@1beg2differ Öğretmen maaş alan bir çalışan. Görevlendirmesini mezun olan öğrenci yapmadığına göre? İkisini aynı kefeye koymak nedir? Maaşını hak etsin, görevini yapsın, ya da bıraksın işi, istifa etsin.
@dryozmen1 78 yaşı neden vurguladınız ki? “Nehrin kenarında yeterince beklerseniz, düşmanlarınızın cesetlerinin önünüzden akıp gittiğini görürsünüz”. demiş ya Sun Tzu, onu mu işaret etmek istediniz? 13,5 yıl genel başkanlık yeterli mi? Konu DG de değil KK da değil. Konu ditatörlük.
@MhsnBeyy@zubiza_ Marjinalleştirme büro amirliği. Malcolm X de marjinaldi, derdi ki, benim marjinalliğim Martin Luther King'i makul yapar. Marjinalliği makule çekersen, makulün marjinal olur...
Marjinallik ne kadar ilerseyse makulun o kadar alanı olur. IŞİD çıktı, Taliban vs makul oldu...
@Ahmet_Davutoglu "Sabah kalkan birileri, [...] operasyon kararı alıyor, kayyım atıyor; devletin ilgili bakanlıkları ve kurumları adeta devre dışı bırakılıyor. " mi? Adalet bakanı beyaz et operasyonunun duyurusunu Twitter'dan sahiplenerek yapmadı mı? Adını sanını söylemekten kaçınmak nedir?
DEVLET CHP’Yİ KURTARDI
CHP’yi sarsan “Mutlak butlan” kararı özünde devletin kendisi için çok önemli olan bir siyasi partiyi koruma refleksi ile harekete geçmesinden ibarettir.
Devlet, Cumhuriyeti kuran, en kötü gününde sokaktaki her 4 kişiden birinin oyunu alan bir partinin paranın gücüyle ele geçirilmesine, Türk siyasetinin CHP’den başlayarak dizayn edilmesi makro projesine izin vermemiştir.
Bu yalın ve saf gerçek dışındaki bütün tartışmalar teferruattan ibarettir.
Mesele esasında sadece CHP meselesi de değildir.
Bu makro proje daha önce 2010 yılında FETÖ tarafından hayata geçirilmek istenmiş; o zaman da devletin direnci, milletin desteğiyle boşa çıkarılmıştır.
Bknz: 2009’daki Muhsin Yazıcıoğlu suikastı, 2010’daki kaset kumpasları, 2012’de MİT’i hedef alan operasyon, 2013’teki Gezi kalkışması ve 17-25 kumpasları…
Türk siyasetine bir türlü hakim olamayan ve mevcut aktörleri kendi adamlarıyla güncelleyemeyen üst akıl, son çare olarak kullanışlı aparatı FETÖ’yü sahaya sürmüş ve 15 Temmuz’da milletin çelikten iradesiyle bu saldırı da püskürtülmüştür.
Bütün bu operasyonların son 15 yılda birer birer devreye alınmasının asıl sebebi ise merkezinde olduğumuz coğrafyada yaşanan büyük değişimdir.
Bu bölgede kendi çıkarlarını önceleyen, harita değişirken kendisine sunulanla yetinmeyip hakkı olanı almaya çalışan bir Türkiye istenmemektedir.
Türkiye’de 15 yıldır bize “İç siyaset kavgası” olarak yansıyan ve yansıtılan bütün gelişmelerin çıkış noktası budur.
Daha da somutlaştırmak gerekirse “Türkiye’nin Suriye-Irak ve hatta Lübnanlaştırılması” projesine devlet ve millet birlikte direnç göstermiştir.
Bunun ağır bir bedeli olmuş ancak Türkiye bu zor dönemi tek parça ve ayakta kalarak atlatmayı başarmıştır.
ABD eski Başkanı Jo Biden’ın “Türkiye’de darbe yapmak yerine muhalefeti destekleyeceğiz” açıklamasıyla 2018’den itibaren proje farklı bir faza evrilmiştir.
Yerel aktörlerin sadece belediye imkanlarıyla açıklanamayacak kaynaklarla parlatılması ve sosyal medya operasyonlarıyla toplumun ayrıştırılması sürecine hızlı bir geçiş yapılmıştır.
Bu süreçte sadece siyasi aktörler değil bürokrasi ve medya da paranın gücüyle ele geçirilmeye çalışılmıştır.
CHP yönetiminin 4-5 Kasım 2023 kurultayında değiştirilmesi bu yeni fazdaki en kritik dönüm noktalarından biridir.
Bugün gelinen noktada mutlak butlan kararı ve CHP’de yaşanan gelişmeleri “Demokrasiye darbe yapıldı” diye anlatanlar neyin ne olduğunu aslında en iyi bilenlerdir.
Talimatlarla hareket etmenin kaçınılmaz siyasi sonucudur mutlak butlan.
CHP bu sürecin en büyük kazananıdır. Bünyeyi zehirli bir sarmaşık gibi saran virüsten kurtulup kendi kodlarına dönen bir CHP, Türkiye’nin de kazanımıdır.
Peki bu projenin sahipleri hatayı nerede yaptı?
15 yılda askeri darbe dahil onca badireyi ağır bedeller ödeyerek atlatan bir devletin; tarih yeniden yazılırken, sınırlar yeniden çizilirken zafiyet göstermeyeceğini bilmeleri gerekirdi.
Yerli Zelensky modeline uygun piyonlarla Türk siyasetini satın alabileceklerini düşündüler.
Ve yine yanıldılar. Yine yenildiler.
Meselenin kısa özeti budur.
https://t.co/OitmrgEAGc
@samiltayyar27 bkz. 7 Şubat MİT Krizi (Hakan Fidan'ın ifadeye gitmemesi), bkz. 17-25 Aralık (Bilal Erdoğan'ın ifadeye götürülememesi)... "Ben Anayasa Mahkemesi'nin verdiği karara sadece sessiz kalırım ama onu kabul etmek durumunda değilim. Verdiği karara uymuyorum, saygı da duymuyorum"