bazen durmak, yürümekten daha çok yol aldırır. içine bakabilen, uzağı aramaz. hayat büyük zaferlerde değil, sabahın çayında, bir çocuğun gülüşünde, kalpten geçen niyettedir. umut, her şeye rağmen ‘iyi ki’ diyebildiğimiz anlardır.
yemeğin işlevi bizi doyurması ve ihtiyaç olması falan değil bir lokmayı bölüşebiliyor olmak. nihayetinde tüm güzelliklerin işlevi bence bu; paylaşabiliyor olmak
ne yaşanırsa yaşansın güne yeniden başlayacağız. kendimizden vazgeçmeden, çözülmeden, kimseye bir şey ispat etmeden yolumuza devam edeceğiz. bu bir meydan okuma değil, düşe kalka öğrenilmiş bir dayanma hâli. zaten sevgilim hayat demişiz bir kere.