imza atanlara Osmanlı'da sokak köpeklerinin durumunu anlatıyor.
Osmanlı zamanında bir köyde köpekler yazın susuzluktan ölmüş. Merkezden talimat geliyor, o köy 24 saat açlık grevine gitsin. Köyü cezalandırıyorlar, nasıl bir köpek susuzluktan ölür. Şimdi öyle mi?
#SokakHayvanlarıSahipsizDeğil
30 Ağustos Zafer Bayramı'nın anlamlı olması için kültür savaşını kaybetmemeliyiz.
Atatürk, kültür savaşını kaybeden hiçbir sahada kazanamaz demişti.
Türk Tarih Tezi yerine İngiliz, Fransız Yunan tezlerini dedesine, oğluna torununa okutmak için niye sıraya girdiler?
#30AğustosZaferBayramı
Tamamı you tube de
https://t.co/VuUL1DBQFb
O TEPE GEÇMİŞE BAKMIYOR.
30 AĞUSTOS 1924. DUMLUPINAR.
Savaşın ateşi henüz sönmemiş bir tepe.
İki yıl önce Türk milleti burada düşmanı Yok etmiştir.
Şimdi aynı yerde Meçhul Asker Anıtı’nın temeli atılacaktır.
Zaferin ikinci yıldönümünde on binler o tepeye toplanmıştır.
Açılmış bir çukur vardır.
Kimse o gün
yüz yıl sonra da duracak bir cümlenin çıkacağını bilmez. Kürsüye Ulu Önder Mustafa Kemal çıkar.
Önce zaferi anlatır.
Sonra sesi değişir.
:
“Arkadaşlar, saraylarının içinde Türk’ten gayri unsurlara dayanarak, düşmanlarla ittifak ederek Anadolu’nun, Türklüğün aleyhine yürüyen çürümüş gölge adamlarının Türk vatanından kovulması, düşmanların denize dökülmesinden daha kurtarıcı bir harekettir.”der !
Söz orada kalmaz.
Ertesi sabah kâğıda iner:
Hâkimiyet-i Milliye, 31 Ağustos 1924.Aradan bir asır geçer.
Cümle silinmez.
Sanki o tepeden bugüne hâlâ yankılanmakta,
bugün gibi bakmaktadır.
O tepe duruyor!
Söz de duruyor!
TÜRKMİLLETİ'NİN ZAFER BAYRAMI KUTLU OLSUN!
Not: video ve fotoğraflarlar
Ulu Önder' Mustafa Kemal'in Dumlupınar'da Meçhul Asker Anıtı'nın temel atma töreninde konuşma yaparken. (30.08.1924)
#30AgustosZaferBayramı
#30AgustosZaferBayramıKutluOlsun
#30Ağustos #Atatürk #NeMutluTürkümDiyene #zafer #MustafakemalATATÜRK #Vatan #şehitgazi #Uluönder
Hacıemiroğulları Beyliği ve Tarih şuuru ... Osmanlı Beylği mirasları onarıldı. Orta Karadeniz Bölgesi'ni Türk vatanı yapan Hacıemiroğulları Beyliği mirasları harabe... Üzgünüm...