*Uygulamaya halihazırda abone olan okurlarımız aboneliklerini Google Play/App Store üzerinden iptal edebilir. 10 Ekim 2022 tarihinde Trendeki Yabancı'ya çevirimiçi erişim sonlanacak.
**Sorularınız için [email protected] adresinden iletişime geçebilirsiniz.
Trendeki Yabancı'da 37 sayı boyunca 700'den fazla öyküye yer verdik, onlarca yazarı edebiyatımıza kazandırdık ve çağdaş dünya edebiyatından en iyi metinleri sizlerle buluşturduk.
Bunu mümkün kılan okurlarımıza, yazarlarımıza, çevirmenlerimize ve katkıda bulunan herkese teşekkür ediyor ve Trendeki Yabancı'nın yayın hayatının sona erdiği haberini üzülerek paylaşıyoruz.
Kız ilk kez arkadaşının burnunun üst kısmındaki şerit halindeki çilleri fark etti. Elleri birbirine değdiğinde, kızın cildi mavinin olağanüstü bir tonunda bir tür parlak azurite dönüştü. Taş dokunulmayacak kadar soğuktu ama arkadaşının parmaklarıyla çabucak ısındı."
Ruth Joffre’den “Taşa Dönüşen Kız” Meltem Yılmaz’ın çevirisiyle #TrendekiYabancı’da!
“Yemeğin ortasında, kız pipetle bir yudum almak için öne eğildi ve arkadaşı da aynısını yaptı, yüzleri neredeyse birbirine değecekti.
Pamukları elleriyle didik didik eden Mehmet, dört çocuğunun birinin patiğini, birinin kurşun askerini, birinin emziğini, birinin de ilk düşen dişini buldu.”
Bedia Ceylan Güzelce’nin “Meral’in Bez Memesi” öyküsünü #TrendekiYabancı’nın Eylül sayısında okuyabilirsin.
“Meral o gece, bundan yıllar önce kendisinden alınan memesinin yerine kendi elleriyle diktiği ve içini Adana pamuğuyla doldurduğu bez memesinin, çocukların deyimiyle torbasını, kırk beş yıllık erkek kardeşinin önünde çıkardı, açtı.
“Endişelenme dedi gülerek. Depresyonda değilim. Ona inandım çünkü neyi kastettiğini tam olarak biliyordum. Böyle bir enerjiye yakın olmanın nasıl hissettirdiğini. Bulanık ufuk çizgisini, mavi-siyah bir hiçlikten başka hiçbir şey görememenin nasıl hissettirdiğini. ”
Sence gruptakiler atom fiziği hakkında mı konuşuyorlar yoksa İtalyan mutfağıyla Türk mutfağını mı karşılaştırıyorlar?
İnteraktif öykü “Soğuk Bir Kış Gecesi Sam” #TrendekiYabancı’da seni bekliyor!
Yazan: Cem Akaş
“Soğuk bir kış gecesi Sam, New York’ta, Washington Square Park’ın yakınlarındaki Nelly’s Pub’a girdi. Hafta içi olmasına rağmen içerisi oldukça kalabalık ve gürültülüydü. Pub’ın büyük masasında neşeli bir grup vardı – Sam elinde olmadan onlara doğru çekildiğini hissetti.”
“Kime baktın?
Esas sen neye baktın?
Ben sana bakıyorum.
Sende bir şeyler uygunsuz.”
Süreyyya Evren’den “İsimsiz”i Trendeki Yabancı’nın Ağustos sayısında okuyabilirsin.
#TrendekiYabancı#SüreyyyaEvren#öykü
İsmail Pelit ve Ahmet Erkam Saraç’ın “Ette Makas” öyküsünden;
“kıyafetlerini koklayabilmek için mehmet abi’nin kuru temizlemeci dükkânında iki ay çalıştım. bir gün kapıdan içeri girdi. beni tanıdı, selam verdi.
“Mahallenin her yanı elli milyoncuyla doluyken ben mecburen üç yüz metre ötedeki, neslinin son örneklerinden biri olan bakkala kadar yürümek zorunda kaldım. Dönüşte önünden geçtiğim bir elli milyoncuya, ‘Cips de satsanız ne güzel olur, ama baharatlı,’ diye seslendim.”
İşte bazı hikâyeler de tıpkı Sirenler’in söylediği şarkılar gibi bizi büyüler, başka bir dünyanın içinde kaybeder. Trendeki Yabancı’nın bu ayki teması ‘Sirenler’.”
Selim Bektaş (Editörün mektubundan…)
“Bir kaptan, açık denizde bir ses duyup büyülenir ve gemisiyle o büyülü şarkının geldiği yöne doğru yol alır. O kadar ilahi bir sestir ki duyduğu; kaybolduğunun ve sonunda kayalara çarpıp gemisinin paramparça olduğunu bile fark etmez.