Adam öldürmüş kaçıyor, birini daha öldürebilir, dur diyen polise de ateş açıyor, polis ateş açınca ölüyor. Bu polise nasıl ‘kasten adam öldürme’ dosyası açılır? Polis görevini yapmış ve cesaretinden dolayı ödüllendirilmeli. @adalet_bakanlik@TC_icisleri
“Haluk Levent çok büyük bir adam… Bir kitabın, külçe külçe altından çok daha değerli olduğunu ancak 1.000 yıl sonra falan anlayacak bu ülke…”
-Kadıköy Ahbaplarından Berkecan
Tarihçi Aydın Ayhan, Yunan işgali sırasında Yunanistan adına gizli tanıklık yaparak 132 Kuvâ-yi Milliyeciyi yargılayan Yunan askeri mahkemesine ait belgelere ulaştı.
Tarihçi Ayhan çarpıcı bir detay da verdi:
Yunan askeri mahkemesi, Bandırma’da 132 Kuvâ-yi Milliyeciyi yargılıyor; yani işgal yıllarında.
Bunlar yargılama tutanakları. Önü arkalı, hepsi Yunanca. Çok ilginç. Bu da savcının kararı. Tabii bunlar orijinal belgeler; ben bunları satın aldım.
Burada Yunanlılar gizli tanık kullanmış. Öyle ki mesela Ahmet oğlu Mehmet hakkında, “23 numaralı ve 45 numaralı tanıklar bunları söyledi.” deniliyor.
70 tane gizli tanık var. Bunların beşi gayrimüslim, 65’i Müslüman. Hainler. Bunların listesini eksiksiz şekilde aldım. Kaçarken bunu unutmuşlar, kimse de bulamamış.
Atina Ziraat Mektebinden mezun bir ziraat mühendisi bulduk, para verip bunları çevirttirdik. Ben de bunlarla ilgili bir kitap yazdım.
Sonra bir çocuk geldi, baktı ve, “Ben bu köydenim. Bunların çocuklarını, bu aileleri tanıyorum. Bu ailelerin çocukları hâlâ haindir hocam.” dedi.
Görüntü kaynağı: Rueya Mostafavi
yunan'dan nefret ediyorum. Geçmiş geçmişte kaldı deyip yunan'a komşi çeken tiplerden de nefret ediyorum.
Hamile kadınların karınlarını deştiler, köylüleri fırınlarda diri diri yaktılar, güle oynaya kanımızı akıttılar. Bunların hiçbiri geçmişte kalmayacak. Hep hatırlayacağız.
Ben Yunan işgali döneminde Batı Anadolu'da gündelik hayatı çok merak ediyorum. Mesela Fransa'da bu çok yapıldı. Alman işgali döneminde hayat nasıldı? Mesela işbirlikçiler nasıl bir hayat yaşıyordu? İdareciler kimdi? Kimleri atadılar? Sonra bu kişilere ne oldu? Geçen sene Toplumsal Tarih dergisinin eski bir sayısında bir fotoğraf görmüştüm. İsmini vermeyeyim, Batı Anadolu'da bir şehrimizde insanlar belediye binasının önünde toplanmış, Yunan idaresi istiyorlar, miting gibi bir şey. Belki de propaganda görseli, bilemiyorum. Ama şunu da bilemiyorum: Yunan işgal yönetiminde kimler kaymakam ve vali oldu? Günlük hayat nasıldı? Mesela asayişin nasıl olduğuna dair son dönemlerde birkaç tez yapıldı, biliyorum. Mesela bu fotoğrafta olduğu gibi infazlar yapılıyor muydu? Belediye hizmeti var mıydı? Eğitim, ibadet, iaşe, neler yaşanıyordu? Bir de en önemlisi işbirlikçiler ne oldu? Mesela Manisa Mutasarrıfı Hüsnü Bey'i biliriz, Yunanistan'a kaçtı. Acaba Fransa'daki gibi bir rövanş neden tam manasıyla yapılamadı? (150'likler konusunun dışında ifade ediyorum) Ya da mesela bu işgal yıllarında işbirliği yapıp kalanlar sonraki yıllarda nasıl bir hayat yaşadı. Acaba bir tek ben mi merak ediyorum? Yugoslavya'daki Alman işgaline dair daha çok şey biliyoruz, ya da bana öyle geliyor.
Bu devlet, 300 milyon TL'den fazla harcama yaparak Mimar Sinan'ın şaheseri Edirne Selimiye Camii'ni restore etti.
Bazı adamlar da açılışı yapılan Selimiye Camii'nin ortasına yardım sandıkları koydu.
Bu devlet, o camide toplanan yardım paralarına muhtaç bir devlet değildir ama bazıları bunun farkında değil.
Acilen bu saçmalığa bir son verilsin.
Daha önce de muhteşem yüzyılın mimarı Kanuni Sultan Süleyman'ın türbesinde bu para toplama kutuları vardı.
Hem Kanuni, hem de II. Selim yaptırdıkları eserlerdeki bu garabeti görseler hepimize lanet ederlerdi.
#kaybolantarihinpeşinde
Yunanistan'da kalan Arta (Narda) şehrimizde Fatih Sultan Mehmet'in vezirlerinden Faik Paşa tarafından inşa ettirilen imaretin günümüzde ayakta kalan Camii'ni 8 yıl önce böyle kaydetmiştim.
Cami'nin 1970'lerin ortasına kadar genelev olarak kullanıldığı biliniyor. Paşa'nın cami avlusundaki türbesi ise tuvalet olarak kullanılıyordu.
İkinci görsel ise Faik Paşa'nın imareti inşa ettirdiği zamanlardaki halini gösteren bir canlandırma.
Sosyal medyada Yunan güzellemesi yaparken bunları da hatırınıza getirin.
#kaybolantarihinpeşinde
Ceza Hukukçusu Prof. Dr. Ersan Şen:
◽️Milletvekili sayısı azami 300 olmalı. 600 milletvekili bu ülkeye yük. Hatta milletvekili seçilenler Ankara'da ikamet etmemeli. Aileleriyle birlikte, çocukları varsa seçildikleri yerlerde okuyacak şekilde oralarda bulunmalı.
◽️Oralarda kendilerine makam odası verilip sabah 9, akşam 6 halkı dinlemek suretiyle, gerektiğinde Ankara'ya giderek veya uzaktan katkı sağlayarak gerçekten seçildikleri yerlerdeki insanları temsil etmeli.
◽️Dünya kadar milletvekili var. Hangi milletvekili milletin hâlini hatırını sorup, sokakta, orada burada, Eminönü Meydanı'nda veya seçildiği yerde milletin derdini dinleyip o derde derman oluyor? Yok.
@ProfDrErsanSen
Dönemin Fransa Cumhurbaşkanı Nicolas Sarkozy, sözde Ermeni soykırımını reddedenlerin suçlu kabul edileceğini belirtmişti. O olaydan sonra Leyla ile Mecnun dizisinin başlattığı akımda "Sarkozy" kelimesi küfür olarak benimsenmişti.
26 Ağustos 1922 günü başlayan Büyük Taarruzda Yunanlılar arkalarında binlerce ölü Yunan askeri bırakarak kaçtı!
Anadolu’da yenilen bu ordu, Yunan devletinin o zamana kadar çıkardığı en kuvvetli orduydu.
Ama bu Yunan ordusu Türk’ün azmi, Mehmetçiğin imanı karşısında eriyip gitti!
Bu vatan bizim, bu zafer bizim, bu şan ebediyen bizimdir.
#unutmadık_unutmayacağız
Birinci Dünya Savaşı sırasında Manastır'da Fransızların zehirli gaz saldırısı sonucunda şehit olan Türk çocukları.
Fotoğraflar Mart 1917'de çekilmiş.
#kaybolantarihinpeşinde