Yaşadığınız mahalle bombalanıyor.
Evlatlarınız yanınızda ve bir arkadaşınız arıyor;”Hastanede paramparça çocuk cesetleri var-pek çoğunun kimliği tespit edilemiyor. Topluca gömülecekler birazdan” diyor.
Sonra ekliyor, ”İstersen çocukların ayaklarına ve kollar��na isimlerini yaz, Allah korusun saldırılarda ölürlerse kim oldukları anlaşılır bari”
Telefonu kapatıp evladınızı yanınıza çağırıyorsunuz…
Saçınız beyazlıyor kızınız - oğlunuz yanınıza gelene kadar, 10 saniyede…
Sonra bacaklarına ve kollarına kim olduklarını yazıyorsunuz. Henüz sıcakken tenleri…
Kalemin ucu acıtmasın diye derisini, yumuşakça yazıyorsunuz.
Yavaş yavaş.
Gözlerine bakarak ve koklayarak…
“Allah korusun yavrum ama tedbir işte” diyerek yazıyorsunuz…
Ve işe yarıyor kahrolası zalimliklerin pençesinde, sıkıştığınız bir kentte evladınız için yaptığınız bu son jestiniz.
Gazze’de baba olmak, yazarken teni incinmesin diye sakındığımız evladınızın, buz kesmiş parçalarını toplamakla neticeleniyor.
Acınızla yanıp tutuşuyorsunuz da
ATEŞ
i
KES
e
miyor kimse.
Seni mi kıracağım? Anlatırım tabi!
Dinle bak!
İstanbul'u kurtarmak için koca bir Kurtuluş Savaşını kazanmak gerekti. Önce İnönü Savaşları oldu, sonra 22 gün 22 gece süren Sakarya Meydan Muharebesi oldu. Daha sonra, 225 bin kişilik Yunan ordusunu imha ettiğimiz Büyük Taarruz oldu. Bu zaferleri kazanarak İngiltere'yi en büyük dayanaklarından yoksun bıraktık. Yunan ordularını Anadolu'dan söküp attık. Bu sırada Fransa ve İtalya pes edip çekildi. Yunan'ı Anadolu'ya çıkaran İngiltere İstanbul ve Boğazlarda yalnız kaldı. Bu sırada Sovyet Rusya ve Hint Müslümanları da Türkiye'ye desteklerini açıkladı.
Ve şimdi sıkı dur şampiyon!
9 Eylül 1922'de İzmir, 18 Eylül 1922'de Anadolu düşmandan temizlendikten sonra Mustafa Kemal, zafer kazanmış Türk ordularını İstanbul üzerine yürüttü ve Çanakkale'de İngilizlerin taafsız bölge ilan ettikleri İngiliz kontrolündeki Erenköy'e girdi. Mustafa Kemal D. Trakya'nın boşaltılıp Türkiye'ye verilmesini aksi halde D. Trakya'ya ilerleyeceğini söyledi. Mustafa Kemal'in zafer kazanmış orduları karşısında İstanbul ve Boğazlarda az sayıda kuvvetle ne yapacağını şaşıran İngiltere, İstanbul'da Mustafa Kemal'e direnmek için önce sömürgelerinden yardım istedi. Sömürgeler yardım etmedi. Balkan ülkelerinden yardım istedi, onlar da yardım etmedi. Bunun üzerine İngiltere, Fransa ve İtalya temsilcileri ile Paris'te bir toplantı yaptı. 19 Eylül-23 Eylül 1922 arasındaki bu toplantıda İngiltere, Fransa,İtalya Mustafa Kemal'in isteğini kabul edip D. Trakya'yı Türkiye'ye bırakmak dışında bir çareleri olmadığına karar verdiler.
11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalandı ve D. Trakya Türkiye'ye teslim edildi. Buna karşılık Türk orduları barış antlaşması yapılana kadar İstanbul ve Boğazlara girmeyecekti. Ancak Mustafa Kemal bir oldu bitti ile Refet Paşa'yı 100 kadar jandarma ile İstanbul'a gönderdi. Refet Paşa fiilen İstanbul'un yönetimine el koyacaktı.
24 Temmuz 1923'te Lozan imzalandı. Lozan Barış Antlaşması Tahliye Protokolüne göre antlasma onaylandıktan sonra 6 hafta içinde İngilizler çekilecekti. Artık başka çareleri yoktu. 2 Ekim 1923'te Türk bayrağını selamlayarak çekildiler ve Türk orduları 6 Ekim 923'te İstanbul'a girdi.
Senin anlayacağın Sakarya'da, Büyük Taarruz'da kazanılan zaferler olmasa, İngiliz destekli Yunan orduları Anadolu'dan çıkarılmasa İstanbul kurtarılamaz ve sen bugün İstanbul'a ancak vizeyle girebilirdin. Yani senin anlayacağın İstanbul'u kurtarmak için koca bir İstiklal Savaşı kazandık. O zafer sayesinde Mustafa Kemal İngilizleri İstanbul'da adeta esir aldı. Kurşun sıkamamalarının nedeni buydu.
Kurşun sıcak durumları yoktu. O sırada İrlanda sorunu, Mısır ve Hindistan sorunları ile uğraşıyorlar ve Musul'u daha çok önemsiyorlardı. Tüm orduları oralardaydı. Sömürgeler, İtalya ve Fransa ile İngiliz kamuoyu savaş istemiyordu. Sovyet Rusya özellikle Boğazlar nedeniyle muhtemel bir savaşta Türkiye'yi destekleyeceğini açıklamıştı. İngilizlerin, Mustafa Kemal'in zafer kazanmış ordularına karşı İstanbul'da direnebilecek güçleri yoktu. Anlayacağın, Mustafa Kemal onları çaresiz biçimde gitmeye mecbur bıraktı. Türk bayrağını selamlayıp gittiler.
Ha bu arada İstanbul, Boğazlar ve Marmara'yı işgal eden İngilizlerle 1920 yılı içinde İzmit ve civarında, savaştık da. Hatta İngilizler, İzmit Tersane Bahçesinde Kuvayı Milliyecileri (Kemalistleri) kurşuna dizdiler. Mudanya,Karamürsel, Gemlik işgallerinde de Türk İngiliz çatışmaları oldu.
Cehaletini yenmek için şu yazılarımı öneririm👇
📌https://t.co/u6M8SAVoKo
📌
https://t.co/8YYmrdRYmc
@FonTurkey Emeginize sağlık, paylaşımlarınız ve gazete yazılarınız çok faydalı. Takiplerimde ve geçmiş paylaşımlarınızda bulamadım, 3 Risk değerinde olduğu belirtilen GKF GLOBAL MD PORTFÖY KATILIM FONUNU inceleyebilir misiniz? %80 civarı hisse tutuyor. 3 risk olabilir mi?
Değerli hocalarım sizleri rahatsız ettiğim için çok özür dilerim 🙏
Ancak insanların eşi,çocuğu için, gelecekleri için yaptırdıkları BES'teki paranın enflasyon karşısında pul olmaması adına bu çalışmayı;
Daha çok kişiye ulaştırmak için destek olursanız çok sevinirim 🙏💚
🔸Verilen 5 saate yakın emek,
🔹Özverili çalışma,
🔸Alternatifli seçenekler,
🔹Önemli açıklamalar,
Beğeni : 332
RT : 100
Görüntülenme : 66,2B
Kusura bakmayın, benim değil, insanların hayatını değiştirecek bir çalışmanın bu kadar az kişiye ulaşmasını;
KABUL ETMİYORUM!! 😡
Bizler sıcak yataklarımızda uyurken yalçın dağlarda eksi 30 derecede görev yapan birileri var.
Bizim için gözlerini kırpmadan can veren, bizim çocuklarımız güven içinde yaşasınlar diye kendi çocuklarının yetim kalmasını göze alan birileri var.
Rezidanslarda, yalılarda oturanların çocuklarından değil; işçilerin, çiftçilerin, esnafların, emeklilerin çocuklarından bahsediyorum.
Uzman çavuşların artık hamasete, boş sözlere, vaatlere karnı tok; onların mesleki güvenceye ihtiyacı var.
Biz hep haykırıyoruz "hak, hukuk, adalet" diye; uzman çavuş için de adalet, adalet, adalet! #uzmançavuşlartorbayasaya
Gelecek, geliyor, imzada, komisyona gelmek üzere derken yine astsubaylara verdikleri sözü tutmadılar.
Ama astsubay meslektaşlarım emin olsun 14 Mayıs’tan sonra bu işi biz çözeceğiz.
#AstsubaylarHuzursuz